Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1087 E. 2026/1253 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1087
- Karar No
- 2026/1253
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1087
KARAR NO: 2026/1253
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/02/2026
NUMARASI: 2024/637Esas- 2026/98Karar
DAVANIN KONUSU: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ: 10/06/2026
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/637 Esas 2026/98 Karar sayılı ilamına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firma adına kayıtlı ... plakalı açık kasa kamyon niteliğindeki aracın davalı sigorta şirketine genişletilmiş kasko ... poliçesi ile sigortalı olduğunu, kasko sigortalı ... plakalı aracın, ... tarihinde şirket çalışanı ...'in sevk ve idaresi altında halı ve fıstık yükünün nakliyesi/sevkiyatı sırasında Nevşehir ili, ... caddesi ... mevkiinde şoförün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle takla attığını ve tek taraflı yaralamalı trafik kazası sonucunda ağır hasara uğradığını, zararın tazmini için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, sigorta eksper incelemesi sonunda ... plakalı aracın pert-total işlemine tabi tutulmasının ekonomik olacağı kanaatine varılarak sürecin devam ettirdiğini, yaşanan süreçte davalı sigorta şirketi önce ... plakalı aracın dava dışı şoför ...'e kiraya verildiği iddiası ile ... tarihli yazıyı göndererek meydana gelen zararın %20'sini ödeyeceğini açıkladığını, cevaben, dava dışı şoför ...'in davacı şirketin sigortalı çalışanı/personeli olduğunu ispatlayan SGK hizmet belgesi davalı şirkete gönderilerek, zararın tam olarak ödenmesinin talep edildiğini, bunun üzerine davalı sigorta şirketinin ... tarihli mutabakatname ve ibranameyi göndererek zararı tam karşılayacağı kanısını uyandırmış ise de son anda bu kez de ... plakalı aracın kurye/ kargo işi yaptığı iddiasıyla poliçenin ... nolu muafiyet uygulamaları başlıklı maddesine atıfta bulunarak sovtaj bedeli karşılığı 394.000TL, hasar bedeli karşılığı 82.000TL ödeme yapıldığını, kaza nedeniyle davacının uğradığı zararı hukuka aykırı şekilde tam olarak karşılamadığı ve kısmen tazmin edildiğini, dyavalı sigorta şirketi tarafından kaza yapan ... plakalı aracın piyasa rayiç değeri9nin 825.000,00-TL kabul edilmiş ise de bu tespitin gerçeği yansıtmadığını, aracın piyasa rayiç değerinin 1.000,00-TL civarında olduğunu beyanla şimdilik 1.000,00-TL 'nin sigorta şirketine başvur tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm zararının karşılandığını, poliçe özel şartı gereğince Sigortalı araç kargo aracı olması nedeni ile ödenecek rakama %80 muafiyet uygulanarak mutabakat yapılmış ve Tespit edilen miktar olan 86.200,00-TL'nin davacı tarafa 24.04.2024 tarihinde ödendiğini, dolayısıyla, yapılan işbu ödemeler ile müvekkili şirketin poliçeden kaynaklı tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu başvurunun reddi gerektiğini, davacının ancak yasal faiz talep edebileceğini beyanla, Kasko Sigortası Genel Şartları ve Özel Şartları gereğince talep edilen tazminat başvurusunun reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "Somut uyuşmazlıkta aldırılan bilirkişi raporuna göre yapılan tespitler neticesinde davacı ... Ltd.Şti. ait ... plakalı aracın, ... dava konusu kaza tarihinde; Karayolu Taşıma Yönetmeliği kapsamında ... ve ... türü yetki belgesine sahip olduğu, sahip olduğu yetki belgelerinin eşya taşıma faaliyetlerine uygun yetki belgeleri olduğunun tespit edildiği, davalının %80 muafiyet itirazının kasko poliçesinin incelenmesinde tespit edilemediği, Kasko poliçesi kapsamında 825.000 TL-394.000 TL=431.000 TL ödenecek tutar hesaplandığı, davacı ... Ltd.Şti.'nin dava konusu kazada; 86.200 TL hasar teminatı ödemesi aldığı, 431.000 TL- 86.200 TL = 344.800 TL ödenecek fark hasar ödemesi olarak hesaplandığı, kasko şirketinin 24/04/2024 tarihinde kısmi ödeme yaptığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK hükümlerine sigortacılık yasasına göre düzenlenmiş sigorta poliçesinden kaynaklı olmasına göre faizin ticari faiz olarak belirlenmesi gerektiği (Bkz. aynı yönde YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2015/17862 ESAS, 2018/7490 KARAR sayılı ilamı) anlaşılmakla...." gerekçesiyle -Davacının araç hasar bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 344.800,00-TL araç hasar bedelinin 24/04/2024 tarihinden itibaren avans faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bidayet mahkemesinin kararı yasa ve usule aykırı olup olduğundan kararın bozulması gerektiğini, davacı, ... plakalı aracının müvekkil şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğundan bahisle tazminat talep ettiğini, müvekkil şirket tarfından yapılan ödeme ile poliçeden kaynaklı sorumluluk yerine getirildiğini, buna rağmen hüküm kurulması hukuka aykırı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğu, ilgili kaza sebebiyle “Başvuru Sahibinin Uğradığı Gerçek Zarar” ile sınırlı olduğundan dolayı, başvuru sahibine ait aracın talep konusu kaza sebebiyle Tam Ziyaa Uğraması (Pert-Total) olması halinde uğradığı zarar, ancak aracın “Kaza Tarihindeki Piyasa Rayiç Değeri” kadar olabileceğini, müvekkil şirketle başvuru sahibi arasında, sigortalı aracın talep konusu kaza sonucunda Tam Ziyaa uğradığı hususunda bir anlaşmazlık söz konusu olmadığını, taraflar arasındaki ihtilaf, “Sigortalı Araç İçin Ödenecek Tazminat Tutarına” ilişkin bulunduğunu, bu sebeple öncelikle, Kasko Sigortalı aracın Pert Total olması durumunda, ilgili poliçenin tabii olduğu Kasko Genel Şartları doğrultusunda uygulanması gereken “Tazminatın Belirlenmesine” ilişkin poliçe Genel ve Özel Şartlarında yer alan hükümlere bakmak gerektiğini, bilindiği üzere Kasko Genel Şartları'nda yapılan ve 01.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik ile sigorta bedelinin sigorta poliçesinde belirtilmesi uygulamasından vazgeçildiğini ve hasar anındaki rayiç bedelin belirlenmesi, ilgili Genel Şartların 3.3.1.1 Maddesine tabii kılındığını, talep konusu aracın Pert Total olacak derecede hasarlandığı hususunda taraflar arasında mutabık kalınmış olması sebebiyle, başvuru sahibine ait aracın marka-modeli, km'si, kullanım tarzı gibi subjektif kriterler dikkate alınarak dosyaya atanan Eksper tarafından “Aracın Kaza Tarihinde Reel Piyasa Rayiç Değeri 825.000 TL.” olarak belirlendiğini ve aracın tamirinin ekonomik olmaması hususunun ihtilafsızlığı sebebiyle “Trafikten Çekme Belgeli” olarak “Hasarlı Haldeki Sovtaj Değeri” olduğu belirlenen 421.000,00-TL.’nin tenzili akabinde 404.000- TL. Kasko Pert Rayiç Tazminatı aracın kargo aracı olarak kullanılmasından dolayı poliçede belirtilen şartlar gereği %20’si olan 80.800 TL davacı tarafa 24.04.2024 tarihinde ödenmek suretiyle poliçeden doğan sorumluluk yerine getirildiğini, bu sebeple de, sigortalı aracın hasar anındaki reel rayiç değerinden sorumlu olan müvekkil şirket tarafından başvurucu tarafa ödenen 80.800-TL. ödeme ile, talep konusu Kasko Poliçe Genel Ve Özel Şartları gereğince bakiye bir kasko rayiç tazminatı kalmadığından dolayı, başvuru sahibinin işbu tutar üzerindeki talebin reddi gerektiğini, başvuru konusu araç için müvekkil şirket tarafından tanzim edilen poliçede yer alan muafiyet hükümlerinin de dikkate alınması gerektiğini, buna göre dava konusu aracın kargo aracı olması nedeni ile %80 muafiyet uygulanması gerektiğini , basiretli bir tacir olan davacı şirkete karşı bu hususta bilgilendirme yapıldığını, kaldı ki; 6102 sayılı TTK 1423/2'de sigortacı ve acentesi tarafından aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hâlinde sigorta ettirenin sözleşmenin yapılmasına on dört gün içinde itiraz edebileceği; aksi takdirde sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış sayılacağı hüküm altına alındığını, davacı tarafından itiraz edilmediğini, poliçe kayıtsız şartsız kabul edildiğini, davacıya ibraname mukabilinde ödeme yapıldığını, başvuruda taraflar arasında uyuşmazlık Kasko Poliçesinden kaynaklandığını, bilindiği üzere Kasko Poliçesi sigortalı ile sigortacı arasında tanzim edilen özel bir sözleşme olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu, ZMMS poliçeleri bakımından uygulama alanı bulan bir kanun olması sebebiyle kasko poliçesinden doğan uyuşmazlıklara tatbik edilmesi söz konusu olmadığını, bu nedenle bir an için KTK m. 111 gereği müvekkil şirket tarafından başvuru sahibine ödenen tutarın yetersiz olduğu düşünülse dahi, somut uyuşmazlıkta işbu maddenin uygulanabilme imkanı olmayacağını, bu nedenle taraflar arasındaki ibraname-muvafakatname taraflar açısından bağlayıcı olup, 6098 Sayılı TBK 132. Maddesi gereği huzurdaki davanın reddi gerekmekte iken buna rağmen hüküm kurulması hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple kararın bu yönüyle usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu kanaatinde olduğunu, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, müvekkil şirkete davadan önce başvuru yapıldığını ve davacının zararı karşılandığını, müvekkil şirket usulen temerrüde düşürülmediği için faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, bu nedenler ile bidayet mahkemesinin yasaya ve usule aykırı verilen kararının istinaf edilmesi zarureti hasıl olduğunu, bidayet mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve müvekkil şirket aleyhine açılan işbu davanın reddini talep ettiğini , sebepler ve re'sen saptanacak nedenlerle Bidayet mahkemesinin usul ve yasalara aykırı kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesine, işbu talebin kabul edilmemesi halinde istinaf sebeplerimizin kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesine, kararın ittihazına kadar icranın tehirine, masraf ve ücreti vekâletin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; Dava dosyasında davalı şirkete ... nolu genişletilmiş kasko... poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç, ... tarihinde şirket çalışanı ...'in sevk ve idaresi altında halı ve fıstık yükünün nakliyesi/sevkiyatı sırasında Nevşehir ili, ... caddesi ... mevkiinde şoförün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle takla attığını ve tek taraflı yaralamalı trafik kazası sonucunda ağır hasara uğradığını, akabinde yürütülen süreç sonunda meydana gelen araç hasar zararının tazmini için davalı sigorta şirketine eldeki dava açıldığını, davacı şirketin kurulduğu ... tarihinden itibaren ... hizmeti verdiği ve yurt içi hususi taşımacılık yapmak üzere verilen ... yetki belgesi sahibi olduğu, eşya taşımacılığı alanında yurt içi ticari acentelik yapmak üzere verilen...belgesine sahip olduğu, Karayolu Taşıma Kanunun'da KARGO tek parçada en fazla 100 kğ'ı geçmeyen genellikle ambalaj ve kap içerisinde olan küçük boyutlu koli,sandıklı paket gibi parça eşya olarak tanımlandığını, aynı kanunda TAŞIMACI-NAKLİYECİ , taşıma yetki belgesi(...)sahibi olan kendi nam ve hesabına taşımayı bir ücret karşılığında üstlenen gerçek yada tüzel kişi şeklinde tanımlandığını, nakliye ambarı ise bir veya birden fazla göndericiden toplu veya parça başı eşyayı teslim alarak kendi gözetim ve denetimi altında yükleme boşaltma depolama istifleme aktarma ve gönderilene teslim gibi hizmetleri yerine getiren ,taşıma yapan,yaptıran bundan doğan sorumluluğu üstlenen gerçek yada tüzel kişiler, biçiminde tarif edildiğini, TTK’nun 1281.maddesine göre , hasarın teminat dısında oldugunun ispatı davalı sigortacıya düştüğünü, dava dosyasında davalı sigorta şirketinin iddiasını ispatlayamadığı tüm dosya kapsamıyla sabit olduğunu, izah edilen nedenlerle davalı şirketin ... nolu genişletilmiş ... poliçesi şartları kapsamında sorumluluğunu yerine getirdiği söylenemediğini, davalı sigorta şirketince sunulan istinaf nedenleri, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları , bilirkişi raporları, ... tarihli ... bakanlığı müzekkere cevabı,davacı şirketin ve kazaya uğrayan ... plakalı aracın sahip olduğu yetki belgeleri sair tüm deliller karşısında soyut iddialardan ibaret olduğunu, sunulan istinaf dilekçesinde davalı şirketin dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğu yönündeki itirazın da hukuki dayanağı bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin TTK'nın düzenlenen kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı bu tür sözleşmelerin mutlak ticari işlerden olduğu bu nedenle davacı alacağına temerrüt tarihinden itibaren reskont avans faizi uygulanması gerektiği yönündeki emsal YARGITAY-BAM kararları 02.02.2026 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulduğunu, dikkate alınmasını talep ettiğini, son olarak davalı sigorta şirketi kaza nedeniyle kısmi ödeme yaptığı 24.04.2024 tarihi itibariyle bakiye hasar zararı yönünden mütemerrit duruma düşmüş olup bu yönüyle de yerel mahkeme kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, arz ve izah edildiği üzere sunulan istinafa cevap dilekçesi dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve resen nazara alınacak nedenlerle davalı sigorta şirketinin dosya kapsamı ile örtüşmeyen tüm istinaf nedelerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Uyuşmazlık, ... tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu davacıya ait araçta oluşan hasar nedeniyle kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı; talebin teminat kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 26.01.2024-26.01.2025 tarihli kasko poliçesindeki kargo klozuna göre “sigortalı aracın,kargo/kurye taşımacılığı yapması durumunda meydana gelen hasarın %80'i sigortalı tarafından karşılanacağı”. Davaya konu kazanın eşya taşımacılığı yapıldığı sırada meydana geldiği, kargo- kurye taşıması sırasında kazanın meydana gelmediği anlaşılmaktadır. Poliçenin özel şartı uyarınca kargo klozu gereği, kargo taşıması sırasında meydana gelen hasarın %80i teminat dışı bırakılmıştır.
Mal Sigortaları türünden olan Kasko Sigortası Genel Şartlarının teminat kapsamını belirleyen A.1 maddesine göre, gerek hareket ve gerekse durma halinde iken sigortalının veya araç kullananın idaresi dışında ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değilde sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin ...nin A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Davacının aracını kargo aracı olarak kullanmadığı, bu araçla davacının kendi nam ve hesabına nakliyecilik işi yaptığı, eşya taşımacılığı belgesi olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre, davacı sigortalının doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak bildirdiği ispatlanamamıştır. Bu durum karşısında, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ve davacı sigortalının doğru ihbar (beyan) mükellefiyetine uymadığını ispat külfeti sigortacı da bulunmakta olup, sigortacı bunu soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlamalıdır. Davalının buna yönelik bir ispatı bulunmadığından aracın kaza tarihindeki değerinin tespiti ile hurda değeri mahsubu sonrası, davalı tarafından yapılan kısmi ödeme sonrasında kalan hasar bedeline ödeme tarihinden faize hükmedilerek davanın kabulüne karan verilmesi usul ve yasaya uygun olup davalının istinaf talebi yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalının yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/637 Esas 2026/98 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalının istinaf başvurusunun HMK. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Davalıdan alınması gereken 23.553,28TL nispi istinaf karar ve ilam harcından kendisinden peşin olarak alınan 5.890,00TL 'nin mahsubu ile eksik kalan 17.663,28 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davalı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.10/06/2026