Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1099 E. 2026/924 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1099
Karar No
2026/924
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1099

KARAR NO:2026/924

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:16/12/2021

NUMARASI:2020/286 Esas, 2021/805 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:26/06/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.Davacı vekili, borçlunun müvekkiline olan borcunu ödememesi nedeniyle İstanbul Anadolu 2 İcra Müdürlüğü ... Sayılı dosyasından icra takibi yapıldığı, borçlunun itiraz ettiği, itirazın yerinde olmadığı, davacı müvekkilinin iştigal alanlarından birinin ahşap ürünlerinin satışı ve mobilya dizayn ve dekorasyonu olduğu, davalı firma ile davalının... Sincan -Temelli Ankara adresinde faaliyette başlayacak şubesine ait fabrikasının yönetim binası zemin kat tavan işi (ahşap dekorasyon), asansör kaplama işi (kapı ve asansör boşluğu çevresi) lake ve doğal ahşap kaplamalı kapılar, sürgü mekanizması ve kapı aksesuarları yapım işi için 153.735,00 TL karşılığında anlaştıkları, müvekkilinin kısa sürede işi tamamlayıp eksiksiz teslim ettiği, davalı borçlunun yapılan işler için 2 ayrı fatura talep ettiği, müvekkili tarafından davalıya 24.12.2019 tarihli 100.005,00TL ve 25/12/2019 tarihli 53.731,30 TL bedelli 2 ayrı fatura kesildiği, 100.000,00 TL bedelli çekin ödendiği, diğer çekin ödenmediği, müvekkili tarafından ödeme yapılması için defalarca ihtarda bulunulduğu, ancak ödenmediği, bunun üzerine icra takibine geçildiği, bu nedenlerle % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve iddia etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafından yöneltilen haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin Ankara'da kurduğu fabrikaya ... isimli firma ile 153.735.00 TL karşılığında anlaştıkları, bu anlaşmaya göre fabrikanınn yönetim binası zemin kat tavan işi (dosyaya sunulan görselde olduğu gibi led ışıklı ahşap dekorasyon), kapı ve asansör boşluğu çevresi asansör kaplama işi, lake ve doğal ahşap kaplamalı kapılar, sürgü mekanizmaları ve kapı aksesuarları yapım işi için bu bedelin belirlendiği, anlaşma kapsamında peşinat olarak 5.000,00 TL verildiği, bu peşinat sözleşmede açıkça yazmasına rağmen iş bu davada ödenen peşinat bedelinin dahi mükerrer olarak olarak tahsili talep edildiği, ancak işin tamamı yapılmadığı gibi, imalatın büyük bir bölümünün ayıplı ve kusurlu yapıldığı, sürecin bir an önce tamamlanmasını isteyen müvekkilinin, yüklenici şirketi işi bitirmesi için toplantıya davet ettiği ve 24/12/2019 tarihinde yapılan toplantıda tarafların sahayı gezerek eksik ve ayıplı işlerin tespitini yaptığı, yapılan işin tutar tarafı olmamasına ve kabul edilmesi mümkün olmamasına rağmen bir an önce fabrikayı açmak isteyen müvekkilinin yüklenici şirket ile ayıplı ve eksik iş bedellerini karşılıklı mutabakat ile düşerek KDV dahil 100.000,00TL olarak anlaştıkları ve aynı gün kesilen 24/12/2019 tarih ve... seri numaralı faturaya karşılık ... Bankası ... Şubesi'ne ait 30.04.2020 tarih ve ... seri numaralı 100.00.00 TL bedelli çek ile ödeme yapıldığı, müvekkilinin bir kısım eksik işler için 14.800 TL ödeme yaptığı, halen yapılması gereken eksik işler bulunduğu, ayrıca ayıplı işlerin tamamlanması için ödenmesi gereken bedeller bulunduğu, yine asansör kaplama işlerindeki hataları kapatmak için kendi imkanları ile alüminyum kaplama yaptığı ancak halihazırda iş bu icra ve dava süreci başladığından bazı eksik ve kusurlu işleri tespit ve keşif yapılabilmesi için düzeltilmediği, açıklamak gerekirse davacı ... kaplama işinde kullanılan camların tamamının kırık olduğu, lake kapılarda ölçü hatası bulunduğu ve neredeyse tamamında açıklık bulunduğu, sözleşmede belirtilen ofis ile dinlenme odası arasında yapılacak sürgülü kapının yapılmadığı, zemin kat tavan işi görsellerde vaat edilenden çok farklı göründüğü, aradaki ışık sisteminin müvekkil tarafından yaptırıldığı, girişte yapılması gereken ahşap banko müvekkil tarafından yaptırıldığı, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği ve icra takibi ile öğrendiğimiz fatura müvekkil şirkete tebliğ edilmediği, davacı tarafından her ne kadar ... kanalı ile gönderildiği iddia edilse de, faturanın müvekkil şirkete ulaşmadığı, davacının bu konuda kötü niyetli hareket ettiği, tarafların bir araya geldiği tarihin 24.12.2019 tarihi olduğu, bu tarih itibariyle davacı tarafından kesilen faturanın imza karşılığı teslim alındığı ve fatura karşılığı çek ile ödendiği, bu faturadan bir gün sonra davaya konu fatura kesildiği, müvekkili tarafından ikinci fatura istenmediği, böyle bir borç bulunmadığı, bu denli eksik ve ayıplı kusurlu iş için sözleşmede yazılı bedelin ödenmesinin mümkün olmadığı bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesi talep ve iddia etmiştir. Mahkemece, (bilirkişi raporlarına atıf yapmak suretiyle) tarafların ... Sincan -Temelli Ankara adresinde faaliyette başlayacak şubesine ait fabrikasının yönetim binası zemin kat tavan işi (ahşap dekorasyon), asansör kaplama işi ( kapı ve asansör boşluğu çevresi) lake ve doğal ahşap kaplamalı kapılar, sürgü mekanizması ve kapı aksesuarları yapım işi için 153.735,00 TL bedelle anlaştıkları, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat nolu dosyasındaki bilirkişi raporundan üst katta bir adet kapı sürgüsü mekanizması, bir adet kapının hiç yapılmadığı, 8 tane kapı pervazlarında bitmiş saten alçı sıva yüzeyi ile pervaz arasında açıklıklar olduğu, asansörün etrafındaki cam kaplamalarda da derzlerde açıklıklar ve deformasyon olduğu, camlarda kırıklıklar olduğu, tespiti yapılan bu eksik ve ayıplı işlerin bedelinin 8.073,00TL olduğu tespit edildiği, bu bedelin piyasa rayiç bedellerine göre makul olduğu, eksik ve ayıplı işlerin işin tamamına oranı 8.073,00TL/153.735,00 TL=%5,25 olarak hesaplandığı, davalının dava konusu döneme ait ticari defterlerinin tasdiklerinin yasal süresi içinde usulüne uygun şekilde yapılmış olduğu, sahipleri lehine delil olarak kabul edilebileceği, taraflar arasında sözleşmeye dayalı cari davalı ticari defterlerine göre takibe konu edilen faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturanın vergi dairesine alım olarak bildirilmediği, davacının sözleşme konusu işlerin teslim ettiği, eksik ayıplı işler bedelinin tenzilinden sonra (153.735-8.073) 145.662,00 TL bedelli iş teslimi yaptığının kabul edilebileceği, davalının yaptığı ödeme 105.000,00 TL nin mahsubu ile davacı alacağının takip tarihi itibari ile 40.662,00 TL olduğu, dava konusu faturanın davalıya teslimine ilişkin delil tepit edilmediğinden temerrüdün takiple oluştuğu takip tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkiline 5000 TL tutarında peşinat ödemesi yapılmadığını, bu hususta ispat yükünün davalıda olduğunu, davalı firma ile anlaşılamadığı için üst katta bulunan sürgülü kapının sözleşmeye dahil edilmediğini, sadece sürgü mekanizmasının yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını, buna rağmen sözleşme kapsamında bir iş gibi düşünülerek eksik iş olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafça ayıp ihbarının yapılmadığını, faturanın davalıya tebliğ edilmediği tespitinin hatalı olduğunu zira ... evrakında teslim edildiğinin anlaşıldığını belirterek kararın kaldırılması talep edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, eksik ve ayıplı işler nedeniyle tarafların 100.000 TL ödenmesi hususunda anlaştıklarını ve müvekkilinin bu tutarı ödediğini, davacının biri üzerinden anlaşmaya varılan 100.000 TL diğer ödenmeyeceği kararlaştırılan bakiye 53.731,30 TL olmak üzere iki ayrı fatura kestiğini ve kötü niyetli olarak tebliğ etmediğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME;Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı vekili özetle, müvekkilinin sözleşme kapsamında edimlerini ifa ettiğini, davalı iş sahibinin 100.000 TL ödeme yaptığı ancak bakiye 53.731,30 TL tutarındaki kısmı ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafın itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili özetle, davacının işi eksik ve ayıplı yaptığını, bu nedenle tarafların karşılıklı olarak iş bedeli için 100.000 TL ödenmesi hususunda anlaştıklarını ve bu tutarın müvekkili tarafından ödendiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece özetle, (bilirkişi raporlarına atıf yapmak suretiyle) iş bedelinin 153.735,00 TL olduğu, bilirkişi raporunda eksik ve ayıplı işlerin saptandığı, tespiti yapılan bu eksik ve ayıplı işlerin bedelinin 8.073,00TL olduğunun belirtildiği, bu bedelin piyasa rayiç bedellerine göre makul olduğu, eksik ve ayıplı işlerin işin tamamına oranının 8.073,00TL/153.735,00 TL=%5,25 olduğu, takibe konu edilen faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturanın vergi dairesine alım olarak bildirilmediği, davacının sözleşme konusu işleri teslim ettiği, eksik ayıplı işler bedelinin tenzilinden sonra (153.735-8.073) 145.662,00 TL bedelli iş teslimi yaptığının kabul edilebileceği, davalının yaptığı 105.000,00 TL ödemenin mahsubu ile davacı alacağının takip tarihi itibari ile 40.662,00 TL olduğu, dava konusu faturanın davalıya teslimine ilişkin delil tepit edilmediğinden temerrüdün takiple oluştuğu takip tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuştur.Dosyadaki mevcut deliller ele alındığında;Taraflar arasında davalının ... Sincan-...-ANKARA şubesine ait yönetim binası zemin kat tavan işi ahşap dekorasyon, asansör kaplama işi, asansör boşluğu ve çevresi, lake ve doğal ahşah kaplamalı kapılar, sürgü mekanizması ve kapı aksesuarlarının yapımında dair sözleşme akdedildiği, işin davalı iş sahibine teslim edildiği, davalı iş sahibi tarafından 100.000 TL ödendiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu hususlar; işin eksiksiz ve ayıpsız olarak ifa edilip edilmediği, ayıplı ve eksik ifanın tespiti halinde eksik ve ayıplı ifaların niteliğinin ve ayrıca eksik ve ayıplı ifaların bütün işe oranına ne olduğu, bu kapsamda davacının davalıdan talep edebileceği alacak tutarının ne kadar olabileceği noktalarında toplanmaktadır. İstanbul Anadolu 2.İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı vekilinin asıl alacak olarak 53.731,30 TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır.Bilirkişi raporunda, dava dosyasına sunulan işin yapıldığına ait davacı tarafından sunulan fatura fotokopilerinin 24.12.2019 tarihli 100.005 TL ve 25.12.2019 tarihli 53.731,30 TL olup iki adet fatura toplamının 153.736,30 TL olduğu, 100.000 TL tutarlı çekin davacı yükleniciye teslim edildiği, mahallinde yapılan keşifte üst katta bir adet kapı sürgüsü mekanizması, bir adet kapının hiç yapılmadığı, 8 tane kapı pervazlarında bitmiş saten alçı sıva yüzeyi ile pervaz arasında açıklıklar olduğu, asansörün etrafındaki cam kaplamalarda da derzlerde açıklıklar ve deformasyon olduğu, camlarda kırıklıklar olduğu, eksik ve kusurlu işlerin toplam tutarının 8.073,90 TL olup toplam işe oranının %5,25 olduğu, davalı tarafça 5000 TL peşinat ve 100.000 TL çek olmak üzere 105.000 TL ödeme yapıldığı, bu kapsamda davacının davalıdan talep edebileceği alacak tutarının 153.735.00 TL-105.000,00-8.073,90= 40.661,10 TL olduğu tespit edilmiştir.Davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı şirketin kendi ticari defterlerine göre davalı yandan, takip tarihi olan 09.03.2020 tarihi itibariyle takibe konu fatura tutarı olan 53.731,30TL alacaklı olarak göründüğü, takibe konu faturanın davacı yan tarafından BS formunda bildirildiği, davacı tarafın gönderici olduğu, alıcı kısmında da davalı şirket ünvanı bulunduğu ... alındı evrakında, takibe konu fatura seri numarası olan “... nolu fatura” ibaresi bulunduğu ve ... alındı tarihinin 28.01.2020 olduğunun görüldüğü, faturanın teslim edilip edilmediğinin anlaşılamadığı tespitinde bulunulmuştur.Davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, taraflar arasında sözleşmeye dayalı cari davalı ticari defterlerine göre takibe konu edilen faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturanın vergi dairesine alım olarak bildirilmediği, davacının sözleşme konusu işlerin teslim ettiği, eksik ayıplı işler bedelinin tenzilinden sonra (153.735-8.073) 145.662,00 TL bedelli iş teslimi yaptığının kabul edilebileceği, davalının yaptığı ödeme 105.000,00 TL nin mahsubu ile davacı alacağının takip tarihi itibari ile 40.662,00 TL olduğu belirtilmiştir.İstinaf konusu hususlar ele alındığında;Her ne kadar taraflarca hem bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalara hem de mahkemenin kabulüne yönelik olarak istinaf gerekçeleri ileri sürülmüş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin doğru bir şekilde yapıldığı, hesaplamalarda herhangi bir hata olmadığı, bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin yerinde olduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporunu hükme esas alarak yaptığı kabul ve ulaştığı sonuçta hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf gerekçelerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/12/2021 tarih ve 2020/286 Esas, 2021/805 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA

3-Alınması gereken 2.777,62 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 694,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.083,22 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4 -Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1099, K. 2026/924, T. 26.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1099-e-2026-924-k-5b02cf59d851