Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1798 E. 2025/531 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1798
- Karar No
- 2025/531
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1798
KARAR NO:2025/531
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/02/2021
NUMARASI:2019/339 Esas - 2021/253 Karar
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/04/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 29/09/2016 tescil tarihli ... plakalı 2016 model ... markalı aracı yetkili ... Ataşehir bayisinden satın aldığını, müvekkili şirket çalışanının 24 Ekim 2018 Çarşamba günü Bilecik-Eskişehir otobanında seyir halindeyken araç göstergesinden bildirim aldığını, aldığı bildirimde aracın motor ısı seviyesinin yükselmiş olduğunun yazdığını, müsait olan en yakın yerde durarak motorun soğumasını beklediğini, yaklaşık 20 dakika kadar bekledikten sonra bildirimin ekrandan kalktığını gördüğünü, bildirimin ekrandan kalkması üzerine tekrar yola devam ettiğini, sürüşe devam ederken bildirimin tekrar ekrana geldiğini ve müvekkili şirket çalışanının bir benzin istasyonunda durduğunu, istasyonda yaklaşık olarak 40 dakika beklediğini, bu sürede motor suyu ve yağını kontrol ettirdiğini, suyun azalmış olduğunu istasyon görevlisiyle birlikte tespit ettiklerini, motor soğuduktan sonra motor suyu da ilave ederek ve yola devam ettiğini, bu süreçte nerede ve hangi süreyle bekleme yapıldığının şirket tarafından araçlara takılan takip cihazından da görülmekte olduğunu, kalan yolculuk süresince aracın bir daha uyarı vermediğini ve varış noktasında motor yağı ve suyunun tekrar kontrol edildiğini, bu kontrol neticesinde motor suyunun yeniden azaldığının tespit edildiğini, motor suyunda yaşanan bu sorundan dolayı Eskişehir ... ile iletişime geçildiğini, kendilerinin bir iki gün içerisinde sorunun sebebini açıklayacaklarını söylediklerini, Müvekkilinin nihayetinde aracı satın aldığı Ataşehir ... ile görüştüğünü, yetkili servis olarak yönlendirilen davalı ... Servisle temas kurulduğunu ve aracın çekici yardımıyla Eskişehir’den İstanbul’a getirilmesine karar vermiş olduklarını, Eskişehir'den İstanbul'a çekici masrafının 1.000,00 TL tuttuğunu, ... Servis’ten alınan geri bildirimde motor ve turbonun arızalandığının müvekkili şirkete söylendiğini, arızanın sebebi olarak motor bildirim ışığı yandıktan sonra müvekkili şirket çalışanının toplam 16 km daha yol gittiğini ve bu sebepten dolayı motor ile turbonun arızalandığının servis tarafından iddia edildiğini, müvekkilinin araç bildirim ışığı yandığında aracı en uygun alanlara çekmiş kontrollerini gerçekleştirmiş olduğunu, aracı da sadece bildirim yazısı geçtikten sonra yeniden çalıştırdığını, bahsedilen 16 kilometrenin ne zaman gidildiğinin meçhul olduğunu, uyarı ışığı yandığında araç ile devamlı 16 km gidilmediğini, araçta bulunan takip cihazının bunun en büyük kanıtı olduğunu, ayrıca İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/14 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırıldığını, yapılan bu tespit sonucunda 16 km gidilmiş olsa dahi böyle bir problemin buna bağlı olamayacağının açıkça ifade edildiğini, Bilirkişi raporunda "sürücünün 16 km daha fazla yol kat etmesinin bu arızaya neden olmadığı, servis bakım işleminin 1 hafta önce yapılan araçta bu tür bir arızanın meydana gelmesi normal olmayıp yetersiz servis veya üretim nedenlidir" dediğini, ...plakalı aracın bu olaydan yaklaşık bir hafta önce Ataşehir ...Yetkili Servisinde bakımının yapıldığını, aracın genel bakımdan önce hiçbir sorunu bulunmadığını, 08/10/2018 tarihinde bakımdan çıkan araç için 1.687,83 TL fatura oluşturulduğunu, aracı aldıktan sonra bu sorun yaşadığını, araç bakımdan çıkarılırken müvekkiline 7/24 ulaşabileceği bir irtibat numarası verildiğini, bilgi edinmek ve yönlendirme alabilmek için olay günü müvekkilinin bu numarayı aradığını, olay sonrasında mesai saatleri içerisinde de yeniden arandığını, verilen numaraya hiçbir şekilde ulaşılamadığını, bu konuda 7/24 destek alınabileceği söylenen numaradan herhangi bir destek alınmadığını, bakımdan yeni çıkan bir aracın bir an için 16 km gidildiği varsayılmış olsa dahi sırf bu sebeple turbosunun ve motorunun yanmasının hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, işbu hususun İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/14 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporda; "Motor üst kapağının ve turbo motorun sökülmesi sonucunda turbo salyangozunun çatladığı, su ile dolduğu, kompresyon kaçağına neden olan contanın köşe kısmında deformasyon olduğu, katalizör gövdesinde suyun mevcut olduğu belirlenmiştir. Aracın seyir halinde su eksiltmesinin de yağa su karışması, motora ve turboya su kaçması nedenli olup sürücüden kaynaklanmadığı aşikardır." şeklinde belirtildiğini, davalı ... Servis'in aracın bakımını yaparken basiretli bir tacir gibi gereken özen yükümlülüğünü göstermediğini, aracın servisten çıktıktan bir hafta sonra bu olayı yaşaması da bunun en büyük ispatı olduğunu, her ne kadar ürünün de ayıplı olması söz konusu olsa da ... Servis'inde bunu bakım sırasında tespit edemeyerek ekstra masraflara sebep olduğunu, Müvekkili şirketin 7 ay boyunca aracı tamir ettiremediğini, ... Servis ve... tarafında oyalandıklarını, bu süreçte şirkette araç eksikliği olduğu için aylık 5.000,00 TL +KDV üzerinden 7 ay boyunca araç kiraladığını, aracın böyle bir arızası olduğu tespit edilmiş olsaydı araç ayıplı maldan dolayı doğrudan diğer davalıya götürüleceğini ve ayıplı hizmetten kaynaklanan bu hususların söz konusu olmayacağını, kira bedelinde diğer davalı... kadar bakım sırasında hatayı fark etmeyen ve müşteriye bildirmeyen ... Servis 'inde sorumlu olduğunu,çekici masrafından davalıların sorumlu olduğunu, müvekkilinin aracı ... Serviste yaptırmak istemediğini, hatanın kendisinden kaynaklandığı söylenen müvekkiline çıkarılan faturadan sonra müvekkilinin İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/14 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdığını, bu tespit için de aracın ... servisten çıkarılması gerektiğini, ... Servis tarafından araçtaki hatanın tespiti için 784,26 TL fatura oluşturduğunu, fatura içeriğinde çalışmayan araç için yapıldığı söylenen diğer kalemlerin bu faturanın gerçeği yansıtmadığının en büyük ispatı olduğunu, formalite icabı düzenlenen bu faturadan da ... Servis'in sorumlu olduğunu, delil tespiti sırasında aracın şirketten alınıp sanayiye götürülmesi sırasında gidiş ve geliş ayrı ayrı fatura edilmiş olmak üzere 354,00 TL ve 330,40 TL çekici masrafı yapıldığını,Bilirkişi tarafından gerekli incelemenin yapılabilmesi için motor üst kapağının ve motorun söktürülmesi işlemleri de 2.000,00TL + KDV toplam 2.360,00 TL ücret karşılığında, her ne kadar ayıplı maldan doğan bir kusur bulunsa da verilen hizmet sırasında (araç bakım tamiri) bu ayıbın tespit edilmemiş olması ile beraber ... Servisin de bu hizmet sebebiyle sorumluluğu doğduğunu,Aracın henüz yeni yani 84.000 km kullanıldığı dikkate alındığında da bu arıza ve hasarın üretim hatasından kaynaklandığının belirlendiğini, her ne kadar...Servisin ayıplı hizmeti sebebiyle yukarıda bahsi geçen masraflar çıkmış olsa da tüm bu masrafların doğmasının ana sebebinin üretim hatası kaynaklı olduğunu, araç tamir edildikten sonra KDV dahil 51.121,00 TL masraf olduğunun tespit edildiğini, araçta üretim hatası olduğu için müvekkilinin bu ayıpla karşı karşıya kaldığını, aynı zamanda ayıplı malı tespit edemeyen yetkili servis sıfatıyla muhatap bırakıldığı ... Servis'inde söz konusu ayıplı malı tespit edemeyerek ayıplı hizmete sebebiyet verdiğini, Müvekkilinin ayıplı mal niteliğinde olan araca ağır hasar niteliğinde görünecek bir masraf yaptığını, aracın değerinde kayıp oluştuğunu, işbu değer kaybının da bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, değer kaybı için şimdilik 1.000,00TL olmak üzere talep olunduğunu beyan ile, 1.687,83 TL genel servis bakım faturası, 41.300,00 TL araç kiralama faturası, 784,26 TL aracın servisten çıkarılmasına ilişkin istenen masraf faturası, 354,00 TL ve 330,40 TL bedelli sanayi gidiş-geliş çekici ücretine ilişkin faturalar, 2.360,00 TL motorun sökülmesine ilişkin fatura, 51.121,00 TL araç tamirine ilişkin fatura, 1.000,00 TL aracın değer kaybına ilişkin, olmak üzere toplam 98.937,49 TL zararın tazmini ile aracın değer kaybının belirlenmesi sonucu talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ... Servis Hizmetleri Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin dava konusu vakıa ile bir ilişkisi bulunmadığını, her ne kadar seyir halindeyken arıza yapan ... plakalı aracın, ayıplı mal ve hizmetten doğan zararın tazmini için işbu huzurdaki dava açılmışsa da müvekkili şirketin araçta meydana gelen arıza ile ilgisi bulunmadığını, müvekkili şirketin satıcı olmadığını, kusur yönünden itiraz ettiklerini, olayda müvekkiline atfı kabil bir kusurda bulunmadığını, olay sonucu ortaya çıkan durumdan üretici ve davacının birlikte sorumlu kabul edilebileceğini, değişik iş raporuna yapılan itirazlar saklı kalmak üzere zararın üretim hatasından kaynaklandığını, davacının motor ikaz ışığı yandıktan sonra dahi aracı kullanmakta ısrar etmesi, bu halde aracın kilometrelerce sürülmesinin mevcut zararın oluşmasına katkı sağladığını, her ne kadar davacı aracın arızadan evvel müvekkilince servise alındığı ve müstakbel arızanın müvekkilince tespit edilemediğini bir kusur olarak iddia etmişse de bunun gerçek dışı bir iddia olduğunu, bahse konu araç için 06.10.2018 tarihinde sadece bakım yapılmak üzere randevu alındığını, araç kabul formundan da görüleceği üzere servis bakımı/ motor yağı servisi, servis fonksiyon kontrolü, yağ filtresi, klima temizliği, motor dış temizliği, her iki silecek lastiğinin değiştirilmesi, cam temizleme suyu hizmeti verildiğini, davacının, müvekkili şirkete "frenleme esnasında boşluk sesi, vurma sesi yapıyor" şikayetiyle geldiğini, müvekkili şirketin müşteri talepleri doğrultusunda işlem yapma sorumluluğu bulunduğunu, motor hasarına neden olan herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını, son kontrol formunda da motor soğutma suyunun kontrol edildiği eksiklik görülmediğinin not edildiğini, aracın ilk olarak ... yetkili servisine çekildiğini, 27.10.2018 tarihinde müvekkili şirkete çekici yardımıyla getirildiğini, aracın ilk arıza tarihi ve müvekkil şirkete geliş tarihi arasında 3 günlük süre mevcut olduğunu, bu süre zarfında ... yetkili servisine hangi şikayetle gidildiği, orada aracın ne tür işlemler görüldüğünün bilinmediğini, aracın üretim kaynaklı arızalandığı kabul edilse dahi, aracın üreticisi olmayan müvekkilinden hangi sıfatla araç kiralama masraflarının, genel servis bakım masrafının, aracın servisten çıkarılmasına ilişkin masrafın, sanayi gidiş-geliş masrafının, motorun sökülmesine ilişkin masrafın, aracın tamirine ilişkin masrafın ve aracın değer kaybının talep edildiğini, üretici hatasından dahi araç arızalanmış olsa her halükarda arızalı bir biçimde bu aracın kullanılamayacağının ortada olduğunu, mevcut aracının bozulmasında hiçbir sorumluluğu olmayan müvekkilinden bunun bedelinin istendiğini, motorun sökülmesi ve tamirine ilişkin masrafların, davacının, bu aracı kullanabilmek amacı ile yaptığı ve yapması zorunlu olan masraflar olduğunu, bu işlemlerin servisten servise farklılık göstermeyeceğini, müvekkilinin sorumluluğu ve ilgisi bulunmadığını, husumet yönünden davanın reddini, zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle davanın esasına girilmeden zamanaşımı yönünden davanın reddini, esas yönünden haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilinesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ... Plakalı, 29.09.2016 tescil tarihli ... marka aracın ayıplı mal ve hizmetten doğduğu iddia edilen zararın tazmini talepli işbu davayı ikame ettiğini, davacı yanın iddialarının tümüyle haksız ve dayanaksız olduğunu, hukuki mesnetten yoksun işbu davanın reddi gerektiğini, dava konusu talepler yönünden gerek 2 yıllık zamanaşımı gerekse 2 yıllık garanti süresinin geçmiş olduğunu, davanın esasa girilmeden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini,yetki itirazında bulunduklarını, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını, bu nedenle de dava hakkının ortadan kalktığını, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp veya kusur bulunmadığını, araçta meydana gelen arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığını, davacı tarafın iddialarının aksine dava konusu aracın ayıplı olmadığını, davacıya ayıplı hizmet verilmediğini, dava konusu aracın motorunda meydana gelen arızanın ise 24.10.2018 tarihinde yalnızca aracın kulanım kılavuzuna ve ikazlarda belirtilen uyarılara aykırı olarak seyir esnasında iken otomobilin hararet ikazı vermesine rağmen sürücünün, hararet ikazı sonrası 16 km yol gitmeye devam etmesi sonucu gerçekleştiğini, oysa ikaz sonrası sürücü tarafından motor kapatılması ve soğumaya bırakılması gerektiğini, bu hususun araçtaki ikaz sistemi ile araç sürücüsüne bildirilmesine rağmen araç sürücüsünün aracı 16 km daha kullanmaya devam ettiğini ve aracın motorundaki arızaya sebebiyet verdiğini, bahsedilen kullanıcı hatası araçta ve aracın servis girişine ilişkin gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi ile de gün yüzüne çıkacağını, dava konusu araçta meydana gelen arıza ile ilgili diğer davalı olan yetkili servisin herhangi bir kusuru bulunmadığını,davacı tarafından 08.10.2018 tarihli servis ziyareti için 06.10.2017 tarihinde yalnızca bakım yapılmak üzere randevu alındığını, davaya konu aracın müvekkili şirket yetkili servisine teslim edildiğinde de frenleme esnasında frenlerde boşluk sesi vurma sesi yapıyor şikayeti ile yetkili servise giriş yaptığını, araçta meydana gelen motor arızasına ilişkin olarak herhangi bir beyanda veya şikayette bulunmadığını, bu kapsamda müvekkili şirket yetkili servisinin davacı tarafın beyan ve talepleri doğrultusunda orijinal parçalarla üretici standartlarında işlemlerin gerçekleştirildiği ve davaya konu aracın davacı tarafa sorunsuz bir şekilde teslim edilmiş olduğunu, delil tespitinin gıyapta yapılmış olduğu, hazırlanan bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ dahi edilmediğini, söz konusu raporun hükme esas alınmaması gerektiğini beyan ile, davacı tarafın açmış olduğu haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Somut olayda aracın ilk tescil tarihinin 28.09.2016 olduğu, davacıya satışının 29.09.2016 gerçekleştirildiği görülmektedir.Dava konusu olan arıza 24.10.2018 tarihinde meydana gelmiştir.Davacı dava konusu arıza üzerine aracı 27.10.2018 tarihinde davalı ... Servise getirterek kontrolünü yaptırmış ve araçtaki ayıbı öğrenmiş durumdadır. Davacı taraf ayrıca İstanbul Anadolu 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/14 D.İş dosyası üzerinde bir delil tespiti yaptırmak suretiyle dosya kapsamında alınan raporu davalı ... 03.04.2019 tarihinde tebliğ ettirmiştir. Davacı taraf dava öncesinde davalı... Otomoti A.Ş.'ye ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin bir kayıt sunmamıştır. Ayrıca davalı... vekilinin cevap dilekçesinde bahsi geçen garanti sözleşmesini de dosyaya sunmuş değildir.Davalı taraf cevap dilekçesinde garanti süresinin sona erdiği belirtilmekle birlikte dosyaya sunulu bir sözleşme olmadığından bu husus tetkik edilememiştir. Yukarıda anılan kanun hükümlerinde de belirtildiği üzere davacı tarafça, davalı... Otomotiv İmalat ve Dağıtım A.Ş.'ye süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu hususunda yazılı bir delil bulunmadığından ve dolayısıyla davacı taraf bu haliyle satım konusu aracı ayıplı hali ile kabul etmiş sayıldığından davacının davalıdan bu kapsamda bir talepte bulunamayacağı değerlendirilerek davacının, davalı... A.Ş. hakkında açmış olduğu davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Servis'in aracın bakımını yaparken basiretli bir tacir gibi gereken özen yükümlülüğünü göstermediğini, aracın servisten çıktıktan bir hafta sonra bu olayı yaşamasının da bunun en büyük ispatı olduğunu, her ne kadar ürünün de ayıplı olması söz konusu olsa da ... Servisin bunu bakım sırasında tespit edemeyişinin davacıya ekstra masraflar doğurduğunu, Kanunun şekil şartı aramadığı ayıp ihbarında mahkemenin şekil şartı arayarak davayı reddetmesinin hukuka açık aykırılık oluşturduğunu, ayıp ihbarın bildiriminin hiçbir şekle tabi olmadığını,Yerel mahkeme tarafından ayıp ihbarı bulunulduğu hususunda yazılı delil mevcut olmadığından davanın reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, araçtaki ayıbın davalı... Otomotiv'e sözlü olarak bildirildiğini, bu hususta da dava açıldığını, ayıp ihbarında bildirimin yazılı şekle tabi olmadan dava açmak suretiyle de yapılabileceğini, davalıların da ayıbın bildirilmediği yönünde bir beyanları bulunmadığını, tarafların davacının bu durumu bildirdiği konusunda mutabık olduğunu,Yargıtay Kararlarında da; ticari satımlarda ayıp ihbarının şekle tabi olmadığı ve her türlü delille ispat edilebileceğinin kabul edildiğini, davalı yetkili servisin hukuka aykırı davranışı olduğunu, davacı şirketi zarara uğrattığını, bu sebeple diğer davalı olan üretici kadar bu zarardan sorumlu olduğunu, davacı şirketin davalı üreticiden satın aldığı araçta üretim hatasından kaynaklı gizli ayıp bulunduğunu, davalı... Otomotiv'e araçtaki arızanın bildirildiğini, dava açılarak ayıp ihbarı yükümlülüğünün yerine getirildiğini, diğer davalı olan yetkili servisin, aracın motorunda periyodik bakımda kolayca tespit edebilecek üretim hatasını kötüniyetli bir şekilde üstünü örtmeye çalıştığını, davacıyı zarara uğrattığını, bu sebeplerden dolayı araçta mevcut olan üretim hatasından davalıların müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava satın alınan otomobilin ayıplı olduğu iddiasıyla değer kaybı, tamir giderleri, servis bakım gideri, araç mahrumiyet bedelinin davalı satıcı ve yetkili servisten müştereken tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince; ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; ayıp ihbarının bulunup bulunmadığı, talepler yönünden zamanaşımı süresinin geçip geçmediği noktasındadır.Dava konusu 2016 model ... marka ... plakalı aracın 29/09/2016 tarihinde davalı... A.Ş.den satın alındığı, bakımlarının diğer davalı... Otomotiv A.Ş. 'nin yetkili servisi olduğu anlaşılan ... A.Ş. tarafından yapıldığı, 24/10/2018 tarihinde Bilecik-Eskişehir yolunda aracın arıza uyarısı verdiği, davacı tarafın iddiasına göre aracın bir süre bekletildikten sonra suyunun tamamlanarak yeniden hareket edildiği, Eskişehir-... ile bağlantı kurduğu, bilahare davacının aracı satın aldığı... A.Ş.'nin Ataşehir bayisi ile bağlantı kurduğu, onun yönlendirmesi ile de aracın çekici ile yetkili servis olan ... A.Ş.'ye 27/10/2018 tarihinde teslim edildiği, yetkili servis tarafından arızanın kullanıcı hatasından kayaklandığı şeklinde görüş bildirmesi üzerine taraflar arasında eldeki uyuşmazlığın çıktığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/14 D. İş sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunduğu, bilirkişi tarafından tespit dosyasına sunulan raporda aracın 10 iş gününde onarılabileceği, arızanın servis bakım veya üretim hatalı malzemeden kaynaklandığı, hasar onarım maliyetinin 45.750,00 TL +KDV olabileceği yönünde rapor düzenlendiği, rapora aleyhine tespit istenilen yetkili servis ... A.Ş. tarafından itiraz edildiği görülmektedir.İlk derece mahkemesince dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile; dava konusu aracın turbo ünitesinde oluşan çatlağın kök nedeninin motorun normal çalışma aralığında termal ve mekanik yorulmaya bağlı gelişmiş olduğu, bir servis hizmet ayıbı ile ilişkilendirilemeyeceği, kullanıcı hatasına da bağlı olmayan söz konusu arızanın imalat hatasına dayalı olduğu, aracın satın alımı esnasında makul ve yeterli bir süre inceleme ile anlaşılması mümkün olmayan, ancak belirli bir kullanımdan sonra üreticinin de ön göremediği bir kullanım süresinde ortaya çıkması nedeniyle gizli ayıplı olduğu, dava konusu araçtaki onarım maliyetinin KDV dahil 50.000-TL olduğu, bu meblağın tamamından bir nolu davalı tarafın sorumlu tutulabileceği, bunun yanı sıra ayıbın tespitine yönelik yapılan masraflardan da bir nolu davalı tarafın sorumlu olacağı, davacı tarafça talep edilmiş 1.687,83-TL bakım hizmeti bedeli olduğundan ve dava konusu olayla bir illiyeti bulunmadığından davalı taraf sorumluluğunda olmayacağı, Söz konusu motor hasarı için makul onarım süresinin azami 7 gün olduğu, onarım süresinin uzamasının ve dava sürecine taşınmasının taraflar arasındaki dayatışmadan olduğu Yargıtayın yerleşik kararları doğrultusunda makul onarım süresince aracın kullanılmamasından dolayı doğan zarar miktarının, olay tarihinde emsal araç günlük kiralama bedelinin ortalama 185-TL olduğu dikkate alındığında 7 x 185 = 1.295-TL olacağı, Dava konusu aracın turbo ünitesi ve katalizatörü, olay tarihinde servis ömürlerini yarılamış olup, orijinal parça ile yapılan değişim işleminin değer kaybı yaratacak nitelikte olmadığı, şeklinde raporunu sunmuştur. Dairemizce, sunulan rapor denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli görülmüştür. Davacının birden fazla talebi olup taleplerinin niteliğinin belirlenerek değerlendirmeye tabi tutulması gerekmektedir. Aracın tamirine ilişkin 51.121,00 TL talebi ile 784,26 TL faturaya ilişkin TBK 227/1-3 bendi kapsamında ücretsiz onarım hakkına yönelik olduğu, Araç kiralama bedeline ilişkin 41.300 TL talebi ile değer kaybına ilişkin 1.000 TL'lik taleplerinin TBK 227 maddesinde sayılan seçimlik haklardan olmayıp TBK 112 maddesi kapsamında borcun gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan zarara ilişkin olduğu,Delil tespiti aşamasında yaptığı 354,00 ve 330,40 TL'lik sanayi gidiş-geliş ve yine tespit kapsamında yapılan 2.360,00 TL motorun sökülmesine ilişkin taleplerin delil tespiti gideri niteliğinde olduğu, Davacının 1.687,83 TL fatura bedeline ilişkin talebinin genel servis bakım hizmetine ilişkin olup yargılama konusu araçtaki ayıpla herhangi bir ilgisi bulunmadığı anlaşılmaktadır.Bu haliyle davacı tarafın taleplerinin araçtaki gizli ayıp nedeniyle ayıba karşı sorumluluk ve genel hükümlere göre tazminat istemi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.6098 sayılı TBK’nın 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı: “1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Öğretide ayıp satılanda, vaat edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır (Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı). Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. 6098 sayılı TBK 231. Maddesi "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz."düzenlemesini içermektedir.TTK'nın 18/3. Maddesine göre, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmalıdır.Elbetteki bu düzenleme bir geçerlilik şartı getirmemekle birlikte bir ispat kuralı getirmektedir. Buna göre ayıp ihbarının yapıldığı hususunun tanıkla ispatı mümkün değildir.Somut olayda; davacının aracı davalı satıcının yetkili servisine arızadan itibaren 3. Günde teslim ettiği, arıza tarihi ile teslim tarihi arasında ayrıca satıcı ile bağlantı da kurduğu, aracın servise götürmesinin ayıp ihbarı niteliğinde olması nedeniyle davalının süresi içinde ayıp ihbarı yapılmadığı yönündeki itirazı ve mahkemenin bu yöndeki kabulü yerinde değildir. Süresinde ihbarın yapıldığı sonucuna ulaşılmaktadır. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5180 Esas - 2020/4973 Karar sayılı ilamı) TBK 231 maddesi; satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Düzenlemesini içermektedir.Bu durumda ayıp nedeniyle seçimlik haklardan kaynaklanan Aracın tamirine ilişkin 51.121,00 TL talebi ile 784,26 TL faturaya ilişkin taleplerin 29/09/2016 tarihinden başlayarak 2 yıllık sürenin geçtiği 29/09/2018 tarihinde zamanaşımına uğradığı, araçtaki ayıbın zamanaşımı süresi geçtikten sonra 24/10/2018 tarihinde ortaya çıktığı, zamanaşımı süresinde açılmış bir dava bulunmadığı, TBK 153 maddesinde düzenlenen zamanaşımını durduran veya 154. Maddesinde düzenlenen zamanaşımını kesen bir sebebin iddia ve ispat edilmediği anlaşılmakla, bu talepler yönünden davanın zamanaşamı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.Davacının delil tespiti aşamasında yaptığı 354,00 ve 330,40 TL'lik sanayi gidiş-geliş ve yine tespit kapsamında yapılan 2.360,00 TL motorun sökülmesine ilişkin taleplerin delil tespiti giderleri kapsamında kalmaktadır. Bu talepler 6100 sayılı HMK 323/1-ç bendi gereği yargılama giderleri kalemi içinde değerlendirilmesi gerekmekte olup müddeabihe dahil edilemezler. (emsal Yargıtay 4.Hukuk Dairesi Esas:1974/335 Karar: 1974/572 Karar Tarihi: 12.02.1974 sayılı ilamı) Davacının 1.687,83 TL genel servis bakım faturasının araçtaki ayıpla herhangi bir ilgisi bulunmadığı genel servis bakım hizmetine ilişkin olduğu anlaşılmakla reddine karar verilmesi gerekmektedir. 6098 Sayılı TBK nun ayıplı satımda alıcının haklarını düzenleyen 227. Maddesinin 2. Fıkrası "Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. " düzenlemesini içermektedir. Bu düzenleme gereği satıma konu malın ayıplı olması halinde TBK 227. Maddesinde düzenlenen seçimlik hakların dışında, malın ayıplı olmasından kaynaklı alıcının bir zararı oluşmuş ise örneği ayıplı aracın yanmasından kaynaklanan bedensel zararlar, mahrum kalınan kar vs. alıcı ister seçimlik haklara ekleşik olarak aynı davada isterse seçimlik hakları kullanmadan bağımsız bir davada talep etmiş olsun bu talepler yönündün TBK 231. Maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı değil, TBK 146. Maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davacının taleplerinden araç kiralama bedeli 41.300 TL ve değer kaybına ilişkin 1.000 TL'lik talepleri genel hükümlere göre istenilecek tazminat kapsamında olup 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.Davacı tarafça talep edilen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli yönünden yapılan değerlendirmede: Söz konusu motor hasarı için makul onarım süresinin azami 7 gün olduğu, onarım süresinin uzamasının ve dava sürecine taşınmasının taraflar arasındaki dayatışmadan olduğu, Yargıtayın yerleşik kararları doğrultusunda makul onarım süresince aracın kullanılmamasından dolayı doğan zarar miktarının, olay tarihinde emsal araç günlük kiralama bedelinin ortalama 185-TL olduğu dikkate alındığında 7 x 185 = 1.295-TL olacağı, Dava konusu aracın turbo ünitesi ve katalizatörü, olay tarihinde servis ömürlerini yarılamış olup, orijinal parça ile yapılan değişim işleminin değer kaybı yaratacak nitelikte olmadığı belirlenmiş olmakla davacının değer kaybına ilişkin talebinin reddine, tamir süresince yoksun kaldığı araç mahrumiyet bedelinden 1.295 TL'nin ödetilmesine karar vermek gerekmektedir. Dava konusu ayıplı olduğu iddia edilen aracın satıcısının davalı... A.Ş. olup satıcı sıfatındadır. Ayıba karşı tekeffülü düzenleyen maddi hukuk kurallarına göre şartları bulunursa davacının uğradığı zararı tazminle yükümlü olmakla hüküm altına alınan tazminatın bu davalıdan tahsili gerekmektedir.Yargılama konusu arızanın bir servis hizmet ayıbı ile ilişkilendirilemeyeceği, davalı ... servisin oluşan ayıptan ve hasarda herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece verilen karar isabetli görülmemiş olmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE: 1-Davalı ...A.Ş yönünden davanın reddine, 2-Davacının 51.121,00 TL onarım bedeli ile 784,26 TL faturaya ilişkin davanın zamanaşımı sebebiyle reddine, 3-1.295 TL tamir süresince yoksun kalınan mahrumiyet giderinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,4- Fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.689,61 TL harcın mahsubu fazlaya dair 1.074,21 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,6-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu 44,40 TL başvuru harcı, 3.100,00 TL bilirkişi ücreti gideri, 211,30 TL posta ve tebligat gideri, 3.044,40 tespit gideri( 354,00 ve 330,40 TL'lik sanayi gidiş-geliş ve 2.360,00 TL motorun sökülmesine) olmak üzere toplam 6.400,10 TL yargılama masrafının davanın kabul oranı dikkate alınarak 86,43 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 1.295,00 TL avukatlık ücretinin davalı... A.Ş.'den alınarak davacı tarafa verilmesine,9-Davalılar yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.980,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,11-Karar kesin olduğundan HMK 'nın 333. Maddesi uyarınca ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa iadesine, 12-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı, 40,00 TL posta masrafının davalı... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/04/2025