Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1096 E. 2026/1222 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1096
- Karar No
- 2026/1222
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2021/1096
KARAR NO: 2026/1222
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/793
KARAR NO : 2020/688
DAVA TARİHİ: 22/07/2016
KARAR TARİHİ: 24/12/2020
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali
KARAR TARİHİ: 30/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, müvekkillerinden ... ve ...'un hazirun cetvelinde ismi olmadığı gibi bir kısım ortakların da 26.06.2016 tarihinde yapılacak genel kurul toplantısına çağrılmadığını, hazirun cetvellerinde de isimlerinin yazılmadığını, genel kurula dava dışı 523 ortağın da çağrılmadığını, ayrıca 26.06.2016 tarihli genel kurula sunulan şerh dilekçesi ile imza listesinde kayıtlı 55 ortaktan 32 ortağa da çağrı mektubu yollanmadığını, bu ortakların da hazirun listesinde isimlerinin bulunmadığını, öncelikle çağrı usulsüzlüğü sebebiyle 26.06.2016 olağan genel kurulun iptaline karar verilmesi gerektiğini, davacılardan altı kooperatif üyesinin genel kurul toplantısına katıldığını, divan heyeti oluştuktan sonra gündem maddelerine geçilmeden divan başkanına ve bakanlık görevlisine 55 ortak imzalı önergeye ve belgeler sunulduğunu, ancak önerge ve dosyanın gündeme alınmadığını, divan başkanının önergeyi tutanağa yazmadığını, 55 ortağın elinde ortaklık belgesi olmasına rağmen 32 ortağın hazirun listesinde kaydının bulunmadığını, toplantıya katılan davacı 6 ortağın tüm kararlara muhalif kaldığını, hazirun cetveline göre 242 üyeye çağrı yapıldığını, konut sayısının 1081 mesken üyeliğinin bulunduğunu, kooperatifin 948 dairesi olup 133 adedinin toprak sahibine ait bulunduğunu, 765 ortağın Maliye Müfettişliğince tespit edilerek Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiğini, dolayısıyla da 26.06.2016 tarihli genel kurulun yeterli çoğunlukla toplanmadığını öne sürerek, genel kurul kararının iptalini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurula çağrılmama durumuna, davacılardan ... ve ...'un örnek gösterildiğini, bu kişilerin borçlarını ödediğini, tapularını aldığını ve ortaklıktan ayrıldığını, yine davacılardan ...'in hiçbir zaman ortak olmadığını, kayıtlı 242 ortağın tamamının genel kurula çağrıldığını, 81 ortağın çağrıya uyarak genel kurula katıldığını, çağrıya, ilana ve genel kurul gündemine ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığından genel kurul toplantısının yapıldığını, herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kooperatif genel kurulunun yeterli çoğunlukla toplanmadığı iddiasına dayalı genel kurul kararının iptali davasında, bilindiği üzere genel kurul iptali davası açılması açısından talepte bulunan davacının ortak olmasının Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında belirtildiği üzere zorunlu olduğu, bu çerçevede yargılama sırasında vefat eden davacı ... hakkında yargılamanın devamı sırasında ihraç kararının verildiği, ihraç kararının kesinleştiği, bu nedenle davacının yargılama sırasında aktif sıfatının ortadan kalktığı, Yargıtay 23. HD'nin 2017/800 E. 2017/3655 K. sayılı ilamı da dikkate alınarak davacının açmış olduğu davanın aktif sıfat yokluğundan ret olunması gerektiğinin kabul edildiği, davacı ...'in ise dava tarihi itibariyle ortaklık kaydının bulunmadığı kooperatifin incelenen kayıtları ile kayden ve bilirkişi raporları ile sabit olduğu, bu nedenle bu davacılar tarafından açılan davanın aktif sıfat yokluğundan reddi gerekmekle birlikte diğer davacıların dava tarihi itibariyle aktif sıfatlarının mevcut olduğunun kabul edildiği, ayrıca davacı ...'un istifa ettiği ileri sürülmekte ise de davacı vekili, müvekkilinin istifasının söz konusu olmadığını ileri sürmüş, davalı kooperatif ise bu noktada davacı ...'un istifasına ilişkin savunmasının dayanağını açıklayamadığı nedeniyle davacı ...'un ortak olduğu ve aktif sıfatının bulunduğu, kooperatifin sicil adresi karşısında mahkemelerinin yetkili ve görevli durumda olduğu, genel kurulun 71 kişiyle toplanması gerektiği halde 81 kişi ile toplandığı, böylece toplantı yeter sayısının mevcut olduğu, Buna göre toplantıya katılan ve katılması gereken 123 ortağın yarıdan bir fazlası 63 olup toplantıya katılan davacılardan sadece altısının ret oyu kullandığı, buna göre oluşan nisap karşısında genel kurulun iptalinin gerekmediğini, davacılar tarafından genel kurulun gerekli çoğunlukla toplanmadığı ileri sürülmüş ise de açıklanan ve itibar edilen sayılar karşısında gerekli toplantı ve karar nisabının sağlandığı, esasen üçüncü bilirkişi kurulu raporunun bu noktada birinci bilirkişi kurulunun ek raporu ile ikinci bilirkişinin son raporu arasındaki çelişkiyi gideren nitelik taşıdığı, 3. bilirkişi kurulunun kooperatif kayıtları ve sunulan dilekçelere göre tek taraflı irade beyanı niteliğindeki istifa hallerini dikkate aldığı, istifa nedeniyle ortaklığın sona erdiğini ortaya koyan dilekçe ve kooperatif kayıtları çerçevesinde değerlendirmesini yaptığı, söz konusu istifa dilekçelerinin irade beyanınındaki sakatlık sonucunda oluştuğu noktasında davalı kooperatif aleyhine sonuca varılmasını gerektirir bir somutlaştırılmış vakıa ve delil mevcut olmadığından 3. bilirkişi kurulunun mevcut kayıtlar çerçevesinde yapmış olduğu hesaplamalara itibar olunduğu, esasen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/688 E. 2016/146 K. sayılı ilamını bozan Yargıtay 23. HD'nin 2016/7021 E. 2019/1918 K. sayılı ilamı ve bu ilama karşı karar düzeltme talebinin ret olunması sonrası ise ilk derece mahkemesince verilen ret kararı karşısında son bilirkişi kurulu raporunda da açıklandığı üzere 22/06/2014 tarih itibariyle kooperatifin 374 ortak sayısının bulunduğu, dava konusu 26/06/2016 tarihli genel kurul tarihi itibariyle istifa ettiği anlaşılan 142 üyenin istifa durumunun kayıtlardan anlaşıldığı, ayrıca istifalarına dair kayıt bulunmayan 11 üyenin mevcut sayıya ilave olunması, ayrıca 38 üyeninde genel kurula çağrılması gerektiği dikkate alındığında bu sayı 281 olduğu, çağrılmayan 3 üyeninde ilave olunması durumunda sayının 284 olduğu kabul edilmesi gerektiği, bu durumda çağrılan üye sayısı 242 olmakla 284 üyeden 1/4'üne isabet edenden dahi fazla üye zaten toplandığı, toplantı yeter sayısının sağlandığı ve yine toplananların yarıdan fazlasıyla da karar alındığı, mevcut açıklanan sayılara göre genel kurula çağrılması gerekli olan 42 ortağın bir an için genel kurula katılmaları ve tümünün ret oyu vermeleri halinde de ret oylarının toplamı en fazla 48 olacaktır ki bu durum yukarıda açıklanan sayılar karşısında dahi genel kurul kararı iptalini "etkililik kaidesi" gereği gerektirmeyeceği gerekçesiyle ''Davacılar Muris ... mirasçılarının ve davacı ...'in açmış oldukları 26/06/2016 tarihli ve 2015 hesap yılına ait olağan genel kurul kararının iptali davalarının aktif sıfat yokluğundan reddine, Diğer tüm davacıların açmış oldukları 26/06/2016 tarihli ve 2015 hesap yılına ait olağan genel kurul kararının iptali davasının sübut bulmadığından reddine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili yasal süresi içerisinde sunduğu istinaf dilekçesinde; davaya konu genel kurul toplantısında toplantı nisabı ve karar yeter sayısına riayet edilmediğini, çok sayıda üyenin üye kayıt defterine kayıtlarının yapılmadığını, yine çok sayıda üyenin sabit fiyat satışı adı altında başka bir deftere kayıtlarının yapıldığını, başta bazı müvekkilleri de dahil olmak üzere çok sayıda üyeye ise çağrı yapılmadığını, kooperatif binalarında bağımsız bölüm sayısının 1.081 olup bunun 133 adedi arsa maliklerine ait olup geriye kalan 948 adet kooperatife ait bağımsız bölümlerin tamamının ise üyelere tahsis edildiğini, genel kurul toplantısına ilişkin çağrının mutlak surette 948 üyeye yapılması gerektiğinin tapu kayıtları ile sabit olduğunu, tapu tahsisi yapılacak üyelere davalı kooperatifçe baskı yapılarak ve tapu tahsisine karşılık istifa dilekçesi imzalamalarının istenildiğini, üye listesinin düzenlenmesi davalı kooperatifin yetkisinde olduğunu, davalının bu belgeleri kanuna uygun şekilde hazırlamadığından davalı tarafça sunulan belgelere de itibar edilemeyeceğini, bu konuda bilirkişilerin kapsamlı şekilde inceleme yaparak kooperatifin gerçekte kaç üyesi olduğunu tespit etmeleri gerektiğini, gerçek üye sayısının tespitindeki en önemli kriter ise tapu kayıtları olup bu konuda kooperatife ait tapu kayıtlarının detaylı bir incelemesi yapılması gerekmekte iken yerel mahkemece devir yapılan tapu kayıtlarında herhangi bir inceleme yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, T.C. Maliye Bakanlığı müfettiş raporunda kooperatif üye sayısının 765 kişi olduğuna ilişkin tespitinin de hiçbir surette dikkate alınmadığını, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başmüfettişi ...'nin 28.08.2018 tarihli raporu ile davalı kooperatifin üye sayısının 872 olduğunu tespitine de itibar edilmediğini, dava dosyasına defter asıllarının sunulmadığını, davalının 2006 kuruluş yılından bu yana 11 adet noter tastikli üye kayıt defteri 4 adet karar defteri olmasına rağmen bilirkişi raporunda sadece 2 defterin incelendiğini, müvekkili ...'ın tapusunu aldığını istifa dilekçesi vermediğini, istifa dilekçesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, aslını ibraz edilemediğini, Gaziosmanpaşa CBS'ya yapılan şikayetin dava konusu değerlendirilirken göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı ...’in bir başka üyeden üyelik devri yoluyla üye ve yeni malik olduğu halde, huzurdaki davada davacı olduğu için üyelik kaydının yapılmamış olmasının sorumlusunun davacı ...'e değil davalı kooperatif ait olduğunu, bilirkişi raporlarında da belirttikleri hususların hiçbirisinin göz önünde bulundurulmadığını ve eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, yine yerel mahkemece davalı lehine her bir davacı için vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurda açılan dava tek bir dava olduğundan kabul anlamına gelmemekle davanın reddedilmiş olması durumunda dahi yalnızca tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Davacılar kooperatifin 765 üyesi olmasına rağmen 26.06.2016 tarihli genel kurul toplantına ilişkin 242 üyeye çağrı yapılarak düzenlenen genel kurul için toplantı yeter sayısının bulunmadığını iddia etmiş, davalı ise iddiaları reddederek toplantı yeter sayısı bulunduğunu savunmuş olup İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde son alınan bilirkişi heyeti raporuna itibar edilerek kooperatif ortağı 284 üyeden 1/4'üne isabet edenden dahi fazla üye zaten toplandığı gerekçesiyle davacılar Muris ... mirasçılarının ve davacı ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davacılar yönünden ise esastan reddine dair verilen karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava konusu 26.06.2016 tarihli genel kurul toplantı tutanağı:
"......'nin 2015 hesap yılı olağan genel kurul toplantısı yapılmak üzere 26/06/2016 Pazar günü saat 13.30'da ... Mahallesi, ... Caddesi NO:..(... Rant) Amavutköy/İstanbul adresinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Temsilcisi... gözetiminde toplanıldı. Toplantının saat 13:30 da başlatılmasına çağrıyı yapan organca (yönetim kurułu) karar verildi.
Genel kurul toplantısına başlamadan önce yapılan incelemede:
a)Genel kurul toplantısı ile ilgili duyurunun: (12/05/2016 tarih ve 807 sayı) 242 ortağa toplantı yer ve saati ile gündemi de gösterir çağrı mektuplarının 18/05/2016 günü Arnavutköy PTT subesinden taahhütlü olarak gönderildiği,
b)Yönetim Kurulunca, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 26.maddesindek niteliklere ve Ortaklar Kayıt Defterindeki kayıtlara uygunluğu beyan edilip onayłanarak hazırlanan ve ortakların incelemesine sunulan Ortaklar Listesinde kayıtlı (242) ortaktan 61 (altmış bir) ortağın asaleten ve 20(yirmi) ortağın vekaleten katılımı ile topłam 81 (seksen bir) ortağın toplantıda hazır bulunduğu, böylece toplantı için gerekli çoğunluğun mevcut olduğu, çağrıya ve ilana karşı herhangi bir itirazın bulunmadığı anlaşılmıştır.
GÜNDEM MADDELERİ
MADDE 1 - Genel kurul toplantısı saat 13:45'de Yönetim Kurulu Başkanı ...'in konuşması ile açıldı. ... ve şehitlerimiz için 1 dakikalık saygı duruşunda duruldu.
MADDE 2-Divan başkan heyeti seçimine geçildi. Divan başkanlığına ..., katip üyeliğe ..., oy sayım memurluğuna ... oya sunuldu. Seçilen divan heyeti gündemi genel kurula okundu, okunan gündem oya sunuldu. 6 ret oyuna karşı oy çokluğuyla kabul oldu. Divan heyetine tutanakları imzalama yetkisi 6 ret oyuna karşı oyçokluğuyla kabul edildi.
MADDE 3-Yönetim kurulu faaliyet raporu ... tarafından okundu. Denetim kurulu faaliyat raporu ...tarafından okundu. Bilanço gelir gider tablosu ... tarafından okundu, okunan raporlar müzakereye açıldı.
... söz aldı: Ben asgari ücretle çalışan biriyim olmayan yeri bana sattılar. Her şey kaçak ben işyeri çalıştırıyorum. Yerlerimiz yok yerine satılmış. Alınan kararlara şerh koyacağım.
...: Bütün binalara yıkım kararları var bilirkişi raporu var, alınan kararlara şerh koyacağım.
Sorulan sorulara kooperatif avukatı ve aynı zarnanda kooperatif üyesi ... bilgi verdi: Her şey yalan, şahsımı da şikayet ettiler, Ticaret Mahkemesi'nde 25 tane dava var. Okunan raporlar ayrı ayrı oylamaya sunuldu, 5 ret oyuna karşı oy çokluğuyla kabul edildiler.
MADDE 4-Yönetim ve denetim kurulu ibraları oya sunuldu. 5 ret oya karşı oy çokluğuyla ayrı ayrı ibra edildiler.
MADDE 5-Bütçenin görüşülmesi, karara bağlanması(sabit tahsis/satın alma yoluyla konut alanlarını ödeme tablosunda/ sözleşmesinde yazılı tutarların aynen tahsili hususu müzakereye açıldı. Söz alan olmadı. Daha önce belirlenen aidatların ve sabit satış taksitlerinin aynen tahsiline, fasıllar arasında aktarma yapma konusunda yönetim kuruluna 5 ret oyuna karşı oy çokluğuyla yetki verildi.
MADDE 6- Yönetim kurulu asil üyeleri: ... yönetim ve denetim kurulu 3 yıllığına seçilmeleri oya sunuldu, yapılan ayrı ayrı oylamalarla 2 ret oyuna karşılık oy çokluğuyla seçildiler.
MADDE 7-Kooperatiften ihraç edilip ve ihraca karşı dava açanların para ödememesi nedeni ile ołuşan nakit para sıkıntısının mevcut üyelere yansımaması için alınacak önlemlerin görüşülüp karara bağlanması hususu müzakereye açıldı. Yapılan görüşmelerde bu konuda yönetim kurulunun gerekli çalışmalan yaparak gerekli istemleri yapması konusunda yapılan oylamayla yönetim kuruluna oy birliğiyle yetki verildi.
MĄDDE 8-Kooperatifin emanet komisyonunun görevinin sonlandırılması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi görüşülüp karara bağlanması hususu müzakereye açıldı. Yapılan görüşmeler sonunda emanet komisyonunun görevine son verme konusunda yapılan oylamayla kooperatif yönetim kuruluna oybirliğiyle yetki verildi.
MADDE 9-Kooperatif avukatı ... genel kurula açılan davalar hususunda bilgi verdi.
MADDE 10-Kooperatifi şikayet edenlere ilgili görüşme açılarak şikayet kararlarının görüşülüp karara bağlanması, kooperatifi şikayet edenlerle ilgili işlemler resmi mercilerce yürütüldüğünden bu konuda herhangi bir karar alınmadı.
MADDE 11-Dilek ve Temenniler bölümünde söz alan olmadı. Şerh koyan olup olmadığı soruldu, şerh koyan olmadığı görüldü. Divan başkanı tarafından saat 16.00 da toplantı kapatıldı." şeklindedir.
İlk Derece Mahkemesince kooperatif mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı ve mali müşavirden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden aldırılan 08.12.2017 tarihli raporda:"...Davalı kooperatifin, daha önce taraf olduğu değişik davalar mevcut olup, bu davaların hazırında kooperatif genel kurul toplantıları hakkında tespit ve değerlendirmeler yapılmıştır. Bu meyanda İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/221 esas sayılı dosyasında yapılan tespitlere göre davalı kooperatifin genel kurula katılan ortak sayısının 549 olması gerekirken 30/06/2013 tarihli genel kurula 302 ortak yerine 549 ortağın olması gerekeceği, bu farkın davalı kooperatif tarafından sabit fiyatlı ortakların hazırunda kooperatif ortağı olarak gösterilmemesinden kaynaklandığı hususları tespit edilmiştir. Böyle olunca 2013 senesinden sonra yapılan toplantılarda ortak sayısına 247 ortağın ilavesi veya 247 ortağın kooperatiften ihraç edilmiş olması gerekir. Oysa 26/06/2016 tarihli dava konusu genel kurulda ortak sayısı 342 olarak gösterilmiş olup, sabit fiyatlı ortaklar bu kerede hazırunda gösterilmemiş bulunmaktadır. Bu husus İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/744 esas sayılı dosyasına verilen Ayrık Raporda da açıklanmıştır. Bu dosya için yapılan tespitlerimizde de davalı kooperatifin sabit fiyatlı 247 ortağın kooperatiften ihraç edildiğine dair bir kayıt ve belgeye rastlanmamıştır. Dolayısı ile dava konusu yapılan 26/06/2016 tarihli genel kurulda da alınan kararları etkileyecek nitelikte ve çoğunlukta ortak toplantıya çağrılmamış olduğundan toplantıda alınan kararların iptali gerekeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Yukarıda açıklanmış bulunan sebeplerle davalı kooperatifin 26/06/2016 tarihli genel kurulda alınmış bulunan kararların karar nisabını etkileyecek miktarda ortağın genel kurula çağrılmamış olması sebebiyle iptali gerekeceğine dair görüş ve kanaatimizi" belirtilmiş aynı bilirkişi heyetinden alınan 20.08.2018 tarihli ek raporda ise:"... Davalı vekilinin 19/02/2018 tarihli dilekçesinde 11.ATM.nin 2013/221 esas sayılı davada Kararını açıkladığım 10/02/2015 tarihinden sonra ödemesini tamamlayan, tapusunu alan sabit fiyatla konut satın almış olan kişiler taahhüt ettikleri ödemeyi tamamladıklarını, kooperatif ile aralarındaki sözleşme gereği kendilerinden başka bir talepte bulunulamayacağını ve kendilerini ileride doğması muhtemel ilave ödemelerden kurtarmak için kooperatiften yazılı olarak istifa etmişlerdir. Davalı vekilinin belirttiği üzere istifa eden 247 kişinin istifasının serbest iradeleri dahilinde veya iradelerinin dışında olup olmadığının takdiri muhterem Mahkemenizin takdirlerine ait bir husus olduğu, Sözü edilen iradeler bir zorlamanın sonucu olarak iradeyi geçersiz kılacak bir nedene dayanıyorsa mevcut istifaların geçerli olarak kabul edilip edilemeyecekleri sayın Mahkemenizin takdirlerinde olan bir husus olduğu" şeklinde kanaat bildirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince mali müşavir bilirkişiden aldırılan 01.02.2019 tarihli raporda:"...Dava konusu 26.06.2016 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde; Davalı Kooperatif 242 üyeye çağrıda bulunduğu ve 81 üyenin katılımı ile genel kurul toplantısının gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Davalı Kooperatifin 242 üye sayısı yönetim kurulunun 290 üyenin kooperatif ortaklığından istifa etmeleri ve gerekse üyelikten ihraç işleminden sonra kalan üyeler olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Yönetim Kurulu Kooperatif üye sayısını belirlediği anlaşılmaktadır. Oysaki kooperatif üye sayısını aşağıda izaha çalışacağımız üzere Kooperatif Genel Kurulu belirler. Bu durumda Davalı Kooperatif Yönetimi yetki aşımında bulunmuş ve 242 üye sayısını ile dava konusu 26.06.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısını gerçekleştirdiği tespit edilmiştir... Genel kurulca yapılması gereken üye sayısının tespiti yokluğu nedeniyle, İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2013/221 ESAS- 2015/059 SAYILI KARARINDA davalı kooperatifin 30.06.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısının 532 üye ile yapılması gerektiği tespiti ile karara bağlandığı, Davalı vekilinin 29.08.2016 tarihli dilekçesinin 10. Sayfası 3. Paragrafında" tekrar belirtelim 2012 ve 2013 yılı genel kurulları için usuli eksiklik nedeni ile iptal kararı verilmiştir. Kararlar temyiz edilmesindedir. Kesinleşmemiştir. TAKİP EDEN 2014 VE 2015 GENEL KURULLARINDA BU DURUM DİKKATE ALINARAK ÖNCEKİ GENEL KURULLARA ÇAĞRILMAYAN KİŞİLERDE 2014 ve 2015 YILI GENEL KURULLARINA ÇAĞRILMIŞTIR." Şeklindeki ifadesi ile kooperatif üye sayısının yukarıdaki mahkeme kararını doğrulayarak 532 olduğunu teyit etmiştir. 532 üye sayısı içerisinden istifa eden veya ihraç edilen üyeler olabilecektir. Bu üyelerin yerine 1163 sayılı kanunun 16. Mad. İle ana sözleşmenin 18. Mad. Belirlendiği üzere yeni ortak alınabilecektir. Kooperatif üye sayının belirlenmesinde, Kooperatif Yönetim Kurulu gündeme kooperatif üye sayısının belirlenmesi maddesini koyacak genel kurulda müzakere edilerek yeni üye sayısı belirlenecektir. Bu durumda aksine bir genel kurul kararı olmadıkça kooperatifin üye sayısı 532 olduğunun kabulü gerekecektir. Bu durumda; Davalı kooperatif 26.06.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısını, 1163 sayılı kanunun 45. Maddesi " toplantı nisabı ana sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'nün şahsen veya temsilen bulunmaları şarttır." ile kooperatif ana sözleşmenin 33. Maddesi" genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuların görüşebilmesi için kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/4'nün şahsen veya temsilen toplantıda bulunması şarttır. İlk ve müteakip toplantılarda aynı nisap aranır." Amir hükümlerle kooperatif üye sayısı 532/4= 133 örneğin toplantıda hazır bulunmaları yasal zorunluluktur. Huzurda görülmekte olan dava konusu genel kurul toplantısı 81 ortağın katılımı ile gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen bu genel kurul 1163 sayılı kanunun 45. Maddesi ile ana sözleşmenin 33. Maddesine aykırı işlem yapıldığı tespit edilmiştir..." belirtilmiş, aynı bilirkişiden alınan 17.05.2019 tarihli ek raporda ise:"Davacıların ortaklık sıfatlarının bulunup bulunmadığının irdelenmesi: Dava dosyasına sunulu bulunan bilirkişi kurulunun 08.12.2017 tarihli raporlarının ekinde, kooperatifin noter tasdikli üye kayıt defterinin davacılara ait sayfaların fotokopilerinin incelenmesinde; ...'nin kooperatif üyeliğinin devam ettiği, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın üyeliklerinin kayıtlı bulunduğu sayfalara Yönetim Kurulu karar ile ihraç edildiklerinin Takdir ve münakaşası Muhterem mahkemeye ait olmak üzere; yaptığım inceleme ve değerlendirmede; 1. Davalı Vekili tarafından 25.12.2017 tarihinde Dosyaya sunulan dilekçesi ekindeki istifa dilekçeleri fotokopilerinin incelenmesinde; Liste sonunda 230'dan 240 geçilmiş olup, numaralama hatası yapılmıştır. Bu nedenle davalının dilekçesi ekinde 247 dilekçe fotokopisi yerine 238 dilekçe fotokopisinin bulunduğu, 2.a. Dosyaya sunulu bulunan ve yukardaki listede gösterilen dilekçelerden 42 adet ortak uygun olmayan belgelerle davalı kooperatifçe ortaklıkları sonlandırıldığı bu işlemin doğru olmadığı, üyelerin üyeliklerinin devam etmesi gerektiği ve 26.06.2016 tarihli genel kurul toplantısına, davet edilmeleri yasal zorunluluk olduğu, 2.b. Yukardaki tabloda gösterildiği üzere 38 ortak istifa ettikleri gerekçesi ile davalı kooperatif tarafından dava konusu genel kurul toplantısına davet edilmedikleri Hal bu ki bu üyeler raporumuzda etraflıca açıkladığımız gibi 1163 sayılı kanunun 12. Maddesindeki amir hükümle hesap senesi gününden en az bir ay önce dilekçe vermeleri halinde o senenin genel kurul toplantısına iştirak edemeyeceklerini, bu tarihten sonra hem bu bir aylık süre içinde ve hem de bu süreden sonra istifa dilekçesi vermiş olanlarında (30.11.2015-25.06.2016 tarihleri arası) davalı kooperatifin 2015 yılı hesap döneminin 26.06.2016 tarihinde yapılan olağan genel kurulu toplantısına yetkili olanlarca davet edilmeleri yasal zorunluluk olduğu, 2.c. Davalı kooperatif davacı ... ...'ın ortaklığını ibraname ile sonlandırdığı, ortağın açık net tek taraflı dileğini içermeyen istifa dilekçesi olmadığı sürece ortaklığının sonlandırılması yasaya uygun olmadığı, Bu nedenle ... ... davalı kooperatifin üyesi olduğu ve dava konusu genel kurula davet edilmesi gerektiği, Bütün bu açıklamalardan sonra 38+42+1= 81 Ortak genel kurul toplantısına davet edilmediği, davalı kooperatif bu durumda 1163 sayılı kanun 16 ve 45. Maddelerinin ihlal ettiği, ayrıca bu hususun YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 1997/9815 Esas, 1998/658 sayılı kararıyla Örtüştüğü (Yargıtay kararı ekte sunulmuştur.) nedenleriyle bilirkişi heyetinin 20.08.2018 tarihli raporlarındaki görüşe uygunluk gösterdiği anlaşılmıştır. 2.d. Davacı ..., ise İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1151 E.-2016/625 sayılı kararı ile ihracı kesinleşmiş olup üyeliği son bulmuştur. 2.e. Davacı ... Muhterem mahkemece istifa dilekçesinin aslı davalı kooperatiften istenmiş olup, dilekçenin gelmesi veya gelmesi halinde üyelik takdiri Muhterem Mahkemenin olduğu, 2.f. Davacı ... ortaklığı ile ilgili yapılan incelemede dosyaya yeterli kanıt ibraz edilmemiş olduğundan, Kooperatif üyesi olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu açıklamalardan sonra davalı kooperatifin dava konusu 26.06.2016 tarihli genel kurul toplantısında 5 üyenin de kararlarda ret oyu kullandıkları, toplantıya çağrılmayan 81 ortağın ilavesi ile =86 ortak gerek genel kurulun toplanmasına ve gerekse alınan kararları etkileyecek çoğunlukta olduğunun kabulü gerekecektir. Dilekçelerdeki imzaların Muhterem Mahkemenin kabulü halinde bilirkişi heyetinin 20.08.2018 tarihli ek raporundaki kanaatlerinin oluştuğu..." belirtilmiş, aynı bilirkişiden alınan 14.10.2019 tarihli 2. ek raporda ise önceki ek rapordaki kanaatlerin değişmediği açıklanmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kooperatif mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı ve mali müşavirden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden aldırılan 07.05.2020 tarihli raporda:"...Bilirkişi Kadir Akkaya'nın bizzat kooperatif kayıtlarında inceleyerek düzenlemiş olduğu 17.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda; (s.3,4,5,6), 22.06.2014 tarihinden sonra (22.06.2014 öncesi istifaların tenzili suretiyle) 142 kooperatif üyesinin istifa ettiği ve bu istifaların incelenen belgelere göre kabul edilebileceği, 11 üyenin karşılarında belirtilen sebeplerle, 22.06.2014 tarih öncesi istifaların tenzili ile (s 7-8), istifalarının kabul edilemeyeceği, 38 üyenin de genel kurula çağrılmaları gerekeceği (s.8-9) belirtilmiş olup, kurulumuzca da bu tespit ve değerlendirmelere iştirak edilmektedir. Bu durumda, dava konusu 26.06.2016 tarihli genel kurulda çağrı yapılması gereken üye sayısının, (374 - 142) +11+38=281 olması ve bu sayıya; toplantıya çağrılmayan, davacılardan ..., ... ve ...ilavesiyle (281 + 3 ) = 284 olması gerektiği, çağrılan üye sayısının ise 242 olduğu, hususunun kabulü gerekmektedir... Dava konusu 26.06.2014 tarihli genel kurula 284 üyeden en az 1/4'ü olan (284/4) = 71 kişi ile toplanması gerekirken 81 kişi ile toplanmış olduğu, bu durumda, 4 nisabın (toplanma yetersayısının) sağlandığı görülmektedir. Bu durumda, toplantıya katılan ve katılması gereken 81 + 42 = 123 ortağın, yarısının bir fazlası hesabıyla, (123 / 2) + 1 = 63 ortağın, 26.06.2016 tarihli toplantıda olumlu oy kullanması halinde, alınan kararlar geçerli olacaktır. Toplantıya katılan davacılardan 6'sı ret oyu kullanmış ve kararlar, oy çokluğu ile Alınmıştır. Bu durumda genel kurula çağrılmayan 42 ortağın, dava konusu toplantıya iştirak etmiş ve alınan kararlara tamamen red oyu kullanmış olduğunun kabulü halinde, red sayısı; (6 + 42) = 48 olacak, bu durumda bile oluşacak nisap, genel kurul kararlarının iptalini gerektirmeyecektir.." şeklinde kanaat bildirilmiştir.
T.C. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kooperatif üye sayısının tespit edilerek ortaklar listesinin gönderilmesine dair 01.10.2015 tarihli müzekkeresi nedeniyle Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu İstanbul Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'na hitaben Vergi Müfettişi Burhan Akyüz tarafından gönderilen 06.10.2015 tarihli yazı ile ekindeki "...... ÜYELERİ EV ALANLAR İLETİŞİM BİLGİLERİ BU KİŞİLERİN BİR KISMI TAPUSUNU ALMIŞTIR" başlıklı tabloda 765 kişilik bir 10 sayfadan ibaret listenin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacılar tarafından sunulan 21.08.2018 tarihli Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'na hitaben Başmüfettiş ... tarafından sunulan 21.08.2018 tarihli raporun 113. Ve 114. sayfalarında:"...20.02.2018 tarih ve E.9 sayılı yazı ile Kooperatiften Kooperatif ortaklarının üyelik girişleri, üyelikten ayrılanların, istifa ve ihraçları için alınan yönetim kurulu kararları ile diğer evrakların talep edilmesi üzerine, söz konusu Kooperatif yönetimi tarafından 06.03.2018 tarihinde 872 kişilik liste ve bu listeye ait dökümanlar sunulmuş olup, teslim alınan evraklar üzerinde yapılan incelemelere göre;
Kooperatif ortaklarına ilişkin bilgilerin yer aldığı 872 kişilik listede, 872 ortaktan, 110 ortağın aktif ortak olarak görüldüğü, bu aktif ortaklardan 52 tanesinin Kooperatif ortağı olarak girişlerine ilişkin yönetim kurulu kararının bulunmadığı, Kooperatif ortaklarına ilişkin bilgilerin yer aldığı 872 kişilik liste ile birlikte verilen belgelerde;
Listede ismi olan 183 ortağın ortaklıklarına ilişkin hiçbir belgenin bulunmadığı,
Listede ismi olan 114 ortağın ortaklık giriş ve ortaklıktan ayrılışına (devir, istifa ihraç) ilişkin yönetim kurulu kararı olmadığı, bir ortağın giriş kararının olmadığı, devirlere ilişkin yönetim kurulu kararlarının mevcut olduğu,
Listede ismi olan 401 ortağın kooperatif ortaklığına giriş yönetim kurulu kararının bulunduğu, bu ortakların ortaklıktan ayrılmasına (istifa, devir, ihraç) ilişkin yönetim kurulu kararlarının ise bulunmadığı,
...Kooperatifinin 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ait genel kurullarında; yönetim kurulu ve denetim kurulları raporlarının ayrı ayrı oy birliği ile kabul edildiği, 2014, 2015 ve 2016 yılları genel kurullarında; yönetim ve denetim kurulu raporlarının ise oy çokluğuyla kabul edildiği, genel kurul toplantılarının yapılmadığına yönelik iddianın yerinde olmadığı,
Yönetim kurulu kararlarının genelde, murahhas müdür ve yönetim kurulu başkanı imzası ile alındığı,
Tespit edilmiştir. " tespit edilmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/221 E., 2015/59 K. sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından iş bu dava davalısı Tasfiye Halinde ... Yapı Kooperatifi aleyhine 30.06.2013 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali istemi ile açılan davada yapılan yargılama neticesinde 10.02.2015 tarihinde "Davanın KABULÜ ile; Davalı kooperatifin 30/06/2013 tarihli olağan genel kurulunda alınan tüm genel kurul kararlarının iptaline," dair karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından yapılan temyiz başvurusu nedeniyle Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 21.06.2017 tarihli 2016/3579 E. 2017/1890 K. sayılı ilamı uyarınca " kararın (HÜKÜM) bölümünün 1 no'lu bendinde geçen “iptaline” kelimesinin çıkartılarak “yoklukla malul olduğunun tespitine” ibresinin yazılmasına" hükmün düzeltilmiş bu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiş olup, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin ise Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 13.05.2019 tarihli 2017/2383 E. 2019/1917 K. sayılı ilamı uyarınca reddedildiği, dosyanın 13.05.2019 tarihinde kesinleştiğine dair 21.06.2019 kesinleşme şerhinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/741 E., 2020/607 K. sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından iş bu dava davalısı Tasfiye Halinde ... Yapı Kooperatifi aleyhine 22.06.2014 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali istemi ile açılan davada yapılan yargılama neticesinde 20.10.2020 tarihinde "Davanın REDDİNE," dair karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından yapılan temyiz başvurusu nedeniyle Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarihli 2021/4699 E. 2022/6091 K. sayılı ilamı uyarınca hükmün onanmasına dair karar verilmiş olup, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin ise Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08.06.2023 tarihli 2023/1803 E. 2023/2253 K. sayılı ilamı uyarınca reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/30 E., 2026/83 K. sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacılar ..., ..., ..., Kemalettin Erbaşı, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., müteveffa davacı ... Mirasçıları, ..., ..., ..., ..., Müteveffa Davacı ... Mirasçıları, ..., ..., ... tarafından iş bu dava davalısı Tasfiye Halinde ... Yapı Kooperatifi aleyhine 14.06.2015 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali istemi ile 13.07.2015 tarihinde açılan davada yapılan yargılama neticesinde 29.01.2026 tarihinde "Davacılardan Kemalettin Erbaşı, ..., ... ve Cansu Üstün'ün davadan feragat etmeleri nedeniyle, bu davacılar yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı ...'ın davasını geri alması ve davalının bu geri almayı kabul etmesi nedeniyle, davacı ... yönünden davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 3-Diğer davacılar yönünden; 14.06.2015 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİNE," dair karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 18.06.2026 tarihli 2026/570 E. 2026/895 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi'nin toplantı nisabının sağlandığına dair gerekçesinin doğru olmadığından bahisle karar nisabının sağlandığı ispat edilemediğinden alınan kararların yoklukla malul olduğunun kabulü gerekçesiyle kaldırılarak tekrar aynı yönde hükmün tesis edildiği, karara karşı davalı tarafça yapılan temyiz başvurusu nedeniyle dosyanın Yargıtay incelemesinde bulunduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/3. maddesinde:"Toplantı nisabı anasözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır.", 51/1. maddesinde; "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur.", 52. maddesinde "Ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4'ünün rızası gereklidir." düzenlemeleri yer almaktadır Kooperatifler Kanunu'nun 81/4. maddesinde; "Anasözleşme ile özel bir nisap belirlenmemiş ise, tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmaz. Kararlar oy çokluğu ile verilir." davalı kooperatifin Ana Sözleşmenin 33.maddesinde toplantı nisabının kayıtlı ortakların en az 1/4'ü olarak kabul edildiği, Sözleşmenin 87 maddesinde ise "Tasfiye kurulunun görevleri, tasfiyenin yürütülmesi" başlığı altında 9. bentte gayrımenkul satışının görüşüleceği toplantılar hariç olmak üzere tasfiye süresince yapılacak genel kurul toplantılarında toplantı nisabının aranmayacağının düzenlendiği görülmüştür.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.04.2026 tarih ve 2025/3772 E., 2026/1252 K. sayılı ilamı:"..Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere toplantı ve karar yeter sayılarının nisabları etkileyecek şekilde herhangi bir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde tespit edilmediği, oylamaya katılma hakkı olmayan (üye olmayan) ların oy kullanmasının muhalefet şerhi gerekmeksizin iptal dava açma hakkı tanımasına göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir."şeklindedir.
Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 12.11.2013 tarih ve 2013/5795 E., 2013/7019 K. sayılı ilamı:"Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İptali istenen genel kurul tutanağında ortaklar listesinde kayıtlı 33 ortaktan 17 ortağın asaleten 8 ortağın vekaleten katılımı ile 25 ortağın toplantıda hazır bulunduğunun yazılı olduğu, bakanlık temsilcisi tarafından ortaklar kayıt defterinde 21 ortağın kayıtlı olduğu, 2 ortağın ortaklığını devrettiği, dolayısıyla üye kayıt defterinde 19 ortağın kayıtlı olduğunun belirtildiği, hazirun cetveline göre ise 33 ortağın kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde hakim tarafından bilinemeyen, özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir halin varlığı kabul edilerek 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesine uygun olarak bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bilirkişi kurulu tarafından eksik bilgi ve belgeler belirlenerek ön rapor hazırlandığı; davalı kooperatifçe üye kayıt defteri ibraz edildiği halde, ara karardan vazgeçildiğine dair bir karar alınmaksızın Dairemizin davalı kooperatifin başka genel kurul kararlarıyla ilgili işbu dava yönünden bağlayıcı olmayan bozma kararları emsal alınarak karar verilmiştir
...Bu durumda mahkemece, davacıdan iddiasını kişi ya da kişiler yönünden somutlaştırması da istenerek, somutlaştırılan kişi ya da kişiler yönünden sahip oldukları payların sayısı, devir edilip edilmediğine ilişkin kayıt ve belgeler üzerinde yeterince durulmalıdır. Katılmaması gerekenler olarak davacının adlarını ve sayılarını bildirmesi halinde bu kişi ya da kişilerin genel kuruldan önce üyeliğe kaydı yapılıp, istifa etmeyen ya da ihraç edilmeyen üyeler olması halinde sonradan üyelik koşullarını kaybetmiş bile olsalar, üyelikleri kendiliğinden düşmeyeceğinden, bu üyelerin genel kurula katılmalarında, oy kullanmalarında, bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ortaklık koşullarını taşımayan kişilerden olup, ortaklığa kaydı yapılmayanların genel kurula katılmamaları ve oy kullanmamaları gerekmektedir. Bilirkişi kurulu ön raporundaki eksik bilgi ve belgelerin tamamlanıp tamamlanmadığı denetlendikten sonra genel kurul tutanağındaki, bakanlık temsilcisi görüşündeki ve üye kayıt defterindeki üye sayısı ile ilgili çelişkileri gideren, oylamaya katılan ve olumlu oy kullanan kişilerin zımnî olarak ya da yönetim kurulunun açıkça aldığı bir kararla üye olup olmadıkları hususunu değerlendiren, ayrıntılı gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp, genel kurul tarihinden önce açıkça bir kararla ya da zımnen üye yapılan, ancak genel kurul tarihinden önce ihraç edilmeyen ya da ihracı kesinleşmeyen ortakların katılımı ile toplantı nisabının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise, bu şekilde üye yapılmayan ya da üyelikleri genel kurul tarihinden önce ihracı kesinleşen ya da devir yolu ile üyelikleri sona eren kişilerin katılımının oylamanın sonucuna etkisinin bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, sonucuna göre iptal ya da yokluk istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. "şeklindedir.
Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarih ve 2016/4050 E., 2019/882 K. sayılı ilamı:"...Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Mahkemece, davalı kooperatife toplam 32 üyenin kayıtlı olduğu, dava konusu alacağa dayanak olan 21/5/2011 tarihli genel kurul toplantısının ana sözleşmenin 33.maddesinin 2.fıkrası uyarınca en az 8 üyenin katılımıyla yapılması gerekirken 6 üyenin katılımıyla yapıldığından alınan kararların geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Ancak, davalı kooperatifin tasfiye halinde olduğu yanlar oranında uyuşmazlık konusu değildir. Söz konusu alacağa dayanak yapılan genel kurul tarihinde de tasfiye hali devam etmektedir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/4 fıkrası davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 87/9. maddesine göre tasfiye halindeki kooperatiflerde genel kurul toplantılarında nisap aranmaz. Dolayısıyla aranmayacak bir nisap nedeniyle anılan Genel Kurul' da alınan kararların geçersiz olduğundan bahsedilemeyeceğinden dava konusu alacağa dayanak yapılan genel kurul kararı geçerli olup burada alınan karar uyarınca tahsilat yapılabilir. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir."şeklindedir.
Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 14.09.2017 tarih ve 2015/5104 E., 2017/2157 K. sayılı ilamı:"...Somut olaya gelindiğinde davalı kooperatifin ortaklar listesinde kayıtlı 476 ortağı bulunduğu, dava konusu genel kurul toplantısının başında 69 ortağın asaleten, 44 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 113 ortağın hazır bulunduğu, kooperatifin tasfiye halinde bulunması nedeniyle Kooperatifler Kanunu'nun 81/4. ve anasözleşmenin 87/9. maddeleri uyarınca taşınmaz satışının görüşüleceği toplantılar haricinde toplantı nisabı aranmadığından, toplantı nisabı yönünden alınan kararlar yönünden hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı, yönetim kurulu ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin 4. maddenin görüşülmesine 88 üyenin katıldığı, oylamalar sırasında çoğunluğun ibra edilmeme yönünde oy kullandığı, bu maddenin görüşülmesi sırasında bakanlık temsilcisinin isteği üzerine yapılan sayım sonucunda toplantıda asaleten ve vekaleten 50 üyenin bulunduğunun tespit edildiği, yapılan itirazlara rağmen toplantıya devam edildiği, üyelerden bir kısmının salonu terk ettiği ve nihayetinde 38 ortağın katılımı ile yeni bir divan heyeti teşekkül ettirildiği, sorumluluk davası açılmasına ilişkin 5. ve 6. maddelerin, yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile tasfiye kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 7. maddenin, tahmini bütçe ile yönetim kuruluna fasıllar arasında aktarma yapma yetkisi verilmesine ilişkin 8. maddenin, tasfiye kuruluna geçmiş hesapların incelenmesi için yetki verilmesi ve inceleme giderlerinin site yönetiminden karşılanmasına ilişkin 9. maddenin toplantıda hazır bulunan 38 ortağın oybirliği ile karara bağlandığı anlaşılmıştır. Hazirun cetveli, genel kurul toplantısına iştirak eden ortaklara toplantıya katıldıklarını imzaları ile tasdik imkanı veren bir belge olup, hazirun cetvelinde imzası bulunanlara toplantıyı sonuna kadar izleme ve kararlara katılma yükümlülüğü getiren yasal veya sözleşmeye dayalı bir düzenleme mevcut değildir. Yasa ve anasözleşmede belirlenen toplantı nisabını etkilememek kaydıyla (somut olayda etkilemediği görülmektedir), toplantıya katılan ortakların bir bölümünün genel kuruldan ayrılması mümkün bulunduğundan, karar nisabının da her gündem maddesinin oylamasına katılan kişiler üzerinden belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu genel kurulda karara bağlanan tüm maddeler yönünden toplantı nisabı ve karar nisabı sağlandığı gözönünde bulundurularak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır."şeklindedir.
Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 20.10.2015 tarih ve 2014/10583 E., 2015/6695 K. sayılı ilamı:"...Somut olayda; davalı kooperatif 43 ortaklı olup, tasfiye edilmiş değildir. Bir kısım üyelerin dairelerinin bitirilmesi sonucu tapularının verilmesi ile ortaklıklarının sona ermiş olduğundan bahsedilemez. Bu hususlar bilirkişi raporları ile de açıklanmıştır. 17 ortağın çağrılması ve bu kişilerden 10 ortağın katılımı ile yapılan 29.06.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlar yönünden, yukarıda zikredilen yasa ve anasözleşme hükümleri gereği aranan toplantı nisabı sağlanmamıştır. Mahkemece, bu genel kurul yönünden davanın kabulü ile alınan kararların mutlak butlan ile malul olduğunun tespiti gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır."şeklindedir.
Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 29.05.2012 tarih ve 2012/2301 E., 2012/3764 K. sayılı ilamı:"Davacılar, 24.07.2010 tarihli genel kurulun, anasözleşmenin 33.madesine göre yeterli nisap sağlanmadan toplanıp karar alındığı gerekçesi ile tescil edilmediğini, kooperatifin tasfiye halinde olması nedeniyle nisap aranmayacağını ileri sürerek, Ticaret Sicil Memurluğu'nun tescil talebinin reddine ilişkin kararının iptali ile tescil taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, anasözleşmenin 33.maddesinde öngörülen nisaba uyulmadan toplantının yapıldığı, alınan kararların geçersiz olduğu, bu nedenle tescil isteminin reddinin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir."şeklindedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacıların iddiası genel kurulda 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 45. maddesine göre, toplantı nisabına uyulmamış olduğu, ortaklık şartlarını taşıyan kişilerin genel kurula davet edilmeyerek sayısal çoğunluğun azaltılarak değiştirildiği noktasında toplanmaktadır. Dava konusu edilen 26.06.2016 tarihli genel kurula katılma hakkı bulunan ortakların sayısının tespiti aşamasında yapılan araştırma ve incelemelerde yukarıda yer verilen önceki tarihli genel kurul tarihleri itibari ile üye sayısına yönelik olarak yapılan tespitler ile taraflarca sunulan kooperatife yönelik üye sayısına ilişkin verileri içeren raporlar itibarıyla değerlendirme yapılması gerekmektedir. İlk olarak İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/221 E., 2015/59 K. sayılı kesinleşen karara göre 30.06.2013 tarihli genel kurula katılabilecek ortak sayısının 532 olarak belirlendiği, daha sonra İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/741 E., 2020/607 K. sayılı kesinleşen karara göre 22.06.2014 tarihli genel kurula katılabilecek ortak sayısının 374 olarak belirlendiği, son olarak işbu davadaki genel kuruldan hemen önceki tarihli son 14.06.2015 tarihli genel kurulun iptaline ilişkin açılan İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/30 E., 2026/83 K. sayılı dosyasında kooperatif defter ve kayıtların TTK’nın öngördüğü şekilde tutulmaması birtakım belgelerin imha edilmesi ve kayıtlardaki düzensizlik sebebiyle ortak sayısının tespit edilemediği kanaatine varıldığının bildirildiği, söz konusu kararın henüz kesinleşmediği ayrıca yukarıda yer verilen soruşturma dosyasına gönderilen Maliye Bakanlığı Vergi Müfettişi yazısına göre 06.10.2015 tarihinde ortak sayısına ilişkin 765 kişilik bir listenin mevcut olduğu ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettiş raporunda da kooperatif yönetimi tarafından verilen 06.03.2018 tarihli 872 kişilik ortak listesinde ortaklık kayıtlara ilişkin birçok eksik tespit edildiği anlaşılmıştır. Taraf vekillerinin kooperatife yöneltilen gerek önceki tarihli genel kurullara yönelik incelenen yukarıdaki dava dosyalarındaki sunulan bilirkişi raporları ve gerekse de işbu davadan sonraki tarihli genel kurulları yönelik davalarda sunulan birçok bilirkişi raporlarını ayrı ayrı ibraz ettikleri anlaşılmıştır. Dava konusu 26.06.2016 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağında ise davalı kooperatifteki kayıtlı ortak sayısının 242 olduğu, çağrı kağıdının ortakların tamamına Arnavutköy PTT şubesinden taahhütlü mektup olarak gönderildiği, ortaklar listesinde kayıtlı 242 ortaktan 61 ortağın asaleten, 20 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 81 ortağın genel kurul toplantısında hazır bulunduğu ve toplantı nisabının sağlandığı, Bakanlık temsilcisinin katılımı ile toplantının yapıldığı belirtilmiştir.
Kooperatiflerin ortak sayısının tespiti yönünden kayıtlı ortakların istifa ve ihraç durumları ile yeni ortak alımı ile ortaklık devri söz konusu olması halinde bu ortakların denetim elverişli olarak belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle de davalı kooperatifin yukarıda yer verilen farklı tarihlerde farklı ortak sayılarının tespitine yönelik mahkeme kararları ve raporların olması doğal ise de, davalı yapı kooperatifinin taşınmaz teslimini yapıp tapusunu verdiği ortaklarının istifa edip etmediği konusunda uyuşmazlık bulunması ile kooperatif defter ve kayıtlarının usule uygun tutulmadığının bilirkişilerce tespit edilmiş olması karşısında kooperatifin üye sayısının tespiti konusunda farklı tespitler neticesinde aynı tarihe ilişkin ortak sayıları konusunda birbiri ile çelişkili şekilde değişik rakamlar tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince itibar edilen 07.05.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda dava konusu 26.06.2016 tarihli genel kurula katılma hakkı bulunan ortak sayısının 284 olduğu tespit edilmekle birlikte bu sayının belirlenmesine dayanak olarak İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/741 E., 2020/607 K. sayılı kesinleşen dosyasındaki 22.06.2014 tarihli genel kurula katılma hakkı olan 374 üye bulunduğu yönündeki tespitten hareket edilerek kooperatifin ortak sayısı belirlenmiştir. Ancak yukarıda da yer verildiği üzere bu genel kuruldan sonra yapılan 14.06.2015 tarihli genel kurula ilişkin işbu dava dosyasındaki aynı davacılar tarafından açılan iptale yönelik İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/30 E., 2026/83 K. sayılı dosyasındaki ortak sayısının tespit edilemediğine yönelik kanaat işbu dava dosyasını etkileyecek niteliktedir. Zira davacıların genel olarak iddiaları aynı mahiyette olup tapusu verilen ortakların usulsüz şekilde kooperatif ortaklığından istifa ettirilmiş olması nedeniyle genel kurul toplantı nisabının bulunmadığına yöneliktir. Bu durumda da her ne kadar farklı tarihte yapılan genel kurul iptaline yönelik davalarda önceki tarihli genel kurul için dosyaların neticesini beklenilmesine dair içtihat ve yargı uygulaması bulunmamakta ise de iş bu davada yer alan davacıların bir kısmının benzer mahiyette tüm genel kurullara karşı toplantı nisaplarının oluşmadığına yönelik benzer iddialar içeren davalarının bulunduğu göz önüne alındığında kooperatif ortak sayısına ilişkin afaki farklar içeren bir çok veri ve belge olması karşısında da kararlar arasında çelişki olmaması amacıyla İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/30 E., 2026/83 K. sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir.
İlk Derece Mahkemesince ilk olarak davacılardan ...'ın mirasçısı ...'ın 15.10.2024 tarihinde ölüm kaydı bulunduğu uyap sistemi üzerinden yapılan kontroller ve nüfus kayıtları ile anlaşıldığından iş bu davacıların yargılama aşamasında vefatı nedeniyle taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/30 E., 2026/83 K. sayılı dosyasının neticesinin bekletici mesele yapılması ile, 14.06.2015 genel kurul tarihi itibariyle kooperatif ortak sayısının tespit edilmesi halinde bu tespit edilen miktardan hareketle sonraki iş bu dava konusu 26.06.2015 tarihli genel kurula ilişkin katılma hakkı bulunan ortak sayısının ve toplantı ile karar nisabının, davacıların iddiası ile davalının savunması da birlikte değerlendirilerek tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için bilirkişiden yeni bir rapor alınarak oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/30 E., 2026/83 K. sayılı dosyasında 14.06.2015 genel kurul tarihi itibariyle kooperatif ortak sayısının tespit edilemediğine yönelik kanaate ilişkin bu haliyle kesinleşmesi halinde ise, toplantı ve karar nisapları açısından davalı kooperatifin tasfiye halinde olması dikkate alınarak alınan kararlar itibarıyla üyelere ek yükümlülük yüklenip yüklenmediği de ayrıca değerlendirilerek varılacak kanaate göre hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. Ayrıca davadan feragat eden davacılar ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep eden taraflar yönünden de karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan sebeplerle; HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık halleri dikkate alınarak davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353/1.a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarihli ve 2016/793 E. - 2020/688 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davacılar tarafından ayrı ayrı yatırılan başvurma harçlarının Hazine'ye gelir kaydına, karar harçlarının talepleri halinde davacılara iadesine,
4-Davacıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/09/2026