İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/822 E. 2025/771 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/822
- Karar No
- 2025/771
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/822 Esas KARAR NO : 2025/771 Karar İŞ : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) TALEP TARİHİ : 24/09/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025 İlgili tarafından mahkememizde açılan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) çekişmesiz yargı işinin yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İlgili vekili talep dilekçesinde; Müvekkilinin alacaklarının tahsili için kendisine verilen hamili ve zilyedi olduğu ..... Bankası ..... Şubesi'nin 30.04.2026 vade tarihli, ..... çek nolu 30/04/2026 vade tarihli 2.147,471 TL bedelli müşteri çekinin çalındığını, söz konusu çeke tüm çabalara rağmen bir türlü ulaşılamadığından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na ..... no'lu iş emri ile suç duyurusunda bulunulduğunu, harici olarak factoring şirketlerinden çekin sahte olarak ciro edilip piyasada dolaştığı ve vadesinden önce tahsil edilmeye çalışıldığı bilgisine ulaştıklarını, ekte sundukları e-mail yazışması ile suça konu çekin Factoring şirketine tahsil amacıyla ibraz edildiğini öğrendiklerini, ilgili mailde suça konu çekin müvekkili şirket tarafından verilip verilmediğine ilişkin sorgulama yapıldığını, taraflarına bildirilen çek görüntüsünde suça konu çekin sahte kaşe ve imza yapılarak ........ inşaat şirketine verildiği gibi gösterildiğinin anlaşıldığını, oysaki müvekkilinin ........ inşaat şirketi ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, ........ şirketi'ne suça konu çeki teslim etmediğini, çeki factoring şirketine ibraz eden ........ Şirketi 'nin 08/08/2025 tarihinde kurulmuş olmasının da manidar olduğunu, çalıntı çekin halen kimde olduğunun da belli olmadığını, açıklanan doğrultuda ve iptalini talep ettikleri söz konusu çekin vade tarihinin yakın olması nedeniyle öncelikle bankadan tahsil edilmesini engellemek için çekin çalıntı olduğu da dikkate alınrak temnatsız olarak ödemeden men edilmesi yönünde tedbir konulmasını ve devamla çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Talep dilekçesi ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; İstem; 6102 Sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 ve 759/1 maddeleri kapsamında düzenlenen zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin çekişmesiz yargı işidir. 6100 sayılı HMK'nun 320. maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi de nazara alındığında, somut olayın belirginliğine bağlı ve çekişmesiz yargı işi de olması sebebiyle duruşma açılmadan, Anayasa'nın 141/4 maddesindeki dava ve usul ekonomisi kurallarına uygun olarak yargılama sonlandırılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarını düzenleyen 114/1. Maddesinin ç bendinde "Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili olması", dava şartlarının incelenmesini düzenleyen 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." ile 115/2 maddesindeki ""Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, işbu çekişmesiz yargı işinde HMK'nın 114/ç maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığının bulunduğu ve bu noksanlığın giderilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Talep tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. Maddesi; "İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir." şeklindedir. Söz konusu maddede düzenlenen yetki kuralı kesin yetki kuralı olup, mahkemece resen dikkate alınması gerekir. Her ne kadar ilgili, çek iptali istemli işbu talebi mahkememizde ikame ederek talep konusu çek bedeli üzerine ödeme yasağı konularak iptalini istemiş ise de; TTK'nın ilgili düzenlemeleri gereği çek iptali taleplerinde çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemelerinin kesin yetkili olması, kamu düzenine ilişkin bu yetki kuralının mahkemece re'sen nazara alınmasını gerektirmektedir. Somut uyuşmazlıkta, UYAP sisteminden ve ticaret sicilinden yapılan sorgulamada; ilgilinin yerleşim yeri/mersis adresi "..... MAH. ...... SOK. NO:3/1 ARNAVUTKÖY İSTANBUL" olup bu adres yargı sınırlarımız dışında kalmaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. maddesine göre çek iptali davalarında diğer bir yetkili mahkeme; talep konusu çek hesabının bağlı olduğu (ödeme yeri) yer Asliye Ticaret Mahkemesi olup, dava konu çek incelendiğinde, şubenin "Stadyolu/DİYARBAKIR" adresinde olduğu, bu adresin de yargı sınırlarımızın dışında kalmaktadır. Neticede; ilgilinin yerleşim yeri/mersis adresinin "Arnavutköy/İSTANBUL" olduğu ve mahkememiz yargı alanı dışında kaldığı; yine talep konusu çek hesaplarının bağlı olduğu (ödeme yeri) "Stadyolu/DİYARBAKIR" adresinin mahkememiz yargı alanı dışında kaldığı, usul ekonomisi açısından yetkili mahkemenin hamilin yerleşim yerinin bağlı olduğu İSTANBUL Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, 6102 sayılı TTK'nun 757. maddesi uyarınca mahkememizin yetkisi dahilinde bulunmayan talebin, 6100 sayılı HMK' nın 114/1-ç ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine ve mahkememizin yetkisizliğine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Talebin 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ç ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİ ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak yargılama dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce talebin açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne tevzi edilmek üzere İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli ve yetkili mahkemede nazara ALINMASINA, 6-Yargılama dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye yargılama dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili yargılama dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 25/09/2025 Başkan ...... ¸e-imzalı Üye ..... Üye ..... ¸e-imzalı Katip .... ¸e-imzalı