İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/534 E. 2025/802 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/534
- Karar No
- 2025/802
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/534 Esas KARAR NO : 2025/802 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 26/06/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Kaçaksu kullandığı tespit edilen, isim değişikliği ile müvekkili idare tarafından resen .... nolu sözleşme abonesi yapılan davalının MTS ... nolu icra dosyasına yaptığı itirazın kaldırılması ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dedikodu .... adlı Müzikhol iş yeri olarak kullanılan ... Mahallesi, ... Sk. No.16 adresinde kaçaksu kullandığı tespit edilen davalı hakkında müvekkili idarece 06.04.2022 tarihli .... nolu kaçaksu tutanağı düzenlendiğini, bu kaçaksu kullanımının akabinde ... nolu sözleşme müvekkili idare tarafından "isim değişikliği şeklinde" tek taraflı olarak yapıldığını, MTS ... nolu icra dosyasıyla takip tarihi itibari ile 152.091,30-TL alacağının tahsili talep edildiğini, Borçlu/Davalı "... Genel Müdürlüğü'ne abonelik için başvurmadığını, aboneliğin kendisine ait olmadığını belirterek icra dosyasına 24.03.2025 tarihinde itiraz ettiğini, dava konusu ... nolu sözleşme 06.04.2022 tarihinde sözleşmesiz su kullandığı tespit edilen ... adına müvekkili idare tarafından "isim değişikliği şeklinde" tek taraflı olarak yapıldığını, izinsiz su kullanımı ve resen abonelik ile uygulamasına ilişkin hususların 2018 tarihli ... Müdürlüğü Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliğinin 40.Maddesi'nde düzenlendiğini, bu yönetmelikte İdarece izinsiz su kullanımı tespit edilen kişiler hakkında İdarece resen abonelik yapılacağının hükme bağlandığını, .... nolu sözleşme kaçaksu kullandığı tespit edilen ... adına müvekkili idarece tek taraflı olarak yapıldığından, davalının icra takibine yaptığı itirazların kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce davada davalı ...'a dava dilekçesi ile tensip zaptının tebliğe çıkartıldığı, çıkartılan davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflara usulüne ilişkin tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, davacı tarafça kaçak su tutanağı nedeni ile davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin .... Numaralı dosyasında 24.06.2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu kaçak su tutanağı nedeni ile alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi, aynı yasanın 114/1-c bendi ile 115/1. Hükmü nedeni ile öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. "... Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunmaması ve su kullanılan yerin dükkan ( işyeri) olarak kullanıldığı, bu sebeple davada tüketici Mahkemesinin görevli bulunmadığı, davanın genel hükümlere göre İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle verilen dava dilekçesinin görev nedeniyle usulden reddine reddine, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, 07/11/2022, ... Esas, .... Karar Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, 6100 Sayılı HMK nın 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu nedenle öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlık, davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu kaçak su tutanağı nedeni ile davacı tarafça davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Dava niteliği itibari ile mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Nispi ticari dava olup olmadığına ilişkin ise davacının tacir araştırması yapılmış olup İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü yazı cevabında; davalı ...'ın faal gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, Kocasinan Vergi Dairesi yazı cevabında; davacının birinci sınıf tacir olmadığı anlaşılmıştır. Neticeten, davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davalının tacir olmadığı, su kullanılan yerin iş yeri olması nedeni ile uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5-6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2025 Katip ... ¸e-imzalı Hakim .. ¸e-imzalı