İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/301 E. 2024/214 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/301
Karar No
2024/214
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/301 Esas KARAR NO : 2024/214 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 17/09/2024 KARAR TARİHİ : 11/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .... ve davalı firma arasında servis taşımacılığı sözleşmesi yapıldığını, taraflar arasında km cinsinden söz konusu faaliyetin güzergahı, günlük ve aylık ücretlendirilmesi, başta olmak üzere birçok husus kararlaştırıldığını, her iki taraf da birbiri ile ticari faaliyet içerisinde olduğunu, müvekkilinin 2024 Nisan ayında yapılan anlaşma gereği düzenlenmiş güzergah belgesine uygun bir şekilde servis taşımacılığı faaliyetini eksiksiz ve özenli bir şekilde yaparak davalıya nisan ayında gösterdiği faaliyetin ve emeğinin karşılığı 81.312,00.-TL'lik hak edişine karşılık 30.04.2024 tarihinde bir fatura kestiğini, kestiği faturalara karşı yalnızca 25.000,00.-TL ödeme almış geri kalan kısmı alamadığını, Küçükçekmece İcra Dairesinde .... E. sayılı dosya ile 65.112,00.-TL asıl alacak için icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu icra takibine 30.000,00.-TL tutarında ödeme yaptığını, kalan kısma hukuka uygun olmayan birçok gerekçe sunarak 08.07.2024 tarihli borca itiraz dilekçesi ile itiraz ettiğini, itirazında haksız olan davalı-borçlunun İİK'nın 67/2. maddesi gereğince takibe konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere hükmolunacak kötüniyet tazminatı davalı-alacaklı müvekkiline ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. HMK'nın 2. maddesine göre; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Her ne kadar taşıma ilişkisi olduğundan bahisle davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiasına dayanılarak mahkememiz nezdinde dava açılmış ise de davacının esas dayanağının servis taşıma hizmeti verildiğine dayandığı, diğer bir deyişle taşıma senedine dayalı, tek bir taşımayı ilgilendiren bir dava olmadığı, hizmet nedeniyle fatura ilişkisinden kaynaklı bir dava olduğu anlaşılmıştır. Bu durum TTK madde 4'de sayılan "taşıma" ibaresine karşılık gelmemektedir. Zira işbu davada tartışılacak husus faturaya konu hizmetin verilip verilmediği ile ilgilidir. Dolayısıyla sırf aradaki ilişkinin taşıma olduğu iddiası nedeniyle bu dava mutlak ticari dava nitelendirilemez. (Taşıma ilişkisine rağmen tarafların tacir araştırmasının yapıldığı benzer davalar üzerine verilen kararlar için bkz. Yargıtay 11. HD, 02.10.2018 tarihli, 2018/4078 Esas, 2018/5938 Karar Sayılı İlâmı; İstanbul Bam 37. HD, 16.11.2021 tarihli, 2021/700 Esas, 2021/820 Karar Sayılı İlâmı). Ayrıca yapılan araştırma neticesinde davacının ticaret sicil müdürlüğünde tacir kaydının bulunmadığı, esnaf kaydının bulunduğu, işletme esasına göre defter tuttuğu dolayısıyla davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Taraflardan her ikisinin tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın nispi ticari dava türüne girdiği de söylenemeyecektir. Davalının esnaf kaydı bulunması nedeniyle tüketici sayılması da mümkün olmadığından, HMK'nın 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kanaati ile kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince , -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.11/11/2024 Katip .... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/301, K. 2024/214, T. 11.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-301-e-2024-214-k-4f48ce25477d