İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/241 E. 2024/52 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/241
- Karar No
- 2024/52
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/241 Esas KARAR NO : 2024/52 DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 13/09/2024 KARAR TARİHİ : 20/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı kurum olan ...'a elektrik aboneliği için 3 yıl önce başvurulmuş olup abonelik işlemlerinin tamamlandığını ve elektrik hizmeti sağlandığını, müvekkilinin yapmış olduğu anlaşma gereği tüketilen enerji karşılığında davalı kuruma tükettiği enerjisinin karşılığını ödemeyi taahhüt ettiği bir abonelik sözleşmesi yaptığını ve yıllarca ödemelerini düzenli ve istikrarlı bir şekilde gerçekleştirdiğini, müvekkilinin yaklaşık 3 yıl önce kiralamış olduğu ... Mahallesi .... Sokak No:22 Silivri/İstanbul adresinde bulunan .... Bakkal ismindeki işletmeyi işlettiğini, davalı kurum çalışanlarının, ilgili işletmeyi kontrole geldiklerinde harici bir hat olduğunu ve sayaçtan geçmediği belirtilerek kaçak elektrikten kaynaklı usule ve gerçeğe aykırı toplamda 465.297,34-TL 2 adet fatura fatura tanzim edildiğini, müvekkilinin itiraz etmesine rağmen itirazlarının reddedildiğini, müvekkili tarafından elektrik panosuna yahut işleyişine herhangi bir şekilde müdahalede bulunulmadığını, taraflarınca Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D.iş. nolu dosyasıyla ihtiyati tedbir talep edildiğini ve taleplerinin kabul edildiğini, müvekkili tarafından herhangi bir şekilde usulsüz bir işlem yapılmadığını, söz konusu kaçak elektrik bağlantısı iddiasını kabul etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin bu durumun ardından işyerine elektrik ustası çağırdığını ve gelen ustaların herhangi bir kaçak durumunun söz konusu olmadığını belirttiklerini, müvekkilinin bu denli bir kullanımda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu bu durum sebebiyle işletmesini kapatmak zorunda kaldığını, dava aşaması sürecinde müvekkilin maddi zarara uğraması söz konusu olduğundan müvekkilin elektrik aboneliğine ilişkin işlemlerinin devamına ve İhtiyati tedbir kararının aynen sağlanmasına karar verilmesini, şimdilik 100,00 TL'lik kaçak cezasından sorumlu olmadığının tespiti ile borcun iptalini, müvekkilinin davalı kuruma borcunun olmadığının tespitine, müvekkilinin adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının kaçak elektrik kullanımı iddiası ile davalı kurum tarafından kesilen faturalardan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.” Dava konusu uyuşmazlıkta her ne kadar davalı taraf tacir sıfatını haiz ise de yapılan araştırmada davacı tarafın tacir sıfatının bulunmadığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığından işbu dava açısından ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemeyeceği, uyuşmazlığın temelinin kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayanması ve dava konusu edilen somut olayın kaçak elektrik kullanım iddiası nedeniyle haksız fiil hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması karşısında, davanın 6502 sayılı yasa hükümlerine göre çözümlenmesi mümkün olmayıp tüketici mahkemelerinin görevli olduğundan da bahsedilemeyeceği, bu durumda HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5-6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okundu.20/09/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza