İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/516 E. 2023/462 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/516
Karar No
2023/462
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/516 KARAR NO : 2023/462 DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) DAVA TARİHİ : 03/06/2022 KARAR TARİHİ : 11/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekilinin Bakırköy nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 03/06/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin davalı şirketin %12 oranında hisse sahibi olduğunu, müvekkilinin ailesinden yadigar olan ve yıllarca emek verdiği Şirket yönetiminden sistematik bir şekilde uzaklaştırılması ve devamında Şirket Yönetim Kurulunun tahmini bütçesi 110.000.000,00 EURO civarında olduğunu rapor ettiklerini (Hemen belirtmeliyiz ki bu bütçe dahi hatalıdır onlarca kalem bütçeye ilave olmamış, bütçede olan kalemlerden bazıları 2 kat, bazıları 5 kat, bazıları 10 kat eksik hesaplanmış yazılmıştır; bu tür makine kurulumları Türkiye 'de ve dünyada yapılmış olup, 220-350 milyon Euro arası rakamlarla gerçekleşmiş olup, bu da yanıltıcı bütçe ile Şirkete yol haritası çizmek demektir ki; bu en temel itirazımızdır; bunun için yatırım bütçesinin ve fizibilitenin uygun olarak hazırlanması ve bu anlamda bilgi olarak içerik oluşturan unsurların çalışılıp hissedarlara sunulması istenmiştir.) davalı şirketin yeni bir yatırım sürecine girişmesi, bu yatırım süreciyle ilgili müvekkilinin yatırımdaki belirsizlikler ve bugüne kadar gerçekleşen zararlarla ilgili sorduğu hiçbir soruya yanıt alamaması, Şirket Yönetim Kuruluna gönderilen bu yöndeki bilgi alma talepli ihtarnamelere Şirket Yönetim Kurulunun cevap vermeye dahi tenezzül etmemesi; buna rağmen, Şirket 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında tekrar tekrar müvekkilin bu bilgileri Yönetim Kurulundan talep ettiği ve yapılan ve öz kaynaklarla karşılanma imkanı olmayan bu devasa yatırımla ilgili müvekkilin ciddi bir mali yükle karşı karşıya kaldığı bu tabloda müvekkilin hissedar olarak en doğal hakkının belirsizlikler ve zararlarla ilgili bilgi alma taleplerinin olduğunu ve fakat müvekkilden adeta gizleme niyetiyle hareket edilerek Yönetim Kurulu tarafından müvekkilin ne ihtarnamelere cevaben ne de Genel Kurulda talebine karşılık bilgilendirilmediğini, bu şekilde müvekkilin bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığını; bu doğrultuda, 2022 yılında gerçekleştirilen Genel Kurul toplantısında müvekkilin “özel denetim talebi” olduğu ve bu talebin oylanması istenmişse de Genel Kurul tarafından kabul edilmediğini; 2021 yılında gerçekleştirilen Genel Kurul toplantısında, yeni yatırımla ilgili hissedarları bilgilendirmek adına 3 aylık sürelerle hissedarlara rapor sunulacağına dair karar alınmasına rağmen Yönetim Kurulunun Kanuna aykırı davranarak Genel Kurul kararına uymadığını, bu raporları hiçbir zaman süresinde sunmadığı gibi sunulan evrakın içeriğinin de yetersiz ve bilgilendirmeye uygun olmadığını, kaldı ki son rapor diye teslim edilen tek sayfalık bir evrak olduğunu ve buna rapor dendiği; bu basiretsizlikle bu bedelde yeni bir yatırımla ilgili önemli noktalardaki belirsizlik, yönetimin sürekli karar değişiklikleri ve bu şekilde uğranılan zararlar ve yatırım bütçesinde ciddi bedelde şaşmalar nedeniyle müvekkilin ciddi şüphelerinin olduğunu ve Şirketin finansal raporları ile yatırım raporları incelendiğinde maddi olarak ciddi farklılıkların ve zararların açıkça görüldüğünü, bu suretle yönetilemeyen ve tahmini bütçesinden şu aşamada bile ciddi şaşmış bir durumda olan yeni yatırım sebebiyle Şirketin ve hissedar olarak müvekkilin zarara uğradığı hususların, ayrıntıları ve delilleriyle birlikte anlatılarak yeni yatırımla ilgili bahsedecekleri hususlarda özel denetçi atanmasını talep ettiklerini, davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş., 26.09.1984 tarihinde, müvekkilin babası .... tarafından kurulduğunu ve yıllarca bilfüil .... tarafından yönetildiğini, müvekkilinin Mayıs 2016'ya kadar Şirkette 20 yılı aşkın süre bilfiil çalıştığını, Şirketin ortaklık yapısının: .... %20 (Müvekkilin annesidir), ... %13, .... %13, ... %13, .... %13, .... %13 (buraya kadar sayılanlar müvekkilin kardeşleridir), ... %12, .. %41, .... %1, ... %1, ) şeklinde olduğunu, şirketin hem hissedar olup hem Şirketin Yönetim Kurulunda bulunan ... ve .... ile yakın zamana kadar Yönetim Kurulunda bulunan anne .... ve .... (Almanya'da yaşamakta olup diğer kardeşe verdiği vekaletler ile toplantılara katılmakta) tarafından hakim çoğunluk olarak yönetildiğini, yönetim kurulunda olduğu gibi Genel Kurullarda da bu grubun her kararda ayrılmadan oy veriyor olması ve çoğunluğu oluşturuyor olmaları sebebiyle bütün kararları kendilerinin istediği şekilde oy çokluğuyla verdiklerini, yönetimin, yatırım manasında, yakın zamana kadar Şirket işlerini bilfiil yürütmüş olan müvekkili ....'ın hiçbir uyarısını dikkate almadığını, cevap dahi verme tenezzülünde bulunmadığını, Sorulan sorular ve yapılan öneriler itiraz edilemeyecek ilmi gerçek konular olduğundan cevap veremediklerini, Şirket yönetiminin, onca yatırımı yapıp üretimde planlanan miktarı, belli bir ton başına maliyet ile üretip, satarak kazanç elde etme hesabı ve borç ödeme planı gerçekleşemeyecek; bir de üzerine büyük mali ihtiyaçlar doğuracak, şirketin batacak ölçüde finansal borçlu ve finansal ihtiyaçlı hale geleceğini, hiç hesaba katılmayan Şirket'in ihtiyaç duyacağı döner sermaye miktarının ise her geçen gün şirketin mevcut halinde bile anormal şekilde arttığını, Mevcudun çok üstü miktarda üretim artışından bahsedildiğine göre, SADECE bahsedilen üretim artış oranı kadar döner sermaye ihtiyacının artacağını, bu husus bile hiçbir yatırım raporunda değerlendirilmeyerek raporlarda hiçbir bilgi karşılığı olmadığını, son olarak, 2020 yılında gerçekleştirilen Genel Kurulda Yönetim Kurulu Başkanı ...., bahse konu yatırıma gerekçe olarak, “aslında biz yatırımdan vazgeçmiştik ama annem çok güzel bir rüya gördü ve yatırıma devam etmeye karar verdik” diye açıklama yaptığını, bu basiretsiz açıklamanın, Şirket yönetiminin durumunu ortaya koyduğunu, Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) madde 438 fikra 1'de yapılan düzenleme doğrultusunda, her pay sahibinin, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceğini, Genel kurulun bu talebi reddetmesi hali ise TTK madde 439'da düzenlenmiş olup buna göre sermayenin en az onda birini oluşturan pay sahiplerinin, üç ay içinde mahkemeden özel denetçi atanmasını isteyebileceklerini, TTK madde 438/1 açık hükmü doğrultusunda, özel denetim talebinin yapılabilmesi için bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olması ön şartının yanı sıra, üç maddi koşulun da bir arada bulunması gerektiğini, TTK madde 439/2 açık hükmü doğrultusunda, kurucuların veya şirket organlarının, Kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerinin ikna edici bir şekilde ortaya konulmasının yeterli olduğunu, dolayısıyla iddia edilen hususların kesin bir şekilde kanıtlanması istenmemiş olmakla, ikna edici bir şekilde ortaya konulmasının yeterli olduğunu, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını hem Şirkete keşide ettiği ihtarnameler ile hem de 07/04/2022 tarihli Olağan Genel Kurulda bilgi alma talebinde bulunup bu hususu tutanağa da şerh düşerek kullanmış olduğundan ötürü, özel denetim talebi için ön şartın gerçekleştiğini, Şirket Yönetim Kurulunun, yeni bir yatırım yapma sürecine girdiğini ve Aralık 2020 tarihli Fizibilite Çalışmasını yaptırıp bu fizibilite raporu üzerinden yatırım yapılmasına karar verildiğini, Yatırımın temeli kabul edilen fizibilite raporunda bütün kalemler dikkate alınarak 113.084.729,00 EURO toplam yatırım harcaması olacağı ifadesivyle Yönetim Kurulunun vatırıma başladığını, fizibilitenin 9. sayfasında “Yatırım ile İlgili Bilgiler” kısmından görülebileceği üzere, Yatırım Yeri olarak Bilecik-Osmaneli Selimiye mevkii tercih edilmiş ve bu bölgedeki arsa tahsisi ile alınacak olan 425.142,69 m2 arsa üzerine tesis kurulacağı rapor edilmiş ve sürecin Yönetim Kurulu tarafından bu şekilde başlatıldığını, fakat ilerleyen süreçte, Yönetim Kurulunun bu fizibilitede yeralan yatırım yeri tercihini bile değiştirdiğini ve bambaşka bir bölgede yatırım yapmaya karar verdiğini, fizibilite raporunda devletten arsa tahsisi ile sürecin yürütüleceği rapor edilmesine rağmen devletten arsa tahsis etmekten de vazgeçildiğini, tersine arsa satın alınmaya karar verildiğini, sadece bu karar değişikliklerinin dahi Şirkete çok ciddi maliyete sebep olduğunu, yeni yatırım için alınan ikinci el makinelerle ilgili ek maliyetler doğduğunu ve anlaşma dışında çok ciddi miktarlarda ödeme yapılması gerektiğinin haricen öğrenildiğini, bunların hiçbirinin Genel Kurula sorulmadığı gibi Genel Kurulun bu hususların gerek maliyetleri gerek yaratabileceği ekstra masraflar konusunda, talep edilmesine rağmen Yönetim Kurulu tarafından bilgilendirilmediğini, müvekkil ...'ın, Şirket Yönetim Kurulunun yeni yatırım yapacağına dair duyumlar aldığını, fakat Yönetim Kurulu tarafından bilgi sahibi edilmediğinden ötürü, Beşiktaş ... Noterliğinin 15/01/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek Şirket Yönetim Kuruluna ihtarname gönderdiğini, ihtarnamede, TTK madde 411 doğrultusunda, Şirket adına yapılacak olan yeni yatırımın bi ülen yatırımın gereklilikleri ve bu gerekliliklerin ne kadarının yerine getirildiğinin anlaşılamaması, yeni yatırım sürecinin işleyişindeki tutarsızlıklar ve eksiklikler sebebiyle, ihtarnamede ayrıntıları yer alan yatırıma ilişkin konuların görüşülüp bilgi verilmesi adına Şirketin genel kurula çağrılması veya genel kurul toplanacaksa gündeme ihtarnamede yer alan hususlarda maddelerin eklenmesinin talep edildiğini, müvekkilin bu ayrıntılı bilgi alma talebinin, 2020 yılı Olağan Genel Kurul toplantısı gündeminde “9”. madde olarak “Hissedarların yeni yatırıma ilişkin ayrıntılı bilgilendirilmesi” başlığıyla bir maddeye sıkıştırıldığını, 14/04/2021 tarihinde gerçekleştirilmiş olan bu genel kurul toplantısında, 9. Gündem maddesi başlığında, hissedarların yeni yatırım süreçleri hakkında bilgilendirildiği ifade edilmişse de; gerek müvekkil ...'ın bu maddede koyduğu Muhalefet Şerhi gerekse diğer hissedarlar .. ile ...'ın koyduğu muhalefet şerhleriyle, yeni yatırım süreçleri hakkında talep edilen ayrıntı bilgilerin, “Yönetim Kurulu tarafından müvekkile verilmediğini, müvekkil ....tarafından, Şirket Yönetim Kuruluna, Beşiktaş ... Noterliğinin 18/02/2022 tarih ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek, bu ihtarnamenin 2. maddesi ve bu maddenin alt başlıklarında yer alan 2.1, 2.2 ve 2.3 maddelerde yer alan yatırıma ilişkin ayrıntılı hususlarda, müvekkili hissedara bilgi verilmesinin talep edildiğini, fakat, davalı Şirket Yönetim Kurulunun, işbu ihtarnameyi 22/02/2022 tarihinde tebellüğ etmesine rağmen müvekkil hissedara cevap dahi vermediğini; müvekkilinin bilgi talep ettiği hususlarda bunun üzerine, müvekkili tarafından Şirket Yönetim Kuruluna yeni bir ihtarname keşide edilerek, Beşiktaş .... Noterliğinin 21/03/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle, “18/02/2022 tarihli .... yevmiye numaralı ihtarnamede yer alan (ihtarnamenin “2.” maddesi ve bu maddenin alt maddelerinde yer alan) ve bilgi/belge talep ettiğimiz bütün hususlarda şirketin olağanüstü genel kurula derhal çağrılmasını, yatırımın büyüklüğü dikkate alındığında ve bilgi alınması gerekli çok sayıda başlık olmasından ötürü, gündemin yatırıma ilişkin bütün bu hususlardan oluşması ile hissedarların bu yatırıma ilişkin yapılanlar/yapılacaklar/öngörüler/yol haritası/bütün bu başlıklarda teknik durum ve mali durum açısından ayrıntılı bilgilendirilmesini” talep ettiğini, fakat, davalı Şirket Yönetim Kurulunun, işbu ihtarnameyi 23/03/2022 tarihinde tebellüğ etmesine rağmen müvekkili hissedara yine cevap vermediğini, iüi. Davalı Şirketin, 2021 yılına ait Olağan Genel Kurul toplantısı 07/04/2022 tarihinde gerçekleşmiş olup bu toplantıda 7. Gündem maddesi olan “Yeni yatırıma ait faaliyetler hakkında ortaklara bilgi sunulma periyotları hususu” ile 8. Gündem maddesi olan “Yıllık faaliyet raporunun müzakeresi” esnasında, müvekkilinin, TTK madde 437/2 doğrultusunda bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığını ve bu hususa dair toplantı tutanağına da şerh düşerek, “Toplantıya dair verdiğim genel muhalefet şerhinde bahsettiğim bütün konuları ayrıntılarıyla birlikte yönetim kurulundan cevabının verilmesini isiyorum” dediğini, TTK madde 437 fikra 2'de, pay sahibinin Genel Kurulda, Yönetim Kurulundan, Şirketin işleri hakkında bilgi isteyebileceği; pay sahibine bu şekilde verilecek bilgilerin hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olması gerektiğinin düzenlendiğini, bu suretle müvekkilinin TTK madde 437/2 hükmü doğrultusunda bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığını, fakat Yönetim Kurulu, bilgi vermediği/müvekkili cevapsız bıraktığı gibi müvekkilin “sınırlandırılamaz” bir hakkı olan bilgi alma ve inceleme hakkını da yok saydığını, dolayısıyla, TTK madde 438'de düzenlenen özel denetim talebinin, “bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa” şeklinde ifade edilen ön şartının müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini ve müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını Genel Kurulda kullandığını, TTK 438'de, “hakkın kullanılmış olması” aranmakta olup bu hakkın kullanılması devamında karşı tarafın bilgi verip vermediği hususu özel denetim talebi için önemli olmadığını; ön şartın yalnızca, “hakkın hak sahibi tarafından kullanılmış” olması olduğunu, müvekkilinin, gerek Şirket Yönetim Kuruluna gönderdiği 18/02/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamede, gerekse de 07/04/2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında vermiş olduğu muhalefet şerhinde, Yönetim Kurulundan bilgi istediği bütün hususları ayrıntılı ve tek tek yazdığını, yeni yatırıma ilişkin olarak Yönetim Kurulu tarafından yapılanlar/yapılacaklar/öngörüler/yol haritası/bütün bu başlıklarda teknik durum ve mali durum açısından ayrıntılı ve teknik özel denetim talepleri olduğunu, Yönetim Kurulunun yatırımın başlangıcında hazırlatmış ve yatırımı bu doğrultuda başlatmış olduğu fizibilite raporundaki rapora esas kararlar YK tarafından değiştirildiği gibi, maliyetler de bu doğrultuda ciddi miktarlarda şaşmış vaziyette olduğundan yatırıma esas fizibilite raporunun tamamen ortadan kalktığını ve yatırımın geleceğinden şüphe edilir vaziyette olduğunu, davalı Şirket Yönetim Kurulunun, 2021 faaliyet raporuyla da sabit olduğu üzere alelacele şekilde yatırım yapma sürecine girdiğini (İşbu Faaliyet Raporunda “... Firmasıyla acil olarak anlaşma yapmak durumunda olduğumuzdan birtakım hatalar meydana gelmiştir” yazarak bu durum YK tarafından ikrar edilmiştir.) ve Aralık 2020 tarihli Fizibilite Çalışmasını yaptırıp bu fizibilite raporu üzerinden yatırım yapılmasına karar verildiğini, gelinen noktada ise, yatırıma konu ithal edilen makinelerin başka bir yerde, arsanın başka yerde ve yatırıma esas alınan ve planlanan stratejik öneme sahip bölge Pamukova/Bilecik/Adapazarı iken ve arsa edinme koşulu devlet tahsisiyken, şimdi tamamen başka tarafta/Kırklareli'nde ve devlet tahsisinden vazgeçip satın alma ile arsa temininin söz konusu olduğunu, halbuki yatırımın başlangıç fizibilite raporunda, arsa temini için kabataslak 2.000.000,00 Euro öngörülmüş iken, halihazırda faaliyet raporunda yer aldığı üzere arsaya 205.000.000,00 TL, yani bu günkü kur üzerinden hesaplanırsa 12.000.000,00 Euro civarı verilerek arsa satın alındığını, Fizibilite raporu, yalnızca arsa konusunda bile 10.000.000,00 EURO (Onmilyon Euro) şaştığını, akıl almaz rakamlarla, Yönetim Kurulunun yanılmaları her aşamada karşımıza çıktığı gibi, arsa temini şekli ve bölgesi yatırımın çok temel bir taşı olmasına rağmen, bu başlıkta dahi kararsız ve değişikliğe giden bir yönetimin, bu ve bunun gibi basiretsiz hareketlerinin zarar açısından öngörülemez bir sürece girdiklerini daha başından gösterdiğini, bu doğrultuda, yönetim Kurulundan talep edilen bilgilerin aşağıdaki gibi olup bu hususların ve aslında yatırımla ilgili yapılanlar/yapılacaklar/öngörüler/yol haritası/bütün bu başlıklarda teknik durum ve güncel mali durumun atanacak özel denetçi eli ile aydınlatılmasının müvekkil adına zaruri olduğunu, yatırım yapılacak tesis için Kırklareli tarafına (tam tersi yöne) yönelmenin sebepleri ile maliyetleri hususunda (arsa bedeli faaliyet raporunda yer almakta olup bunun dışında başkaca maliyetler hususunda), il. Yönetim Kurulunun projeyi Kırklareli'ne taşıması doğrultusunda değişen coğrafi konum sebebiyle (halihazırda makinelerin Bilecik'te kiralık arsada olduğu da dikkate alınarak) öngörülmesi gereken gider değişiklikleri mevcut projelerde yer almadığından ötürü, gider değişiminin dikkate alınarak bütçe koşullarının güncel ayrıntıları hususunda, hemen belirtmek gerekir ki, ikinci el makine çöplüğüne dönmüş bir dünyada yatırım adına ilk hamle arazi tahsisi veya alımı olmalıydı ki bugünkü taşıma ve stoklama maliyetlerinin ortaya çıkmayacağını, yeni arsanın edinilme koşulları hususunda (nasıl bir sözleşme imzalandı, şartları neler gibi), ayrıca organize sanayi ile yapılan anlaşma koşulları hususunda, Bilecik'te makinelerin bulunduğu kiralık arsada bugüne dek yapılan masrafların maliyeti hususunda, Bilecik'te yer alan makinelerin tekrardan taşınmasının taşıdığı risk ve masrafları hususunda, bu makinelerin ne zaman ve nasıl/ne şartlarda taşınılacağı hususunda, satın alınmış ve kiralık arsada duran makinelerin teşvik koşullarında bir değişiklik olup olmadığı hususlarında (kurulamadığı durumda beher kilogram makine için 10 USD penaltısı olduğundan ötürü), ayrıca toplamda kaç bin ton makine ithal edildiği hususlarında (makinelerin kurulamadığı durumda nasıl bir riskle ve penaltıyla karşı karşıya kalınacağını somutlaştırmak adına) yatırım raporu olarak YK'nın sunduğu raporlarda bu bilgilerin olmamasından ötürü; yatırımda finansman maliyetlerinin, oluşan giderler ve öngörülen giderlerin, bütçeye güncel etkisi yönünden incelenerek raporlanması, piyasada olan anormal değişimlerin dikkate alınmasını (örneğin emtia fiyatlarının, döviz fiyatlarının, nakliye fiyatlarının ve işçilik fiyatlarının piyasadaki değişimlerden her geçen gün pay aldığının göz önüne alınmasını), finansmanın teminatının ne şekilde verileceği veya anlaşma koşullarının nasıl olduğu / olacağı gibi hususlarda, mevcutta kullanılan makine, çok daha donanımlı olmasına rağmen 860 m/dak sürati geçemiyor iken yeni kurulacak olan makinenin, artık su götürmez bir gerçeklik olan eksikliklerine rağmen çalışma sürati 1000 m/dak alındığını, Bu boyutlarda yatırıma girişmiş olarak kağıt üzerinde 1000m/dak çalışıyor kabul edildiğini ve bu verileri kabul eden fizibilite ile yatırım planlandığını, eldeki çalışan hattı fiiliyatta 860 m/dak süratin üzerine çıkaramadıklarını, bu durumda, yeni kurulacak olan hatta, %100 çalışma üzerinden öngörülerin oluşturulmasından ziyade, gerçekçi bir yaklaşımla bu projenin oluşturulması hususunda; yine, üç aylık ortaklara verilen bilgilerden de anladıkları kadarıyla makine olduğu gibi kurulacak olup, teknik olarak dünyada terk edilen ve kapatılan bu makinelerin aynı şekilde kurulmasının verimsiz üretim, kalitesiz kâğıt üreten bir tesis anlamına geldiğini ki bunun da kabul edilebilir olmadığını, bu hususun da, fizibilite raporunda verilen makine bedeli, demontaj ve paketleme, konteyner bedeli ve nakliye bedelleri ve arsa temini konularının incelenmesi gerektiğini, Demontaj işi için Yönetim Kurulu tarafından anlaşma yapılan şirketin yerinde işi değerlendirdiğini ve 759 adet konteyner ile işin yapılabileceğini bildirdiğini; ancak şimdi ise 1071 konteyner olarak makinelerin geldiğini, bu ve buna benzer birçok sair hususun bulunduğunu, 07/04/2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısının 10. maddesi görüşülürken müvekkil ....söz alarak, “yatırım süreçleri ile alakalı olarak gerek gönderdiğim ihtarnameler gerek işbu genel kurulda yönelttiğim sorular ve şerhler ile ilgili bilgi alma ve inceleme hakkımı kullandım. Devam ile gündemde olmasa dahi yönetmeliğin 25. maddesi doğrultusunda yatırım süreçleri ile ilgili özel denetim talebim mevcuttur. Genel Kurulda bu talebimin oylanmasını talep ediyorum” dediğini, müvekkilinin yönelttiği özel denetim talebi teklifinin oylandığını ve oylama sonucunda 118.560 adet kabul oyuna karşılık 193.440 ret oyu ile özel denetim talebinin kabul edilmediğini, Kanunun “özel denetim” için aradığı bütün şartlar mevcut olduğunu, mahkemece yaptırılacak olan işbu hususlarda özel denetim neticesinde yatırım süreçlerinin açıklığa kavuşturulabilmesi ve ortaya çıkan Şirket zararlarının/Şirkete yansıtılan ek maliyet ve ek ödemelerin miktar itibariyle müvekkil tarafından tespit edilebiliyor olmasıyla birlikte, Yönetim Kurulunda sorumluluğu bulunan kişilere karşı yürüyecek sorumluluk ve başkaca davalarda kullanılacak olup bu suretle de Sayın Mahkemenizin vereceği özel denetim kararının, önem arz ettiğini, neticede; Türk Ticaret Kanunu'nun 439. maddesi (ve tüm mevzuat) uyarınca, işbu dava dilekçesinde belirtilen olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulması adına özel denetçi atanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili 07/07/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; TTK 439/2 maddesi gereği özel denetçi atanabilmesinin şartının şirketin ve pay sahiplerinin zarara uğratıldığının ikna edici bir şekilde ortaya konması olduğunu, müvekkili şirket tarihinin en karlı döneminde olduğunu, 2021 yılında net olarak 395.788.581,16 TL (üç yüz doksan beş milyon yedi yüz seksen sekiz bin beş yüz seksen bir Türk Lirası on altı kuruş) kar elde ettiği yıllara göre bakıldığında bu şirket tarihinin en karlı dönemi olduğunu, şirketin ve pay sahiplerinin bırakın zarara uğramasını, kazanç rekorları kırdığını, şirketin tarihinin en parlak dönemini yaşadığını, Şu anda şirket varlıklarının 840.636,990,44 TL şirket arazi ve arsalarının toplam değerinin 670.535.981,99 TL olduğunu, davacının kardeşlerin en küçüğü olduğunu, bir süre müvekkili şirkette çalıştığını, kendisinin tek işi bilen kişi olduğu bu konuda duayen olduğu iddiasıyla her ne kadar faydalı olursa olsun başında kendisinin olmayacağı tüm projeleri sabote edeceğini ve şirketi kilitlemek için tüm kanuni haklarını sonuna kadar kullanacağını defalarca ifade ettiğini, Şeriata göre mirastan kız evlatların bir hisse erkeklerin ise iki hisse alması gerektiğini bu nedenle ailedeki kız evlatların fazla mal sahibi olduğunu söylediğini, zaman zaman uğramış olduğu haksızlık sanrıları ile öfke nöbetleri geçirip şirket yönetiminde aktif ve başarılı çalışmaları ile öne çıkan ... ve ...'a hem fiziksel hem sözlü saldırılarda bulunduğunu, daha önceden ertelenmiş cezaları bulunduğunu, bunların tedbirsizlik ve öfke kontrolünün olmaması neticesi gerçekleştiğini, davacı kardeşlerinin beyanına göre uyuşturucu madde kullandığını bu uyuşturucuyu içtikten sonra kardeşleri olan şirket yöneticilerine küfürler etmeye başladığını, onların şirkette yönetici olmalarını gururuna yediremediğini, davacı Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İŞ sayılı dosyası ile genel kurulun tedbiren durdurulmasını talep ettiğini, bu talebin Sayın Mahkeme tarafından reddedildiğini, davacının Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile bilgi alma hakkının ihlal edildiğini iddia ettiğini ve TTK 437 maddesi gereği bilgi verilmesi talebini ilettiğini, mahkemenin bu talebi reddettiğini, dava dilekçesinde ısrarla şirketin kötü yönetildiğinden ve batacağından bahseden davacının şirket hisselerini devrederek şirkette ayrılmaktan hiç bahsetmediğini, TTK 531 maddesine göre haklı sebeple fesih talep edip hisselerinin değerine kavuşabileceğini, Ancak elbette ki davacının niyeti böyle kar eden bir şirketin hisselerini devretmek değil, bu şirketin yönetimini elde etmek olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin ... mahallesi ....cad. No:72/1 Küçükçekmece adresinde olduğunu, Şirket kurulduğunda şehir dışında olan bu yer günümüzde tam da şehrin ortasında kaldığını, artan çevre şikayetlerinin önüne geçilemediğini, gösterilen ve gösterilmek zorunda olan çevre hassasiyeti nedeniyle rakip şirketlere göre daha fazla maliyete katlanılmak zorunda kalındığını ve rekabet şansının azaldığını, Rakip firmalar sürekli yatırım yapıp büyürken müvekkili şirketin üretim kapasitesinin 150.000 ton/yıl ile kaldığını ve Çed Belgesi gereği bu rakam şirketin mevcut faaliyet gösterdiği alanda izinli olduğu maksimum üretim rakamı olup uzun yıllardır bu rakamın arttırılamadığını, bu nedenlerle yatırım yapmanın bir tercih değil zorunluluk olduğunu, bu zorunluluk karşısında İstanbul dışında başka bir yerleşim yerinde yatırım kararı alındığını, yatırım kararında ....dışında tüm ortakların onayı olduğunu, davacının dava dilekçesinde aynen' Şirket Yönetim Kuruluna gönderilen bu yöndeki bilgi alma talepli ihtarnamelere Şirket Yönetim Kurulunun cevap vermeye dahi tenezzül etmemesi; buna rağmen, Şirket 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında tekrar tekrar müvekkilin bu bilgileri Yönetim Kurulundan talep ettiği ve fakat ısrarla bilgilerin verilmediği,' bilgi alamadığından bahsettiğini, oysa aynı dilekçede bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığını belirttiğini, huzurda görülen davanın TTK 439 gereği özel denetçi atanmasına ilişkin olup bu davada özel denetçi talebinin genel kurulda reddedilmesi şartı arandığını, davacı hem huzurdaki bu davayı açmış hem de bu davanın adeta ön şartı olan genel kurul kararlarının iptali için Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, Eğer genel kurul kararı iptal edilirse bu davanın şartı olan genel kurulda özel denetçi talebinin reddedilmesi şartının da ortadan kalkmış olacağını, davacının bu davayı 03.06.2022 tarihinde Bakırköy ... Asliye Ticaret mahkemesindeki davayı da 29.06.2022 tarihinde açtığını, Oysa genel kurul kararlarının iptali halinde zaten huzurda olan davanın konusuz kalacağını, müvekkili şirket yetkilisi ...'un 1995 yılında 26 yaşında Genel Müdür olarak görevini başladığını, 1995 yılından bu güne kadar şirkette görev aldığını, 2003 yılında, 2009 yılında ve 2011 yılından bu ... yönetim kurulu başkanı olarak çalıştığını, müvekkili şirketin yıllardır ... başkanlığında idare edildiğini, davacının kişisel hırsları nedeniyle bu tür davaları açmaya son iki yılda başladığını, müvekkili şirket yetkililerinin ve ortaklarının çok uzun zamandır yeni yatırım yapmak arzusunda olduğunu, bunun için yer temin etme gayret ve çabası içinde olduklarını, İlk önce Sakarya ili Pamukova ilçesinde arsa önerildiğini ve bu arsayla ilgili yatırımlar yapıldığını, ancak Sakarya Ziraat Mühendisleri odasının başvurusu neticesinde Sakarya .... İdare Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı ilamı ile idari işlemin iptal edildiğini ve taşınmaz üzerindeki müvekkil şirketin irtifak hakkının idare tarafından sonlandırıldığını, neticede müvekkili şirketin bu arsayla ilgisi kalmadığını, bunun üzerine Sanayi ve teknoloji Bakanlığının desteği alınmaya başlandığını ve bakanlığın tavsiye ve yönlendirmeleri ile Bilecik Osmaneli arsası ile işlemler başlatıldığını, ancak bu arsada da problemler yaşandığını, bunun üzerine Kırklareli ilinde OSB içinde arsa alınması yoluna gidildiğini, Türkiye de tek bir örneği olan münferit yatırım yeri başvurusu yapıldığını, ayrıca daha önce tahsisi yapılmış Pamukova arazisi ile ilgili hukuki çalışmalarının ve zilyetlik durumunun devam etmekte olup ellerinde hiçbir arazi olmadan yatırıma başlamış oldukları iddiasının da asılsız olduğunu, süreç devam ederken Pamukova arazisinin kullanımının sıkıntı yaratacağı anlaşıldığını ve Amerika dan getirilen konteynerleri muhafaza etmek için Bilecik'te depo ihtiyacı hasıl olduğunu, Kırklareli Organize Sanayi Bölgesine yönlendirme bakanlık yetkililerince yapılmış ve 600 TL m2 fiyatı ile alım yapıldığını, .Mart 2022 de satınalma anlaşması imzalanan bu arsanın fiyatı şu anda 1100 TLm2 olduğunu, müvekkili sirket yetkililerinin basiretli kararları ile yatırımın başlangıcında bile kar etmeye başlandığını, ayrıca bu ödemelerin faizsiz ve 3 yıl vadeli olduğunu, İndirgenmiş nakit akım yöntemine göre 400 TL civarına mal olmuş olacağını, Bilecik arsasında ise tüm kamulaştırma bedelinin müvekkil şirket tarafından ödenecek olup, buna rağmen hazineye ait olacağını, Ancak belli şartları yerine getirmeleri halinde müvekkil şirket kullanımına tahsis edileceğini, Sürecin ne kadar olacağı ve hangi aşamada hangi engeller ile karşılaşılacağının da muğlak olduğunu, Oysa Kırklareli'nde alınan arazinin mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olacağını, davacının taşınabilir belleklere yüklettiği muhalefet şerhlerini genel kurul kararlarına şerh olarak düştüğünü, bu muhalefet şerhleri genel kuruldan sonra dava açabilmek için önceden uzun uzun hazırlanmış aslında o toplantıda ne konuşulursa konuşulsun, ne karar alınırsa alınsın yine de eklenecek olan şerhler olduğunu, davacının niyeti gerçekten muhalefet etmek ya da sağlıklı karar alınmasını sağlamak değil 'kadından baş olmaz' inancı gereği müvekkili şirket yetkililerini çalıştırmamak olduğunu, davacı tarafından gönderilen ihtarnameler zaten genel kurulda verilecek olan bilgi ve şirket merkezinde davacının incelemesine hazır bulundurulan evrak içerikleriyle ilgili olduğunu, Genel kurullarda yıllık faaliyet raporu, denetçi raporu, finansal tablolar yer aldığını ve davacının tüm bunları incelediğini, genel kurulda verilmemiştir." dendiğini, dava dilekçesinde de açıklandığı üzere yeni yatırıma ilişkin hissedarlar ayrıntılı olarak bilgilendirildiklerini, davacı taraf şerh koymasına rağmen bu genel kurul kararıyla ilgili bir dava açmadığını, yani davacının yeni yatırımla ilgili ayrıntılı olarak bilgilendirildiği gerçeğinin genel kurul kararıyla da ortada olduğunu, fizibilite raporunda yazan rakamlar ile gerçekleşen rakamların birbirinden farklı olduğunu, dünyada tüm rakamların döviz cinsinden arttığını, tüm emtia fiyatlarının 4-5 kat arttığını, fizibilite raporlarının şaşmasının normal olduğunu, müvekkilinin bahse konu yatırımı yapmaya muktedir olduğunu, bu yatırım hem müvekkili şirket hisse sahiplerine hem de ülkemize önemli katma değerler sağlayacak müvekkili şirketin ilk 500 sıralamasındaki yerini daha yukarılara taşıyacağını, dava dilekçesinde ortada tesisin kurulacağı arsa bile yokken makineler alınmıştır diyerek şirket yönetiminin eleştirildiğini, Oysa önce makine alması ve bu makineye göre yer yapılması gerektiğini, müvekkili şirket yetkililerinin aldığı kararların doğru olduğunu, İkinci el makine piyasasında kararların hızlı alınmalı ve uygun makine bulunduğunda sahiplenilmesi gerektiğini, aksi halde başka bir alıcı gelip makineyi satın alabilmekte ve yapılan tüm çalışmalar, araştırmalar boşa çıkabilmekte olduğunu, müvekkili şirket daha öncede defalarca başka ülkelere ikinci el makine almak için gittiğini, ancak Çinli şirketlerin daha çabuk kararlar alarak makineleri müvekkili şirketten önce satın aldıklarını, neticede; davacının özel denetçi atanması talebinin TTK 439/2 de aranan şartları taşımadığını, müvekkil şirketin zarara uğraması ya da uğratılmasının söz konusu olmadığını, haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı ... yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, TTK'nın 438 ve devamı maddelerinde düzenlenen özel denetçi atanması istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişiler Prof. Dr. ... ve ... tarafından mahkememize sunulan 14/11/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davacı tarafından özel denetim istenen hususlar açık ve net bir biçimde belirtildikten sonra davalı şirkete özel denetçi atanıp atanamayacağı hususunun değerlendirilebileceği yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. Bilirkişiler Prof. Dr. ... ve ... tarafından mahkememize sunulan 15/03/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; Davacı vekilinin Bilecik'te bulunan kiralık arsanın maliyetinin ne olduğuna ilişkin taleplerinin mali olarak yapılacak özel denetim ile tespit edilebileceği, davacı vekilinin Bilecik'teki makineler taşınmış ise taşınma maliyetinin tespiti taleplerinin mali olarak yapılacak özel denetim ile tespit edilebileceği, davacının yatırım konusu makinelerin kaç konteyner ile Türkiye'ye getirildiği taleplerinin, faturalar üzerinde yapılacak özel denetim ile tespit edilebileceği, davacının Belediyeye bağış yapılıp yapılmadığı tespiti taleplerinin, özel denetim ile tespit edilebileceği yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. Dava, şirket azınlık pay sahibinin, şirkete karşı açmış olduğu şirkete özel denetçi tayin edilmesi talepli davadır. Sermaye şirketleri arasında yer alan anonim şirketlerde karar alma organları genellikle çoğunluk pay sahiplerinin menfaatleri doğrultusunda kararlar aldıkları için kanun koyucu bu durumu dengelemek üzere pay sahiplerine birtakım haklar tanımıştır. Özel denetçi isteme hakkı da tanınan bu haklar arasındadır. Ayrıca anonim şirketlerde her pay sahibinin genel kurula katılma, konuşma ve öneride bulunma, oy kullanma, sermaye artırımında rüçhan hakkını kullanma, ortaklıkta kalma ve payını devretme gibi hakları bulunmaktadır. Pay sahiplerinin bu haklarını bilinçli bir şekilde kullanması için bu hususlarla ilgili yeterli bir bilgiye sahip olması gerekmektedir. İşbu sebeple Türk Ticaret Kanunu 437. Maddesinde pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme hakkı düzenlenmiştir. Özel denetçi isteme hakkı da pay sahiplerine tanınan bu bilgi alma ve inceleme hakkının devamı olarak nitelendirilebilir. Özel denetim isteme hakkı, TTK'da “Pay sahibinin kişisel hakları” başlığı altında “Bilgi alma ve inceleme hakkı” (m. 437) takiben düzenlenmiştir (m. 438) BK'da ise özel denetim, “Pay sahipliğinden doğan ortaklık hakları” genel başlığı altında, “genel kurula katılma hakkı” ve “oy hakkı”ndan sonra gelen “denetim hakları” çerçevesinde “bilgi alma hakkı” ile birlikte düzenlenmiştir. Pay sahipliğinden doğan bir hak olması nedeniyle özel denetim isteme hakkı,esas sözleşme veya genel kurul kararı ile ortadan kaldırılamaz veya kısıtlanamaz. TTK m. 438/1 uyarınca her pay sahibi, payının türünden bağımsız olarak, genel kurula özel denetim talebinde bulunma hakkına sahiptir. Bu, pay sahibinin bireysel hakkıdır. Pay sahibi, bu bireysel hakkını kullanabilmek için bilgi alma ve inceleme hakkını önceden kullanmış olmalıdır. Ayrıca, özel denetim isteme hakkının her bir pay sahibine ait bireysel bir hak niteliğinde olması, genel kurulda bu istemin kabul edilmesi durumuna özgüdür. Eğer genel kurul bu talebi reddederse, o takdirde pay sahibinin bu bireysel hakkı azınlık hakkına dönüşür. Başka bir deyişle, pay sahibi özel denetim talebinde bulunmuş, ancak bu talep genel kurul tarafından reddedilmişse, bu durumda sadece azınlık mahkemeden özel denetçi atanmasını isteyebilir (TTK m. 439/1). Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır. (TTK m. 439/11) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir (TTK m. 440/1-11). Özel denetçi talebi pay sahibinin bilgi edinme hakkının bir uzantısıdır. Her ikisinin de amacı pay sahibinin bilgi edinme ve kontrol haklarını daha efektif kullanmalarını sağlamak ve bu yolla pay sahiplerinin haklarının (örneğin sorumluluk davası veya genel kurul kararlarının iptali) kullanımını kolaylaştırmaktır. Özel denetçi talebi bilgi edinme ve inceleme hakkının sonuca ulaştırmadığı durumlarda ikincil ve son araçtır. Özel denetçi talebinin ikincilliği TTK md. 438'den kaynaklanmakta olup şahsa, esasa ve usule ilişkin hususları kapsamaktadır. Özel denetçi talebi müessesinin ikincil nitelikte bir hukuki yol olması noktasında kanun koyucu katı bir biçimde genel kurulda önceden bilgi edinme ve inceleme hakkının kullanılıp kullanılmadığını aramaktadır. Bir başka ifadeyle pay sahibinin özel denetçi talebinde bulunabilmesi için öncelikle genel kuruldan bilgi talep edip inceleme hakkını kullanarak zamansal ve maddi olarak daha ekonomik olan yönteme başvurması gerekmektedir. TTK'nın özel denetime ilişkin düzenlemeleri talebin zamanı hakkında açık bir düzenlemeye yer vermemektedir. Ancak anonim şirketlerde pay sahibi olmanın gereği pay sahipleri özel denetçi taleplerini prensip itibarıyla tıpkı diğer pay sahipliği haklarında olduğu gibi olağan veya olağanüstü genel kurulda ve genel kurul toplantısı süresince kullanabilirler. Bilgi edinme ve inceleme hakkında olduğu gibi bu hak her ne kadar genel kurulda kullanılabilirse de genel kurul öncesinde pay sahiplerinin özel denetim taleplerini yönetim kuruluna iletmeleri de mümkündür. Ancak her iki durumda da bilgi edinme hakkının önceden kullanılmış olması zorunludur. Öte yandan bu hak genel kurul öncesinde kullanılmış olsa da talep hakkında karar sadece genel kurulda verilebilir. Yukarıda da belirtildiği üzere pay sahibinin talebi üzerine Mahkemece özel denetçi tayin edilebilmesi kanunda aranan şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Mahkemenin özel denetçi tayin edebilmesi için aranan maddi koşulların başında pay sahiplerinin genel kurulda daha önceden bilgi edinme ve inceleme haklarını kullanmış olmaları gelmektedir. Bu noktada genel kurulun olağan veya olağanüstü toplanmış olmasının bir önemi yoktur. Özel denetçi talebi müessesesinin ikincil bir hukuki yol karakterine sahip olmasının gereği olarak pay sahibi bu hakkını kullanmadan doğrudan Mahkemeden özel denetçi tayin edilmesini talep edemez. Genel kurulda bu konuda talepte bulunma, mahkemeye başvuru için tüketilmesi gerekli bir aşamadır. Bilgi edinme hakkının genel kurulda kullanılmış ancak bilgi verilmemiş olması halinde de bu koşul gerçekleşmiş sayılır. Özel denetçi talebinin ikincil nitelikte olmasının bir başka sonucu da özel denetim talep edilen konu veya konular ile bilgi edinme ve inceleme hakkı kapsamında genel kurulda yöneltilen sorular arasında birebir örtüşme olmasa da konu bakımından ayniyet olmasının gerekliliğidir.Son olarak Özel denetimin konusu “belirli olgular” ile sınırlı olduğundan şirketin bütün işleyişi hakkında bilgi istenemez. Özel denetim sadece şirketin iç ilişkileriyle ilgili belirli hususlarda bilgi edinilmesine hizmet eden bir araçtır. O nedenle genel nitelikte örn. Bilançonun değerlendirilmesi, faaliyet raporunun denetlenmesi, pazar durumunun araştırılması gibi hususlarda özel denetim talep edilemez. Özel denetim pay sahibini ilgilendiren gerçekleri tespit eden (fact finding mission) bir araç olup, şirketin büyük bir faaliyet alanının belki bir eksiklik bulunulabileceği düşüncesiyle denetimine yani bir anlamda balık avlamaya (fishing expedition) uygun bir araç değildir. Özel denetim talep edilirken genellemelerden kaçınılmalı özel denetime konu olgular bireyselleştirilmeli örn. bilançonun veya faaliyet raporunun tamamı değil ilgili bölümünün denetimi talep edilmelidir. Bunların dışında bir diğer koşul ise TTK m. 439/2 gerekçesinde açıkça ifade edildiği üzere mahkemece azlığın talebi üzerine özel denetçi atanabilmesi için, TK m. 438'deki koşulların somut olayda var olup olmadıklarının incelenmesidir. Gerçekten de hükmün gerekçesinde açıkça “mahkemenin, azlığın talebi üzerine özel denetçi atayabilmesi için, 438'inci maddedeki koşulların somut olayda var olup olmadıklarını incelemesinin yanında, ikinci fıkrada yer alan koşulu da araması gerekir” ifadesine yer yer verildiğinden genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi ve akabinde azlık pay sahibinin/pay sahiplerinin TTK m. 439/1'e istinaden mahkemeden özel denetçi atanması talebinde bulunması üzerine mahkemece, TTK m. 438'deki koşulların (yani ön koşul ile maddi koşulların) somut olayda var olup olmadığının incelenmelidir. Yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı vekilinin talepleri değerlendirildiğinde,aa)Bilecik'te bulunan kiralık arsanın maliyetinin ne olduğuna,bb)Bilecik'teki makineler taşınmış ise taşınma maliyetinin mali olarak tespiti,cc)Yatırım konusu makinelerin kaç konteynır ile getirildiği talebinin faturalar üzerinde inceleme yapılarak tespiti,dd)Belediyeye bağış yapılıp yapılmadığının tespiti" ile sınırlı olmak şartı ile özel denetçi atanmasına,diğer sorular yönünden özel denetçi atanması isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile; a)Davacı tarafından özel denetçi atanmasına ilişkin konular ile ilgili olarak; "aa)Bilecik'te bulunan kiralık arsanın maliyetinin ne olduğuna, bb)Bilecik'teki makineler taşınmış ise taşınma maliyetinin mali olarak tespiti, cc)Yatırım konusu makinelerin kaç konteynır ile getirildiği talebinin faturalar üzerinde inceleme yapılarak tespiti, dd)Belediyeye bağış yapılıp yapılmadığının tespiti" ile sınırlı olmak şartı ile YMM ...'ın TTK'nın 440/2.maddesi uyarınca özel denetçi olarak ATANMASINA, b)Özel denetçiye 25.000,00.-TL ücret takdirine,ücretin ileride davalı şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafından 2 haftalık kesin süre içerisinde Mahkeme veznesine DEPO EDİLMESİNE, c)Özel denetim masrafı olarak 5.000,00.-TL masrafın ileride davalı şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafından 2 haftalık kesin süre içerisinde Mahkeme veznesine DEPO EDİLMESİNE, d) TTK'nın 441.maddesi uyarınca; Özel denetim, amaca yararlı bir süre içinde ve şirket işleri gereksiz yere aksatılmaksızın yapılması, Özel denetçinin, şirketin özel denetimin sonuçlarına ilişkin görüşünü alması, Özel denetçinin sır saklamakla yükümlü olduğu hususlarının özel denetçiye ihtar EDİLMESİNE, e) TTK'nın 441.maddesi uyarınca; Yönetim kurulu, şirketin defterlerinin, yazışmaları dâhil yazılarının, kasa, kıymetli evrak ve mallar başta olmak üzere, varlıklarının incelenmesine izin vermesi, Kurucular, organlar, vekiller, çalışanlar, kayyımlar ve tasfiye memurları önemli olgular konusunda özel denetçiye bilgi vermekle yükümlü oldukları hususlarının ihtar EDİLMESİNE, f)TTK'NIN 442.maddesi uyarınca ,Özel denetçinin, incelemenin sonucu hakkında, şirketin sırlarını da koruyarak, mahkemeye ayrıntılı bir rapor vermesinin İSTENİLMESİNE, g)Özel denetçi tarafından sunulan raporun TTK'nın 442/2.maddesi uyarınca önce davalı şirkete TEBLİĞİNE ve raporun özel denetçi tarafından doğrudan Uyap portalından gönderilmemesi ve ön büroya verilmeyerek Mahkeme kalemine teslim edilmesi hususunda özel denetçiye ihtarat YAPILMASINA ve Mahkeme kalemi tarafından özel denetçi raporunun TTK'nın 442/2.maddesi uyarınca itiraz olması halinde Mahkemece bu konuda karar verildikten sonra Uyap sistemine TARANMASINA,Ayrıca özel denetçi raporunun fiziki olarak dosyada muhafaza edilmeyerek Mahkeme kasasında muhafaza EDİLMESİNE, 2)Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 179,90-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 99,20.-TL harcın davalı şirketten alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından ödenen 80,70.-TL başvurma harcı ile 80,70.-TL peşin harç ve 11,50.-TL vekâlet harcının davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 19 adet tebligat+posta ücreti 388,00-TL, bir bilirkişi inceleme ücreti 10.000,00.-TL olmak üzere toplam10.338,00.-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına(1/2) göre hesap edilen 5.169,00-TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacının kendini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 9.200,00.-TL ücreti vekaletin davalı şirketten tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 9.200,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 440,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair,taraf vekillerinin yüzlerine karşı TTK'nın 440/2.maddesinin son cümlesi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/05/2023 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/516, K. 2023/462, T. 11.05.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-516-e-2023-462-k-12ae5af9e368