İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/808 E. 2023/1172 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/808
- Karar No
- 2023/1172
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/808 Esas KARAR NO : 2023/1172 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/08/2023 KARAR TARİHİ : 20/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile kentsel dönüşüm kapsamında bina yıkıldığı için müvekkilinin 01/03/2021 Tarih ve Büyükçekmece .... Noterliği'nin ... yevmiye no'lu inşaat sözleşmesi imzaladığını, iş bu sözleşmenin 01.09.2022 tarihinde sona ermiş olduğunu, ek cezasız süre olan 3 aylık ek sürenin 01.12.2022 tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin 13. Maddesi gereğince gecikilen süre için kararlaştırılan ceza tutarı üzerinden Bakırköy .... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı ... icra takibine itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız, kötüniyetli ve hukuka aykırı olup iptalinin gerektiğini, müvekkilinin .... Mahallesi .... caddesi no:21 de bulunan ve tapunun İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain, .. Ada ... parselde kayıtlı apartmanın paydaşlarından olup 5 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, Büyükçekmece .... Noterliğinin 01.03.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde ek inşaat yapım sözleşmesinin 13.3 maddesinde "Müteahhit, yapı ruhsatının alınmasından itibaren 15 ay sonunda henüz inşaatı bitirememiş ise kendisine verilecek cezasız ek 3 aylık süreden sonra, Arsa Sahibine geç teslimden dolayı, geçecek 1. Ay için aylık bağımsız bölüm başına 1.000,00-TL ve devam eden her bir ayda bu miktarı %50 artırılmak suretiyle gecikme tazminatı ödeyeceği, bu sürenin en fazla 5 ay olabileceği" düzenlemesinin bulunduğunu, takip tarihi olan Nisan 2023 tarihinde halen teslim edilmeyen taşınmaz için 01.12.2022 tarihli 1.000,00-TL, 01.01.2023 tarihli 1.500,00-TL, 01.02.2023 tarihli 2.250,00- TL, 01.03.2023 tarihli 3.375,00-TL ve 01.04.2023 tarihli 5.062,50 TL gecikme tazminatı talep edildiğini iddia ederek; yapılacak yargılama sonucu haklı olduğu anlaşılacak taleplerinin kabulü ile davalı/borçlunun Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle borçlu/davalının % 20 icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki Büyükçekmece .... Noterliğinin 01.03.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde ek inşaat yapım sözleşmesine dayalı ilişki kapsamında gecikme tazminatından kaynaklı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; Büyükçekmece ... Noterliğinin 01.03.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde ek inşaat yapım sözleşmesinin Gecikme ve Cezalar Başlıklı 13. Maddesinde düzenlenen ceza tutarına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Bu durumda, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. 6502 sayılı TKHK 3/1-k Maddesinde Tüketici " Ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak 3/1-l bendinde ise Tüketici işlemi ".. ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 73/1 madde ve fıkrasında da; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Somut olayda; davacının ... Mahallesi ... Caddesi No: 21 de bulunan ve tapunun İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde ... da, ... parselde kayıtlı apartmanın paydaşlarından olduğu, davacı ve diğer paydaşlar ile davalı şirket arasında Kentsel Dönüşüm kapsamında bina sahipleri tarafından eski yapının yıktırılarak yeni yapı yapılması hususunda "İnşaat Yapım Sözleşmesi" düzenlendiği, sözleşmede davalı müteahhide her hangi bir taşınmazın verilmesinin ön görülmediği, sözleşme ve eki sözleşmedeki ödeme tablosunda, arsa sahibi davacı tarafından davalı müteahhide ödenecek miktarların belirlendiği, davalı şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşmede yukarıda açıklandığı üzere davacının amacının arsasını değerlendirme olmadığı, kendisine ait yapının riskli yapı olması sebebiyle, yıkılarak yeni bir yapı yapılması amacı bulunduğu, taraflar arasında bir eser sözleşmesi bulunduğu ve davacının da 6502 sayılı Yasa kapsamında tüketici olduğu ve davaya konu sözleşme bir tüketici işlemi olduğundan, 6102 sayılı TTK'nun 4-5 maddelerinde mutlak ve nispi ticari dava sayılmayan eldeki davada; uyuşmazlığın, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- 6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3- 6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 4- 6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, 6- Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır