İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1031 E. 2023/985 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1031
- Karar No
- 2023/985
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1031 Esas KARAR NO : 2023/985 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 26/10/2023 KARAR TARİHİ : 27/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07.11.2023 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muflis ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı kararı ile 30/03/2021 tarihi saat 14.24 itibariyle iflasına karar verildiğini ve tasfiye işlemlerinin Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... İflas dosyası ile yürütülmeye başlanmış olduğunu, iflas müdürlüğü tarafından taraflarınca yapılan alacak kayıt talebi sonrası düzenlenen 02/10/2023 tarihli ek sıra cetveli düzenlenerek alacaklı vekili olarak 11/10/2023 tarihinde tarafına uets yoluyla tebliğ edilmiş olduğunu, süresi içerisinde ret kararına karşı dava açma gerekliliğinin hasıl olduğunu, müvekkili alacaklı ile müflis şirket arasında İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Blok , 7 Kat, 138 numaralı bağımsız bölüm satış tutarı olacak şekilde anlaşılarak Konut Satım Sözleşmesi imzalandığını, alacaklı müvekkilinin, sözleşmelerde belirtilen satış bedeli olan toplam 494.500-TL'nin tamamının senet ile ödediğini, müvekkilinin tapu kaydında belirtilen taşınmaza ve sözleşmeye ilişkin olarak herhangi bir borcu bulunmadığını, zira müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ve sözleşmede belirtilen 494.500-TL bedeli senet vermek suretiyle ödediğini, ancak müvekkilinin müflis şirkete herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen taşınmazın müflis şirket tarafından müvekkili adına tapuda tescil ve teslim edilmediğini, taşınmazın emsallerine göre güncel değeri 14.000.000-TL (ondörtmilyonlira) olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesinde de değerinin ortaya konulacağını, müvekkilinin taşınmaza ilişkin tapusunu kendi adına tescili amacıyla tapu iptal ve tescil davasını müflis şirketin iflas etmiş olması nedeniyle açamamış olduğunu, müflis şirketin tasfiye sürecini yürüten Bakırköy ... İcra ve İflas Müdürlüğü ... İflas sayılı dosyasına alacak kaydı talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin İflas masasına yapmış olduğu alacak kayıt talebi neticesinde verilen ek sıra cetveli kararının açıklandığını ve müvekkilinin alacağının ... numarasını aldığını ve alacak kayıt talebi açısından alacağın reddine karar verildiğini, İcra iflas müdürlüğünce verilen ret kararının haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle işbu kayıt kabul davasını açma gerekliliği doğduğunu, öncelikle 03/11/2023 tarihi saat 09.30'da yapılacak fevkalade alacaklılar toplantısına müvekkili adına katılmak üzere muvafakatname verilmesi talebinin kabulüne karar verilmesini ve ara kararın tarafımıza tebliğ edilmesini, İİK 228. Madde uyarunca istihkak iddiasının kabulü ile; müvekkiline ait taşınmaz üzerinde bulunan haciz ve ipoteklerin fekkini ve bahse konu bağımsız bölüm tapusunun müvekkili adına tescil ettirilip, haciz ve ipoteklerden ari hale getirilmesini, bu talebin mümkün olmaması halinde, müvekkilinin müflis şirketten mevcut taşınmazın güncel değeri üzerinden hesaplanacak paranın faizi ile birlikte iadesini, ve iflas masasına belirlenecek miktar üzerinden alacak kaydının yapılmasına, bu talebin de mümkün olmaması halinde, satış tarihi 27.05.2014 tarihinden müflis şirketinm iflas tarihi olan 30/03/2021 tarihine kadar fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplamda 494.500-TL'nin iflas masasına alacak kaydının yapılmasını, yargılama harç ve giderlerinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; İİK'nun 235. maddesi uyarınca dava dışı müflis adına kayıtlı taşınmazın aktifinden çıkartılarak davacı adına kayıt edilmesi davasıdır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda davacının talebi tapu iptali ve tescile yönelik bir taleptir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. Davacı tacir olmayıp tüketici konumundadır. mutlak ticari dava konusuna giren uyuşmazlıklarda daha özel bir durum olmadığı müddetçe ticaret mahkemeleri görevlidir. Fakat mevcut uyuşmazlığımızda yukarıda belirtildiği üzere taraflar arasında tüketici işlemi mevcut olup uyuşmazlığı çözmede görevli mahkeme tüketici mahkemeleridir. Tüketici mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usûlden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Nöbetçi Tüketici Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi. 27/10/2023 Katip ... ¸e-imza Hakim .... ¸e-imza