İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/639 E. 2024/841 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/639
- Karar No
- 2024/841
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/639 KARAR NO : 2024/841 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : ... - ... ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/10/2021 KARAR TARİHİ : 18/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine ... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden takibe konu cari hesap alacaklarının tahsili için ilamsız takibe geçildiğini, borçlunun takiba itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine takip durduğunu, davalı takibe; alacağı ödendiğine ilişkin herhangi bir belge ve beyan sunmadan söz konusu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durmasına neden olduğunu, arabuluculuk görüşmesinde davalı tarafın toplantıya katılmaması nedeniyle anlaşamama üzerine arabuluculuk faaliyeti son bulduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının, davaya konu asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş.'ne dava dilekçesinin 25/12/2021 tarihinde 7201 Sayılı Tebligat kanunun 35.Maddesine göre usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı ve kendisini de vekil ile temsil ettirmediği gibi duruşmalara da katılmamıştır. DELİLLER: -24/05/2021 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -Davacı ve davalı ticari defter ve bağlı kâğıtları, fatura suretleri, -... E. sayılı takip dosyası, -Ostim ve ... yazılan müzekkere cevapları, BA-BS formları, -Ticaret Sicil kayıtları, Yemin, -07/09/2022 günlü SMMM bilirkişi raporu, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili, müvekkilinin, davalıdan olan alacağı nedeniyle, davalı aleyhine 26.128,00-TL asıl alacak, 1.712,64-TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 27.840,64-TL'sının tahsili için ... E, sayılı dosyasında ilamsız haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, takip borçlusunun borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, sonrasında eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67) Davalı vekili, müvekkili aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile, müvekkil şirketin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, takibe konu borcu ve ferilerini kabul etmediklerini itiraz ettiklerini bildirmiştir. Mahkemece taraflara HMK'nın 220 ve TTK'nın 83.maddesi gereğince ticari defterlerini ibraz etmeleri, etmemeleri halinde defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları ve ayrıca karşı tarafın usulüne uygun tutulan kayıtlarına itibar edileceği ihtar edilmiştir. Mevcut ticari ilişkiden dolayı davacının davalıdan olan alacağının tayin ve tespiti bakımından davacıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır. 27/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı ... Sist.Elk.San.Tic.Ltd.Şti ’nin 2020 ve 2021 takvim yıllarında Elektronik Defter Uygulamasına tabi olduğu, 2020 ve 2021 ticari defter kayıt nizamının VUK 215-219 maddelerine ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliği hükümlerine ve usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini takip edip, doğruladığı, Elektronik defter tutma sürecinde 2021 takvim yılı defterlerin açılış ve kapanış onaylarının 1 sıra numaralı Elektronik Defter Genel Tebliği’ne göre berat dosyalarının oluşturulduğu, oluşturulan berat dosyalarının süresi içerisinde GİB sistemine yüklenip onaylandığı, 2020 ve 2021 takvim yılı Envanter defter açılış onaylarının ise 6102 sayılı TTK’nun 64/3 maddesine uygun olarak süresi içerisinde yaptırıldığı. ancak 2020 takvim yılı Elektronik defter tutma sürecinde ocak 2020 ayı berat dosyalarının 19/06/2020 tarihine kadar onaylaması gerekirken 27/07/2020 tarihinde onayladığı, dolayısıyla 1 sıra numaralı Elektronik Defter Genel Tebliği’ne göre süresi içerisinde oluşturulmadığı ve GİB sistemine yüklenip onaylanmadığı tespit edilmiştir. Ticari defterlerin kanun’a uygun tutulmasından söz edebilmek için, üç (3) şartın birlikte gerçekleşmesi gereklidir. Tutulması zorunlu olan tüm ticari defterler eksiksiz olarak tutulmuş olmalıdır. 6100 Sayılı H.M.K.’nun Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması başlıklı 222. Maddesinin 2 numaralı bendi “(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.” hükmünü taşır. Ticari defterlerin bir kısmının tutulmamış olması halinde, tutulan ticari defterler tacirin lehine değil, sadece aleyhine delil olarak kullanılabilir. Tutulması gerekli ticari defterler usulüne uygun olarak tutulmuş olmalıdır. (T.T.K. md.64/1) Açılış ve/veya kapanış onayı aranan ticari defterlerde, bu onaylar yapılmış olmalıdır.(T.T.K. md. 64/III) Yukarıda belirtilen hükümler doğrultusunda, davacı firmanın 2021 takvim yıllarına ait ticari defterlerinin HMK. 222. Maddesi hükümleri gereğince sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı, ancak 2020 takvim yılı Yevmiye Defteri ve Kebir Defterinin ocak 2020 ayı, berat dosyalarının süresi içerisinde oluĢturulmadığı ve sisteme yüklenmediği, dolayısıyla 2020 takvim yıllı Ticari Defter kayıtlarının sahibi lehine değil,aleyhine delil olması gerektiği hususunda takdirin münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu sonucuna varıldığı,... " "...mahkemenin 14/02/2022 tarihli 1 celse numaralı ön inceleme duruşması 3 nolu ara kararla; …”Davalı adına tebligat çıkartılarak, tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde davalıya ait ticari defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmek veya sayıca çok olması hâlinde bulunduğu yeri bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde defter ve belgeler ibraz olunmadığı takdirde HMK'nun 222.maddesi ve TTK nun 83.maddesi gereği defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı, ayrıca karşı tarafın usulüne uygun tutulan kayıtlarına itibar edileceği hususundaki ihtaratın davetiyeye yazılmasına,…” şeklinde karar verildiği, davalıya tebligatın 28/02/2022 tarihinde T.K.’nın 35 maddesi gereğince usulüne uygun tebliğ edildiği ancak davalının Ticari defter kayıt ve belgelerini sunmadığı, ve bulunduğu yerin adresini bildirmediği dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Bu sebeple davalı Ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme ve tespit yapılamamıştır. Davacının davalıya 10/01/2020 tarihinden 18/03/2020 tarihine kadar 5 adet fatura düzenlediği faturaları ticari defterlerine kaydettiği, davalının ise BA formu ile, davacının keşide ettiği 5 adet faturayı ... bildirdiği, toplamda 73.528,05 TL tutarındaki faturalara karşılık davacının davalıdan 47,400,00 TL tahsilat yaptığı ve buna göre taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, mahkemece tarafıma dava/takip tarihi itibari ile alacak ve faiz miktarını gösterir şekilde rapor düzenlemesinin istenmesine, şeklinde faiz miktarının hesaplanması görevi verilmiş ancak takip tarihi olan 09/09/2020 tarihinden, hangi tarihe kadar hesap yapılacağı belli olmadığından faiz hesabı yapılamadığı, Davacının 2020 takvim yılı ticari defterlerinin HMK. 222. Maddesi hükümleri gereğince sahibi lehine değil aleyhine delil olma niteliği taşıdığı, 2021 takvim yılı ticari defterlerin ise lehine delil olma niteliği taşıdığı hususunda takdirin münhasıran mahkemeye ait olduğu, Davalıya ait ticari defterleri ibraz etmek için tebligatın 28/02/2022 tarihinde T.K.’nın 35 maddesi gereğince usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak davalının Ticari defter kayıt ve belgelerini sunmadığı, ve bulunduğu yerin adresini bildirmediği bu sebeple davalı Ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme ve tespit yapılamadığı, davacının keşide ettiği faturaları BA formu ile vergi dairesine bildirdiği, Davacı ticari defter kayıtlarına göre davacı alacağının dava/takip tarihi itibari ile 26.128,05 olduğu..." bildirilmiştir. Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine müzekkereler yazılmış, davalının bağlı bulunduğu ... gelen müzekkere cevabı incelendiğinde 2020 yılı BA formunda davalının davaya konu faturaları beyan ettiği anlaşılmıştır. Faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu ... müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (.... sayılı kararları da bu yöndedir. Tarafların bağlı bulunduğu ... müzekkereler yazılmış ve getirtilen BS ve BA formunda faturaların her iki tarafçada beyan edildiği, taraflar arasında ticari ilişkin varlığı ve satım ilişkisine konu malların davalıya verildiği ... kayıtlarından anlaşılmaktadır. Dosyada aldırılan bilirkişi raporu ve... cevabi yazısı ekindeki BA ve BS formları da incelendiğinde; taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalının davacıdan mal alımı yaptığı, alınan bu malları BA formunda vergi dairesine beyan ettiği ve tarafların BA- BS formlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davacı 2020 yılı defterleri sahibi lehine delil olmadığı değerlendirilmiş ise de ... kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığının kanıtlandığı, Satıcı yemin deliline de dayanmış olmakla, kendine yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, satıcı da alıcıya yemin teklif etmiştir. Teklif edilen yemine uygun alıcıya gönderilen davetiyenin usulüne uygun tebliğine rağmen alıcı duruşmaya iştirak etmemiş, dolayısıyla yemin teklif edilen hususu kabul etmiş sayılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222/3.fıkrasında "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)..." hükmü uyarınca, tacir olan davalının ticari defterlerini sunmaması, davacının ise ... kayıtları ve yemin delili çerçevesinde alacağını ispat etmiş olması nedeniyle bilirkişi raporunda belirtilen 26.128,00-TL'sı tutarında, davacının davalıdan alacaklı olduğu açıklığa kavuşmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davacı, alacaklı olduğu kısım için icra takibinden önce davalıyı (eBK. 101) TBK 117. maddesi anlamında usulüne uygun temerrüde düşürmediğine göre davacı tarafın icra takibinde istediği işlemiş faizi alacağı nazara alınmamıştır. Asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren taraflar arasındaki ilişkinin TTK’dan kaynaklanması nedeniyle avans oranında temerrüt faizi uygulanması gerekmiştir. Alacak baştan beri likit olmakla davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Davanın kısmen kabulü ile; davalı borçlunun ... E. sayılı dosyasında; 26.128,00-TL asıl alacak ile ilgili borçlu itirazının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yıllık avans faizi ile birlikte takibin devamına, takipten önce işlemiş faiz yönünden talebin reddine, 2-İİK'nun 67/2.maddesi gereğince alacağın %20'si oranında 5.525,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 1.784,80 TL harçtan peşin alınan 336,25 TL harcın mahsubu ile eksik 1.448,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 395,55 TL harçlar ile diğer yargılama giderleri toplamı 2.012,00 TL olmak üzere toplam 2.407,55 TL yargılama giderinin 6325 sayılı yasanın 18/A-11 maddesi ile kabul ve redde göre yapılan oranlamada takdiren 2.334,60 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan bakiye 72,95 TL nin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 26.128,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ...bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) yapılan oranlamada takdiren 1.280,00 TL sinin davalıdan, 40,00 TL sinin davacıdan alınarak alınarak hazineye gelir kaydına, 7-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, HMK'nun 341. Maddesi gereği miktar itibariyle KESİN olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18.11.2024 Katip ... Hakim ... ¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]