İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/558 E. 2024/871 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/558
- Karar No
- 2024/871
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/558 KARAR NO : 2024/871 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ..... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ..... İHBAR OLUNAN : ... -... VEKİLİ : Av. ... - ..... DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/08/2020 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 K.YAZIM TARİHİ : 29/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kooperatif, davalı şirketten mesleki faaliyetlerinde kullanmak amacı ile 6 adet servis aracı satın alındığını, satın alınan araçlar, servis aracı olup boyları otomobilden yüksektir ve sıfır araç olmaları sebebiyle hiç kimsenin araçların tavanına bakmak akıllarına gelmediğini, araçlar alındıktan sonra işyerine getirilmiş ve kiraya verilmek üzere bir şirket ile görüşme yapılırken park edildikleri yerden üst kattan bakılması üzerine, tesadüfen araçların üst kısımlarında ezilmelerin bulunduğunun farkına varıldığını, durum fark edilir edilmez davalı şirkete durumun bildirildiğini, defalarca görüşmeler yapılmasına rağmen bugüne kadar olumlu bir geri dönüş sağlanamaması üzerine işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, TTK ve TKHK kapsamı dışında kalan satış sözleşmeleri hakkında, özellikle alıcının tacir ya da tüketici sıfatının bulunmadığı satışlar bakımından HMK hükümleri uygulama alanı bulduğunu, bu kapsamda, satıcının ticari ya da mesleki faaliyet kapsamında, alıcının ise mesleki faaliyet kapsamında hareket ettiği satışlar hakkında HMK madde 2 hükmü uyarınca görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, Yargıtay kararına konu olayda da davacı çiftçinin mesleki faaliyetinin icrası amacıyla davalı şirketten satın aldığı traktörün ayıplı çıkması neticesinde açtığı davada davacının 6502 Sayılı Kanun kapsamında tüketici sıfatı ve 6102 Sayılı Kanun kapsamında tacir sıfatı bulunmamasına binaen davada HMK madde 2 hükmü uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verildiğini, kooperatif ile davalı arasında ... marka 6 adet araçların satışına ilişkin sözleşme kurulmuş olup satış sözleşmesine istinaden her bir araç için 183.452,00 TL satış bedeli belirlenmiş bunun yanı sıra her bir araç için 48.00 TL damga vergisi olmak üzere toplamda 1.101,00 TL bedel ödenmiş ve yapılan ödemelerin faturalandırıldığını, araçların ayıplı olduğunun tespiti üzerine vekil eden öncelikle davalı şirket yetkilileri ile irtibata geçerek araçların değiştrilmesini talep ettiğini, şirket yetkilisi tarafından araçların ayıpsız misli ile değiştirilme talebi kabul edilmemekle beraber bedelden bir miktar indirim yapılabileceği belirtilmiş ancak sonrasında herhangi bir işlem yapılmadığını, araçlardaki hasarın belirlenmesi ve resmiyet kazanmasını sağlamak amacı ile vekil eden tarafından ...-... adlı işyerinden araçların ekspertizi yapıldığını ve 6 araç için 450,00TL ekspertiz bedeli ödendiğini, pandemi sürecinin başlaması ile hukukta sürelerin durduğu da dikkate alınarak bir süre daha beklenmiş daha sonra ise davalının ayıbın bildirildiği esnadaki uzlaşmacı tavırları sebebi ile anlaşmanın sağlanabileceği düşüncesi ile taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, TBK madde 225/2 hükmü uyarınca satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından satıcının hafif kusuru ile dâhi sorumluluktan kurtulamayacağı belirtilmiş olup satılanda satıcı tarafından bilinmesi gereken bir ayıbın ortaya çıkmasının sonuçlarına, kendisine güvenilen satıcının katlanacağı düzenlendiğini, kanunun açık hükmü uyarınca, satıcının ayıba karşı tekeffülden dolayı sorumluluk sisteminin kendisine sunduğu olanaklardan istifade etmesi mümkün olmayıp davalının ayıptan sorumlu olduğunu, satıcılığı meslek edinen satıcı tacir ise, tacirler hakkında bilinen en temel ilkelerden olan basiretli davranma yükümü de dikkate alınmasını, zira satıcılığı meslek edinen satıcı tacirin basiretli davranma yükümünün içeriği, sattığı mallardaki ayıpları, her türlü kusurları bilmesini ve gerekli önlemleri almasını gerektirdiğini, TBK hükümleri gereği ayıptan sorumluluk kapsamında düzenlenen seçimlik haklardan madde 227/2 uyarınca bedelden indirim yapılarak yapılan ödemenin kısmi iadesini talep ettiklerini, araçlardaki ayıp nedeni ile bu aşamada araçların değer kaybına uğradığının aşikâr olduğunu, çünkü araçlardaki ezilme ve ayıplar minibüslerin tavan kısmında olup bu durum piyasada aracın takla atmış olduğu anlamına geldiğini, her ne kadar ayıpların oluş gerekçeleri bilinmese de ayıbın bulunduğu kısım ciddi değer kaybına sebep olacağını, yargılama aşamasında alınacak bilirkişi raporu ile de bu durum miktar olarak belirlenebilecek ve netlik kazanacağını, vekil edenin bu kapsamda yapmış olduğu masrafların ve mahkeme tarafından onarım veya bedel indirimine karar verilmesi hâlinde değer kaybının TBK madde 227/2 yönlendirmesi ile TBK madde 112 hükmü uyarınca tazminini talep ettiklerini, açıklanan ve mahkemece re’sen göz önüne alınacak nedenlerle; Açılan davanın kabulü ile bedelden indirim yapılarak ödemeden şimdilik 1.000,00 TL 'lik kısmının iadesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla vekil edenin yapmış olduğu 450,00 TL masrafın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davacıya ödenmesine, tüm araçladra oluşan ve meydana gelen değer kaybına istinaden şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava şartı zorunlu Arabuluculuk yoluna gidilmeden açılan davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, her ne kadar dava dilekçesinde Arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve davalının da toplantıya katılmadığı belirtilmiş ise de bu hususun maddi gerçeğe aykırı olduğunu, zira, ne müvekkili şirkete ne de son tutanakta ifade edildiği şekilde vekil olarak taraflarına tebliğ edilmiş herhangi bir arabuluculuk daveti bulunmadığını, bu sebeple, TTK'nun 23/1-C maddesine göre belirlenen "2 ve 8 günlük hak düşürücü süreler içerisinde" ayıp ihbarında bulunulmadığından davanın incelenmeksizin esastan da reddine karar verilmesini, dolayısıyla davacı tarafın TTK 23/1-C maddeleri uyarınca 2 ve 8 günlük ayıp ihbar sürelerinde davaya konu sözde sorunları bildirmediği sabit olduğundan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf yasal süre içinde ayıp ihbarında bulunmadığından, artık kanundan doğan seçimlik haklarını da kaybettiğini, bu sebeple, haksız ve yersiz taleplerle açılan iş bu davanın incelenmeksizin esastan reddine karar verilmesini, davacı, hiçbir suretle ayıp ihbarında bulunmadığını, bu sebeple, ayıp ihbarında bulunmayan davacının ayıba karşı tekeffülden doğan herhangi bir hakkı da olmadığını, müvekkili şirketin iddia edilen sorun ile ilgili hiçbir bilgisi olmadığını, davacı, dava konusu araçlardaki sorunun üretimden kaynaklı olduğunu iddia etse de bu iddiasını ispat edemediğini, izah edilen nedenlerle ve re'sen rastlanacak sair sebeplerle; davanın dava şartı arabuluculuk yoluna başvuru yapılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, davanın ...'ye ihbarına, haksız ve yersiz davanın reddine, masraf ve avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı kooperatif dava dilekçesinde, davalı şirketten 6 adet servis aracı satın aldığını, satın alınan bu araçların servis aracı olduğu ve boylarının normal araçlardan yüksek olması nedeniyle hiç kimsenin araçların tavanına bakmak akıllarına gelmediğini, ancak daha sonra üst kattan bakılması üzerine tesadüfen araçların üst kısımlarında ezilmelerin bulunduğunun farkına varıldığı ve bunun üzerine alacak davası açıldığının beyan edildiğini, öncelikle taraflarına ihbar edilen davada usulüne uygun bir şekilde arabuluculuk görüşmesi yapılmadığını, davalı vekili tarafından bu konuda ileri sürülen iddialara aynen katıldıklarını, arabuluculuk başvuru ile ilgili atanan arabulucu tarafından arabuluculuk mevzuatına uygun bir şekilde usulü işlemeler yerine getirilmediğini, arabuluculuk daveti ve toplantısı usule uygun bir şekilde yerine getirilmediğini, bu hususun araştırılarak, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddini talep ettiklerini, bunun dışında yine ayıplı olduğu iddia edilen araçların ayıplı olduğu, süresi içerinde ve usule uygun bir şekilde davalı tarafa bildirilmediğini, dava dilekçesinde davacı taraf satın alınan araçların tavanına bakmak akıllarına gelmediğini belirttiğini, böyle bir şeyin olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, eksper raporunda ve dava dilekçesinde belirtildiği gibi aracın tavanında bir çizik ve sürtünmeden kaynaklı bir eziklik bulunmadığını, böyle bir tespiti kabul etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket, araç dönüştürme ve modifiye işlemleri yapan bir işletme olduğunu, araçların tadilatı, dönüştürme işlemleri ve aksesuar işlemleri müvekkili şirket tarafından yapıldığını, müvekkili şirket, bu konuda ... (...) tarafından yetkilendirilmiş bir kuruluş olduğunu, davalı şirket tarafından ... ... türü (2+1) araçlar, müvekkili şirkete getirilerek 17+1 niteliğinde otobüs sınıfına dönüştürülmesi istendiğini, ... tipi araçların otobüs sınıfına dönüştürülmesi için bazı şartların yerine getirilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından söz konusu araçların otobüse dönüştürülmesi ve tavanına cam tavan ile birlikte açılır kapanır tavan (...) yapılması istendiğini, müvekkili şirkette talep gibi araçları ... araç tipinden otobüs araç tipine dönüştürdüğünü, söz konusu araçlar araç muayeneden de geçtiğini, davalı şirket zorunlu olan cam tavanın yanında, ayrıca daha fazla konfor ve havalandırma için açılır kapanır tavan (...) yapılmasını da istediğini, müvekkili şirkette talebe uygun şekilde, bahsi edilen araçlara açılır kapanır tavan (...) yaptığını, ... tipi araçlarda, tavanın orijinalinde olduğu gibi cam tavana dönüştürme işlemlerinde, hiç bir sorunla karşılaşılmadığını, ancak bu araçlara açılır kapanır tavan (...) yapılması da talep edildiğinde, tavana biraz daha fazla yük bindiğini, açılır kapanır tavan (...) talep edilen dava konusu araçların tavan saç kalınlığından kaynaklanan bir şekilde tavanda hafif bir şekilde çökme meydana geldiğini, tavandaki bu çökme açılır kapanır tavan (...) istenmesinden ve dava konusu araçları tavan saç kalınlığından kaynaklandığını, burada müvekkili şirkete atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirket tamamen davalı şirketin talebi doğrultusunda ve ... standartlarına uygun bir şekilde hareket ederek dönüştürme işlemini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin herhangi bir kusuru ve ihmali bulunmadığını, izah edilen nedenlerle, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine; mahkeme masrafı ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davadaki uyuşmazlığın; dava konusu araçların satımına ilişkin akdi ilişki davalıların kabullerinde olup, davacı yan araçların yeni/0 km olduğunu, tavanlarında çökme şeklinde ayıplı olduğunun tespit edildiğini, beyanla bedelden indirim, değer kaybı zararları ve ekspertiz zararlarını talep ettiği, davalı yan ise ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını belirtmekle, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, ayıp niteliği, zarar miktarı, zararın talep edilebilir nitelikte olup olmadığı hususlarının tümünün uyuşmazlık konusu olduğu anlaşıldı. Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, fotoğraflar, servis evrakı, faturalar dosya arasına alınmıştır. Uyuşmazlık, satılan malda gizli ayıp bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı araçta ayıp bulunmadığını savunmuştur. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 10/03/2023 tarihli raporda:Davaya konu araçların tavanında yaşanabilecek ezikliklerin/çökmelerin, araç satın alınırken dahi herhangi bir teknik inceleme yapılmadan gözle muayene ile hemen fark edilebileceğini, dosyada davacının davalıya veya ihbar olunana ilettiği bir ayıp ihbarına rastlanmadığını, mahkemece davacının davalıdan ayıp nedeniyle talepte bulunabileceği kabul edildiği takdirde davaya konu araçların tavanında/camlarında yapılan işlemlere ait taleplerin hangi şartlar ve kim tarafından verildiğinin belirlenmesine yönelik olarak, tarafların kabulünde olduğu tüm sözleşmelerin; davaya konu olayda, yapılan işlemlerin ayıp kapsamında olup olmayacağının ve kusurun doğru bir şekilde belirlenmesine yönelik olarak, taraflar arasında dava konusu araçların tavanındaki ezikliklerin olduğuna dair yazışmaların ve varsa yetkili servis raporlarının, açılır tavan/cam açma işleminin hangi kriterler kullanılarak yapıldığına dair belgelerin, ihbar olunan firmanın davaya konu açılır tavanı/camları nasıl yaptığına dair teknik dokümanların (İmalat ve montajda kullanılan malzemelerin teknik özellikleri, detay çizimleri, montaj detayları, ... standartları ve karşılaştırmalı yapılan kalite kontrol dokümanları, tavan açılmasına yönelik maliyet hesapları ... yetki belgesi vb.), yapılan tadilatların ruhsata işlenip işlenmediğine dair belgelerin ve dava konusu araçların ruhsatlarının (tescil edilip edilmediği); Tavan açılmasından/camların yapılmasından sonra yapılan ilk ... Muayene belgelerinin; değer kaybı veya hasarın tespit edilebilmesine yönelik olarak, tavanda ve camlarda yapılan işlere ait maliyet hesaplarının dava dosyasına eklenmesinin uygun olacağı, heyetimizce bu belgeler incelendikten sonra hasar ve kusura ilişkin olarak teknik kanaat bildirilebileceği ve hesaplamaların yapılabileceği bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 04.01.2024 tarihli ek raporda:Kök rapordaki kanaatlarinde herhangi bir değişiklik olmayacağını, dava konusu araçların satımına ilişkin akdi ilişkinin davalıların kabullerinde olduğunu, 20.11.2019 tarihinde satın alınan araçların ..... tipi van tipi (cam tavansız) araçlar olduğunu, anılan araçların okul aracına dönüştürülerek ruhsatlarına işlendiği; Kapalı kasa olarak satın alınan araçların okul aracına dönüşümünde sıfır araç dahi olsa yapılan tadilatların incelenmesi gerektiği ve değişiklikler/tadiller ruhsata işleneceğinden incelenmeden satın alınamayacağını, çökmelerin sonradan görüldüğü beyan edilse de, bu durum karşısında davaya konu araçların garanti kapsamında servise götürülerek kontrol ettirilmesi ve servis kayıtlarının açtırılması ve servis iş emirleri tespitlerinin yaptırılması gerekeceğini, araç satın alınırken dahi herhangi bir teknik inceleme yapılmadan gözle muayene ile hemen fark edilebileceğini, mevcut bilgi ve belgelere göre davaya konu araçlar üzerinde yapılan tadilatlar için ayıplı olup olmamasına yönelik değerlendirme yapılamayacağını, dolayıyla kusur belirlenemeyeceğini, davacı vekilinin beyanlarından anlaşılacağı üzere ayıp bildiriminde/ihbarında bulunulmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise yani davacının davalıdan ayıp nedeniyle talepte bulunabileceği kabul edildiği takdirde; Davaya konu olayda, yapılan işlemlerin ayıp kapsamında olup olmayacağının ve kusurun doğru bir şekilde belirlenmesine yönelik olarak; Taraflar arasında dava konusu araçların tavanındaki ezikliklerin olduğuna dair yazışmaların ve varsa yetkili servis raporlarının ve iş emirlerinin, açılır tavan/cam açma işleminin hangi kriterler kullanılarak yapıldığına dair belgelerin, ihbar olunan firmanın davaya konu açılır tavanı/camları nasıl yaptığına dair teknik dokümanların (İmalat ve montajda kullanılan malzemelerin teknik özellikleri, detay çizimleri, montaj detayları, ... standartları ve karşılaştırmalı yapılan kalite kontrol dokümanları, tavan açılmasına yönelik maliyet hesapları ... yetki belgesi vb.), Tavan açılmasından/camların yapılmasından sonra yapılan ilk ... Muayene belgelerinin; değer kaybı veya hasarın tespit edilebilmesine yönelik olarak ta, tavanda ve camlarda yapılan işlere ait maliyet hesaplarının (Malzeme + işçilik) dava dosyasına eklenmesinin ve söz konusu talep edilen belgelerin tamamının dava dosyasına katılmasını; Anılan belgelerin dosyaya sunulması şartıyla dava konu araçlar üzerinde inceleme yapılmasının mahkemenin takdirinde olacağı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 31.10.2024 tarihli 2.ek raporda:Dava konusu araçların satımına ilişkin akdi ilişkinin davalıların kabullerinde olduğunu, 20.11.2019 tarihinde satın alınan araçların ..... tipi van tipi (cam tavansız) araçlar olduğunu, anılan araçların okul aracına dönüştürülerek ruhsatlarına işlendiği; Kapalı kasa olarak satın alınan araçların okul aracına dönüşümünde sıfır araç dahi olsa yapılan tadilatların incelenmesi gerektiği ve değişiklikler/tadiller ruhsata işleneceğinden incelenmeden satın alınamayacağını, çökmelerin sonradan görüldüğü beyan edilse de, bu durum karşısında davaya konu araçların garanti kapsamında servise götürülerek kontrol ettirilmesi ve servis kayıtlarının açtırılması ve servis iş emirleri tespitlerinin yaptırılması gerekeceği ancak iş emir formlarında böyle bir şikayet talebine rastlanılamadığını, araç satın alınırken dahi herhangi bir teknik inceleme yapılmadan tavan çökmelerinin/ezilmelerinin gözle muayene ile hemen fark edilebileceğini, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre, davaya konu araçlar üzerinde yapılan tadilatların ayıplı olmadığı dolayıyla kusur atfedilemeyeceğini, davacı vekilinin beyanlarından anlaşılacağı üzere ayıp bildiriminde/ihbarında bulunulmadığı bildirilmiştir. Somut olayda dava konusu araçların satımına ilişkin akdi ilişkinin yazılı sözleşme sunulmamasına rağmen beyanlara göre davalıların kabullerinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı dava konusu araçların servis aracı olup boylarının çok yüksek olduğundan ancak ve ancak yüksek bir yere çıkılıp bakıldığında görülebilecek tavandaki ayıbın müvekkili kooperatif yetkililerinin ilk etapta görmesinin mümkün olmadığını ve sıfır tabir edilen yani üretimi yeni yapılmış bir aracı satın alırken müvekkili kooperatif yetkililerinin aracın tavanını incelemesinin, kendilerinden beklenebilecek, hayatın olağan akışına uygun bir durum olmadığını; durumu fark eder etmez defalarca davalı şirket yetkilileri ile görüşüşüldüğünü, indirim yapılacağı beyanları üzerine yazılı bildirim yapma gereği duymadıklarını ileri sürmüştür. Arabuluculuk başvuru tarihinden önce davalıya ayıp ihbarında bulunulduğuna ilişkin bir iddia ve delil bulunmadığı, tarafların tacir olduğu, TTK'nun 18/3 ve 23/c maddeleri ile TBK'nun 223/2 maddesi dikkate alındığında süresinde ayıp ihbarında bulunulmayan malın ayıplı haliyle kabul edilmiş sayılacak olmasına göre davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Kaldı ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 20.11.2019 tarihinde satın alınan araçların ..... tipi van tipi (cam tavansız) araçlar olduğu, anılan araçların okul aracına dönüştürülerek ruhsatlarına işlendiği; kapalı kasa olarak satın alınan araçların okul aracına dönüşümünde sıfır araç dahi olsa yapılan tadilatların incelenmesi gerektiği ve değişiklikler/tadiller ruhsata işleneceğinden incelenmeden satın alınamayacağını, çökmelerin sonradan görüldüğü beyan edilse de, bu durum karşısında davaya konu araçların garanti kapsamında servise götürülerek kontrol ettirilmesi ve servis kayıtlarının açtırılması ve servis iş emirleri tespitlerinin yaptırılması gerekeceğini, araç satın alınırken dahi herhangi bir teknik inceleme yapılmadan gözle muayene ile hemen fark edilebileceğini, mevcut bilgi ve belgelere göre davaya konu araçlar üzerinde yapılan tadilatlar için ayıplı olup olmamasına yönelik değerlendirme yapılamayacağını, dolayıyla kusur belirlenemeyeceğini, davacı vekilinin beyanlarından anlaşılacağı üzere ayıp bildiriminde/ihbarında bulunulmadığı belirtildiğinden ve davacı tarafından davanın ispatı için gerekli bilgi ve belgeler sunulmadığından süresinde ayıp ihbarı yapılmadığından davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın REDDİNE, Alınması gereken 427,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin 6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-11. Maddesi "...arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur." uyarınca yarı oranında hesaplanan 660,00TL'nin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 2.450,00TL nispi vekalet ücretinin, 6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-11. Maddesi "Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir." uyarınca yarı oranında hesap ve takdir olunan 1.225,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 6.363,50TL yargılama giderinin 6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-11. Maddesi "...arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur." uyarınca yarı oranında hesaplanan 3.181,75TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .....Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip ... ¸[e-imzalıdır] Hakim ... ¸[e-imzalıdır]