İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/82 E. 2025/355 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/82
Karar No
2025/355
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/82 KARAR NO : 2025/355 HAKİM :... ... KATİP :... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletme Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/01/2025 KARAR TARİHİ : 20/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletme Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle borçlu tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, kira kontratı gereğince yetkili mahkemenin .... Mahkemeleri seçildiğinden icra takibinin .... 'da başlatıldığını, itiraz eden ... Ltd. Şti. ( bundan sonra itiraz eden olarak anılacaktır) davacının kiracısı konumunda olduğunu ve aralarında bu sözleşmeden kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirket ile itiraz eden arasında yapılan tüm işleri cari hesap ekstresine yansıtıldığını, bu ekstre gereği davacı şirketin itiraz edenden vadesi gelmiş bulunan 563.924,91TL cari hesap alacağı bulunduğunu, davacı adına vekil olarak alacağın icrasının sağlanması amacıyla karşı yan aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, itiraz eden her ne kadar itiraz dilekçesinde davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, asıl alacak ile faiz taleplerine itiraz etme mecburiyetinde olduğunu belirtmiş ise de bu iddianın soyut bir iddiadan ileri gitmediğini, davacı tarafından cari hesap tablosu tutulmakla birlikte, takip dayanağı olarak sunulmuş olan bu hesap ekstresine göre itiraz edenin 563.924,91TL borçlu bulunduğunu, bu nedenle itiraz edenin borçlu olmadığı iddiası gerçek dışı olup, alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla icra takibinin haksız itiraza konu edildiğini, davalı yanın açıkça iyi niyetten yoksun olduğunu, itirazın haksız olarak yapıldığını, davacının alacağına kavuşmasını olabildiğince geciktirmek gayesi ile yapıldığını, icra inkar tazminatı bakımından geçerli ilamsız bir icra takibi yapıldığını, süresi içerisinde ödeme emrine itiraz edildiğini, süresin de açılan bir itirazın iptali davası bulunduğunu, davalının, borcunu ödediğini beyan ettiğini, itiraz edenin ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakiyesi bakımından borçlu olduğunu bildiğini ve kesilen faturalar gereği alacağı bilebilme durumunda olduğunu, buna rağmen icra takibine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalının itirazında haksız olduğunu, borcunu gereği gibi ifa etmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydı ile davanın kabulü ile, yersiz itirazın iptalini, takibin .... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, haksız olarak itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının 15.12.2023 imza tarihli kira sözleşmesine istinaden davacının kiracısı konumda olduğunu ve taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin kiracı-kiraya veren ilişkisi olduğunu, taraflar arasında söz konusu hukuki ilişki dışında ticari hiç bir ilişki bulunmadığını, Davalının, davanın reddini istediğini, davanın kısmen kabulü ile 60.080,00 TL'nin 03/06/2014 (davalıya ihtar edildiği) tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, davalının 15.12.2023 imza tarihli kira sözleşmesi ile .... yer alan kantin alanını( .... ticari alan nolu) davacıdan kiraladığını, davacının dilekçesinin bazı kısımlarında iddia ettiği gibi taraflar arasından herhangi bir ticari iş ilişkisi bulunmamakta olup aralarındaki tek hukuki ilişkinin kiracı-kiraya veren ilişkisi olduğunu, dolayısıyla taraflar arasında ticari işten kaynaklı bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacının, .... bulunan bir kısım ticari işletme alanlarını dava dışı ... firmasından kiraladığını ve kiraladığı yerleri alt kiraya vermek istediğini, hastanenin faaliyete geçmesi(28.03.2024) ve resmiyette olan bütün eksikliklerin tamamlanması üzerine davacının, davalıya 01.04.2024 tarihinde; 6ay+ 4 günlük kira(613.000 TL +KDV), inşaat katılım payı(300.000 +KDV), teminat(depozito) bedeli (300.000+KDV) , genel gider payı (6.614,53 TL +KDV) fatura düzenlediğini, nihayetinde 12.11.2024 tarihinde davacı tarafından davalı hakkında huzurdaki davaya konu icra takibini başlattığını, takip tarihi itibariyle davalının, davacı nezdinde henüz muaccel olmuş hiç bir alacağı bulunmadığını, öncelikle davanın görevsiz mahkemede açılmaması nedeniyle usulden reddini, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava; Taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasına davasına ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir. Somut olayın; Taraflar arasında imzalanmış "kira sözleşmesinden" kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptalie ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 4. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu davalar düzenlenilmiş olup “ç” bendi, “Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmünü, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1. maddesi ise “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı HMk 'nun 4/1-a maddesine göre " .....Kira ilişkisinden doğan alacak davaları davalarıda dahil olmak üzere , kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda" Sulh Hukuk mahkemesi görevlidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde; " Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Kira sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda 6100 sayılı HMK 'nun 4/1-a maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından aynı yasanın 114/1-c maddesi gereğince görev dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından ve dava şartı gerçekleşmediğinden görev yönünden davanın usülden reddi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( .... Dairesi .... , .... Dairesi .... sayılı kararları ) HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin .... Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğuna, 2-6100 sayılı HMK.m.20 uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin talebi halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, anılan süre içerisinde talepte bulunulmaz ise mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin bilinmesine, 3-Yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/05/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/82, K. 2025/355, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-82-e-2025-355-k-33ac7dcf56a8