İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/52 E. 2025/358 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/52
Karar No
2025/358
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/52 Esas - 2025/358 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/52 KARAR NO : 2025/358 HAKİM : .... KATİP : .... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/01/2025 KARAR TARİHİ : 20/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ödeme emrine yapılan itirazın yerinde olmadığını, bu nedenle söz konusu itirazın iptali ile .... tarafından takibe kaldığı yerden devam edilmesi gerektiğini, ... A.Ş ile davalı şirket arasında, ticari nitelikte araç kiralama sözleşmesi kurulduğunu, davacının, sözleşme kapsamında borcunu eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, yapılan ticari işin karşılığı olarak, davacı tarafından davalı şirket adına faturalar düzenlendiğini, düzenlenen faturalara karşı davalı şirketin herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunmadığını, ödenmeyen fatura alacakları için .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, icra takibine konu alacağın likit bir alacak olduğunu, davalı tarafın haksız yere borca itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulmasına neden olduğunu ve davacının alacağına kavuşmasını geciktirdiğini, davanın kabulüne, davalının .... Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazların iptali ile alacağa temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan tarafından dava dilekçesinde bahsi geçen .... , ..., .... , .... , ..., .... , .... sayılı faturalardan sadece "..." sayılı faturanın dava dilekçesi ekinde yer aldığını, .... Esas sayılı dosyası ekinde dayanak belge olarak sunulan cari hesap tablosunun faturalar takip ekine konulmadığını, ancak cari hesap tablosunun son satırında yer alan 09.08.2024 .... Verilen Hizmet Faturası iade araç hasar yansıtma bedelinin 88.584,50 asıl alacak yönünden denetime elverişsiz kesilen .... sayılı faturaya itiraz ettiklerini, teslim esnasında herhangi bir şerh sunmadan araçları teslim alan davacı yanın sebebi belli olmayan hangi gerekçe ile kestikleri anlaşılmayan araç hasar yansıtma bedeli 88.584,50 TL'nin davalıdan talep ettiklerini, icra takibine konu alacağın likit bir alacak olmadığını, bu sebeple yargılamayı gerektirdiğini, bu sebeple .... sayılı faturaya ve içeriğine itiraz ettiklerini, icra takibine yapılan tüm itirazın sebebi takip ekine faturaların eklenmemiş olması sebebiyle hangi alacağın hangi faturaya ilişkin olduğunun anlaşılamadığından takibin tamamına itiraz edildiğini, bu sebeple icra inkar tazminatına hükmedilmemesini ayrıca yargılamaya gerektiren araç hasar yansıtma bedeli 88.584,50 TL yönünden davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava; Taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasına davasına ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir. Somut olayın; Taraflar arasında imzalanmış araç kiralama çerçeve sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptalie ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 4. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu davalar düzenlenilmiş olup “ç” bendi, “Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmünü, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1. maddesi ise “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı HMk 'nun 4/1-a maddesine göre " .....Kira ilişkisinden doğan alacak davaları davalarıda dahil olmak üzere , kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda" Sulh Hukuk mahkemesi görevlidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde; " Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Kira sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda 6100 sayılı HMK 'nun 4/1-a maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından aynı yasanın 114/1-c maddesi gereğince görev dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından ve dava şartı gerçekleşmediğinden görev yönünden davanın usülden reddi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( .... , .... sayılı kararları ) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin .... Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğuna, 2-6100 sayılı HMK.m.20 uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin talebi halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, anılan süre içerisinde talepte bulunulmaz ise mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin bilinmesine, 3-Yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/05/2025 Katip .... e-imza Hakim .... e-imza

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/52, K. 2025/358, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-52-e-2025-358-k-a0fe39b119ab