İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/318 E. 2024/609 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/318
- Karar No
- 2024/609
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/318 Esas - 2024/609 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/318 Esas KARAR NO : 2024/609 Karar HAKİM : .... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVA : İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10.05.2024 KARAR TARİHİ : 04.10.2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04.10.2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin şirket merkezi .... da olan iş alet ve makinalarının alım-satım ve kiralama işini yaptığını, müvekkili şirketin kiraladığı el aletleri için 27.04.2023 tarih ve ... nolu 14.868,00-TL tutarlı E-Fatura, 18.05.2023 tarih ve .... nolu 4.956,00-TL tutarlı E-Faturaları keşide ettiğini, kiralama bedellerinin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davalı firmaya müteaddit kez başvurulduğunu ancak her seferinde farklı söylemler ile borcun ötelenmesi üzerine müvekkili şirket tarafında ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalı tarafça süresi içerisinde borca ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu yapılan bu itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması sebebiyle davalı tarafça .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ayrıca vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ile müvekkilinin kira ilişkisi bulunduğundan kiralama işlemi nedeniyle fatura kesildiğinden yetkili ve görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu olduğu gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine karar verilerek görevli mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini, davacı tarafın cari hesap sözleşmesi bulunmadığından icra takibine ve itirazın iptali davasında cari hesap alacağını talep etmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacının alacağının bulunmadığını, davaya konu faturanın hukuki ilişkinin kurulumu aşamasında değil bu ilişkinin ifasına ilişkin belge olduğunu, bu nedenle fatura düzenlenerek bir ticari ilişkinin şartları belirlenmemekte yahut değiştirilmemektedir, belirtilen nedenlerle fazlaya ilişkin hak, talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilerek davanın reddine karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir . YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; Taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasına davasına ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK 2. Maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir. TTK. nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmemiz yargı işleri tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Ayrıca TTK.nun da düzenlenen hususlar ile Medeni Kanun ve borçlar Kanunuda düzenlenen bazı dava türlerinin ticari dava olduğu belirtilmiştir. TTK. nun 5. maddesinde ise ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasıdaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde olduğu belirtilmiştir Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Somut olayın; Taraflar arasında davalıya kiralanan el aletlerine ilişkin kira bedeli alacağına ilişkin başlatılan .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptalie ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 4. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu davalar düzenlenilmiş olup “ç” bendi, “Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmünü, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1. maddesi ise “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı HMk 'nun 4/1-a maddesine göre " .......Kira ilişkisinden doğan alacak davaları davalarıda dahil olmak üzere , kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda" Sulh Hukuk mahkemesi görevlidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde; " Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Kira sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda 6100 sayılı HMK 'nun 4/1-a maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından aynı yasanın 114/1-c maddesi gereğince görev dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından ve dava şartı gerçekleşmediğinden görev yönünden davanın usülden reddi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( .... ,.... ve ... sayılı kararları ) HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 114/1-c 115/2 maddeleri gereği davanın usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE , 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde müracaat halinde dosyanın görevli .... Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine , 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın görevli .... Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde HMK 20/1 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına , 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin HMK 331 gereği görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememiz Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04.10.2024 Katip .... ¸ e-imzalıdır Hakim ... ¸ e-imzalıdır