Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2025/2227 E. 2025/2197 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2227
Karar No
2025/2197
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2227 - 2025/2197 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2227 KARAR NO : 2025/2197 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/06/2025 NUMARASI : 2025/601 Esas (Ara Karar) DAVACI : ... LIMITED - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... ... LOJİSTİK DENİZCİLİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 27/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/10/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2025 tarih, 2025/601 Esas (Ara Karar) sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... Limited ile Davalı ... International Lojistik Denizcilik Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 25 Mayıs 2023 tarihli bir sözleşme ile, müvekkili tarafından daha önce ABD Doları cinsinden tahsil edilen birtakım alacakların davalının ticari ihtiyaçları sebebiyle belirli bir kısmının iade edilmesi ve akabinde aynı tutarın davalı tarafından Euro cinsinden müvekkile yeniden ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, bu kapsamda ilk etapta müvekkili davacı tarafından davalıya 124.000-USD’nin ödeneceği ve sonrasında davalının bu tutarı o günkü USD/EUR kuruna göre Euro olarak iade edeceği konusunda tarafların anlaştığını, müvekkili tarafından sözleşmede belirlendiği şekilde 124.000-USD’nin ödemesi 12.06.2023 tarihinde yapılmasına rağmen davalı tarafça sözleşme hükümlerine uyulmayarak ödenen bedelin iadesinin yapılmadığını, davalı tarafça davaya konu sözleşmenin imzalanması ile borcun varlığının kabul edildiğini, davacı şirkete ödeme taahhüdü verilerek borcun ikrar edildiğini, borcun varlığı ve vadesinin geçtiği hususunda hiçbir şekilde ihtilaf bulunmadığını, bu hali ile 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun (İİK) 257. Maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz maddesinde sayılan borcun olması, borcun vadesinin gelmiş olması ve vadesi gelmiş borcun rehinle temin edilmemiş olması şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, davacının alacağının teminat altına alınması amacıyla davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerde bulunan alacakları nezdinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2025 tarih, 2025/601 Esas (Ara Karar) sayılı kararında, davacının ihtiyati haciz talebine konu dava konusu alacağın varlığını, yokluğu, meblağı ve muacceliyeti ile sözleşme ve koşullarının değerlendirilmesi hususunun yargılamayı gerektirdiğini, bu safhada ibraz edilen deliller kapsamında, sözleşme hükümlerinin taraflarca yerine getirilip getirilmediği hususunda yaklaşık ispat koşullarının mevcut olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin varlığını hakkında davalı tarafın da kabul etmesi üzerine herhangi bir ihtilaf olmadığını, taraflar arasında yapılan e-mail yazışmalarıyla da davalı taraf borcunu defalarca kez ikrar etmiş ve müvekkiline ödeme sözü verdiğini, istinaf mahkemesi kararı ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca dava dilekçesi ile sunulan deliller ile müvekkilinin alacağına ilişkin yaklaşık ispat koşulu gerçekleştirildiğini, ikrarın mevcut olduğu hususta ispat koşulunun nasıl yerine getirilmediği hususuna da anlam verilmediğini, yerel mahkemece eksik ve hatalı olarak yapılan değerlendirmelerle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar müvekkil şirketin zarara uğramasına ve alacağını tahsil imkânlarının tehlikeye düşmesine neden olabileceğini, açıklanan bütün bu nedenlerle .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/601 E. sayılı dosyası tahtında 20.06.2025 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak müvekkil şirketin alacakları hakkında davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerde bulunan alacakları nezdinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiş olup, yargılama giderleri vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2025 tarih, 2025/601 Esas (Ara Karar) sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, alacak istemine ilişkin olup, istinafa tabi uyuşmazlık ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemenin 20.06.2025 tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dayanılan deliller dikkate alındığında ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği bu sebeple kararın hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 md. gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-İstinaf karar harcının peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 27/10/2025 tarihinde karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2227, K. 2025/2197, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/adana-bolge-adliye-mahkemesi-9-hukuk-dairesi-2025-2227-e-2025-2197-k-360d9f7c6b85