Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/11694 E. 2025/11496 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11694
- Karar No
- 2025/11496
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/367 E., 2024/651 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/108 Esas 2022/653 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... Yakıt Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili, davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl Davada; Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.12.2013 tarihinde davacının yolcu olduğu motosiklet ile davalı ...Ş.'nin zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptığı, davalı ... Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin maliki olduğu ve davalı ...’ın kullandığı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacının yaralandığını ve malul kaldığını, kazanın karşı aracın tam kusuru ile oluştuğunu, kazada oluşan maluliyetin boyutu nedeniyle davacının büyük bir manevi zarara da uğradığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile iyileşme süresi ile maluliyet oranı kapsamında şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile duyduğu derin elem ve ıstırap nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi itibariyle en yüksek banka mevduat faizi ile sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde davalılardan müşterek ve müteselsil tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.05.2017 tarihinde verdiği talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 210.661,52 TL’ye yükseltmiştir. Birleşen Davada (2014/843 Esas) Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.12.2013 tarihinde davacının yolcu olduğu motosiklet ile davalı ...'nin zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptığı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacının yaralandığını ve malul kaldığını, kazanın karşı aracın tam kusuru ile oluştuğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile iyileşme süresi ile maluliyet oranı kapsamında şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte birleştirme talep ettikleri dosyadaki davalılarla birlikte müşterek müteselsil (davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Davada (2021/632 Esas) Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.12.2013 tarihinde davacının yolcu olduğu motosiklet ile davalı ... şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptığı, davalı ... Şirketinin ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu, davalı ... Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin maliki olduğu, Davalı ...’ ın sevk ve idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacının yaralandığını ve malul kaldığını, asıl davada sürekli iş göremezlik tazminatının belirlendiğini, 144.163,49 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tüm davalılardan müşterek müteselsil (davalı ... şirketleri poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl Davada Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde Kasko Sigortası ile sigortalı olduğunu, trafik sigorta poliçesi ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin birbirinden ayrı sorumluluklar olduğunu, aralarında müşterek ve müteselsil sorumluluk esaslarının geçerli olmadığını, davacının her iki sigorta poliçesinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu yöndeki mesnetsiz iddialarının sigorta hukuku ve genel hukuk kuralları uyarınca reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitlerle sınırlı olduğunu, sorumluluğu kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle sorumlu olduğunu, davacı tarafın sigortalısının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, kendilerine ait aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, dava dışı motosiklet sürücüsünün kusurlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. Birleşen Davada (2014/843 Esas) Davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. Birleşen Davada (2021/632 Esas) Davalı ... Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili, zamanaşımı defi ileri sürerek, müvekkili şirketinin kusuru bulunmadığını, müvekkil şirketin işleteni olduğu aracın sürücüsünün kusursuz olduğunu, dolayısıyla meydana gelen kazada öncelikle davalı sürücüye kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, yolcunun da müterafik kusuru bulunduğunu, müvekkili şirketin dava konusundan sorumlu tutulması için gerekli olan illiyet bağının davacı ve dava dışı sürücünün filleri ile kesildiğini, asıl davadaki hesap ve kusur raporlarını kabul etmediklerini, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu bu nedenle talep edilen tazminat miktarının da yerinde olmadığını, maluliyet oranına yaptıkları itirazlarında dikkate alınmadığını, asıl davada yapılan hesaplamada PMF 1931 Yaşam Tablosu kullanılması gerekirken, davacı yanın istinaf nedenlerinde bulunmayan ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2018/184 E. 2019/703 K. Sayılı ilamına aykırı olarak TRH-2010 Yaşam Tablosunun kullanılmasının hatalı olduğunu, faiz türünün yasal faiz olabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ek dava ile ilgili öncesinde sigorta şirketine başvuru yapılmadığından talebin reddi gerektiğini, asıl davada İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacının istinaf talebinde bulunduğu ancak bu istinaf nedenleri arasında hesap raporuna, rapordaki hesaba yönelik bir istinaf itirazı bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararının da kusura, kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılmasına, vekalet ücretine ve davacının önceki maluliyetinin değerlendirilmesi amacıyla maluliyete yönelik olduğunu, asıl yargılamada alınan hesap raporuna ilişkin bir kaldırma kararı bulunmadığını, davalı açısından asıl davada alınan ilk hesap raporunun davalı açısından usuli kazanılmış hak olduğunu, bu nedenle kaldırma kararı sonrası güncel veriler ile yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, arabuluculuk aşamasında maluliyet raporu sunmadıklarından davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiğini, davalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, hatır taşıması bulunduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, talebin zamanaşımına uğraması sebebiyle reddi gerektiğini, kaza sebebiyle davacıya yapılan ödemelerin veya bağlanan gelirlerin tazminattan düşülmesi gerektiğini, savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2015/329 Esas ve 2017/303 Karar ve 05.07.2017 tarihli asıl ve birleşen 2014/843 esas sayılı dosyanın kısmen kabulüne, 136.929,95 TL iş göremezlik tazminatının ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden, ... Yakıt San. ve Tic. A.Ş. ve davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsiline, ... Sigorta A.Ş.’ye açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Yakıt San. ve Tic. A.Ş.’den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek müteselsil tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair verilen karar Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/184 Esas ve 2019/703 Karar ve 02.04.2019 tarihli kararı ile davacı vekili, davalı ...Ş. ve davalı ... Yakıt San. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahalline idesine dair karar verilmesi üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen Adli Tıp Kurumu maluliyet raporu, kusur raporu ve 27.09.2021 tarihli hesap raporu doğrultusunda, %10 müterafik kusur indirimi yapılarak asıl ve birleşen 2014/843 Esas ve 2021/632 Esas sayılı dosyaların kısmen kabulüne, 319.342,96 TL iş göremezlik tazminatının ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden, diğer davalılar ... Yakıt San. ve Tic. A.Ş. ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek-müteselsil tahsiline, ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve davalı ... katı Yakıt San. Tic. A.Ş.’den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek-müteselsil tahsiline, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... Katı Yakıt San. ve Tic. Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/329 Esas 2017/303 Karar ve 05.07.2017 tarihli kararı üzerine davanın iş kazası olup olmadığı, davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı, rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığı araştırılmadan, müterafik kusuru kusur oranları içerisinde değerlendiren kusur raporuna göre, davacının kaza sonrası oluşan maluliyetine önceki engel halinin etkisine dair inceleme yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek 2018/184 Esas ve 2019/703 Karar ve 02.04.2019 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahalline iadesine karar verilmiş, bu karar sonrası verilen İlk Derece Mahkemesi kararı, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak, aşamalarda ileri sürülen iddia ve cevapların denetimi sağlayacak biçimde eksiksiz sergilenip, hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle; dairemiz kaldırma kararına uygun işlem yapılıp, karar verilmiş olmasına, bir kısım istinaf itirazlarının kaldırma kararı ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğunun anlaşılmasına göre” gerekçeleri ile davalılar ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacının manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf taleplerinin ise “...Bu bakımdan somut olayda davacı için hükmedilen manevi tazminatın bir miktar az olduğu, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan miktarda manevi tazminata hükmedilmesi, dairemizin kaldırma kararında belirtildiği üzere, müterafik kusur indiriminin Yargıtay'ın yerleşik %20 indirim oranı yerine, %10 olarak uygulanması hatalı olmuş” gerekçesi ile kabulüne, kararın kaldırılmasına, asıl davanın ve birleşen İskenderun 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/843 Esas ve birleşen İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/632 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile; 283.860,00 TL (354.825,01 % 20= 35.482,05 müterafik indirim sonucu) iş göremezlik maddi tazminatının davalılardan ... yönünden dava tarihinden, diğer davalılar ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... yönünden ise olay tarihi olan 19.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılar ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili, ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 05.06.2023 tarihli ve 2023/4352 Esas, 2023/7448 Karar sayılı ilamıyla asıl dava ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına, tarafların temyiz itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne; 210.661,52 TL iş göremezlik maddi tazminatının davalılardan ... yönünden dava tarihinden, diğer davalılar ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... yönünden ise olay tarihi olan 19.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılar ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/843 E. sayılı dosyasında; davanın kabulüne; 210.661,52 TL iş göremezlik maddi tazminatının asıl dava ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla, davalı ...'nden dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsiline, birleşen İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/632 E. sayılı davanın kısmen kabulüne; 73.198,48 TL iş göremezlik maddi tazminatının davalılardan ... yönünden dava tarihinden, diğer davalılar ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... yönünden ise olay tarihi olan 19.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılar ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının usuli kazanılmış hakkı korunarak %10 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken %20 oranında kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, kaldı ki müvekkilinin kask takıp takmadığının Kaza Tesbit Tutanağında belirsiz olarak işaretli olduğunu, kask takılmadığına ilişkin somut bir delil dosyaya sunulmadığını bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmasının da hatalı olduğunu, davalıların bu yönde istinaf talepleri de bulunmadığını, davacı yararına arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası hesaplamada prograsif rant yöntemi kullanılarak hesap yapılması gerektiğini, ayrıca emeklilik yaşının 65 olarak alınması gerektiğini, davacının yolcu olduğunu, olayda kusuru bulunmadığını, davanın meşterek müteselsil tahsil esaslarına dayandırıldığını, bu nedenle kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, davalı ...’nin ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, zorunlu mali mesuliyet sigortasını aşan miktardan sorumlu tutulması gerekirken davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin yerinde olmadığını, davacının haklılığına karar verilmiş iken, yargılama giderlerinin kabul-red oranına göre belirlenmesinin hatalı olduğunu, kendisini vekil ile temsil etmeyen davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kabul edilen manevi tazminat için her bir davalı yönünden davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi alınan hesap raporuna karşı davacının itiraz etmediğini, bu raporu istinafa götürmediğini, davacının istinafının kusur ve faize yönelik olduğunu, bu rapordaki hesap yönteminin müvekkili şirket açısından usuli kazanılmış hak teşkil ettiğini, bu nedenle kaldırma kararı sonrası güncel veriler kullanılarak yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, müvekkilinin bakiye teminat limiti dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak hesap yapıldığını bu durumda teknik faiz de uygulanması gerektiğini, prograsif rent ile hesap yapılmasının hatalı olduğunu, %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerektiğini, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, çalışanına gerekli talimatları verdiğini, dava dışı sürücünün kusuru ve davacının müterafik kusurunun illiyet bağını kestiğini, son alınan Adli Tıp raporu ile dahi maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, maluliyet oranına yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, birleşen davada PMF 1931 Yaşam Tablosu yerine TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, ilk açılan davadak hesaplama yönteminin kesinleştiğini, manevi tazminat bedelinin yüksek olduğunu, kaza yapan aracın ticari taşıma yapmadığını ve maddi ve manevi tazminat alacağına yasal faiz işletilmesi gerektiğini, belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacı yolcunun yaralanması nedeniyle aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesini yapan sigorta şirketi, araç maliki ve araç sürücüsünden sürekli iş göremezlik tazminatı ve sürücü ve aracın malikinden manevi tazminat talebi, birleşen davada aracın ZMSS poliçesini yapan sigorta şirketinden sürekli iş göremezlik tazminatı talebi, birleşen diğer davada aracın ZMSS ve Kasko İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta poliçesini yapan sigorta şirketleri, aracın sürücü ve malikinden bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının tahsili talebine ilişkindir. I.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. II.Asıl davaya ilişkin davacı vekili, davalı ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; A.Davacı vekili yönünden asıl davada kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. İlk Derece Mahkemesince ilk kararda %10 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış, bu karar Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmış, yeniden yargılama yapılması için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, bu kararında davacının kask takmaksızın yolculuk yapıp yapmadığı belirlenerek hesaplanan tazminattan karşı istinaf olmadığından %10 oranında müterafik kusur indirimi yapıp yapmamaya karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesi kaldırma kararı sonrası %10 oranında müterafik kusur indirimi yapmış ancak Bölge Adliye Mahkemesi bu defa kararı müterafik kusur indiriminin %20 olması gerektiği yönünden kararı kaldırmıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kaldırma kararında müterafik kusur indirimi yönünden %10 oranının davacı yönünden usuli kazanılmış hak teşkil ettiği kabul edilmesine karşın sonraki kararda %20 indirim yapılması hatalıdır. 2. Tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 ve 62 nci maddeleri uyarınca, zarardan müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, aynı Kanun'un 162 nci maddesine göre, borcun tamamından sorumludurlar. Nitekim, 2918 sayılı KTK.nun 88/1 nci maddesinde, trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacılar, zararlarını müştereken ve müteselsilen talep edebilecekleri gibi yasanın verdiği müteselsilen talep hakkından açıkça vazgeçerek her bir failin kusuru oranında da talepte bulunabilirler. Somut olayda; davacı vekili, davacının yolcu olduğu araç ile davalı ... şirketine sigortalı araç arasında meydana gelen kazada davacının yaralandığı ve malul kaldığını iddia ederek sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur. Davacı vekili dava dilekçesinde davacının yolcu olduğunu, kusurunun bulunmadığını belirtmiş, açıkça müşterek müteselsil tahsili talepten de vazgeçmiş değildir. Kazaya karışan ve kazada kusurları bulunan araçların sigortacılarının tüm zarardan müştereken müteselsilen sorumlulukları bulunmaktadır. Davalıya sigortalı araç sürücüsü kazada %35 kusurlu dahi olsa müşterek ve müteselsil sorumluluk esası gereği tazminatın tamamından sorumludur. Bu nedenle kusura dayalı olarak karar verilmesi hatalıdır. B. Davalı ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili ve ... Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece alınan ilk aktüer raporunda hesaplama PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesi bu raporu esas alarak karar vermiş, bu hesaba yönelik olarak davacı tarafından istinaf başvurusu yapılmamıştır. Bu nedenle bu tablo ile hesap davalılar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturmuş olup TRH-2010 Yaşam Tablosu ile yapılan hesaplamaya itibarla Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi yerinde değildir. C.Davalı Safi Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrası "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." şeklindedir. Davacı vekili dava dilekçesinde 30.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince bu talep aşılarak 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. O halde Bölge Adliye Mahkemesince, HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak tazminat miktarına karar verilmesi gerekirken talep aşımı yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. III. Davacı vekili, davalılar ... vekilinin birleşen 2021/632 Esas sayılı dosyasından verilen hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; A. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Somut olayda, davacı vekili asıl ve birleşen 2014/843 Esas sayılı davada sürekli iş göremezlik tazminatı talebini karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasına yöneltmiş, daha sonra açtığı birleşen 2021/632 Esas sayılı davada ise zorunlu mali sorumluluk sigortasını aşan kısım için kazaya karışan karşı aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortasından da sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiştir. Mahkemece zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini aşan bir miktar var ise bunun ihtiyari mali sorumluluk sigortasından tahsiline karar vermesi gerekirken, bu sigorta şirketine karşı davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. 2. Davacı birleşen davanın açılmasından önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmuştur. Somut uyuşmazlıkta, tarafların dava şartı olan arabuluculuk kapsamında arabuluculuk faaliyetinde bulundukları, davalı tarafın sürece katıldığı ve sürecin sonunda anlaşamadıkları görülmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararında, dava şartı olan arabuluculuk gideri bakımından herhangi bir hüküm kurulmamış ise de arabuluculuk gideri yargılama gideri olup anlaşmaya varılamaması hâlinde, ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanmaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınması gerekir. B. Davalı ... vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince; Davalı ..., kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, davacının maluliyet nedeniyle doğan zararından poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumludur. Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebi birleşen 2014/843 Esas sayılı dosyasından 210.661,52 TL olarak, birleşen 2021/632 Esas sayılı dosyasından ise 73.198,48 TL olarak toplam 283.860,00 TL olarak kabul edilmiştir. Hükümde sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu da belirtilmemiştir. Dosya içerisinde yer alan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin incelenmesinde sakatlık teminatı limiti kişi başına 250.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece talep değerlendirilirken poliçe limitinden fazlasına hükmedilemeyeceğine dikkat edilmeksizin limiti aşar şekilde hüküm kurulması hatalı olup bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. KARAR 1. Yukarıda (I) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (II-A,B,C) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle asıl davaya yönelik davacı vekili, davalı ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (III-A,B) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle birleşen 2021/632 Esas sayılı davaya yönelik davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalılar ... Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... Sigorta A.Ş.'ye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.