Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2025/1166 E. 2025/1372 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1166
Karar No
2025/1372
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1166 - 2025/1372 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1166 KARAR NO : 2025/1372 KARAR TARİHİ : 07/07/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : . İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/01/2025 NUMARASI : 2025/31 ESAS 2025/77 KARAR DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 07/07/2025 YAZIM TARİHİ : 07/07/2025 İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2025 tarih, 2025/31 Esas, 2025/77 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, menfi tespit davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı müvekkili şirkete; Samandağ İcra Müdürlüğü'nün 2024/992 Esas sayılı icra dosyası kapsamında ödeme emri tebliğ edildiği, takibe konu senedin ise alacaklısı davalı, borçlusu dava dışı ... ile müvekkili şirket olan 25.06.2022 tanzim tarihli 25.07.2022 vade tarihli 19.500 Euro meblağlı olduğunu, müvekkili şirketin, alacaklı gözüken şahısla hiçbir zaman hiçbir ticari ilişkisi olmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, mahkemece yazılı gerekçeyle arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü yer almaktadır. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, iş bu dava da 08/01/2025 tarihinde açılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda davacı tarafından dava konusu senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası açılmış olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi uyarınca iş bu menfi tespit davası arabuluculuğa tabidir ve bu husus dava şartıdır. Davacı vekili tarafından dava tarihinden önce iş bu dava ile ilgili arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir evrak sunulmamıştır. Mahkemece dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine dair karar verildiği ve AAÜT 7/2 maddesi uyarınca davalı vekili yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun bulunarak davalı vekilinin istinaf sebebinin de bu gerekçeyle yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davalıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince dava değeri göz önüne alınarak kesin olmak üzere 07/07/2025 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1166, K. 2025/1372, T. 07.07.2025, www.arakarar.com/karar/adana-bolge-adliye-mahkemesi-9-hukuk-dairesi-2025-1166-e-2025-1372-k-58390c2a201c