Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/731 E. 2025/924 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2025/731
Karar No
2025/924
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/3 E., 2025/2 K.

1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 6. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/263 Esas ve 2013/288 Karar sayılı dosyasında, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi gereğince müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen davalı tarafça bir kısım hakedişlerin ödenmemesi ve sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle müvekkilinin kâr kaybına uğradığını ileri sürerek 20.000,00 TL istihkak alacağının ve 20.000,00 TL yoksun kalınan kâr kaybının davalıdan tahsilinin talep edildiğini, İlk Derece Mahkemesince istihkak alacağına ilişkin talep yönünden davanın kabulüyle, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL istihkak alacağının davalıdan tahsiline karar verildiğini, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince talep edilen ve hüküm altına alınan miktara göre hükmün onanmasına karar verildiğini, davalı vekilince yapılan karar düzeltme talebinin reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından önceki davada yapılan tespitler ve alınan bilirkişi raporu kapsamında hak edilen istihkak alacağının tahsili için ek dava açılarak 1.841.393,36 TL'nin davalıdan tahsilinin talep edildiğini, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiğini, bu karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulduğunu, bozma kararı üzerine dosyanın İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/14 Esas sırasına kaydedildiğini, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 601.349,52 TL'nin hüküm altına alındığını, ek davaya konu 1.841.393,36 TL hakediş alacağının kanuna aykırı olarak azaltılarak müvekkilinin mülkiyet hakkının ve diğer haklarının ihlâl edildiğini, müvekkilinin maddi olarak zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı ... Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; ihbar edilen hâkimlerin verdikleri karar nedeniyle zarara uğradıkları iddiasıyla açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, açılan belirsiz alacak davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 107. maddesindeki düzenlemeye aykırı olduğunu, HMK’nın 46. maddesindeki koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı 6. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 24.06.2025 tarihli ve 2024/3 Esas, 2025/2 Karar sayılı kararı ile; “…Dava, hakimin hukuki sorumluluğuna dayanan tazminat davasıdır. Davanın dayanağını oluşturan 6100 sayılı HMK'nın 46. maddesi hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat sorumluluğunun koşullarını belirlemiştir. Buna göre; a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması hallerinde hakimin hukuki sorumluluğu söz konusu olacaktır. Somut olayda tazminat istemine ilişkin hakimlerin HMK'nın 46/1-a, c, ç, d ve e benlerine dayanılmıştır. Açılan kısmı davanın kesinleşmesi üzerine, bu davada bilirkişi raporu ile tespit edilen ve hüküm altına alınmayan kısmın talep edildiği davada Yargıtay bozmasına uyularak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenen miktarın hüküm altına alınması nedeniyle İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.11.2024 tarih ve 2021/14 Esas, 2024/686 Karar sayılı dosyada yapılan yargılama nedeniyle HMK'nın 46/1-a, c, ç, d ve e bendinde belirtilen nedenlerin gerçekleşmediği ve bu madde gereğince tazminat isteminin koşulları oluşmadığı, davacının dayandığı sebeplerin temyiz sebebi olarak değerlendirilebileceği anlışıldığından, tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasının takdir edilerek hüküm altına alınması gerekir. Bu konuda dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular gözetilmiştir. Belirtilen nedenlerle davanın esastan reddi gereği sonucuna varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan davanın sabit olmadığından REDDİNE, 2-HMK'nın 49/1. maddesi gereğince 5.000,00 TL disiplin para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi 13/2. maddesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının davası red edildiğinden alınması gereken 1.283,10 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 2.049,30 TL harçtan mahsubu ile artan 766,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine. 5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6100 Sayılı Kanunun 338. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın davacıya iadesine,…” karar verilmiştir. Kararın Temyizi 7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. GEREKÇE 8. Dava, HMK’nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede; “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır. 10. Somut olayda HMK’nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 11. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/731, K. 2025/924, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-hukuk-genel-kurulu-2025-731-e-2025-924-k-1c2a14a06708