Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/769 E. 2025/914 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2025/769
Karar No
2025/914
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2025/2 E., 2025/5 K.

1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 9. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkette çalışan ... isimli işçinin istifa ettikten 9-10 ay kadar sonra müvekkili aleyhine bir kısım işçilik alacaklarının tahsili istemi ile dava açtığını, Malatya 1. İş Mahkemesinin 23.05.2024 tarihli ve 2022/175 Esas, 2024/171 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ...'ın dava dilekçesinde iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini iddia etmeyip iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini ileri sürmesine rağmen kararda "Davacı işçi davalı işverene ait işyerinde belirsiz süreli ve sürekli iş akdine dayalı olarak çalışırken iş akdini bir kısım işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı olarak kendisi feshetmiştir. İhbar tazminatı karşı tarafa ödenmesi gereken bir tazminat türü olduğundan ve davacı haklı nedenle de olsa kendisi iş akdini feshettiğinden ihbar tazminatına hak kazanamamıştır..." gerekçesine yer verildiğini, kararı istinaf ettiklerini ancak İlk Derece Mahkemesi kararı miktar itibarıyla kesin olduğundan istinaf talebinin reddedildiğini, kanun yararına temyiz yoluna başvurmaları üzerine Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 28.02.2025 tarihli ve 39152028-153.01-2094-2024-E.540/5738 sayılı cevap yazısında "...6100 sayılı Kanun'un 25. maddesinin 1. fıkrasına aykırı şekilde vakıanın değiştirilerek işçinin haklı feshi yönünden değerlendirme yapılması usul ve yasaya aykırı bulunmuş ise de..." ifadesine yer verilerek İlk Derece Mahkemesince kanuna aykırı karar verildiğinin açıkça tespit edildiğini, usul ve yasaya aykırı karar nedeniyle müvekkili aleyhine başlatılan ilâmlı icra takibi sonucunda müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı para nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 46. maddesinin 1-(c) ve 1-(d) bentleri gereğince fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı ... Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, HMK'nın 46. maddesindeki şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı 6. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 16.09.2025 tarihli ve 2025/2 Esas, 2025/5 Karar sayılı kararı ile; "...Dairemizce 6100 sayılı Kanun'un 137. vd. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi sıfatıyla ön inceleme ve tahkikat duruşmaları yapılmış, taraflara ait deliller toplanmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre, hâkimlerin yargılama ile ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet ve kararları sebebiyle ancak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilecek olup; kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk sebeplerine dayanılarak da olsa hâkim aleyhine tazminat davası açılamayacağı her türlü kuşku ve duraksamadan uzaktır. Yargı yetkisinin özellikleri, hâkimlerin kişisel sorumluluğunda özel bir düzenin uygulanmasını zorunlu kılmıştır. Zira yargı görevinin bağımsızlık ve tarafsızlık içinde aksatılmadan yerine getirilmesi esastır. Kuşkusuz; adaletin gerçekleşmesi, hâkim hakkında sorumsuzluk müessesesinin kabulünü gerektirmez. Ancak, hâkimin hukuki sorumluluk hâlleri benimsenirken, yargısal faaliyetten ibaret olan esas görevinin aksatılmamasına büyük özen gösterilmesi zorunludur. Hâkimin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine tazminat davası açılabilmesi için; 6100 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi olarak yazılı bulunan sebeplerin bir ya da bir kaçının gerçekleşmesi, davacının karardan dolayı zarar görmesi ve hâkimin davranışı ile zarar arasında illiyet bağının olması ve bu hususların davacı tarafından ispatlanması gerekir. Dava konusu uyuşmazlık, 6100 sayılı Kanun'un 46. maddesinde öngörülen hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine açılan tazminat davası niteliğindedir. Somut olayda davacı vekilince, Malatya 1. İş Mahkemesinin 2022/175 Esas ve 2024/171 Karar sayılı bir kısım işçilik alacaklarının ödenmesine ilişkin kararının yargılaması sırasında 6100 sayılı Kanun'un açık hükümlerine aykırı davranıldığı iddiasıyla tazminat talebinde bulunulmuş ise de dava dilekçesinde; ihbar olunan hâkim tarafından görülen davanın yargılama sürecinin ve karar veya hükmün farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı verildiğinin ve duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verildiğinin ispat edilemediği, hâkimin 6100 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca; kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin ve düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar vermiş olması ya da sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar vermiş olması ya da duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması ya da hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması hâllerinin gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının açtığı dava esastan reddedildiğinden 6100 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca, davacı takdiren 500,00 TL disiplin para cezasına mahkum edilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan sebeplere, dosyalardaki delillere ve heyetin takdirine göre; 1-Davanın esastan REDDİNE, 2-6100 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca takdiren 500,00 TL disiplin para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davanın reddi nedeniyle alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcı ile 945,40 Yargıtay ilk derece başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 5-6100 sayılı Kanun'un 333. maddesi gereği, hükmün kesinleşmesinden sonra, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısım kalması halinde iadesine, tebliğ gideri avanstan karşılanmak suretiyle iade kararının davacıya tebliğine, 6- Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı yararına 25.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,,..." karar verilmiştir. Kararın Temyizi 7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. II.GEREKÇE 8. Dava, HMK'nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede; “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır. 10. Somut olayda HMK'nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 11. Hâl böyle olunca yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/769, K. 2025/914, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-hukuk-genel-kurulu-2025-769-e-2025-914-k-4da427e9f3e2