Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025/68 E. 2026/298 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2025/68
- Karar No
- 2026/298
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 7. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Ceza SAYISI : 803-958
I. HUKUKİ SÜREÇ Kaçak eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla bulundurma suçundan sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ve kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine ilişkin Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 06.04.2016 tarihli ve 572-203 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay 7. Ceza Dairesince 19.10.2021 tarih ve 2436-13488 sayı ile; "İhbar üzerine alınan arama kararı ile sanığın ikametinde yapılan aramada 1268 karton kaçak sigaranın ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, ihbarın mahiyeti, sigaraların sanığa ait ikametin alt katındaki ambarda ele geçirilmesi, yakalanış şekli ve miktarı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine savunmasına itibarla yazılı şekilde hüküm tesisi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesi ise 28.12.2021 tarih ve 803-958 sayı ile; "...Sanığın iddia edildiği gibi kaçak sigara bulundurma amacıyla hareket etmesi durumun bu sigaraları herkes tarafından görülecek ve kolayca girilebilecek bir yerde değil evde kilit altında muhafaza edeceği şüphesizdir. Bu durumda sigaraların bulundukları yere sanığın bilgisi olmaksızın herhangi bir kişi tarafından konulmuş olması mümkündür. Kaldı ki sigaraların sanığın köyde dahi olmadığı bir zamanda bulunmuş olması da sanığın bu sigaralarla ilgisi olmadığı yönündeki savunmasını açıkça desteklemektedir. Açıklanan nedenlerle sanığın üzerine atılı suçu işlediği şüpheye mahal bırakmayacak şekilde kesin delillerle sabit olmadığından ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği ve de sanığın suçu işlediğine dair %100 vicdani kanaate ulaşılamadığı..." gerekçesiyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2023 tarihli ve 43348 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosya, kararına direnilen Daireye gönderilmiş, inceleme yapan Yargıtay 7. Ceza Dairesince 28.11.2024 tarih ve 6351-10522 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen kaçak eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla bulundurma suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İLE ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER İncelenen dosya kapsamından; Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine bağlı ... Köyü'nün doğu yönünde bulunan, sanığa ait iki katlı evin alt katındaki ambarda kaçak sigara bulunduğu ve sanığın bu sigaraların ticaretini yaptığı yönündeki ihbar üzerine Nöbetçi Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden sanığın ikametinin alt katında bulunan ambarda yapılan aramada 1268 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği, 30.11.2015 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına (KEMT) göre, ele geçirilen sigaraların CİF değerinin 12.860 TL, gümrük vergilerinin 73.706 TL ve gümrüklenmiş değerinin 86.566 TL olduğunun bildirildiği, 01.02.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanıktan ele geçirilen sigaraların üzerinde TAPDK yazılı, özel yapım bandrol ve Türkçe ibare bulunmadığı, yine TAPDK tarafından düzenlenen uygunluk belgesinin de bulunmadığı bu hâliyle sigaraların gümrük kaçağı olduğu, 01.04.2016 tarihli yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; kaçak sigaraların ele geçirildiği sanığa ait iki katlı taşınmazın alt katında bulunan ardiyenin kapısının olmadığı, bina çevresinde ardiyeye ulaşımı engelleyecek herhangi bir koruma veya güvenlik önleminin bulunmadığı, bu nedenle ardiyeye dışarıdan rahatlıkla girilip çıkılabileceğinin tespit edildiği, Anlaşılmıştır. Sanık aşamalarda; ikametinin alt katında bulunan ardiyenin kapısının olmadığını, binanın çevresinde de buraya girmeyi engelleyecek bir korumanın bulunmadığını, kaçak sigaraların kendisine ait olmadığını savunmuştur. IV. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Değerlendirmeler Ayrıntıları Yüksek Genel Kurulun 18.12.2024 tarihli ve 194-421, 08.01.2025 tarihli ve 400-1, 03.12.2025 tarihli ve 333-545 sayılı içtihatları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, suçun işlenmesi ile bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ve vicdani kanaat esasını benimseyen ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de doktrin ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Aynı zamanda bir güvence de olan bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmı gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan maddi gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Şu hâlde, sanığa isnat edilen fiilin sanık tarafından icra edildiğinin kabulü için, gerekçeli ve muhtemel şüphenin tamamen yenilmesi gerekir. Zira kabili te'lif olmayan şüphe ile gerçeğin yan yana mevcudiyeti ile vicdani kanaate ulaşılmasının, mantık ve hukuk kuralları bakımından mümkün olduğu söylenemez. B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine bağlı ... Köyü'nün doğu yönünde bulunan sanığa ait iki katlı evin alt katındaki ambarda kaçak sigara bulunduğu ve sanığın bu sigaraların ticaretini yaptığı yönündeki ihbar üzerine Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden sanığın ikametinin alt katında bulunan ambarda yapılan aramada 1268 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği kabul edilen olayda; Dosya kapsamındaki deliller, ihbarın içeriği, ele geçirilen eşyanın miktarı ve ekonomik değeri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın savunmasının müsnet suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun ve sanığın kaçak eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla bulundurma suçunu işlediğinin sabit olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin direnme kararına konu beraat hükmünün, sanığa isnat edilen kaçak eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla bulundurma suçunun sabit olduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan bir Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yerel Mahkemenin direnme gerekçesinin isabetli olduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. V. KARARAçıklanan nedenlerle, 1- Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 803-958 sayılı direnme kararına konu hükmünün, sanığa isnat edilen kaçak eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla bulundurma suçunun sabit olduğu gözetilmeden beraat kararı verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 29.04.2026 tarihinde yapılan birinci müzakerede yasal ve yeterli çoğunluk sağlanamadığından 13.05.2026 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.