Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/825 E. 2026/6803 K. – Banka Veya Kredi
Konu: Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/825
- Karar No
- 2026/6803
- Karar Tarihi
- Konu
- Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/352 E., 2024/426 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2015/352 Esas, 2024/426 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri gereğince olağan zamanaşımı dolduğundan bahisle düşme kararı verilmiş, bu kararın 10.09.2024 tarihi itibarıyla istinaf edilmeksizin kesinleştiğine dair kesinleştirme şerhi düzenlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 2025/1028 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.01.2026 tarihli ve KYB-2026/964 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.01.2026 tarihli ve KYB-2026/964 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245. maddesinde düzenlenen başkasına ait banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunda yargılamaya konu eylemlerin 2013-2014 yılları arasına ilişkin olduğu, son işlem tarihinin 07.01.2014 olduğu ve zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı anlaşıldığından, anılan suça ilişkin dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d maddesi uyarınca 15 yıl olduğu ve bu sürenin karar tarihi itibariyle halen dolmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5237 sayılı Kanun'un "Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" başlıklı 245. maddesinin birinci fıkrası; "(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." Şeklindedir. 2. 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasında; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer. " Denilmektedir. 3. 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi" başlıklı 67. maddesi; "(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." Hükmünü haizdir. 4. İncelenen dava dosyası içeriğine göre; 5237 sayılı Kanun'un 245/1. maddesinde hüküm altına alınan banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu yönünden, sanıkların zincirleme eylemlerine ilişkin suç tarihinin 07.01.2024, olağan zamanaşımını kesen en son nedenin ise sanıklardan ..., ... ve ...'ın sorgularının yapıldığı 23.10.2015 tarihi olduğu; 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d ve 67/4. maddelerinde düzenlenen olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin hüküm tarihine kadar dolmadığı anlaşılmakla, Mahkemece zamanaşımı süresinin belirlenmesinde hataya düşülerek sanıklar hakkında olağan zamanaşımının dolduğundan bahisle düşme hükümleri kurulması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş; 5271 sayılı Kanun'un 309/4-c. maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere hükümlerin kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2015/352 Esas, 2024/426 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2026 tarihinde karar verildi.