Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025/181 E. 2026/254 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2025/181
- Karar No
- 2026/254
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 77-314
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında, Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesince 17.04.2014 tarih ve 175- 570 sayı ile eylemin teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05.11.2015 tarihli ve 77-314 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 13.05.2024 tarih ve 10621-4368 sayı ile; "...Mağdurun aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, olay günü mağdura yönelik cinsel istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirmeye teşebbüs ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilip karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 103/2. maddesi ile 35/2. maddesine göre hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 31.10.2024 tarih ve 4647 sayı ile; "...sanık öncelikle mağduru bulunduğu yerden hile ile alıp, eylemi gerçekleştirmeye el verişli ve ıssız bir yere götürmüş, çevreden eylemlerinin görülmemesi ve dış etkenler tarafından engellenmemesi için çukurda bulunan beton su kanalının içerisine sokmuştur. Burada kemerini çözerek cinsel organını dışarı çıkarıp mağdurdan yalamasını istemiş, mağdur kabul etmeyince de 'seni sinkaf edeceğim' diyerek, mağdura organ sokma kastını ortaya koymuştur. Sanığın, gerek kemerini çözerek cinsel organını dışarı çıkarıp mağdurdan yalamasını istemesi, gerekse de mağdur bunu kabul etmeyince onu sinkaf edeceğini söyleyip mağduru kendisine çevirerek dudağını öpmesi ve poposunu okşaması organ sokma kastına matuftur. Somut olayda sanık tüm hazırlık hareketlerini tamamladığı halde, o sırada orada bulunan ve durumlarından kuşkulanarak kendilerini takip eden tanık ...'nin olay yerine gelmesi ile eylemini tamamlayamadan olay yerinden kaçmak zorunda kalmıştır. Bu durumda dosyada mevcut kanıtlara göre, sanığın mağdura organ sokmak suretiyle cinsel istismar eylemine teşebbüste bulunduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince sanık hakkında nitelikli cinsel istismara teşebbüs etmek suçundan verilen ve usul ve yasaya uygun olan mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi gerektiği," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 04.02.2025 tarih ve 8925-712 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu mu yoksa teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel istismarı suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde sanığın 25 yaşında, katılan mağdurun 13... ay 26 günlük olduğu, 28.10.2013 tarihli katılan mağdur hakkında düzenlenen adli raporda; yüz sol yanakta hassasiyet mevcut olduğu, 29.01.2014 tarihinde Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi Başkanlığınca düzenlenen rapora göre; olay yerinden alınan sigara izmaritlerinden birisinde sanığın, birisinde katılan mağdurun DNA profilinin tespit edildiği, Anlaşılmaktadır. Katılan mağdur aşamalarda; 7. sınıf öğrencisi olduğunu, saat 09.00'da ayakkabı boyacılığı yapmak için evden çıktığını, saat 16.00 sıralarında sanığın motosikletle geldiğini ve yakınlarda bir bakır işi olduğunu, kendisine de 5 TL vereceğini söylediğini, motosikletle bir yere gittiklerini, sanığın kendisine "Gel üstüme otur!" dediğini, kabul etmediğini, sanığın iki tokat atıp zorla sigara içirdiğini, biraz içtikten sonra sigarayı attığını, sanığın ise bir sigarayı bitirene kadar içtiğini, kendisini kolundan tutarak beton su kanalının içine indirdiğini, cinsel organını çıkarıp kendisine "Yala lan!" dediğini, sanığa "Yalamam." şeklinde cevap verdiğini, sanığın "Seni sinkaf edeceğim!" demesi üzerine ağlamaya başladığını, sanığın "Ağlama lan. Kimse seni duymaz. Kimseye söylemeyeceksin." dediğini, eliyle sırtından tuttuğunu, kendisine çekip dudağından zorla öpmeye başladığını, diğer eliyle ise kalçasını pantolonun üzerinden ellemeye başladığını, o sırada "Bağırırsan seni öldürürüm!" diyerek tehdit ettiğini, bu olayın 6-7 dakika sürdüğünü, o sırada iki çobanın geldiğini ve birisinin "Ne yapıyorsun lan?" diyerek bağırdığını, sanığın kendisini bıraktığını ve çobanların bulunduğu tarafın aksi yönüne giderek kendisine de "Hemen buraya gel. Yoksa seni öldürürüm!" dediğini ancak kendisinin çobanların olduğu yere doğru kaçıp onlara durumu anlattığını, çobanlardan birisinin koşarak sanığı yakaladığını, sanığın cinsel organının o esnada dışarıda olduğunu, çobanın yakalaması üzerine fermuarını çektiğini, çobanın "Sen ne yapıyon lan?" demesi üzerine sanığın "Bu çocuk telefonumu çalmış." dediğini, çobanın "O zaman karakola götürseydin." şeklinde cevap verdiğini, sanığa tokat attığını ve sopasıyla sanığın sırtına vurduğunu, sanığın kaçtığını, sanığın soyunmadığını ve kendi üstünü de çıkarmadığını ancak çobanlar gelmeseydi kendisine tecavüz edeceğini, iç beden muayenesi yaptırmak istemediğini, Katılan ... aşamalarda; saat 16.20'de tanımadığı bir numaradan telefonunun arandığını, arayan kişinin tanık ... olduğunu öğrendiğini, tanık ...'nin olayı kendisine anlattığını, Tanık ... kollukta; çobanlık yaptığını, hayvan otlatırken bir motosiklette birisi 18 diğeri 12 yaşlarında iki kişinin geldiğini gördüğünü, motosikleti kullanan sanığın katılan mağduru kolundan tutarak yolun alt tarafında bulunan su alt geçidine götürdüğünü, tenha bir yere gitmeleri nedeniyle şüphelendiğini, onlara görünmeden yanındaki arkadaşıyla arkadan dolaştıklarını, yaklaşık beş dakika sonra sanık ve katılan mağdurun yanına 30 metre kadar yaklaştığını, yaklaşırken sanık ve katılan mağdurun bir an göz hapsinden çıktıklarını, onları alt geçidin hemen önünde sanığın cinsel organını çıkardığını, kemerinin tokasının açık olduğunu ve pantolonunu indirmek üzerinde olduğunu gördüğünü, o esnada katılan mağdurun sanığın yan tarafında üstü giyinik vaziyette oturduğunu ve ağladığını, hemen ardından kendisini görüp koşarak yanına geldiğini, ağlayarak "Amca beni kurtar. Bu adam bana tecavüz edecek!" dediğini, katılan mağdura ona yardımcı olacağını söyleyip sanığın yanına gittiğini, sanığın "Bu çocuk benim telefonumu çaldı. O yüzden buraya getirdim." dediğini, sanığa "Yalan söylüyorsun. Eğer telefonunu çaldıysa neden karakola değil de bu tenha yere getirdin?" dediğini, sanığın bir anda kaçmaya başladığını, polise ihbarda bulunduğunu, mahkemede farklı olarak; olay tarihinde hayvanlarını otlatırken 12-13 yaşlarında bir çocuğun ağlayarak "Amca beni kurtar!" deyip koştuğunu, ne olduğunu sorduğunda "Bana tecavüz edecek!" dediğini, kıyafetlerinin üzerinde ve normal şekilde olduğunu, kimin tecavüz edeceğini sorduğunda "Motosikletle kaçan şahıs." dediğini, 155 polis imdat hattını aradığını, yanına gelene kadar ne katılan mağduru ne de sanığı gördüğünü, sanığı ilk kez motosikletle giderken gördüğünü, sanığın pantolon kemerinin açık olduğunu ve pantolonunun kısmen inik olduğunu görmediğini, çelişki nedeniyle sorulması üzerine; sanığı pantolonunu indirmiş ve kemeri çözülmüş hâlde görmediğini, sanığı ilk gördüğünde sanığın kemerini bağladığını, daha sonra sanığa yaklaşıp neden katılan mağdura tecavüz ettiğini sorduğunda sanığın "Telefonumu çalmıştı." dediğini, tecavüzle ilgili bir şey söylemediğini, sonra sanığın oradan ayrıldığını (tanığa çelişkinin giderilmesi için defalarca sorular sorulması üzerine tanığın donuk bir şekilde baktığının, ardından yukarıda belirtilen şekilde beyanda bulunduğunun duruşma zaptına geçtiği), Beyan etmişlerdir. Sanık aşamalarda; motosikletiyle seyir hâlindeyken katılan mağdurun gelerek kendisinin ayakkabısını boyamak istediğini, katılan mağdure boyatmak istemediğini söylediğini, katılan mağdurun Suruç'a kendisini götürüp götüremeyeceğini sorduğunu, onu sanayi bölgesine kadar götürebileceğini söylediğini, sanayi bölgesini geçince cebinde telefonunun olmadığını fark ettiğini, motosikleti durdurup katılan mağdurun üzerini aradığını, telefonun katılan mağdurun cebinden çıktığını, yoldan geçen kişilerin yanlış anlamaması için katılan mağduru yolun alt kısmındaki tenha yere götürdüğünü, ona iki tokat attığını, ardından tuvaletinin gelmesi nedeniyle cinsel organını çıkarttığını, katılan mağdurun o sırada çobanı gördüğünü ve ağlayarak onun yanına koştuğunu, kendisinin de çobanın yanına gidip durumu anlattığını, çobanla aralarında tartışma çıktığını, oradan ayrıldığını, iddiaları kabul etmediğini savunmuştur. V. GEREKÇE 1- Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı suçlarının nitelikli hâllerine teşebbüs konusu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanan 09.10.2024 tarihli ve 198-298, 23.10.2024 tarihli ve 553-3 27... .11.2024 tarihli ve 100-364 sayılı kararlarında ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. Anılan kararlarda kabul edildiği ve doktrinde de benimsendiği üzere; cinsel saldırı suçun nitelikli şeklinin tamamlanması için organ veya cismin az da olsa mağdurun vücuduna girmesinin yeterli olup tamamının girmesine gerek olmadığı, failin elinde olmayan nedenlerle fiili tamamlayamaması durumlarında nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsün kural olarak mümkün olacağı belirtilmiştir (Fahri Gökçen Taner; Türk Ceza Hukukunda Cinsel Özgürlüğe Karşı Suçlar, Seçkin Yayınları, 2. Baskı, s. 235., Durmuş Tezcan–Mustafa Ruhan Erdem-Murat Önok, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Ankara 2019, Seçkin Yayınları, 17. Baskı, s. 414., Pınar Memiş Kartal, Özel Ceza Hukuku, 3. Cilt, On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, 2018, s. 476). Bir eylemin cinsel saldırı veya çocukların cinsel istismarı suçunun basit hâlini mi yoksa teşebbüs aşamasında kalan nitelikli hâlini mi oluşturduğu konusunda failin saiki ile davranışlarının hangi fiile yönelik olduğunun açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Bu doğrultuda mağdurun vücuduna organ veya sair bir cisim sokma olmaksızın cinsel duyguları tatmine yönelik amaç ve davranışlar belirtilen suçların basit hâlini oluşturacaktır. Organ veya sair bir cisim sokma amacı gütmekle birlikte icrasına başlanan eylemin elde olmayan nedenlerle gerçekleştirilememesi durumunda ise söz konusu suçların nitelikli hâllerine teşebbüsten söz edilecektir.
2. Hukuki Nitelendirme Sanığın, olay günü saat 16.00 sıralarında karşılaştığı ve bir yerden birlikte bakır alarak ona 5 TL vereceğini söylediği katılan mağduru motosikletine bindirerek götürdüğü, sanayi bölgesini geçtikten sonra motosikletten inen sanığın, katılan mağduru yolun alt kısmında bulunan su kanalına götürerek orada önce sigara içtiği ve katılan mağdura da sigara içirdiği, ardından üstüne oturmasını söylediği, kabul etmemesi üzerine cinsel organını çıkarıp katılan mağdurdan yalamasını istediği, karşı çıkan katılan mağdura onu sinkaf edeceğini söylediği, ardından katılan mağduru tutarak dudağından öptüğü, kalçasını ellediği ve "Bağırırsan seni öldürürüm!" diyerek tehdit ettiği, o sırada olay yerine gelen tanık ... ve yanındaki bir kişinin yanına koşan katılan mağdurun "Amca beni kurtarın!" dediği ve eylemin bu şekilde son bulduğu kabul edilen olayda; Ceza Genel Kurulunun müstakar içtihatlarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsün mümkün olduğu kabul edilmiş, mağdurun vücuduna organ veya sair cisim ithal edilmediği takdirde eylemin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturacağına yönelik doktrinde bir kısım yazarlar tarafından ileri sürülen düşünce ise itibar görmemiştir. Bu cümleden olarak; failin işlemeyi kastettiği suçun nitelikli hâline gerçekleştirmeye yönelik elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamaması gerekmektedir. Eylemin tamamlanması hâlinde suçun nitelikli hâli vücut bulacaktır. Bu nokta-i nazardan hareketle failin kastını hangi eyleme tevcih ettiğinin bil'umûm şüpheden ârî bir surette tespiti icap eder. Eylemin nitelikli hâlinin kastedildiğine ilişkin ortaya çıkan en ufak bir şüphenin failin lehine yorumlanmaması düşünülemez. Failin kastının hangi eyleme yönelik olduğu iç dünyasında kalan bir keyfiyet olmakla beraber fiili icra tarzı ve dış dünyaya yansıyan davranışlarının, vücuda organ sokmak kastını açık ve kat-î bir surette ortaya koyması ve fakat elinde olmayan sebeplerle tamamlayamaması durumunda eyleminin teşebbüs aşamasında kalacağı izahtan varestedir. Sanık katılan mağdurdan kucağına oturmasını, kabul etmediğinde cinsel organını çıkararak yalamasını istemiştir. Karşı çıkan katılan mağdura onu sinkaf edeceğini belirtmiş ve devamında bir eliyle sırtından tutup dudağından öpmüş, diğer eliyle de kalçasını pantolonunun üzerinden ellemiştir. Nitekim tanık ... de soruşturma aşamasında sanık ve katılan mağduru gördükten beş dakika sonra olay yerine intikal ettiğinde katılan mağdurun sanığın yanında oturur ve ağlar vaziyette bulunduğunu, sanığın ise cinsel organı dışarıda ve pantolonunu indirmek üzere olduğunu dile getirmiştir. Katılan mağdurun sanığın sigaranın tamamını içtiğini belirttiği de nazara alındığında sanığın icra hareketlerine başladıktan hemen sonra tanık ...'nin olay yerine geldiği anlaşılmaktadır. Katılan mağdur aşamalarda kıyafetlerinin üzerinde olduğunu ifade etmiş ve sanığın kıyafetlerini çıkarmaya yönelik bir teşebbüsünden bahsetmemiştir. Sanığın katılan mağdurun kıyafetlerini çıkarmaya yönelik hiçbir aşamada eyleminin olmadığının anlaşılması, katılan mağdura yönelik cinsel organını anüsünden veya oral yönden ona ithal edeceğine dair açık bir beyanının bulunmaması karşısında, katılan mağdura söylediği sözün kapsamının iç dünyasının bir unsuru olarak kalmaya devam etmesi ve dış dünyaya yansıyan eylemlerinin vücuda organ ithali yönündeki kastını sarîh bir şekilde ortaya koymadığından, mütevellit şüphenin de sanık lehine değerlendirilmesinde mecburiyet bulunduğu, gerçekleşen kısmı itibarıyla sanığın eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçuna vücut verdiği kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabul edilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.