Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024/378 E. 2026/195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2024/378
- Karar No
- 2026/195
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 133-378
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme, sanık ... hakkında ise nitelikli kasten öldürme suçuna azmettirmeden açılan kamu davalarında yapılan yargılama sonucunda sanıkların eylemlerinin kasten öldürme suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanık ...’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 38/1 ve 81/1. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile; sanıklar ... ve ...’nun aynı Kanun’un 37/1 ve 81/1. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile; sanıklar ..., ..., ... ve ...’in ise aynı Kanun’un 39/1, 39/2-a ve 81/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, tüm sanıklar yönünden aynı Kanun’un 53... . maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve mahsuba, sanıklar ... ve ... yönünden aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.08.2021 tarihli ve 11-496 sayılı kısmen resen istinafa tabi olan hükümlerin, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekillerince istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 13.01.2022 tarih ve 2806-132 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 09.01.2023 tarih ve 5875-38 sayı ile; "...Sanıklardan ... ile maktul arasında bulunan anlaşmazlık nedeniyle maktulün öldürülmesi konusunda karar verildiği, bu hususun sanık ...'ın anlatımları ile sabit olduğu, beyanları hükme esas alınan sanık ...'ın 'Bana ...'nin öldürülmesi konusunda 1.5 aydır baskı yapılıyordu.' şeklindeki anlatımları, olay günü de sanıkların birlikte araca tabanca ve tüfek koyarak hazırlıklı bir şekilde yola çıkmaları, maktulü aramaları, maktulün nerede olduğunu sormaları, kahvede olduğunu duyup yanına gitmeleri ve önceden planlanan eylemin gerçekleştirilmesi göz önüne alınarak; eylemin daha önce yapılan plan dâhilinde işlendiği, suçun tasarlayarak kasten öldürme suçunu oluşturduğu, sanık ... hakkında azmettiren sıfatıyla, sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi delaletiyle fail sıfatıyla, 5237 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi delaletiyle yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulan sanıklar ..., ..., ... ve ... ... için de 5237 sayılı Kanun'un 40. maddesindeki bağlılık kuralı gereği tasarlayarak kasten öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden; suç vasfında yanılgıya düşülerek sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise 08.08.2023 tarih ve 133-378 sayı ile; "...Olayın meydana geliş şekli ve yeri itibarıyla sanıkların olay günü maktulün yerini öğrenmelerinden sonra olay yerine giderek atılı eylemi gerçekleştirdikleri, sanıkların öldürme kararını ne zaman aldığı, bu kararın üzerinden makul süre geçip geçmediği, ruhî sükûnete ulaştıktan sonra soğukkanlılıkla hareket edip etmedikleri hususunun belirlenemediği yine sanıkların olayın gerçekleştiği yer de dikkate alındığında bir plan dâhilinde maktulü öldürdüklerine dair dosya kapsamında delil elde edilmediği bu itibarla şüphede kalan bu hususların sanıklar aleyhine değerlendirilmemesi gerektiği kanaatine varılmakla sanıklar hakkında şartları oluşmadığından tasarlama nitelikli hâli uygulanmamıştır." şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek sanıkların önceki hükümler gibi kasten öldürme suçundan cezalandırılmalarına hükmetmiştir. Direnme kararına konu bu hükümlerin de sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile katılanlar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2023 tarihli ve 1077759 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 10.07.2024 tarih ve 9064-5223 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU Sanıklardan ..., ... ve ... cezaevinden gönderdikleri dilekçeler ile temyiz taleplerinden vazgeçtiklerini belirttiklerinden bu sanıklar hakkındaki hükümler katılanlar vekillerinin temyiz taleplerine hasren incelenmiş, direnme kararının kapsamına göre inceleme sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıkların iştirak hâlinde işledikleri kasten öldürme suçunda, TCK'nın 82/1. maddesinin (a) bendinde düzenlenen tasarlama nitelikli hâlinin oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Otopsi raporundan; 182 cm boyunda, 90 kg ağırlığındaki erkek cesedinde, batında, sırtta, kasıkta, her iki bacak, uyluk ve kalça bölgelerinde ateşli silah giriş, çıkış yaraları bulunduğu, başta, saçlı deride ve yüzde çok sayıda küt travmaya bağlı etrafı ekimozlu lasere alanlar olduğu, maktulün bedenindeki tabanca mermisi ile oluşan yaraların kas ve cilt seyirli oldukları, öldürücü nitelikte olmadıkları, batın ve kasık bölgelerine isabet eden av tüfeği tekli saçması ile oluşan üç ayrı yaralanmanın ise müstakilen öldürücü nitelikte oldukları, maktulün karaciğer, sağ akciğer, mide, ince ve kalın bağırsak, ana atardamar ve toplardamar yaralanmalarının yol açtığı iç ve dış kanama sonucu öldüğü, maktulün göz içi sıvısında amfetamin ve metamfetamin tespit edildiği, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 28.08.20 20... .09.2020 tarihli uzmanlık raporlarından; maktulün her iki el içi svaplarında atış artığı bulunduğu, sanıklardan ...’den alınan svaplarda atış artığına rastlanmadığı, maktulün giysilerinde ateşli silahla oluşan toplam 12 adet delik etrafında yapılan incelemede, atışların bitişik atış, yakın atış ve uzak atış mesafelerinden yapılmış oldukları; olay yerinde bulunan 3 adet 9 mm çapındaki boş kovanın tek bir silahtan ateşlendiği, yine olay yerinde bulunan 6 adet av tüfeği kartuşunun da inceleme dışı sanık ... ...’ün evinin bahçesinde bulunan numarasız pompalı tüfekten ateşlendiği, Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 03.09.2020 tarihli sağlık kurulu raporundan; sanık ...’nun işlediği iddia edilen kasten öldürme fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin geliştiği, TCK'nın 32. maddesinin 1 ve 2. fıkralarından istifade edemeyeceğinin oy birliğiyle bildirildiği, Bir görgü tanığı tarafından cep telefonu ile tespit edilen ve kolluk tarafından dosyaya sunulan 1 dakika 21 saniye uzunluğundaki videonun 49... . saniyeleri arasında, maktulün başına elindeki tabancanın kabzası ile vuran sanık ...’ın "...’a yanlış yapmayacaksın, yanlış yapmayacaksın!" diye bağırdığı, Anlaşılmaktadır. Katılan ... ... mahkemede; maktulün kardeşi olduğunu, olaydan bir hafta kadar önce maktul kardeşi ... ve ağabeyi ... ile birlikte oturup konuştukları esnada maktulün kendilerine "Beni ... öldürtecek, bana herhangi bir şey olursa ... ya da ...'a vurdurtacak." dediğini, sanık ...'ın maktul ile birlikte bir ortamdaki konuşmalarına ilişkin bir ses kaydı olduğunu, bu kayıtta ...’ın maktule sanık ...'ı bilerek elinde tuttuğunu, 46'lık olduğuna ilişkin şeyler söylediğini, ses kaydını alan maktulün öldürülmeden önce "Bana bir şey olursa bu ses kayıtlarını mahkemeye sun, emniyete değil, mahkemeye güven, çünkü ... ve ağabeyinin çok yüksek mevkilerde bağlantıları var." dediğini, sanıklardan çok korktuklarını, bu nedenle evlerinden taşındıklarını, mahkemeye sunduğu ses kaydını ve bahsettiği diğer bilgileri zarar görmekten korktukları için bu aşamaya gelinceye dek ibraz edemediklerini, Katılan ... kollukta; maktulün eşi olduğunu, maktulle dört aydır ayrı yaşadıklarını, olay tarihinden altı ay kadar önce ...’ın yanında bulunan kişilerle birlikte maktulü dövdüklerini, ancak bildiği kadarıyla bu olaydan sonra barıştıklarını, mahallede, maktulün bir ortamda sanıklardan ...’ın sesini kaydettiği, bu nedenle aralarında sorun olduğunun konuşulduğunu işittiğini, İnceleme dışı katılan ...; olay günü Canik Belediyesinin arkasında bulunan çay ocağında oturduğunu, bir süre sonra maktulün arkadaşlarıyla kahvehaneye gelerek kendisi ve yanındakilerle konuşmaya başladığını, maktulün arkadaşlarından bir şahsın telefonuyla uğraşıp telaşlı telaşlı sağa sola koşup durduğunu, kahvehanenin önünde bir aracın durduğunu, araçtan sanık ... ile isimlerini bilmediği iki kişinin indiklerini, şahıslardan birinin elinde pompalı tüfek olduğunu, ...’in maktule tabanca doğrulttuğunu, maktulün korkarak kendisinin arkasına saklandığını, ...’in ateş etmesi üzerine kendisinin yaralandığını ve yere düştüğünü, ...’in daha sonra maktulün karın bölgesine 2-3 el ateş ettiğini, maktulün de yere düştüğünü, elinde pompalı tüfek olan şahsın maktule 1-2 el ateş ettiğini, ...’in de yerde yatan maktule tabanca ile ateş ettiğini, ardından her ikisinin de ellerindeki silahlarla maktulün başına vurduklarını, ...’in olay sırasında yanındakilere "Videoya çekin, telefonu getirin, vurun bunu öldürün!" diye bağırdığını, gözcülük yapan üçüncü şahsın "Polis geliyor!" demesi üzerine maktule bir kez daha ateş ettikten sonra olay yerinden kaçtıklarını, sanık ...’in kendisini kasıtlı vurduğunu düşünmediğini ancak maktule ateş edildiği sırada isabet alıp yaralandığını, Tanık ... kollukta; maktulü tanıdığını, kendisine abi diye hitap ettiğini, sanıklardan ...’ı sanayide iş yeri olması nedeniyle tanıdığını, bildiği kadarıyla ... ile maktul arasında herhangi bir sorun olmadığını, sanık ...’ın ... ve kardeşi ...’ın yanında tetikçilik yaptığını, olay günü maktul ile buluşup birlikte vakit geçirdiklerini, sonra çay ocağına gittiklerini, yakındaki markete gittiğinde, sanıklardan ... ile ismini bilmediği ancak sol kolunda büyük bir dövme olan şahsın kendisine yaklaşarak birlikte çay içmeyi teklif ettiklerini, işi olduğu için gelemeyeceğini söylediğini, dövmeli şahsın "... abi nerede, ne yapıyor, nasıl?" diye sorması üzerine bu şahıslara maktulün aşağıdaki çay ocağında çay içtiğini söylediğini ve yanlarından ayrıldığını, bir süre sonra telefon edilmesi üzerine olayı öğrendiğini, Cumhuriyet Başsavcılığında; maktul ile arkadaş olduklarını, olay günü sanıklardan ...’in gelerek maktulün yerini sorduğunu, şüphelenmediği için maktulün çay ocağında olduğunu söylediğini, bir süre sonra maktulün öldürüldüğünü duyduğunu, olaydan sonra ...’ın Instagram aracılığıyla "Sonunuz ağabeyiniz gibi olmasın." diyerek tehdit içerikli mesaj yayınladığını, ancak hemen sonra bu mesajı sildiğini, ...’ın liderliğinde oluşturulan suç örgütünün üyesi olduğunu, bu suç örgütünün uyuşturucu ticareti, silah satışı ve yasa dışı bahis işleriyle uğraştığını, örgütün talimatıyla 05.06.2020 tarihinde ...’ı silahla yaraladığını, karşılığında da 25.000 TL aldığını, Tanık ... kollukta; sanıklarda ...’in maktulü silahla vurduktan sonra "Ben Canik’in reisiyim, öl a.ına koyduğumun çocuğu! Telefonla videoya çekin bu pi.i!" dediğini, Tanık ... mahkemede; maktulü tanıdığını, sanık ... ya da bir başkasının maktulü vurması için kendisini azmettirmediğini, hatta ...’ın aralarında husumet bulunan maktul ... ile kendisini barıştırmaya çalıştığını, Tanık ... ... ... kollukta; sanıklardan ...’ın iş yerinde çalıştığını, uyuşturucu madde, ruhsatsız silah bulundurma ve bıçakla yaralama suçlarından suç kaydı olduğunu, maktul ile arkadaş olduklarını ama yaklaşık yirmi gün önce arkadaşlıklarının bittiğini, çevreden duyduğuna göre maktulün gizlice sanık ...’ın konuşmalarını kaydettiğini, bu nedenle ... ile aralarında sorunlar olduğunu, aynı sebeple kendisinin de maktul ile olan arkadaşlığını bitirdiğini, bahsettiği ses kaydının içeriğini bilmediğini, İfade etmişlerdir. Sanık ... kollukta; 18 yaşını yeni ikmal ettiğini, altı kardeş olduklarını, babasının çalışmadığını, sabıkasının bulunduğunu, önceden psikolojik tedavi gördüğü için etrafta 46 lakabıyla tanındığını, sanıklardan ... ve ...’ı beş aydır tanıdığını, kardeş olan bu sanıkların oto sanayinde iş yerlerinin bulunduğunu, aynı zamanda Salon ... isimli bir kahvehane işlettiklerini, bu şahısların yasa dışı işlerle de uğraştıklarını, uyuşturucu ve silah satıp tefecilik yaptıklarını, diğer sanıklar ..., ... ... ve ... ile mahalleden arkadaş olduklarını, yaşı büyük olan maktule abi diye hitap ettiğini, maktulün sanıklar ... ve ... ile birlikte hareket ettiğini, onların verdiği uyuşturucuyu sattığını, bildiği kadarıyla bu sanıklar ile maktul arasında herhangi bir sorun olmadığını ancak duyduğuna göre, olay tarihinden iki ay kadar önce maktul ile sanıklardan ...’ın yemek yiyip içki içtikleri bir ortamda maktulün ...’a "Abi biz Samsun’da en büyüğüz değil mi?" diye sorduğunu, ...’ın da "Tabi en büyüğüz." şeklinde cevap verdiğini, maktulün "Bafradakilerden daha mı büyüğüz?" diye sorması üzerine de ...’ın maktule "Bafradakilerin a.ına koyayım, tabi biz daha büyüğüz, kim si.er Bafra’yı" dediğini, maktul ...’nin bu konuşmaları cep telefonuna kaydettiğini ve kaydı Bafra’da mafya babası olarak bilinen bir şahsa dinlettiğini, bunun üzerine bu kişinin sanık ...’ı yanına çağırdığını, etek giydirip videoya çektiğini, 300.000 TL ve Audi Q7 marka araç almak şeklinde kendisine ceza kestiğini, ses kaydının hâlen maktul ...’nin telefonunda olduğunu duyduğunu, bu olaydan sonra ...’ın maktul ile aralarındaki ipleri kopardığını, son bir buçuk aydır, her görüşmelerinde sanık ...’ın kendisine maktulü vurmasını söylediğini, kabul etmemesi üzerine ... ve kardeşi sanık ...’in kendisini dövdüklerini, annesine ait telefonda bulunan Instagram programı vasıtasıyla ... ve ... ile görüntülü görüştüğünü, bu iki sanıktan korktuğu için yanlarına gittiğini, sanıkların kendisine harçlık verdiğini, sigarasını alıp yemek yedirdiklerini, maktulü vurmasının istenmesi üzerine yanlarından ayrılmak istediğini ancak ... ve ...’in "Bizim her şeyimizi biliyorsun, bir yere gidemezsin, seni bacaklarından vururuz!" diye kendisini tehdit ettiklerini, olay günü sanıklardan ...’ın kendisini Instagram isimli program vasıtasıyla aradığını ve işlettikleri kahvehaneye çağırdığını, kahvehanede buluştuğu ...’in kendisine "...’yi vuracağız!" dediğini, kabul etmemesi üzerine belinden çıkardığı tabancanın namlusuna mermi sürdükten sonra kendisine doğrultup, "Seni vururum!" dediğini, korkusundan bir şey diyemediğini, kahvehanenin önünde bekleyen sanıklardan ...’in kullandığı beyaz renkli Renault Kangoo marka araca ..., ..., ... ve ... ile birlikte bindiklerini, araçla gezdikleri esnada sanıklardan ...’in birileri ile sürekli telefon görüşmesi yaptığını, araçla sanayiye girecekleri esnada sanık ...’in ... ...’a "İleri git, ileriden döneriz yol uzun olur." dediğini, belediye binasına geldikleri esnada ...’in "Aha, Hüsameler buradaymış, in ... vur!" dediğini ve pompalı tüfeği kendisine uzattığını, kendisi tereddüt edince tabanca doğrultarak "Seni vururum!" dediğini ve aracın sağ ön kapısından indiğini, dışarıda bulunan inceleme dışı katılan ...’ün ayağına bir el ateş ettiğini, kahvehanede bulunanlardan birisinin elini beline götürünce ...’in "Kımıldama doğuranın a.ına korum!" dediğini, ...’in maktule 5-6 el ateş ettiğini, yaralanan maktulün kaçmaya çalıştığını, ...’in tabancayı yine kendisine doğrultarak "Vur lan!" dediğini, araçta bulunan üç adet pompalı tüfekten birini eline verip "Git vur!" demesi üzerine yaklaşık sekiz metre mesafeden pompalı tüfekle maktulün ayaklarına doğru 2-3 el ateş ettiğini, maktulün yere düştüğünü, bu sırada maktulün yanına giden ...’in tabancanın kabzasıyla maktulün başına vurmaya başladığını, bir yandan da "Öl lan öl, a.ına koyduğumun oğlu, ...'a yanlış yapılmaz, kahpeliğin bedeli bu!" dediğini ve kendisine dönüp "Ateş lan, ateş et!" dediğini, bunun üzerine önce tüfeğin dipçiğiyle maktulün başına vurduğunu, ardından da tüfekle maktule dört el ateş ettiğini, ... ve ...’ın koşarak olay yerinden kaçtıklarını, kendisinin ise sanık ...’ın kullandığı araçla ... ve ... ile birlikte olay yerinden uzaklaştığını, önce ...’in sevgilisi inceleme dışı sanık ...’nın evine gittiklerini, polislerin geldiğini görünce olayda kullandığı tüfek ile diğer tüfekleri bu evde bıraktığını, ...’nın suçta kullanılan tüfeği polisler eve gelmeden önce balkondan bahçeye attığını sonradan duyduğunu, ...’nın evinden kaçtıktan sonra ... ve ...’ın kardeşleri ...’ın bekâr evine gittiklerini, sabah olunca evin önüne getirilen bir araçla ... ve ... ile birlikte Trabzon’a doğru yola çıktıklarını, başka şahısların kendilerine kimlik, sürücü belgesi ve para verdiğini, Araklı’da bir evde dört gece kaldıklarını, olaydan sonra Trabzon’a kaçan sanık ...’ın, polise yerlerini söylemesinden çekindiği için ...’i Trabzon’dan Samsun’a getirip polise teslim ettiğini, Trabzon’da bulundukları sırada ... ile birlikte bir şahısla trafik yüzünden tartıştıklarını, tartışma sonucu ...’in bu şahsı silahla ateş ederek öldürdüğünü, çeşitli kişilerin yanında saklandıklarını, teslim olmak istediğini söylemesi üzerine sanık ...’ın gönderdiği ... isimli bir avukatın kendisine "...’in ismini verme, olayları ben yaptım de, her iki şahsı da ben vurdum de, eğer farklı bir şey söylesen ...lar ve...ler seni içeride öldürürler, ama ...’in ismini vermezsen ... seni korur." dediğini, kabul etmesi üzerine polise teslim edildiğini, maktulün öldürülmesinden yaklaşık 15 gün önce sanıklardan ... ve ...’in işlettiği kahvehaneye tanık ...’ın geldiğini ve bu iki sanıkla görüştüğünü, görüşme sırasında ...’ın ...’a "Sen ...’yi öldür, sana 150.000 TL, tabanca ve uyuşturucu vereceğim." dediğini, ...’ın da teklifi kabul ettiğini, yanlarında para verildiğini görmediğini, maktulü öldürdükten sonra kaçtıkları ...’nın evinde, sanık ...’in "Biz adamı vurmasaydık, ... zaten vuracaktı, abim ...’dan 150.000 TL ve uyuşturucu aldı." dediğini, tahminine göre maktulün yerini sanık ...’in yaptığı telefon görüşmesi ile öğrendiğini, zira araçla giderken yolu değiştirttiğini, Trabzon’da saklandıkları dönemde sanık ...’ın kendilerine para gönderdiğini, Cumhuriyet Başsavcılığında 02.09.2020 tarihinde; kolluktaki ifadesini tekrar ettiğini, maktulün öldürülmesi konusunu kendisine ilk açanın sanık ... olduğunu, maktulü öldüremeyeceğini söyleyince ... ve kardeşi ...’in kendisini odunla dövdüklerini, olay günü ... dışındaki diğer sanıklarla birlikte maktulün peşinden gittiklerini, ...’ın bu durumdan kesinlikle haberdar olduğunu, olay sırasında bu maksatla kardeşi ...’i yanlarında bulundurduğunu, Sorguda; olay tarihinden yaklaşık bir buçuk ay önce sanıklar ... ve ...’ın kendisini Hasköy taraflarında Gürgenyatak isimli yere götürdüklerini ve maktulü öldürmesini istediklerini, yapamayacağını söyleyince kendisini çok dövdüklerini, buna ilişkin ses kaydı da bulunduğunu, Cumhuriyet Başsavcılığında 25.09.2020 tarihinde; cezaevinden yazdığı 18 Eylül ve 22 Eylül tarihli dilekçelerde, her ne kadar polisin kendisini dövdüğünü, ... aleyhine ifade vermesini istediklerini, ...’ın olayla ilgisi olmadığını belirtmiş ise de bu dilekçeleri sanıklardan ... kendisini ve ailesini öldürmekle tehdit ettiği için göndermek zorunda kaldığını, olayın maktul ... ile sanıklar ... ve ... arasındaki husumet nedeniyle, kollukta detaylıca anlattığı şekilde meydana geldiğini, Mahkemede; olay günü kahvehanenin önündeki araca altı kişi bindiklerini, araç içerisinde üç tane pompalı tüfek bulunduğunu, araç içerisindeki herkesin ...'ye gidildiğini, ...'nin vurulacağını bildiklerini, araç içerisinde ...'ye eylem yapılacağının da konuşulduğunu, yolda herhangi bir şekilde adres sorulmadığını, sanıklardan ...’in aracın içerisinde birileriyle konuştuğunu, telefonda konuştuğu kişiye "Tamam, yerini öğrendik." şeklinde sözler sarf ettiğini, araçtan indikten sonra maktule yönelik eylemlerin ise önceki ifadelerinde anlattığı şekilde meydana geldiğini, isnat edilen eylemi uğradığı tehdit ve daha önce yaşadığı darp nedeniyle yapmak zorunda kaldığını, Sanık ... kollukta; sanıklardan ...’ın kardeşi olduğunu, ağabeyleri ile birlikte sanayide oto döşeme ve aksesuar işi yaptıklarını, uyuşturucu madde, silahla kasten yaralama, ruhsatsız tabanca taşıma suçlarından kaydının olduğunu, sanıklar ... ..., ..., ... ve ... ile mahalleden arkadaş olduklarını, ...’i tanımadığını, ...’in olay günü ... ile birlikte gelerek araca bindiğini, maktulü sanayiye gidip gelmesi nedeniyle altı yıldır tanıdığını, olay tarihinden bir ay kadar önce maktul ile kavga ettiklerini, maktulün kendisine küfrettiğini, bu nedenle aralarında husumet oluştuğunu, olay günü ... ...’ın kullandığı araçta ... ve ... ile birlikte gittikleri sırada sanıklar ... ve ...’in el ederek aracı durduklarını ve bulundukları araca bindiklerini, yolda giderlerken ...’ın kendilerine maktul ...’nin kendisini vuracağını söylediğini, bir süre sonra çay ocağının önünde maktulü gördüğünü, ... ...’dan aracı durdurmasını istediklerini, hep birlikte araçtan indiklerini, tabancasını çıkarıp namluya mermi sürdüğünü ve maktulün yanına gidip ayaklarına doğru iki el ateş ettiğini, maktulün yaralandığını ve kaçmaya başladığını, yere düşen maktulün yanına giderek tabanca ile maktulün başına vurmaya çalıştığını ancak korunması nedeniyle ellerine vurduğunu, bu esnada ...’ın tüfekle maktule birkaç kez ateş ettiğini, polislerin geldiğini düşünerek ... ...’ın kullandığı araca binerek ... ve ...’la birlikte olay yerinden uzaklaştıklarını, ardından ... ve ...’la Trabzon’a kaçtıklarını, ...’in bir süre sonra teslim olmak için Samsun’a döndüğünü, Trabzon’da yol verme yüzünden bir şahısla tartıştıklarını, ...’ın bu şahsı tabancayla ateş ederek öldürdüğünü, çeşitli yerlerde kaldıktan sonra geldiği Vezirköprü ilçesinde polisler tarafından saklandığı bodrumda yakalandığını, maktulü öldürmediğini, öldürme kastıyla ateş etmediğini, olay sırasında ... ve kendisinden başka silah kullanan olmadığını, inceleme dışı sanık ...’nın evinde ele geçen tüfek ve fişeklerin kendisine ait olduğunu, ...’ın suçta kullandığı tüfeğin ise ...’nın arka bahçesine atılan tüfek olduğunu, ses kaydından haberdar olmadığını, yaşananların Bafra ile bir ilgisinin bulunmadığını, Cumhuriyet Başsavcılığında; maktulün Canik bölgesinde uyuşturucu satmaya kalktığını, buna engel olunca aralarında husumet oluştuğunu, maktulün kendisini öldürmek için hareket ettiğini bildiğini, maktulün gizlice seslerini kaydederek bunu kendisini destekleyen ve yönlendiren kişilere ulaştırmasının mümkün olmadığını, sanığın, kendisini veya ağabeyi sanık ...’ı bu şekilde ateşe atacak bir durum yaratmasının da imkân dâhilinde olmadığını, kendisine husumet duyan maktulün defalarca kendisine küfrettiğini, bundan duyduğu hırs nedeniyle isnat edilen eylemi gerçekleştirdiğini, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediklerini, olayın birden geliştiğini, pişman olduğunu, Sorguda; maktulün gençlere uyuşturucu sattığını, kendisini uyarması üzerine aralarında husumet çıktığını, maktulün sanık ...’a da uyuşturucu sattırmaya çalıştığını, ...’ın kabul etmemesi üzerine bir şahsa ...’ı öldürtmeye çalıştığını, olay günü de ...’ın evinin önünden iki üç kez araçla geçtiğini, ...’ın bu olanları kendisine anlattığını, ... dışındaki sanıklarla birlikte araçla giderken yolda maktulü gördüklerini, tek başına araçtan inerek maktulün ayaklarına ateş ettiğini, tabancanın kabzasıyla maktulün ellerine vurduğunu, ardından sanık ...’ın tüfekle gelip maktule 4-5 el ateş ettiğini, öldürme kastının bulunmadığını, Mahkemede; olay tarihine ... ve ... ... ile birlikte içki içmek için Hasköy'de manzaralı bir alana gitmeye karar verdiklerini, tam kahvehaneden ayrılacakları sırada ... ve ...’ın da yanlarına geldiklerini, olaydan önce maktul ... ile 3-4 kişinin ...'ın evinin önünde dolaştıklarını ve ...'a küfrettiğini ...’dan duyduğunu, ...’ın da kendileri ile birlikte içki içmeye gelmek istediğini, ...’in ise kendisini ... Lisesine bırakmalarını istediğini, araçta sadece ...'a ait tüfek olduğunu, kahvehanenin önünde maktul ve yanındakileri görünce ...’ın aracı durdurduğunu, araçtan tüfekle atlayıp maktulün yanına doğru gittiğini, ... ... ve ...’in ne olduğunu anlayamadıklarını ve kaçışmaya başladıklarını, arabadan indiğini, karşısındaki insanların tehlikeli olduklarını, kendilerini görünce silah almaya çalıştıklarını, paniğe kapılıp yere doğru üç el ateş ettiğini, maktulün yanındakilerin kaçtığını, ...’ın kendisine "Ağabey bunlar sizin arkanızdan konuşuyorlar, arkanızdan küfrediyorlar." dediğini, maktul yolun karşısına geçmeye çalışırken 3-4 el tüfek sesi işittiğini, maktulün ...'ın açtığı bu ateşle vurulup vurulmadığını anlamadığını, yere düşen maktulün yanına gittiğini, maktule "Bir daha bu mahalleye gelmeyeceksin, bu mahallede çoluğa çocuğa uyuşturucu satmayacaksın!" dediğini, bu esnada ...’ın tüfekle maktule ateş etmesine engel olduğunu, ...’ın maktulün ayağına ateş ettiğini, maktulün yerde kendisine hakaret ettiğini, ...’ın maktulün başına tüfeğin dipçiğiyle de vurduğunu, alkollü olduğu için iradesi dışında hareket ettiğini, tabancanın kabzası ile maktulün eline vurduğunu, maktul ile herhangi bir husumetinin olmadığını, maktulün uyuşturucu sattığını, silahla yaralama olayına karıştığını, tehlikeli bir insan olduğunu, iddianamede bahsedilen Bafra olayının gerçek dışı olduğunu, ağabeyi sanık ...’ın bu olay ile ilgisinin olmadığını, olay öncesinde ...’la konuşup olay yerine gitmediklerini, ...’ın azmettirici olmadığını, kendilerini sevmeyen kişilerin ifade verip fazla ceza almalarını sağlamaya çalıştıklarını, kendilerine komplo kurulduğunu, Sanık ... kollukta Cumhuriyet Başsavcılığında ve sorguda benzer şekilde; maktulü ismen bildiğini, sanıklardan ... ile çok yakın arkadaş olduğunu, ...’a abi diye hitap ettiğini, ... ... ve ...’ı mahalleden tanıdığını, olay günü Salon ... isimli kahvehaneye gittiğini, ..., ... ... ve ...’la birlikte içki içtiklerini, ... ...’ın kullandığı araçla dolaşmaya çıktıklarını, sanık ...’ın el ederek araca bindiğini, maktulün kendisine uyuşturucu sattırmak istediğini, kabul etmeyince küfrettiğini, evinin önünden araçla geçip kendisini tehdit ettiğini söylediğini, bunun üzerine ...’in maktulü tanıdığını, olayı çözeceğini ifade ettiğini, Canik Belediyesi önünden geçtikleri esnada maktulün çay ocağında oturduğunu gördüklerini, ...’in aracı durdurduğunu, ... ve ... ...’ın araçtan indiklerini, maktulün elini beline atması üzerine ... ...’ın tabancayla 2-3 el maktulün ayaklarına ateş ettiğini, kendisinin de araçtan inip maktulün arabasının kapısını açarak ölen olup olmadığını kontrol ettiğini, sanık ...’in silahı kabzasıyla maktulün başına vurduğunu, bir yandan da "Bu mahallede uyuşturucu sattıramazsın, Canik kimsenin bildiği gibi bir yer değil." dediğini, bir an önce olay yerinden gidebilmek için ...’e "Abi polis geliyor, hadi gidelim." dediğini, ... ...’ın kullandığı araca ...’i zorla bindirdiklerini ve ileride araçtan inerek evlerine dağıldıklarını, kimsenin kendilerini azmettirmediğini, olayın tesadüfen meydana geldiğini, Cumhuriyet Başsavcılığında 11.12.2020 tarihinde; önceki beyanlarına eklemek istediği hususlar olduğunu, olay günü sanıklardan ...’in işlettiği kahvehanede buluştuklarını, ...’in birtakım telefon görüşmeleri yaptığını, ... ...’ın kullandığı araca ..., ..., ..., ... ve ... ... ile birlikte binerek olay yerine doğru gittiklerini, yolda ... ve ...’in tanık ...’i gördüklerini ve kendisini sıkıştırarak maktulün yerini öğrendiklerini ve konumunu ...’e söylediklerini, ...’in birkaç telefon görüşmesi yaptıktan sonra araçla olayın meydana geldiği yere ulaştıklarını, ...’in tabancasını çıkarıp araçtan indiğini ve "Kimse kıpırdamasın!" dedikten sonra maktulün ayaklarına ateş ettiğini, ...’in birden fazla ateş ederek maktulü yaraladığını, kendisinin ise ...’e engel olmak maksadıyla polisin geldiğini söylediğini, maktul ... ile sanıklar ... ve ... arasında husumet bulunduğunu, husumetin asıl sebebinin maktulün ... ile yaptığı bir görüşmeyi kaydedip bu kaydı birilerine ulaştırılması olduğunu, ses kaydında maktulün ...’a "Abi Samsunun kralı biziz, biz ne dersek o olur. Bafra’dan daha büyüğüz, değil mi?" diye sorduğunu, ...’ın da "Tabi Abi, Samsun’un da Bafra’nın da kralı biziz, Bafradakiler kim oluyor." dediğini bildiğini, kaydın ulaştırıldığı kişinin de bunun üzerine ceza olarak ...’a elbise giydirip videoya kaydettiğini ve bir miktar para, silah ve bir araba karşılığında videoyu teslim edeceğini söylediğini, bu nedenle ... ve ...’in maktul ...’ye husumet beslediklerini, olaydan sonra ... ve ... ile birlikte, ...’in girişimleri ile hazır edilen bir araçla Trabzon’a kaçtıklarını, birkaç gün burada kaldıklarını, ...’in kendisine, ...’ın Trabzon’a gelerek kendisini Samsun’a götürüp polise teslim edeceğini söylediğini, teklifi kabul ettiğini, kollukta ve savcılıkta verdiği önceki beyanlarının geçersiz olduğunu, ... ve ...’ın maksatlarının Trabzon’dan Gürcistan’a geçip orada bulunan hasımlarını öldürerek işi bitirmek olduğunu, işlenen cinayetten sonra yapmış olduğu yardım ve eylemler gözetildiğinde ...’ın bu husumet nedeniyle suçu azmettirdiğini düşündüğünü, pişman ve mağdur olduğunu, Mahkemede; savcılıkta verdiği 11.12.2020 tarihli ifadesinin tümden yalan ve uydurma olduğunu, kendisi ve ailesi tehdit edildiği için böyle bir ifade verdiğini, Sanık ... kollukta, sorguda ve mahkemede benzer şekilde; maktulü ismen bildiğini, ...’a abi diye hitap ettiğini, ..., ..., ... ve ...’i mahalleden tanıdığını, arkadaş olduklarını, olay günü ... dışındaki sanıklarla buluşup içki içtiklerini, babasına ait, kendi kullandığı araçla ormanlık alana içki içmeye gittiklerini, Canik Belediyesinin önüne geldiklerinde ...’ın aracı durdurduğunu, çay ocağında maktulü gördüğünü, ...’ın tüfekle araçtan indiğini ve maktule 4-5 el ateş ettiğini, maktulün yere düştüğünü, ...’ın tüfeğin dipçiğiyle maktulün başına da vurduğunu, kullandığı araca binen ..., ... ve ... ile olay yerinden uzaklaştıklarını, 800 metre ileride araçtakileri indirdiğini, maktul ile tesadüfen karşılaştıklarını, bildiği kadarıyla maktul ile ... arasında husumet bulunduğunu, Cumhuriyet Başsavcılığında; ... ve ...’in kendisine ... vasıtasıyla haber göndererek suçta kullanılan tabancanın kendisine ait olduğunu söylemesini istediklerini, tabancanın kendisine ait olmadığını, suçla bir ilgisinin olmadığını, Sanık ... aşamalarda benzer şekilde; sanıklardan ..., ... ..., ... ve ... ile mahalleden arkadaş olduklarını, sanık ...’i Salon ... isimli kahvehaneyi işletmesi nedeniyle tanıdığını, olay günü ... Lisesine doğru yürüdüğünü, Salon ...’nin önünde ... ...’ın kullandığı aracı gördüğünü, eliyle işaret edip durdurduğu araca bindiğini, araçta ..., ..., ... ve ...’ın da bulunduğunu, yaklaşık 200 metre gittikten sonra aracın ani fren yaparak durduğunu, araçtakilerin hep beraber indiklerini, bir şeyler olacağını hissederek olay yerinden kaçtığını, silah sesleri işittiğini, olayla ilgisinin bulunmadığını, sol kolunda büyük bir dövme olduğunu ancak olaydan önce ... ile birlikte ...’dan maktulün yerini sorup öğrenmediğini, Sanık ... kollukta, Cumhuriyet Başsavcılığında ve sorguda benzer şekilde; sanıklardan ...’a ait olan Salon ... isimli kahvehaneyi işlettiğini, ..., ..., ... ve ...’le mahalleden arkadaş olduklarını, olay günü ..., ... ve ... ... ile birlikte içki içtiklerini, arabayla dolaştıklarını, kahvehaneye gelip oturduklarını, sanık ...’ın ...’e telefon ederek maktul ...’nin kendisini uyuşturucu satmaya zorladığını ve tehdit ettiğini söylediğini, ...’in de ...’ı kahvehaneye çağırdığını, ...’ın ... ile birlikte geldiğini, hep birlikte tekrar araca binerek içki içip dolaşmaya başladıklarını, Canik Belediyesinin arkasından geçtikleri esnada ...’ın aracı durdurup araçtan indiğini, maktulün tabanca çekip ...’a doğrulttuğunu, ...’ın bunun üzerine maktulün ayaklarına doğru tüfekle 4-5 el ateş ettiğini, maktulün yere düştüğünü, olay esnasında ... ...’ın elinde tabanca gördüğünü, belediye binasına girerek arka kapıdan çıkıp olay yerinden uzaklaştığını, olay sırasında ...’in elinde tabanca görmediğini, Mahkemede; araçtan inen ...’ın tüfekle bir el havaya ateş ettiğini, yolda maktul hakkında konuşulmadığını, kollukta fiziksel ve psikolojik baskı gördüğü için o şekilde ifade verdiğini, Sanık ... kollukta 20.08.2020 tarihinde bilgi sahibi sıfatıyla; sanıklardan ...’ın kardeşi olduğunu, maktulü tanıdığını, uyuşturucu sattığını bildiğini, maktulle kendisi veya kardeşi ... arasında bir husumet bulunmadığını, kendisine telefon edilmesi üzerine olaydan haberdar olduğunu, maktulün kardeşlerinin kin güdeceğini düşünerek kız arkadaşı ile birlikte Samsun’dan uzaklaşarak Trabzon’a geldiğini, ...’dan ve etraftan duyduğuna göre maktulün sanıklardan ...’a zorla uyuşturucu sattırmaya çalıştığını, kabul etmemesi üzerine ... ile maktul arasında husumet başladığını, 31.08.2020 tarihinde şüpheli sıfatıyla kollukta; olay olduktan sonra ... güvenliğinden endişe ettiği için dışarı çıkmadığını, iş yerini açmaya gitmediğini, kız arkadaşıyla Bodrum Yalıkavak’a gittiğini, iş yerinde bulunan tabancanın kendisine ait olmadığını, silah ve kavgayla işi olmadığını, kendisine ait sosyal paylaşım sitesinde olaydan sonra yapılan paylaşımları gördüğünü, bu paylaşımları kendisinin yapmadığını, kimin yaptığını da bilmediğini, Iphone marka cep telefonunun şifresini, içerisinde özel hayatı ile ilgili videolar olduğu için polise vermediğini, olaydan sonra kardeşi ... ile irtibat kurmadığını, Cumhuriyet Başsavcılığında 01.09.2020 tarihinde; maktulün öldürülmesi için kimseyi azmettirmediğini, maktul ile aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını, kendisinden zorla para ve araba alındığına ilişkin iddiaların doğru olmadığını, Cumhuriyet Başsavcılığında 07.09.2020 tarihinde; sanık ...’ın kendisine isnat ettiği hususların doğru olmadığını, ...’ı maktulü öldürmesi için azmettirmediğini, kabul etmemesi üzerine de ... ile birlikte dövmediğini, sanıkların kaçması için araç temin etmediğini, ... ile bir husumetinin olmadığını, ...’ın suçtan kurtulabilmek için kendisini yakmak istediğini, maktulün kendisine karşı tavır ve davranışından ...’e veya ...’a bahsetmediğini, ...’ın akıl hastası olduğunu, Sorguda; suçlamayı kabul etmediğini, ifadelerde bahsedilen ses kaydını hiç duymadığını, kayıtla ilgili olarak kimseyle görüşmediğini, işlenen cinayetin bu kayıtla da ilgili olmadığını, kardeşi ...’in cezaevine girip çıkan suça meyilli bir kişi olduğunu, maktulün ...’e küfretmesi üzerine ...’in eylemi gerçekleştirdiğini, ...’ın bu olaya nasıl dahil olduğunu bilmediğini, olaydan sonra sanıklarla görüşmediğini, kendilerine yardım etmediğini, Mahkemede; maktul ile ailece görüştüklerini, aralarında husumet bulunmadığını, iddianamede ve kimi ifadelerde geçen Bafra bağlantılı olayın kesinlikle meydana gelmediğini, böyle bir olay vaki olsa emniyete müracaat edecek olduğunu, sosyal medya hesabındaki paylaşımları kendisini suçlu göstermek isteyen kişilerin hesabını ele geçirerek yaptıklarını, Savunmuşlardır. IV. GEREKÇE Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.11.2023 tarihli ve 512-598; 29.05.2024 tarihli ve 288-170 sayılı içtihatları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Tasarlamadan söz edilebilmesi için failin, bir kimsenin yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmemesi ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi gerekmektedir. Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi ve fakat bir başka nedenle ve bir başka ani kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının hangi düzeydeki eylem için ve ne zaman alındığı ile eylemin şarta bağlı olmayan bu kararlılıktan ne kadar zaman geçtikten sonra gerçekleştirildiği mevcut delillerle belirlenmeli, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirilmelidir. Suçun tasarlanarak işlenmesi; suç işlemeyi kolaylaştırması, mağduru en savunmasız ve zayıf anında gafil avlaması suretiyle neticeyi garanti altına alması ve suç işlemedeki kararlılığı itibarıyla sanığın toplum için tehlikelilik derecesi gözetilerek nitelikli hâller arasında kabul edilmiştir. Öte yandan TCK'nın "Bağlılık kuralı" başlıklı 40. maddesinde; "(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır. (2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur. (3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir." şeklinde düzenlenmiştir. Asıl failin fiili açısından maddi unsurun gerçekleşmiş olmasının yanı sıra azmettiren veya yardım edenin davranışının da maddi unsur kapsamında tipik olması gerekmektedir. Ancak şeriklerin hareketi açısından maddi unsurun gerçekleşmesinden anlaşılması gereken, şeriklik hareketinin ceza kanununda düzenlenen suç tipleri kapsamında yer verilen fiil açısından tipik olması demek değildir. Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümlerinde, şeriklere özgü düzenlemelere yer verilmesinin en temel sebebi de şeriklerin ceza kanununda yer alan suç tiplerini işleyememeleri, diğer bir ifadeyle suç tipindeki hareketi gerçekleştirememeleridir. Öyle ki şerikler, kanuni suç tipindeki hareketi işleselerdi zaten kendileri de fail olarak kabul edilirlerdi (Suça İştirakte Bağlılık Kuralı, Muhammed Demirel, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2017, s.361-362). Bir suçun kanuni tarifinde yer alan fiili gerçekleştirenler fail olarak bizzat, buna karşılık failin fiiline azmettiren veya yardım eden olarak katılanlar ise asıl fiil olarak adlandırılan ve başkası tarafından gerçekleştirilen suça bağlı olarak sorumlu olmaktadır. Şeriklik kural olarak bizzat tipik haksızlığı ifade etmemekte, buna karşılık şerikin davranışının haksızlık içeriği başkası tarafından gerçekleştirilen haksızlığa bağlı bulunmaktadır (Jescheck/Weigend, s.655; Maurach/Gössel/Zipf, 53, kn.1.). Şerikin kanuni tanıma uygun haksızlıktan sorumluluğu, suçun konusuyla doğrudan bir bağlantısı olmadan sadece faille bağlantısı sebebiyle ve ancak bağlılık prensibi vasıtasıyla mümkün olmaktadır. Bu suretle, fail niteliği taşımayan suç ortaklarının da işlenen haksızlıktan sorumlu tutulabilmeleri sağlanmakta ve buna "bağlılık kuralının çifte fonksiyonu" denilmektedir. Şerikler, icrasına kasten katıldıkları fiile, kısacası azmettirdikleri veya yardım ettikleri fiile göre sorumlu tutulurlar. (Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, Mahmut Koca, İlhan Üzülmez, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2020, s.478-481). Nitekim, Ceza Genel Kurulunun 22.09.2022 tarihli ve 22-574 sayılı kararında da belirtildiği üzere; Asıl fail tarafından gerçekleştirilen fiil ile şerikin katkı mahiyetindeki eyleminin hukuki bağlantısının temeli olan TCK'nın 40/1. maddesi uyarınca, şeriklerin cezaî sorumluluğunun kapsamı, sınırı ve nasıl bir cezai yaptırımla karşılaşacağının, işlenen suç nedeniyle asıl fail için Kanun’da öngörülen yaptırım üzerinden, TCK’nın 38/1. veya 39/1. maddesinde yer alan hükümlere göre belirlenecek miktar ve oranlar doğrultusunda tespit edilmesi gerekmektedir. TCK’nın 39/1. maddesinde, suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektirmesi hâlinde onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verileceği, süreli hapis cezasını gerektirmesi hâlinde ise sekiz yılı geçmemek kaydıyla yarısının indirileceği açıkça hüküm altına alınmıştır. Buna göre; aynı maddede yazılı "işlenen suçun" deyimiyle, yardım eden şerikin işlediği suç değil, asıl fail tarafından gerçekleştirilen fiille işlendiği kabul edilen suçun kastedildiği gözetilmelidir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Sanıklardan ... ile maktul ... arasında anlaşmazlık bulunduğu, sanık ...’nun aşamalarda değişmeyen anlatımına göre, sanık ...’ın maktulle aralarındaki bu husumet nedeniyle olay tarihinden iki ay öncesinden başlayarak maktulü öldürmesi için ...’a baskı yapmaya başladığı, ...’ın kardeşi sanık ...’a ait olan ve sanıklardan ...'ın işlettiği Salon ... isimli kahvehanede ... dışındaki sanıkların olay günü buluştukları, ...’in ...’a maktulü öldüreceklerini söylediği, sanık ...’in babasına ait olan ve arka koltukları önceden sökülmüş Renault Kangoo marka araca kahvehaneden temin ettikleri tabureleri koydukları, suçta kullandıkları silahları da alarak ...’in sevk ve idaresindeki bu araca binen ... dışındaki sanıkların araçla Samsun il merkezinde dolaşıp maktulü aramaya başladıkları, tanık ...’in beyanına göre sanıklardan ... ve ...’in, ...’a maktulün bulunduğu yeri sordukları, durumdan şüphelenmeyen ...'ın ... ve ...’e maktulün bulunduğu çay ocağını tarif ettiği, araçla olay yerine giden ... dışındaki sanıkların maktulü çay ocağında görmeleri üzerine, araçtan topluca indikleri, sanık ...'in tabanca ile maktule yöneldiği ve suçta kullandığı tabancayı maktule karşı doğrulttuğu, maktulün kendisine yönelen eylemden kurtulmak için inceleme dışı katılan ...'ün arkasına saklandığı, açılan ateşle isabet alıp yere düşen ...’in maktulün önünden çekilmesi ile sanık ...'in tabancayla sanık ...'ın ise pompalı tüfekle maktule birçok kez ateş ettikleri, maktulün baş gölgesine ellerindeki silahların kabzalarıyla şiddetle vurdukları, sanık ...'in bu esnada yanında bulunan diğer sanıklardan olayı telefonla kaydetmelerini istediği ve sanık ...'ın kolluktaki ifadesi ve dosya içerisinde bulunan görüntü kaydı ile sabit olduğu şekilde "...'a yanlış yapmayacaksın, yanlış yapmayacaksın!" diye bağırdığı, bu sırada sanık ...'in etrafı ve maktulün aracını kontrol ettiği, bir süre maktulü silah kabzasıyla darbeden sanık ...'in diğer sanık ...'a talimat vermesi üzerine sanık ...'ın pompalı tüfekle maktulün batın bölgesine son bir kez daha ateş ettiği, sanık ...’in polislerin olay yerine geldiğini söylemesi üzerine sanıklar ... ile ...'in koşarak, diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın ise sanık ...'in kullandığı ve olay yerine geldikleri araçla kaçtıkları, maktulün ateşli silah yaralanmasına bağlı iç organ yaralanması sonucu hayatını kaybettiği, maktulün kardeşi ... ...’in mahkemede; olaydan bir hafta kadar önce maktul kardeşi ...’nin kendisine "Beni ... öldürtecek, ... ya da ...'a beni vurdurtacak." dediğini ifade ettiği, sanık ...’in 11.12.2020 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde; maktul ... ile sanıklar ... ve ... arasında husumet bulunduğunu, olay günü sanıklardan ...’in işlettiği kahvehanede buluştuklarını, ...’in birtakım telefon görüşmeleri yaptığını, ...'in kullandığı araca ..., ..., ..., ... ve ... ile birlikte binerek olay yerine doğru gittiklerini, yolda ... ve ...’in tanık ...'ı gördüklerini, kendisini sıkıştırarak maktulün yerini öğrendiklerini ve konumunu ...’e söylediklerini, ...’in birkaç telefon görüşmesi yaptıktan sonra araçla olayın meydana geldiği yere ulaştıklarını, maktulün sanıklar ... ve ... tarafından silahla vurulmasından sonra olay yerinden birlikte kaçtıklarını beyan ettiği, sanıklar ..., ..., ... ve ...’in suçlamayı kabul etmedikleri, sanık ...'in maktulün kendisine hakaret etmesi nedeniyle maktule ateş ettiğini, sanık ...’ın ise mahkemede; olay günü kahvehanenin önündeki araca altı kişi bindiklerini, araç içerisinde üç tane pompalı tüfek bulunduğunu, araç içerisindeki herkesin ...'ye gidildiğini, ...'nin vurulacağını bildiklerini, araç içerisinde ...'ye eylem yapılacağının da konuşulduğunu, sanıklardan ...’in aracın içerisinde birileriyle konuştuğunu, telefonda konuştuğu kişiye "Tamam, yerini öğrendik." şeklinde sözler sarf ettiğini, kendisine isnat edilen eylemi, sanıklar ... ve ...’in kendisini tehdit edip ve darbetmeleri nedeniyle işlemek zorunda kaldığını savunduğu anlaşılan dosyada; Sanıklardan ... ile maktul arasındaki husumet nedeniyle olaydan günler önce maktulün öldürülmesi konusunda karar verildiği, bu hususun sanık ...'ın kollukta, Cumhuriyet Başsavcılığında, sorguda ve mahkemede verdiği detaylı anlatımlarla sabit olduğu, ...'ın aşamalarda değişmeyen bu ifadelerinde maktulün öldürülmesi konusunda ... tarafından yaklaşık 1,5 aydır baskı gördüğünü ifade ettiği, maktulün kız kardeşi ... ...'in olay tarihinden bir hafta önce maktulün kendine "Beni ... öldürtecek, ... ya da ...'a beni vurdurtacak." dediğine ilişkin mahkemedeki beyanı, olay günü ... ve ...'e ait olup sanık ...'ın çalıştırdığı kahvehanede buluşan ... dışındaki sanıkların suçta kullandıkları tabanca ve tüfeği temin ederek Samsun il merkezinde maktulün gittiği yerlerde maktulü aramaları, bulunduğu yeri tespit ettikten sonra da önceden planladıkları şekilde herhangi bir tartışma kavga yaşanmadan doğrudan tabanca ve tüfekle maktule ateş etmeleri, yine sanık ...'in tabancasının kabzası ile yaralı hâlde yerde yatan maktulün başına defalarca vurduğu esnada "...’a yanlış yapmayacaksın!" diye bağırmak suretiyle bu eski husumet nedeniyle maktulü öldürdüklerini açıkça ifade etmiş olması karşısında; sanıkların günler öncesinden maktulün yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar verdikleri, düşünüp planladıkları suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştıkları ruhi sükûnete rağmen bu kararlarından vazgeçmedikleri ve gerçekleştirmeyi planladıkları fiili, belirlenmiş kurgu ve iş bölümü dâhilinde olay günü icra etmek suretiyle iştirak hâlinde işledikleri kasten öldürme suçunda, TCK'nın 82/1. maddesinin (a) bendinde düzenlenen tasarlama nitelikli hâlinin unsurları itibarıyla oluştuğu kabul edilmelidir. Bu itibarla Yerel Mahkemece kurulan direnme kararına konu hükümlerin, sanıkların iştirak hâlinde işledikleri kasten öldürme suçunda, TCK'nın 82/1. maddesinin (a) bendinde düzenlenen tasarlama nitelikli hâlinin oluştuğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.08.2023 tarihli ve 133-378 sayılı direnme kararına konu hükümlerin gerekçelerinin İSABETLİ OLMADIĞINA, söz konusu hükümlerin, sanıkların iştirak hâlinde işledikleri kasten öldürme suçunda, TCK'nın 82/1. maddesinin (a) bendinde düzenlenen tasarlama nitelikli hâlinin oluştuğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın, CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.