Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/492 E. 2026/308 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2023/492
Karar No
2026/308
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 300-442

I. HUKUKÎ SÜREÇ Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2-2. cümlesi, 43/1, 62, 53... . maddeleri uyarınca 18... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin ... 12. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.03.2021 tarihli ve 84-110 sayılı hükmün sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 29.06.2021 tarih ve 1413-1681 sayı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine; bu kararın sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 26.04.2022 tarih ve 25886-3874 sayı ile; "Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun aşamalardaki ifadeleri, katılanların çelişkili beyanları, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. ... 12. Ağır Ceza Mahkemesi ise 28.12.2022 tarih ve 300-442 sayı ile "...daha önceden tanışmayan ve aralarında herhangi bir husumet bulunmayan yaşı küçük mağdurun sanığa yönelik iftira atması için hiç bir neden bulunmayışı, sanığın soruşturma aşamasında ısrarla mağdur ve ailesini tanımadığını beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında mağdurun babasının alkolik olduğunu, kendisinden para istediğini, bu sebeple husumetleri olduğunu beyan ederek suçtan kurtulmaya yönelik savunma oluşturduğu, mağdurun aşamalarda ayrıntılı ve istikrarlı beyanda bulunduğu, bu denli ayrıntılı ve istikrarlı beyanda bulunan cinsel istismar mağduru yaşı küçük mağdurun anlatımlarına itibar edilmemesi için bir neden görülemediği, şikayet tarihinde olay üzerinden yaklaşık 1 yıl geçtiği hususu dikkate alındığında mağdurun anlatımlarını destekler nitelikte bir doktor raporu olmamasının da olağan olduğu anlaşılmakla sanığın üzerine atılı cinsel istismar suçunun sübuta erdiği ..." gerekçesiyle bozma ilamına direnerek sanığın önceki hüküm gibi cezalandırılmasına karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2023 tarihli bozma istemli tebliğnamesiyle dosya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 12.09.2023 tarih ve 5095-5042 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen çocuğun cinsel istismarı suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Katılan mağdur ...’nin ailesiyle birlikte yaşadığı, olayın adli mercilere bildirildiği tarihte on yaşında ve beşinci sınıf öğrencisi bir çocuk olduğu; istismara konu eylemlerin gerçekleştiği dönemde ise ilkokul üçüncü ve dördüncü sınıfta öğrenim gördüğü, yaklaşık sekiz-dokuz yaşlarında bulunduğu; Sanık ...’ın ise altmış yaşında, bekâr, çocuksuz ve ilkokul mezunu olup herhangi bir işte çalışmadığı, 17.12.2019 günü akşam saatlerinde tanık ...’in ikametinde alt kat komşuları olan katılan mağdurun annesi ... ve oğlu katılan mağdur ... ile ...’nin okuldan arkadaşı kızı ... ... ile kahve içtikleri, ...’nın annesi tanık ...’a yirmi gün kadar önce okul çıkışında yanına gelen adamın bugün yine marketten çıkarken kendilerini takip ettiğini anlattığı esnada katılan mağdur ...’nin "Bu adam sapık, bana da tecavüz etti!" dediği, olayı kavramaya çalışan tanığın, ...’ye şahsın kendisine ne yaptığını sorduğunda önce utandığını söylediği, ısrar ettiğinde adamın kendisini ... Beton’un içine çağırarak pantolonunu çıkarıp arkasına geçerek cinsel organını arkasına koyduğunu anlattığı, bunun üzerine ...’nin ailesi ile sanığı mahallede araştırdıkları ve ertesi gün 18.12.2019 tarihinde kollukta şikâyetçi olmaları üzerine soruşturma işlemlerine başlandığı, 18.12.2019 tarihli kolluk Araştırma, Tespit ve Yakalama Tutanağına göre; çocuğun cinsel istismarı suçu ile ilgili çevrede Sarhoş ... olarak tanınan eşgale uygun şahsın ... olduğunun tespit edildiği, 19.12.2019 kolluk eşkâl tutanağına göre; katılan mağdur ... ile inceleme dışı arkadaşı ... ...'in sanığı teşhis ettikleri, ... Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 19.12.2019 tarihli adli raporda; katılan mağdurun anal muayenesinde akut ya da kronik livatayı düşündürecek bir bulguya rastlanmadığı, anal yolla ırza geçme sonrası görülmesi beklenen bulguların olaydan kısa bir süre sonra iz bırakmaksızın kaybolabileceği gibi olay sırasında kaygan madde kullanımı, hile, tehdit ya da rıza gibi nedenlerle direncin kırıldığı durumlarda travmatik bir bulgu olmaksızın livata eyleminin gerçekleşebileceği, bu durumun adli tahkikatla değerlendirilmesinin uygun olduğu kanaatinin bildirildiği, 19.12.2019 tarihli kolluk tutanaklarına göre; katılan mağdurun olayın geçtiğini iddia ettiği ... Beton adlı iş yerinin katılan mağdur ...'nin ikametine yakın konumda olduğu, iş yeri yetkililerinin burada çalışmasa da şahsı tanıdıkları, ara sıra gelerek iş yerinin ön kısımını, kaldırımı ve yolu süpürdüğü, sanığın sabit bir iş yerinde de çalışmadığı, hamallık ve günübirlik işlerle geçimini sağladığı, 30.01.2020 tarihli kolluk tutanağıyla ... Beton adlı iş yerinin görüntülerinin tespit edildiği, 16.02.2020 tarihli Sosyal İnceleme Raporuna göre; katılan mağdurun annesi ... ile yapılan görüşmede olay nedeniyle çok üzgün olduğu, sanığın katılan mağdurun dedesinin arkadaşı olduğundan bahisle çağırdığında yanına gittiğini, katılan mağdurun olaydan etkilenmediğini ifade etse de yaşı ve maruz kaldığı olaylar nedeniyle takibinin yapılması gerektiği kanaatinin bildirildiği, ... 12. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın ... ...'e yönelik eylemleri nedeniyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûm olduğu, Anlaşılmaktadır. Katılan mağdur ...'nin alınan beyanı ile bu beyanına dair izlenen görüntülerinde; mahallelerinde ... ismiyle bildiği, altmışlı yaşlarda ve sapık olarak değerlendirdiği bir adamın gezdiğini, üçüncü sınıftayken havaların sıcak olduğu bir dönemde sanığın kendisine "Sigara içer misin?" diye sorduğunu, deneyeceğini söyleyince sanığın kendisine sigara verdiğini ve çalıştığı ... Beton'daki kapalı iç kısma götürdüğünü, buradaki boşluğa kendisini sıkıştırdığını, cinsel organını çıkaran sanığın kendisinin de alt kıyafetlerini çıkararak livatada bulunduğunu, birazcık canının acıdığını, donunu ilk çıkardığında sanığın cinsel organından sarı bir şey aktığını, cinsel organını ağzına sokmaya çalıştığını, birazcık soktuğunu, kendilerini gören kimsenin olmadığını, dördüncü sınıfa başlamadan önce de sanığın "Gel sana on lira vereceğim." dediğini, yine ... Beton adlı iş yerine girdiklerini ve burada aynı şeyleri yaptığını, sanığın cinsel organının ıslak olduğunu, canının yandığını, bazen tuvaletini yaparken poposunun acıdığını, Kovuşturma aşamasında mağdurun ifadesi sırasında hazır bulunan psikolog tarafından, katılan mağdurun olayı hatırladığı ve kendisine de aynı doğrultuda anlatımda bulunduğu, beyanlarına itibar edilebileceği yönünde mesleki kanaatini bildirdiğini, 28.06.2012 tarihli Adli Görüşme Raporuna göre; katılan mağdurun yaşadıklarını anlatırken utandığı, zaman zaman başını önüne eğerek konuşmakla birlikte kendisini yaşına uygun, açık ve anlaşılır şekilde ifade edebildiği, küçük yaşta olmasının da etkisi ve merak duygusuyla sanığın kendisine verdiği sigarayı içmiş olabileceği, iki olayda da kendisine on lira vereceğini söylemesi nedeniyle sanık çağırdığında olabilecekleri öngörmeden onunla gitmiş olabileceği, sanığın oral ilişkide bulunmak istemesi üzerine kaçmaya çalıştığının anlaşıldığı, katılan mağdurun yaşadığı olayı kendi ifadeleriyle oldukça ayrıntılı biçimde anlatmasının dikkat çektiği, anlatımlarının kendi içinde tutarlı ve samimi olduğu, gerçeği yansıttığı yönünde kanaat oluştuğu, ayrıca katılan mağdurun yaşanan olayda sigara içmiş olması, çağırdığında sanığın yanına gitmesi nedeniyle yoğun bir pişmanlık ve suçluluk duyduğunun düşünüldüğünü, Katılan ...; katılan mağdurun oğlu olduğunu, akşam eve geldiğinde alt kat komşuları tanık ...'ın ...'yi ve kendi kızı ...'yı mahalleden adını ... olarak bildiği şahsın taciz ettiğini söylediğini, ... ile konuştuğunda geçen yaz sanığın evlerine yakın ... Beton adlı iş yerinde çalışırken birkaç kez iş yerine çağırarak cinsel bölgesine dokunduğunu, cinsel bölgesini gösterdiğini utanarak söylediğini, sanığın, çekingen olması nedeniyle çok bir şey anlatmayan oğluna başka cinsel eylemlerde de bulunmuş olabileceğini, bu nedenle oğlunun iç beden muayenesinin yapılmasını talep ettiğini, Tanık ...'in olayı intikal sürecindeki şekilde anlattığı, çevrede yaptıkları araştırmada şahsın sapıkça olduğunu değerlendirdiği hareketlerde bulunduğunu duyup öğrendiklerini, Tank ...; sanığı çok uzun süredir tanıdığını, iş yerinde sürekli çalışmadığını, ara sıra gelip temizlik yapıp harçlığını aldığını, böyle bir cinsel saldırı olayı gerçekleştirebileceğine ihtimal vermediğini, iş yerine her dakika gelen giden olduğunu, ikametinin de iş yerinin üst katında olması hasebiyle çocuklarının ve eşinin de iş yerinin tüm birimleriyle haşır neşir olduklarını, İfade etmişlerdir. Sanık ... soruşturma aşamasında; katılan mağduru ve babasını tanımadığını, isimini ilk defa duyduğunu, sabit bir işte çalışmadığını, çağırdıklarında ... Beton adlı iş yerinin önünü süpürdüğünü, böyle bir olayın yaşanmadığını, neden böyle bir ithamda bulunulduğunu bilmediğini, Kovuşturma evresinde; katılan mağdur ve ailesi tarafından iftira atıldığını, daha önceden tanıdığı katılan mağdurun babası ...'in alkolik olduğunu, içki için istediği parayı vermediğinden kendisine iftira atmış olabileceğini, kahvenin önünde rastladığı katılan ...'in kendisinden para da istediğini, Savunmuştur. IV. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Değerlendirmeler Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 11.06.2013 tarih ve 36-294; 12.09.2024 tarihli ve 367-244; 22.5.2024 tarihli ve 423-1 62... .09.2024 tarihli ve 296-249 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da açıkça belirtildiği üzere; Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, suçun işlenmesi ile bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ve vicdani kanaat esasını benimseyen ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de doktrin de ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Aynı zamanda bir güvence de olan bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmı gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığın cezalandırılması, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan maddi gerçeğe ulaşmadan hüküm verilmesi anlamına gelecektir. Şu hâlde, sanığa isnat edilen fiilin sanık tarafından icra edildiğinin kabulü için, gerekçeli ve muhtemel şüphenin tamamen yenilmesi gerekir. Zira kabili te'lif olmayan şüphe ile gerçeğin yan yana mevcudiyeti ile vicdani kanaate ulaşılmasının, mantık ve hukuk kuralları bakımından mümkün olduğu söylenemez. B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme Katılan mağdurun akşam saatlerinde misafir olarak bulundukları komşularının evinde tanık ...'nın anlatımına herhangi bir telkin ve yönlendirme olmaksızın anlık bir şekilde "Bu adam sapık, bana da tecavüz etti!" sözleriyle dahil oluşuyla maruz kaldığı istismar hareketlerinin öğrenilmesinin ardından ertesi gün şikâyetçi olunması üzerine başlayan adli sürecin olağan bir seyir izleyerek yargılama konusu olduğu anlaşılmıştır. Katılan ...'in, komşusundan duyduğu iddialar üzerine oğlu ... ile yaptığı görüşmede, katılan mağdurun istismar hareketlerini basit mahiyette cinsel davranışlar olarak ifade etmesine karşın çekingen olan oğlunun bu anlatımı ile yetinmeyerek olayın vücuda organ veya cisim ithalini de içerme ihtimali nedeniyle katılan mağdurun iç beden muayenesinin yapılmasını talep ettiği görülmüştür. Katılan mağdur, sanığın sigara ve 10 TL ile verip kandırdıktan sonra götürdüğü ... Beton adlı iş yerindeki beden diliyle de ifade ettiği boşlukta kendisini sıkıştırıp cinsel temaslarda bulunduğunu yaşına ve dosya kapsamından anlaşılan utangaç mizacına uygun olarak dile getirmiştir. Katılan mağdur beyanının gerçeği yansıttığı, oldukça ayrıntılı, kendi içinde tutarlı, samimi olduğu, anlatımlarının itibar edilebileceği adli görüşme raporu ve ifadesine eşlik eden psikolog tarafından da belirtilmiş, mağdurun anlatımı, olayı ilk kez aktardığı tanık ...'ın ifadesi ile de olay yeri ve eylemler açısından uyumlu bulunmuştur. Sanık tüm aşamalarda suçlamaları kabul etmemiş, soruşturma evresindeki savunmasında hakkında neden bu şekilde bir ithamda bulunulduğunu bilmediğini savunurken, kovuşturma aşamasında ise alkolik olduğunu iddia ettiği katılan ...'e istediği içki parasını vermediği için kendisine iftira atıldığını ifade ederek savunmasını suç ve cezadan kurtulmak amacıyla husumet yönünden değiştirip çelişkiye düşmüştür. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesinin TCK'nın 103. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunun sabit olduğuna ilişkin kabulü ile direnme gerekçesinin katılan mağdurun cinsel temas oluşturan eylemlere maruz kaldığı noktasında isabetli olduğu, dosyanın suçun vasfını da kapsar şekilde uygulamanın denetlenmesi için Özel Daireye gönderilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu ...; "Gerekçe bölümünde ayrıntılarına yer verilen açıklamalar doğrultusunda oluşturulduğu değerlendirilen Özel Daire gerekçelerinin yerinde olduğu anlaşılmakla in dubio pro reo/ şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince direnme kararında isabet bulunmadığını düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim." görüşüyle, Çoğunluk görüşüne katılmayan on Ceza Genel Kurulu Üyesi; direnme gerekçesinin isabetli olmadığı, sanığa isnat edilen çocuğun cinsel nitelikli istismarı suçundan beraat karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle Karşı oy kullanmışlardır.

V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 300-442 sayılı mahkûmiyet hükmüne ilişkin direnme kararının gerekçesinin katılan mağdurun cinsel temas oluşturan eylemlere maruz kaldığı noktasında İSABETLİ OLDUĞUNA, 2- Dosyanın, suçun vasfını da kapsar şekilde uygulamanın denetlenmesi için Özel Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihli ilk müzakerede yasal ve yeterli çoğunluk sağlanamadığından 13.05.2026 tarihinde yapılan ikinci müzakerede, oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/492, K. 2026/308, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2023-492-e-2026-308-k-a7da73e1ba77