Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/7601 E. 2026/3354 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7601
- Karar No
- 2026/3354
- Karar Tarihi
T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2349 E., 2024/2239 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması, bozma
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kilis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2024 tarihli ve 2023/355 Esas, 2024/150 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanık ... hakkında a) Maktulü nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-e-f-h, 53, 58. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz reji... göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,
b) Maktulü hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5, 53, 58. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz reji... göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,
c) Maktulü nitelikli cinsel istismar suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2-3. cümle, 103/4, 53, 58. maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz reji... göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık ... hakkında Maktulü nitelikli kasten öldürme, hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel istismar suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine, Karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.09.2024 tarihli ve 2024/2349 Esas, 2024/2239 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik lehe ve aleyhe istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekillerinin temyiz sebepleri özetle; yeterince araştırma ve keşif yapılmadan, beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeden sanık ...'in beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, Bölge adliye mahkemesinin matbu ve soyut gerekçelerle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdiğine, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/2. maddesi uyarınca kurulan hükümde üst hadden ceza verilmesi gerekirken alt sınırdan sadece bir miktar uzaklaşılmış olmasının hakkaniyete aykırı olduğuna, sanık ...'in de mahkûmiyetine karar verilerek her iki sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103/3-a hükmünün uygulanması gerektiğine, aynı Kanun'un 103/3-b maddesinin tartışılmadığına, 103/6. maddesinin de göz ardı edildiğine ilişkindir. 2.Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...'in tüm suçlardan cezalandırılması gerektiğine, sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından en üst sınırdan cezalandırılmadığına ilişkindir. 3.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık ...'in tüm suçlardan cezalandırılması gerektiğine, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103/3-a hükmünün uygulanmaması suretiyle eksik ceza verildiğine ilişkindir. 4.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak ve somut delil bulunmadığına, yeterli inceleme yapılmaksızın, eksik ve hatalı gerekçe ile mahkûmiyet kararları verildiğine, takdiri indirim hükmünün uygulanmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE 1.Sanık ... Hakkında Maktulü Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin dosya kapsamı ile saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık hakkında uygulanmamasına karar verildiği, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında istinaf istemleri hususunda ayrıntılı bir gerekçeye yer verilmemiş ise de; bu bölümde, ilgili temyiz sebeplerine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksiklik Yargıtay tarafından giderilmiş olduğundan ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık ... Hakkında Maktulü Nitelikli Kasten Öldürme, Hürriyetinden Yoksun Kılma Ve Nitelikli Cinsel İstismar Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden - Sanık ...'in kolluk aşamasında alınan beyanında "hiçbir zaman...'in evine gitmediğini, 04.04.2023 tarihinde 17.00-17.30 sıralarında pazara gittiğini oradan evine gittiğini, Savcılık aşamasında alınan beyanında "öğlene kadar adliyede olduğunu, daha sonra pazara gittiğini, 14.00 sıralarında arkadaşı ... ile evine gittiğini, 18.30 sıralarında da ekmek almaya çıkıp hemen geri döndüğünü", çelişki üzerine pazara gidip gitmediği sorulduğunda pazara gittiğini az önce söylemeyi unuttuğunu, 04.04.2023 günü...'in evinin mevkisinde dahi bulunmadığını" Mahkeme huzurunda alınan beyanında ise "önce pazara gittiğini, sonra adliyeye orada işi öğlene kalınca tekrar pazara, sonrasında da uyuşturucu kullanmak için kent ormanına gittiğini, motoruyla bütün gün dolandığını ve sonra tekrar kent ormanına gittiğini, gezdiği süre içerisinde kimsenin yanına uğramadığını, yalnız olduğunu, sonra pazara geçtiğini ve kardeşi ... ile birlikte eve geçtiklerini" beyan ederek çelişkili beyanlarda bulunduğu, sanığın kollukta vermiş olduğu beyanının aksine tanık ...'ın olay günü olan salı günü görüşmediklerini beyan ettiği, tanık ...'in kolluktaki beyanı sonrasında sanığın mahkeme huzurunda beyanından döndüğünün değerlendirildiği, sanığın aşamalarda beyanını sürekli değiştirdiği, yine sanığın beyanlarının aksine babası tanık... oğlunun sabah 08.00 sıralarında kendisiyle pazara geldiğini, bütün gün pazarda olduğunu, eşi tanık..ise sanığın 09.00 sıralarında abisi...ile evden ayrıldığı, 12.00 gibi eve gelip sonra pazara gittikleri, akşam ise önce kayınbabası...,...ve...'in eve geldiğini, daha sonra kayınbiraderi ...'in giderek eşi...'i getirdiğini, tanık ... ise sanık ile birlikte pazara geldiğini ve bütün gün yanlarında olduğunu beyan ettikleri, gerek sanığın aşamalarda alınan beyanları gerekse tanık beyanları arasında birbirleriyle çelişkili, tutarsız ve sanığı suçtan kurtarmaya yönelik beyanların bulunması dikkate alındığında olayın tahmini olarak gerçekleşme saati olan saat 17.00-19.00 arasında tanıkların sanık ...'in evde veya pazarda olduğu yönündeki beyanlarına itibar edilmediği, - Sanığın bütün gün motorla gezdiği beyanı üzerine İl Jandarma komutanlığından PTS kayıtlarının istendiği ancak sanığın jandarma sorumluluk alanlarında bulunan PTS kayıtlarında herhangi bir kaydının olmadığının tespit edildiği, sanığın olay günü ailesiyle birlikte pazardan eve döndüğü beyanı üzerine kamera kayıtlarının incelenmesinde, ...kavşağı üzerinde saat 18.48 sıralarında motor ile giden kişinin... olup olmadığının tespiti amacıyla uzmanlık raporu alındığı ancak söz konusu şahsın sanık olup olmadığının tespitinin teknik olarak mümkün olmadığının belirtildiği, - Sanık ...'e ait pantolon sağ diz kapağı ve çorap teki üzerinde diğer sanık ...'e ait kan lekelerinin bulunması, sanık her ne kadar kanın... dövüldüğü için yakalandıktan sonra bulaştığını iddia etmiş ise de yakalandıktan sonra sanıkların aynı koğuşta tutulmaması nedeniyle savunmasına itibar edilmediği, - Olay yerinde sanık ...'e ait kanlı peçetelerin bulunması ve sanık ...'in üzerinde...'e ait kan lekelerinin olması, ayrıca sanık ...'in evinde sanık ...'e ait sakızda DNA'sının bulunması, olayın üzerinden çok zaman geçmeden sanık ...'in 06.04.2023 tarihinde saat 04.20 sıralarında mezarlık çevresinde tek başına yaya olarak yürüdüğü sırada kolluk ekiplerince yakalamasının yapılması, tanık ...'in eşi...'in çoraplarını iki günde bir değiştirdiği, pantolonunu da kirlendikçe değiştirdiğine ilişkin beyanı, 06.06.2023 tarihli tutanakta 3 numaralı sanık ... isimli şahsı üzerinden çıkarılan kıyafetler isimli bölümde "koton jean ibareli, antresit renkli kirli görünümlü pantolon, siyah renkli mont" çıkarıldığının belirtilmesi, 17.04.2023 tarihli kamera kayıt tutanağı incelendiğinde sanık ...'in olay günü üzerinde siyah ceket ve gri-antresit renkli pantolonun bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerinde olay günü ve yakalandığı gün aynı kıyafetlerin bulunduğu ve üzerindeki kan lekelerinin olay anında bulaştığının değerlendirildiği, - Sanık ... her ne kadar olay günü sanık ...'in evine gitmediğini beyan etmiş ise de, diğer sanık ...'in olay günü sanık ...'in yanında bulunduğuna ilişkin beyanlarda bulunması, olay öncesinde sanıklar arasında herhangi bir husumet bulunmaması, sanık ...'in sadece kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olarak aralarında herhangi bir husumet bulunmayan sanık ...'i suçlamasını gerektirir dosyaya yansıyan bir sebep bulunmaması, tanık ...'nun saat 16.00-16.30 sıralarında sanık ...'in gelerek...'in camını tıklattığı şeklindeki beyanı, 17.04.2023 tarihli kamera kayıt inceleme tutanağında yaklaşık olarak saat 14.13 sıralarında sanık ...'in sanık ...'in ikametinin bulunduğu istikametten gelerek görüntüye girdiği kamera kaydının bulunması, sanığın motor ile dolaştığını iddia ettiği yerlerde pts kayıtlarında sanığa rastlanmaması, yine olay yerinde sanık ...'e ait kanlı peçetelerin bulunması ve sanık ...'in üzerinde de sanık ...'e ait kan lekelerinin bulunması hususları birlikte göz önüne alındığında diğer sanık ...'in genel olarak anlatımlarında tek başına olmadığı, sanık ...'in de olay anında yanında bulunduğu yönündeki beyanlarına itibar edildiği, -Netice itibariyle, sanık ...'in aşamalarda alınan beyanında olay günü nerede olduğuna ilişkin birbiriyle ve tanıklarla çelişen beyanlarda bulunması,...'in olay günü ve sonrasında sanık ...'i görmediğini beyan etmesi ancak...'e ait pantolon sağ diz kapağı ve çorap teki üzerindeki kan lekesinin...'in DNA'sı ile uyumlu olması ve olay yerinde de...'e ait kanlı peçetelerin bulunması ayrıca sanık ...'in evinde sanık ...'e ait sakızda DNA'sının bulunması, Adli Tıp Raporunda maktulün üzerinden alınan ve sanıklardan alınan bir takım bulgular üzerinde DNA miktarının azlığı veya DNA bütünlüğünün bozulması nedenlerinden mukayeseye elverişli olmayan DNA tiplemelerinin elde edilmesi, maktulenin kıyafetlerinin yakılması ve cesedinin olaydan yaklaşık 2 gün sonra kuyudaki suyun içerisinde delillerin kaybolma ihtimalinin oldukça yüksek olduğu bir şekilde bulunmasına rağmen anılan delillere ulaşılması dikkate alındığında sanık ...'in olay anında nerede olduğunu belirtmeyen ve çelişen beyanlarının aksine izah edilen deliller bir bütün olarak dikkate alındığında sanık ...'in, olay anında sanık ... ile birlikte olduğu ve sanıkların iştirak iradesi altında tüm suçları birlikte işlediklerinin kabulü ile sanık ...'in üzerine atılı suçlardan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanık ... Hakkında Maktulü Hürriyetinden Yoksun Kılma Ve Nitelikli Cinsel İstismar Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden a) Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükümlere esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin dosya kapsamı ile saptandığı, eylemlere uyan suçların vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının bozma nedenleri dışında yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 103/6. maddesinin uygulanması koşulunun oluşmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık hakkında uygulanmamasına karar verildiği, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında istinaf istemleri hususunda ayrıntılı bir gerekçeye yer verilmemiş ise de; bu bölümde, ilgili temyiz sebeplerine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksiklik Yargıtay tarafından giderilmiş olduğundan ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedemleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b) Sanığın maktul çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçunu diğer sanık ... ile birlikte işlemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 109/3-f maddesinin yanında aynı Kanun'un 109/3-b maddesinin gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
c) Sanığın maktul çocuğu nitelikli cinsel istismar suçunu diğer sanık ... ile birlikte işlemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103/3-a maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR 1. Sanık ... Hakkında Maktulü Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe başlığı altında (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.09.2024 tarihli ve 2024/2349 Esas, 2024/2239 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2.Sanık ... Hakkında Maktulü Nitelikli Kasten Öldürme, Hürriyetinden Yoksun Kılma Ve Nitelikli Cinsel İstismar Suçlarından Kurulan Hükümler İle Sanık ... Hakkında Maktulü Hürriyetinden Yoksun Kılma Ve Nitelikli Cinsel İstismar Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe başlığı altında (2) ile (3-b) ve (3-c) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle katılan ... vekili, katılan Kurum vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.09.2024 tarihli ve 2024/2349 Esas, 2024/2239 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kilis 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.04.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir. Sanık ... hakkında Hile Kullanmak Suretiyle Birden Fazla Kişi İle Çocuğa Karşı Cinsel Amaçla Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Birden Fazla Kişi İle Vücuda Organ Sokmak Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı, Çocuk Yaştaki Kadına Karşı Suçu Gizlemek Maksadıyla Kasten Öldürme suçlarından 5237 sayılı TCK'nın 82/1.e.f.h, 109/2, 109/3.b.f, 109/5, 102/2, 102/3.a, 53, 58, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; İlk derece Mahkemesinin 06.05.2024 tarih ve 2023/355 esas, 2024/150 karar sayılı hükmündeki gerekçeye göre kamera kayıtları inceleme tutanakları ve tanık beyanları dikkate alındığında sanık ...'in olay yerinde olduğunun kesin olarak tespit edilememesi, Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda; maktül ...'ya ait sarı renkli iç çamaşırında sanık ...'e ait spermin bulunmaması, tespit edilen erkek DNA'larının diğer sanığa ait olması, sanık ...'e ait iç çamaşırı ve eşofmanda sanık ...'e ait sperm hücresi bulunması, diğer sanık ... ve maktul ... MERCİMEK'e ait DNA profillerinin bulunmaması, olay yerinden alınan sakızda...'e ait DNA örneği bulunsa da sanık ...'in bu eve daha önceki zamanlarda da birçok kez gitmiş olması nedeniyle sakızın evde ne kadar süre beklediğinin tespit edilememesi, Her ne kadar 05.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda görüntülerdeki şahsın sanıkla aynı kişi olup olmadığı yönünde kanaate varılamamış ise de mahkemece yapılan incelemede kamera görüntülerindeki şahsın kıyafetleri ile motorun...'e ait olduğu, motosiklet üstündeki şahsın sanık ... olduğunun değerlendirilmesi ,bunun sanığın olay günü olay saatlerinde motosikletle evine gittiğine dair beyanını doğrular nitelikte olması, tanık ...'nin sanığın öğlede kapıyı vurup gittiği, olay saatlerinde...'in...'in evine gittiğini görmediği şeklindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde sanığın olay günü olay yerinde olduğunun şüpheli kalması, sanık ...'in savunmalarının aksine diğer sanığın suç isnadı mahiyetindeki beyanlarının tek başına sanığın cezalandırılması için yeterli olmayacağı, Yine sanık ...'in olaydan iki gün sonra yakalandığında üzerinde bulunan pantolon ve çorabına sanık ...'in kanının neden bulunduğu sorusuna ilişkin olarak sanık ...'in " OIay günü üzerinde bulunan pantolon ve çorabına sanık ...'in kanı ne şekilde bulaştı bilemiyorum. Sanık traş olurken sürekli yüzünü yaralardı. Belki bu şekilde bulaşmıştır." şeklinde cevap vermesine karşılık sanık ...''un "sanık ...'in üzerine kanının nasıl bulaştığına dair bir fikrim yoktur" şeklinde beyan vermesi, ve sanık ...'in kanının olay sırasında mı yoksa başka bir zamanda mı aktığı belirlenemediği gibi, Cumhuriyet savcısı huzurunda 06.04.2003 tarihli beyanında "olay günü evinde tıraş olduğunu, yüzünde jilet kesikleri olduğunu, yüzünde kanama olduğunu, evinde bulunan peçetelerin yüzünü silip attığı peçeteler olduğunu ifade etmesi sebebiyle bu kanla ilgili delinin sanık aleyhine de yorumlanamayacağı dikkate alınarak ''şüpheden sanık yararlanır'' evrensel hukuk ilkesi de göz önünde bulundurularak yüklenen suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından her bir suç yönünden 5271 Sayılı CMK'nin 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatindeyiz.