Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/130 E. 2025/456 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2023/130
Karar No
2025/456
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 8. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1095-2583

I. HUKUKÎ SÜREÇ 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan yapılan yargılama sonucunda sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine ilişkin Ferizli Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.02.2017 tarihli ve 243-18 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince 20.12.2017 tarih ve 1095-2583 sayı ile; İlk Derece Mahkemesi hükmünün CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13/3 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 50/1-a, 52/2 ve 52/4. maddeleri uyarınca hapisten çevrilen 6.000 TL ve doğrudan verilen 500 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir. Bu hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 02.11.2022 tarih ve 11970-15840 sayı ile; "Yokluğunda hükmolunan ve usulüne uygun 17.01.2018 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 5271 sayılı CMK.nın 296/1. maddesinde belirtilen 15 günlük yasal süreden sonra" temyiz ettiği gerekçesi ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 23.11.2022 tarih ve 18116 sayı ile; "...Somut olayda yokluğunda verilen hükmün, sanığın adreste bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin aynı konutta beraber ve sürekli oturan kardeşine tebliğ edilmesine ilişkin tebligatın usulsüz olduğu, sanığın temyiz başvurusu süresinde kabul edilerek dosyanın esastan incelenmesi gerektiği" görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesince 11.01.2023 tarih ve 6118-1 sayı ile; itiraz nedeni yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; Bölge Adliye Mahkemesince sanığın yokluğunda tefhim edilen 20.12.2017 tarihli ve 1095-2583 sayılı hükmün sanığa 17.01.2018 tarihinde usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilip edilmediğinin ve bu bağlamda sanığın 02.02.2018 tarihli temyiz isteminin süresinde olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; "... Mah. 12 Sk. No: ... İç Kapı No: 2 .../Sakarya" adresine tebliğe çıkartılan 07.12.2016 tarihli duruşma davetiyesinin 13.10.2016 tarihinde, Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin 15.03.2017 tarihinde, 04.10.2017 tarihli talimat duruşmasına ilişkin davetiyenin ise 03.07.2017 tarihinde bizzat sanığa tebliğ edildiği, Sanığın, 13.12.2017 tarihli talimat duruşmasında yapılan sorgusu sırasında yerleşim yeri olarak "... Mah. 12 Sk. No: ... İç Kapı No: 2 .../Sakarya" adresini beyan ettiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince sanığın yokluğunda tefhim edilen 20.12.2017 tarihli ve 1095-2583 sayılı hükmün kanun yolu bildiriminin "Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde hükmü veren mahkemeye veya bulunan yer mahkemesine bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması, bu beyanın tutanağa geçirilmesi ve tutanağın hakime onaylattırılması suretiyle, Yargıtay temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, yasa yoluna başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin ve infaza verileceğinin ihtarına," şeklinde yapıldığı, Gerekçeli kararın sanığın bilinen en son adresi olan "... Mah. 12 Sk. No: ... İç Kapı No: 2 .../Sakarya" adresine tebliğe çıkartıldığı, 17.01.2018 tarihinde ...'e tebliğ edilen hükme ilişkin tebligat mazbatasına "Muhatap ile birlikte aynı konutta beraber ve sürekli oturan kardeşi ... tebliğ edilmiştir." ibaresinin şerh düşüldüğü ve bu mazbatanın tebliğ memuru ile ... tarafından imzalandığı, 02.02.2018 havale tarihli temyiz dilekçesinde; adresini "... Mah. 12 Sk. No: ... .../Sakarya", tebellüğ tarihini ise "27.01.2018" olarak gösteren sanığın yapılan tebliğ işleminin kardeşi olan ...'in tebellüğe ehil olmaması nedeniyle geçersiz olduğuna dair herhangi bir açıklama yapmadan hükmü "Suçun unsurlarının oluşmadığı" ve "Hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığı" gerekçeleri ile temyiz ettiği, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre; sanığın kardeşi olan ...'in 28.12.1975 doğumlu olduğu, Anlaşılmaktadır. V. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesi; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. ...", "Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat" başlıklı 16. maddesi; "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.", "Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi" başlıklı 20. maddesi; "13, 14, 16, 17... inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar ... Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17... inci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte ... yapılmış sayılır.", "Yaş ve ehliyet şartı" başlıklı 22. maddesi; "Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır.", ''Tebliğ Mazbatası'' başlıklı 23. maddesi; "Tebliğ bir mazbata ile tevsik edilir. Bu mazbatanın: ... 5. Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22 nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğunu, ... İhtiva etmesi lazımdır.", Biçiminde düzenlenmiştir. Öte yandan Tebligat Kanunu'nun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in "Muhatabın geçici olarak başka yere gitmesi" başlıklı 29. maddesi; " (1) 21, 22, 23, 25, 26... nci maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. ... (3) Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 21, 22, 23, 25, 26... nci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte ... yapılmış sayılır.", "Muhatap yerine tebligat yapılacak kişinin yaş ve ehliyet şartı" başlıklı 34. maddesi; "(1) Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kişinin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve açıkça anlaşılır bir şekilde ehliyetsiz bulunmaması gerekir. (2) Akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya diğer bir hastalık ya da engel sebebiyle kendisi ile anlaşma imkânı olmayan kişiye tebligat yapılmaz. (3) Muhatap adına kendisine tebligat yapılacak olan, görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı veya açıkça anlaşılır bir şekilde ehliyetsiz olur ve o adreste muhatap yerine tebligat yapılacak başka bir kişi de bulunmazsa 30... inci madde hükümlerine göre işlem yapılır.", "Tebliğ mazbatasında bulunması gereken bilgiler ve tanzimi" başlıklı 35. maddesi ise; "(1) Tebliğ bir mazbata ile belgelendirilir. Bu mazbatanın; … d) Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kişinin adını, soyadını, adresini ve 34 üncü madde gereğince tebellüğe ehil olduğunu, ... içermesi gerekir.", Şeklinde hüküm altına alınmıştır. Anılan mevzuat hükümleri irdelendiğinde, asıl olan tebligatın muhatabına yapılmasıdır. Ancak muhatap adına tebligatı kabule yetkili kişiler muhatabın muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazdıktan sonra tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalatıp tebliğ edilecek evrakı bu kişiye vermesi gerekmektedir. Ancak muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kişinin de görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve açıkça anlaşılır bir şekilde ehliyetsiz bulunmaması gerekir. Bu şartın gerçekleştiğinin tevsik edilmesi amacıyla da muhatap adına tebligatı kabul eden kişinin tebellüğe ehil olduğu hususu tebliğ memuru tarafından mazbatada açıkça gösterilmelidir. Diğer taraftan akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya diğer bir hastalığı ya da engeli sebebiyle kendisi ile anlaşma imkânı olmayan kişilere muhatap yerine tebligat yapılamaz. Bu durumlarda o adreste muhatap yerine tebligat yapılacak başka bir kişi de bulunmazsa Tebligat Yönetmeliği'nin "Muhatabın adreste bulunmaması, ölmesi veya adresinden sürekli olarak ayrılması halinde yapılacak işlem" başlıklı 30 ve "Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden kaçınma ile adres kayıt sistemindeki adreste bulunamama halinde yapılacak işlem" başlıklı 31. madde hükümlerine göre işlem yapılır. B. Hukuki Değerlendirme İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince sanığın yokluğunda tefhim edilen 20.12.2017 tarihli ve 1095-2583 sayılı hükmün, sanığın bilinen en son adresi olan "... Mah. 12 Sk. No: ... İç Kapı No: ... .../Sakarya" adresine tebliğe çıkartıldığı, 17.01.2018 tarihinde ...'e tebliğ edilen hükme ilişkin tebligat mazbatasına "Muhatap ile birlikte aynı konutta beraber ve sürekli oturan kardeşi ... tebliğ edilmiştir." ibaresinin şerh düşüldüğü ve bu mazbatanın tebliğ memuru ile ... tarafından imzalandığı, tebellüğ tarihinin 27.01.2018 olduğunu belirten sanığın ise 02.02.2018 havale tarihli temyiz dilekçesi ile süresinden sonra hükmü temyiz ettiği anlaşılan dosyada; Her ne kadar tebligat mazbatasında, sanığın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığına ve sanık adına tebligat yapılan kişinin tebellüğe ehil olduğuna ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmemiş ise de tebligatın sanığın bilinen son adresine yapılması, aynı adrese daha önce gönderilen bazı tebligatların bizzat sanık tarafından tebellüğ edilmesi, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre tebliğ yapılan ...'in sanığın kardeşi olup 28.12.1975 doğumlu olması ve sanığın temyiz dilekçesinde yapılan tebliğ işleminin ...'in tebellüğe ehil olmaması nedeniyle geçersiz olduğuna dair herhangi bir iddiada bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; hükmün sanığa 17.01.2018 tarihinde usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği ve bu bağlamda sanığın 02.02.2018 tarihli temyiz isteminin süresinde olmadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu Başkanı; "Tebliğe bağlanan hukuki sonuçların doğması için tebliğin usulüne uygun olarak diğer bir ifade ile Tebligat Kanunu ile bu Kanun'un uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre yapılmış olması gerekmektedir. Somut olayda tebligat mazbatasında sanığın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığı (Teb. Kanunu m. 20 ile Teb. Yön. m. 29) ve sanık adına kendisine tebliğ yapılan kardeşi ...'in tebellüğe ehil olduğu (Teb. Kanunu m. 23 ile Teb. Yön. m. 35) hususlarına ilişkin herhangi bir açıklamanın yer almaması karşısında Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün sanığa usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği ve bu bağlamda 27.01.2018 tarihinde hükmü tebellüğ ettiğini belirten sanığın 02.02.2018 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmelidir. Mevzuat hükümlerine aykırı olarak yapılan tebligatın sanık aleyhine yorumlanarak geçerli kabul edilmesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkının, Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetinin ve 40. maddesinde tanzim edilen temel hak ve hürriyetlerin korunması hakkının ihlâl edilmesi sonucunu doğuracaktır." görüşüyle, Çoğunluk görüşüne katılmayan on Ceza Genel Kurulu Üyesi de; benzer düşüncelerle, Karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2025 tarihinde yapılan birinci müzakerede yasal ve yeterli çoğunluk sağlanamadığından, 05.11.2025 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/130, K. 2025/456, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2023-130-e-2025-456-k-553b7f2d753b