Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/160 E. 2025/327 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2022/160
- Karar No
- 2025/327
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 8. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 324-269
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yağma suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında, niteklikli yağma suçunu oluşturduğu iddia olunan eylemlerin kasten yaralama ve tehdit suçlarını oluşturabileceği gerekçesiyle Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesince 22.04.2008 tarih ve 102-35 sayı ile verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesince 02.06.2010 tarih ve 511-332 sayı ile; sanıklar ... ve ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama ve tehdit suçlarından beraatlerine; sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından beraatine, kasten yaralama suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 108/1, 62, 52/2, 52/4 ve 63. maddeleri uyarınca 3.990 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir. Bu hükümlerin katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 04.06.2015 tarih ve 6682-41144 sayı ile; "Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ..., ...'in, fikir ve eylem birliği içerisinde, katılanı sanık ...'nin iş yerinde zorla tutarak darp etmek suretiyle senet imzalattıklarının ve aracının anahtarını aldıklarının iddia edilmesi karşısında; sübutu halinde sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesince 01.10.2015 tarih ve 405-479 sayı ile verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesince 05.04.2016 tarih ve 304-104 sayı ile; sanıkların, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 109/2, 109/3-b, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay; tehdit suçundan ise TCK'nın 150/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 106/2-c, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna, sanıklar ... ve ...'in ayrıca kasten yaralama suçundan TCK'nın 150/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 86/2, 52 ve 62. maddeleri uyarınca 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca açıklanmalarının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin, sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 12.10.2020 tarih, 3478-16822 sayı ve oy çokluğu ile; "Tüm dosya içeriğine göre, mağdurun aşamalarda verdiği beyanlarına göre, sanıklar ... ile ...'ün katılanı suçun işlenmesi sırasında basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıktan sonra sanık ... ile sanık ...'in iş yerine götürdükleri, burada katılana senet imzalatıp, tehdit ederek bir süre tuttuktan sonra, soruşturma başlamadan önce onun şahsına karşı herhangi bir zarar vermeksizin kendiliğinden serbest bıraktıklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında TCK.nın 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Daire Üyesi ... özetle; somut olayda katılanın şahsına zarar vermeksizin serbest bırakma şartı gerçekleşmediğinden TCK'nın 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise 06.07.2021 tarih ve 324-269 sayı ile bozma kararına direnerek önceki hükümler gibi sanıkların mahkûmiyetlerine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükümlerin de sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmeleri üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2021 tarihli ve 127265 sayılı ret-onama istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesince 21.02.2022 tarih, 18876-3079 sayı ve oy çokluğu ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire çoğunluğu ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar hakkında TCK'nın 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; 1- Yerel Mahkemece verilen kararın yeni hüküm niteliğinde bulunup bulunmadığı, 2- Yeni hüküm niteliğinde bulunmadığı sonucuna ulaşılması hâlinde sanık ... müdafinin temyiz isteminin süresinde olup olmadığı, 3- Temyiz isteminin süresinde olmadığı sonucuna ulaşılması hâlinde kanun yolu başvurusu için ayrıca sanığa tebligat yapılması gerekip gerekmediği, 4- Ayrıca sanığa tebligat yapılması gerekmediği sonucuna ulaşılması hâlinde; a- Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün usulüne uygun olarak alınıp alınmadığı, b- Yargılama aşamasında başka bir suçtan tutuklu olarak ceza infaz kurumunda bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma hususunda beyanı bulunmayan sanık ...’in hükmün açıklandığı oturuma katılımı sağlanmadan karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup olmadığı, Hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. III. GEREKÇE A. Ön Soruna İlişkin Açıklamalar Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak, d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak, Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir. B. Ön Soruna İlişkin Hukuki Değerlendirme Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ve 324-269 sayılı kararında TCK'nın 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmama gerekçesi olarak daha önceki kararda yer almayan bir şekilde "sanığın güvenli bir yere bırakılmasının ise temyiz dışı beraat eden sanık ... eli ile gerçekleştirilmesi" gerekçesine yer verilmesi nedeniyle yeni ve değişik gerekçeyle kurulan bu hükümler direnme kararı niteliğinde değildir. Bu yeni hükümlerin doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir. Ulaşılan sonuç karşısında diğer ön sorunlar ile esas uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir. IV. KARAR Açıklanan nedenlerle; Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ve 324-269 sayılı kararı yeni hüküm niteliğinde olduğundan dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.