Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/1018 E. 2025/7079 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1018
- Karar No
- 2025/7079
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/775 E. 2024/585 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma Kararı 1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/326 Esas ve 2015/355 Karar sayılı kararı ile; sanıkların, mağdur ...'ye yönelik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-b, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'ın ayrıca mağdur ...'a yönelik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-b, 110, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 6 ay 20 gün kısa süreli hapis cezasının, aynı kanun'un 50/1-a maddesi gereği 4.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir. 2. İlgili kararın, sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 2019/17940 Esas, 2022/13599 Karar sayılı kararı ile; "Sanıkların, hürriyetini kısıtlayarak araca aldıkları mağdur ...'yi hürriyeti tahdit için gerekmediği halde, ...'ın yerini öğrenmek için araçta başka bir saikle darp etmek suretiyle şahsına zarar verdikten sonra serbest bırakmaları karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 110. maddesinde belirtilen etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmese de; iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 110. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca sanıklara ek savunma hakkı verilmeden anılan yasa maddesinin uygulanmayarak sanıkların savunma hakkının kısıtlanması, Sanık ...'ın, mağdur ...'a yönelik eyleminin, birden fazla kişi birlikte cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/2, 109/3-b maddelerinde düzenlenen birden fazla kişi ile birlikte, cebir, tehdit ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, aynı kanunun 109/1,3-b maddelerinden mahkumiyetine karar verilerek hakkında eksik ceza tayin edilmesi, Hususlarının hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11/09/2024 tarih, 2022/775 Esas ve 2024/585 Karar sayılı kararı ile, sanıkların, mağdur ...'ye yönelik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-b, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'ın ayrıca mağdur ...'a yönelik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-b, 110, 62. maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 307/4 maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 6 ay 20 gün kısa süreli hapis cezasının, aynı kanunun 50/1-a maddesi gereği 4.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanıklar Müdafinin Temyiz Sebepleri Atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, aksi kanaat halinde sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme Ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'in, kızının kaçırılması üzerine sanıkların, olay tarihinde karşı tarafı tanıyan mağdur ...'a ulaşmaya çalıştıkları, bunun için ...'ın sürekli gittiği kahvehaneye gittikleri, buranın işletmecisi olan mağdur ...'den, ...'ın adresini sordukları, ...'nin kendilerini oyaladığını düşünen sanıkların ...'yi zorla araca bindirerek darp etmek suretiyle ...'ın evini göstermesini istedikleri, evin önüne geldiklerinde ...'ın dışarıda olduğu, sanıkların araçtan inerek kendisine durumu anlattıkları ve "Bildiklerini anlatması aksi halde kendisini öldüreceklerini" söyleyerek ...'ı tehdit etmek suretiyle araca bindirdikleri, ...'yi burada indirerek ... ile jandarmaya gittikleri, ...'ın jandarmaya ifade vermesi üzerine kendisini serbest bıraktıkları iddiasına dayanan olayda; 1. Sanıklar Hakkında, Mağdur ...'ye Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, mağdur beyanları, tanık ifadeleri, mağdur ...'ye ait doktor raporu ve sanıkların savunmaları itibariyle, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz istemleri yerinde görülmemiş ve verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... Hakkında, Mağdur ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin a. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın düzeltme nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği, mağdur beyanları, tanık ifadeleri ve sanık savunmaları itibariyle, sanığın atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. b. Bozma sonrası sanık hakkında hükmolunan sonuç 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi gereği kazanılmış hak nedeni ile 4.000,00 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, hatalı uygulama yapılarak sonuç cezanın 5271 sayılı Kanun'un 307/4 maddesi kapsamında önce 6 ay 20 güne düşürülmesi ve akabinde 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi gereği 4.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak, bu aykırılığın düzeltilmesi, 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca mümkün görülerek, Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR 1. Sanıklar Hakkında, Mağdur ...'ye Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Gerekçe bölümünün (1.) kısmında açıklanan nedenlerle, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2024 tarih, 2022/775 Esas ve 2024/585 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Sanık ... Hakkında, Mağdur ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Gerekçe bölümünün (2.) kısmında açıklanan nedenlerle, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2024 tarih, 2022/775 Esas ve 2024/585 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hükmün (5.)bendi ile (8.) bendinin ilk kısmı hükümden çıkarılarak, (7.) bendinden sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanunun 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanığın cezasının, 4000 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hüküm, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.