Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/863 E. 2026/3137 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/863
Karar No
2026/3137
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/586 E., 2025/2115 K. DAVA TARİHİ : 20.01.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/187 E., 2020/585 K. BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : İstanbul 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/187 E., 2020/585 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dava bakımından davalı ... (Bakanlık) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı ... İnşaat Elektronik Tur. Tem. Hiz. San. ve Tic. AŞ (... İnşaat Şirketi) vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Belediyesi ile birleşen davadaki davacı Şirketler arasındaki çöp toplama, nakli ve ... temizliği işi hizmet alım sözleşmesine ilişkin işin alt yüklenici sözleşmesi ile müvekkili Şirkete gördürüldüğünü, davalı Bakanlığın iş müfettişi tarafından hazırlanan 29.07.2016 tarihli ve EÇT/31 sayılı raporda anılan alt yüklenici sözleşmesinin muvazaalı olduğu yönünde tespitte bulunulduğunu, alt yüklenici sözleşmesinin kanuna uygun olduğundan muvazaaya yönelik tespitin iptalini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; dava dilekçesinde aynı gerekçelerle davalı Bakanlık raporundaki alt yüklenici sözleşmesinin muvazaalı olduğu yönündeki tespitin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; dava dışı asıl işveren olarak faaliyet gösteren ... Belediyesinin ilçe sınırları içerisinde yer alan çöp toplama, nakli ve ... temizliği hizmetlerinin farklı alt işverenler ile imzalanan hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde yürütülmesinin kanuna uygun olduğunu ancak bahsi geçen asli faaliyetlerin ihaleyi üstlenen alt işveren firmalarca "Alt Yüklenici Sözleşmesi" başlıklı sözleşmelere istinaden hizmet alım ihalesi çerçevesinde belirlenen süreler içerisinde, farklı firma kayıtlarında gösterilen işçiler aracılığıyla yürütülmesi uygulamasının, raporda açıklandığı üzere 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 2. maddesine açıkça aykırılık taşıdığını, işi üstlenen alt işverenler için artık asıl ve bölünemez işlerden olan temizlik işinin teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmeksizin bölünerek farklı alt işverenlere/alt yüklenicilere verilemeyeceğini, yapılan işlemin muvazaalı nitelikte olduğunu, dava konusu rapordaki tespitlerde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı ... Belediyesi ile ... İnş. Tur. Ltd. Şti., ... İnş. Tic.ve San AŞ-... Çevre Hiz. Ltd. Şti. arasında imzalanan hizmet alımına dair sözleşmenin "At Yüklenicilere İlişkin Bilgiler ve Sorumluluklar" başlıklı 15. maddesinde alt yüklenicinin ... İnşaat Şirketi olduğunun belirtildiği, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 15. maddesine göre yüklenici ve alt yüklenici arasındaki ilişkinin kanuna uygun olduğu ve yüklenicinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, alt işveren olarak birlikte sorumluluklarının devam ettiği, buna göre iş teftiş raporundaki alt yüklenici sözleşmesinin muvazaalı olduğu yönündeki tespitin iptali gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda birleşen dosya davacıları ile dava dışı ... Belediyesi arasındaki hizmet alım sözleşmesinin konusunun çöp toplama, nakil ve ... temizliği işi olup söz konusu yardımcı işin alt yükleniciye alt yüklenici sözleşmesi ile yüklenildiği, bu kapsamda çalışan işçilerin muvazaa söz konusu olmadan hizmet alım sözleşmesi kapsamındaki iş tanımlarında çalıştırıldığı, bu şekilde dava dışı ... Belediyesinin de gerek yüklenici ve gerekse alt yüklenici veya alt işveren Şirket işverenliğinde çalışanların işçilik alacaklarından sorumlu olacağı, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda bu işin ihale yoluyla üçüncü kişilere gördürülebilmesine yasal bir engel bulunmadığından davacı ile birleşen davacılar arasındaki alt yüklenici sözleşmesinin muvazaalı olduğu yönündeki tespitinin iptaline yönelik kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı ... Belediyesi ile birleşen dosya davacıları arasındaki hizmet alım faaliyetlerinin ihaleyi üstlenen bu alt işveren firmalarca alt yüklenici sözleşmesi ile farklı firmaların kayıtlarında gösterilen işçiler aracılığıyla yürütülmesi uygulamasının 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine aykırı olduğunu, hizmetin işi üstlenen alt işverenler için artık asıl ve bölünemez işlerden olduğunu, bu nedenlerle üstlenilen bu asıl işin teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmeksizin bölünerek farklı alt işverenlere/ alt yüklenicilere verilemeyeceğini, yapılan alt yüklenici sözleşmesinin muvazaalı nitelikte olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 29.07.2016 tarihli ve EÇT/31 sayılı iş teftiş raporundaki, asıl dava davacısı ... İnşaat Şirketi ile birleşen dosya davacıları ... İnş. Tur. Ltd. Şti., ... İnş. Tic.ve San AŞ- ... Çevre Hiz. Ltd Şti. arasındaki alt yüklenici sözleşmesinin muvazaalı olduğu yönündeki tespitin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/863, K. 2026/3137, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-863-e-2026-3137-k-39f5721afcf4