Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/862 E. 2026/3136 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/862
Karar No
2026/3136
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1437 E., 2025/2083 K. DAVA TARİHİ : 29.05.2015 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/316 E., 2022/106 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.07.2007-04.05.2015 tarihleri arasında davalı Şirketin işletmesi altında bulunan gemide usta gemici olarak çalıştığını, iş sözleşmesini hak ettiği ücret alacaklarının ödenmemesi sebebiyle haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti, emeklilik haklarına ilişkin ücret alacağı, 2 aylık çalışması karşılığı 20 günlük izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının denizcilik örf ve adetlerine aykırı olarak 04.05.2015 tarihinde gerekçe göstermeden gemiyi terk ettiğini, tüm yasal haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı bünyesinde 19.07.2007 - 04.05.2015 tarihleri arasında çalıştığı, ödenmeyen ücret alacakları bulunduğundan iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı ve kıdem tazminatına hak kazandığı, emeklilik haklarına ilişkin ücret alacağı talebinin yasal dayanağına ilişkin açıklama yapılmadığından reddi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarına göre hesaplama yapılan dönem için haftada 15 saatlik fazla çalışma hesabının dosya kapsamına uygun olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alındığında ara dinlenme süresi düşülmesinde hata bulunmadığı, taraflarca getirilme ve hazırlanma ilkeleri dikkate alındığında jurnal kayıtları konusunda gerekli araştırmanın yapıldığı, en son alınan bilirkişi ek raporunda fazla çalışma hesabının büyük bölümünün bu defterdeki kayıtlara göre yapıldığı ve davacı tarafın defter ve kayıtlara ilişkin bir itiraz ileri sürmediği, buna göre davacı vekilinin aksi yöndeki itirazlarının haklı olmadığı, dava dilekçesi ve davacı tarafından gönderilen ihtarnamedeki beyanlara göre davacının yıllık ücretli izin alacağının 2015 yılından itibaren hesaplanması gerektiği, yargılama sırasında davacı tarafından ıslah hakkının kullanılmadığı, davacının kendisine ıslah hakkının tanınmasına ilişkin isteminin reddi gerektiği gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Jurnal kayıtlarının toplanması konusunda eksik inceleme ve araştırma yapıldığını, b. Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının hatalı hesaplandığını, c. İzin alacağının hatalı şekilde terditli hesaplandığını, d. Davacının emekli olmasına rağmen çalışmaya devam ettiğini, emeklilik alacaklarına ilişkin yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan bu talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatillerinde çalıştığını ispatlayamadığını, davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanları dikkate alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, b. Davacının, iş sözleşmesini haklı neden olmadan feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazanmadığını, c. Davacı çalıştığı süre boyunca hak ettiğinden daha fazla yıllık izin kullandığından izin alacağının reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile buna bağlı olarak davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, emeklilik haklarına ilişkin alacağı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti ile izin ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ileri sürülen temyiz sebeplerine göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/862, K. 2026/3136, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-862-e-2026-3136-k-5a54e4d54eb2