Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/527 E. 2026/2539 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/527
- Karar No
- 2026/2539
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2362 E., 2025/2209 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/344 E., 2023/109 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.05.2013-04.09.2019 tarihleri arasında davalı bünyesinde paketleme personeli olarak çalıştığını, ../..'de .. Üniversitesinde okumaya hak kazanan kızının yerleştirme işlemleri için yıllık izin kullanmak istediğini, bu talebinin davalı işveren tarafından kabul edilmediğini, kızının yerleştirme işlemleri için davacının 15- 17... Ağustos 2019 tarihlerinde haklı olarak işe devam etmediğini, davalı işveren tarafından devamsızlığa dair mazeret bildirmesine ilişkin keşide edilen ihtarnameye de belirtilen şekilde cevap verdiğini, buna karşın iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile kötüniyet tazminatı ve manevi tazminat, yıllık ücretli izin, transfer ücreti, ücret, fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, davacının ödenmeyen hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve beyanlarına başvurulan tanık anlatımları dikkate alındığında, davacıya işverenlikçe işyerindeki iş yoğunluğu ve yapılacak özel üretim nedeniyle izin verilmediği, buna rağmen davacının kendiliğinden izin hakkı olduğundan bahisle işyerine gelmediği, öte yandan bilirkişi raporu ile de belirlendiği şekliyle ve yine işverenlikçe ibraz edilen imzalı personel izin talep formu, kullanılan izin sürelerinin bordrolar ile uyumlu olması da gözetildiğinde davacının kıdemine göre 90 günlük yıllık izin hak ediş süresinin üstünde izin kullandığı, bu çerçevede izin hakkının da bulunmadığı, izin hakkı bulunmuş olsa dahi davacının kendiliğinden işverenliğin kabul etmemesine rağmen işyerine gelmemesinin devamsızlık sayılacağı, kızının okul kaydını yapma işleminin geçerli bir mazeret kabul edilemeyeceği, buna göre davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin devamsızlık nedenine dayalı haklı fesih olduğunun kabul edildiği, bu hâlde davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, iş sözleşmesinin feshinin kötüniyetli olduğuna dair davacı iddiasının yerinde bulunmadığı, davacıya birim değişikliği nedeniyle transfer ücreti ödeneceğine ilişkin iş sözleşmesi hükmü ve benzeri bir karar bulunmadığının anlaşılmasına göre talebin reddi gerektiği, davacının bakiye yıllık ücretli izin hakkının bulunmadığı, davacının fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının da bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hâkimin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının devamsızlığının geçerli bir nedene dayandığını, 2. Davacı tarafından davalı işverenliğe süresi içerisinde mazereti ve mazeretini ispatlayan belgelerin bildirildiğini, buna rağmen davalı işverenlik tarafından davacının mazereti ve buna ilişkin belgeler beklemeden kötüniyetli olarak iş sözleşmesini feshettiğini, 3. İşçinin, yaşamın olağan akışı içinde karşılaştığı bu tür zorunlu ve geçici engellerin işverenin tek taraflı ve kesin fesih hakkını doğuracak nitelikte değerlendirilmemesi gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.