Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/859 E. 2026/3134 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/859
Karar No
2026/3134
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1959 E., 2025/1595 K. DAVA TARİHİ : 29.09.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/537 E., 2021/118 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar nezdinde 29.07.2011-10.08.2017 tarihleri arasında kalıpçı demir ustası olarak çalıştığını, ücret alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak davacının davalılardan ... İnşaat Elektrik Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin çalışanı olduğunu, davanın diğer davalı ... bakımından husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 29.07.2011 - 10.08.2017 (10.02.2014-10.04.2014 tarihleri arası dışında) tarihleri arasında davalılar nezdinde çalıştığı, her ne kadar bir kısım işçilik alacaklarını alamaması sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürmüşse de davalı ile aralarında geçen whatsapp yazışmalarından davacının istifa ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirttiği, dosya kapsamına göre davacının ödenmeyen bir kısım işçilik alacaklarının bulunduğu, davalının cevap dilekçesinde mesaj kayıtlarına dayanmadığı, kayıtları bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunduğu, süresinde sunulmayan delile dayanılamayacağı gibi mesaj yazışmalarındaki ifadelerin istifa niteliği taşımadığı, ücretin eksiksiz ödendiği hususunun ispat yükünün işverende olduğu ve ispat edilemediği, kıdem tazminatı ve ücret alacağının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin hatalı olduğu gerekçeleriyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının Şirket yetkilisine attığı mesajdan istifa ettiğinin anlaşıldığını ve kıdem tazminatının reddine karar verilmesi gerektiğini, sonradan ileri sürüldüğü belirtilen delilin yargılamayı geciktirmediğinden dikkate alınması gerektiğini, 2. Davanın diğer davalı ... bakımından husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, 3. Hükme esas alınan çalışma tarihlerinin ve aylık ücret miktarının hatalı belirlendiğini, 4. Davacının yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunmadığını, bu alacakların reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi ve buna bağlı olarak kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, aylık ücretinin miktarı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispatı ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/859, K. 2026/3134, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-859-e-2026-3134-k-56b9af22a69b