Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/857 E. 2026/3133 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/857
Karar No
2026/3133
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3059 E., 2025/2732 K. DAVA TARİHİ : 27.12.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/829 E., 2021/471 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.09.2003-08.09.2015 tarihleri arasında davalı Şirkette teknik hizmetler satış yöneticisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili ve prim ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.11.2003-04.09.2015 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin ahlak ve iyiniyet kurallarına uygun olmayan davranışlarının tespit edilmesi üzerine haklı nedenle feshedildiğini, fesih tarihi itibarıyla tüm alacaklarının ödendiğini, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Şirkette 01.11.2003-04.09.2015 tarihleri arasında çalıştığı, tüm dosya kapsamı ile işe iade dosyası ve ceza dosyası birlikte değerlendirildiğinde davacının davranışlarının haklı fesih boyutunda olduğu hususlarının her türlü şüpheden uzak bir şekilde kanıtlanamadığı, ancak bu durumun işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyecek ve işverenin güven duygusunu sarsacak nitelikte olduğu, bu nedenle iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğinin kabulü gerektiği, ödenmeyen prim alacağının bulunduğu ancak fazla çalışma yaptığını, hafta tatillerinde çalıştığını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen alacaklarda zamanaşımına uğramış kısım bulunmadığı gibi faiz başlangıç tarihlerinin dosya kapsamına uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekli hukuki ve teknik verileri içerdiği, denetime elverişli olduğu, davacının kabul ve reddedilen alacaklarında, miktarında ve hesaplama yönteminde isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığı ve hafta tatillerinde çalıştığı ispatlanmış olmasına rağmen bu alacakların reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Prim alacağının eksik hesaplanarak hüküm altına alındığını, 3. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı bakımından hak ettiğinden daha azına hükmedildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, kıdem ve ihbar tazminatı ile prim ücreti alacaklarının hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/857, K. 2026/3133, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-857-e-2026-3133-k-4c0216b62ff2