Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2579 E. 2026/2532 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2579
Karar No
2026/2532
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1272 E., 2025/1785 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının asıl işveren olduğu .. Eğitim ve Araştırma Hastanesinde değişen alt işverenler nezdinde Haziran 2002 tarihinden itibaren garson olarak çalıştığını, en son aldığı ücretin aylık net 2.020,00 TL olduğunu, yol ve yemeğin davalı işverence karşılandığını, işyerinde haftada 5 gün 06.00-15.00, hafta sonları ise 06.00-19.00 saatleri arasında çalışmasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, ulusal ... ve genel tatil günlerinin yarısında çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, davacıya teknik ve idari şartnameye göre ödenmesi gereken ücretleri ve sosyal hakları ile diğer ücret ve haklarının eksik ödendiğini ileri sürerek ücret alacağı, sosyal yardım, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı ile davalı Bakanlık arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili İdarenin ihale makamı olduğunu, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, tüm sorumluluğun davacının nezdinde çalıştığı yüklenici firmalarda olduğunu, çalışma çizelgelerinden görüleceği üzere fazla çalışma yapıldığında karşılığı ücretlerin ödendiğini, ücret bordrolarının davacı tarafından imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesinin 20.03.2023 tarihli kararı ile; davacının fark ücretlerinin ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, davacının fark ücret alacağına hak kazandığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunda 2015-2019 yılları arasındaki ücret farkı alacağının net 9.344,92 TL olduğu hesaplanmışsa da; davacı vekilinin talebi doğrultusunda taleple bağlı kalınarak davacının net 4.533,53 TL fark ücret alacağının olduğu kanaatine varıldığı, davacının fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu ancak karşılığı ücretlerin ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, 07.12.2022 tarihli bilirkişi ek raporundaki hesaplamaların denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27.12.2024 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının Dairece de benimsenmiş maddi deliller ve hukuksal gerekçelere dayandığının anlaşıldığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre kararın yerinde olduğu ancak davalı Bakanlık harçtan muaf olduğu hâlde aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğu, bu yönden davalı istinafının yerinde görüldüğü gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2024 tarihli kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraflar arasında davacının 01.01.2016-31.12.2017 dönemindeki çalışmasına ilişkin ücret miktarını düzenleyen herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığı da dikkate alındığında; 01.01.2016-31.12.2017 ihale dönemi bakımından, ücretin asgari ücret üzerinden ödeneceği düzenlenmiş olmakla birlikte; önceki ücret miktarının sabit tutulması ve rakamsal olarak korunması gerektiğinin açık olduğu, başka bir anlatımla; 01.01.2016-31.12.2017 ihale dönemi için davacıya ödenmesi gereken ücretin önceki ücret düşürülmeksizin (sabit tutularak) belirlenmesi gerektiği, ne var ki önceki sabit ücretin (31.12.2015 tarihindeki asgari ücretin %14 fazlası olan miktarın), 20 16... yıllarına ait asgari ücretin altında kaldığı dikkate alındığında, davacıya 01.01.2016-31.12.2017 döneminde ödenmesi gereken ücret miktarının asgari ücret olduğunun kabul edilmesi gerektiği, buna göre davacının fark ücret alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının da yeniden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak bozma ilâmı doğrultusunda davacının talep ettiği alacakların hesaplanması için dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda alınan 13.10.2025 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili Bakanlık ile yüklenici şirketler arasında imzalanan yemek hizmeti alım ihalesinin personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet alımı olması nedeniyle davacının ihale alan şirketlerin personeli olduğunu, bu nedenle her türlü işçilik alacaklarından imzalanan ihale sözleşmeleri gereğince ihale alan firmaların sorumlu olduğunu, 2. Dava konusu taleplerle ilgili müvekkili Bakanlığın sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, 3. Davacının fark ücret, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil alacakları bulunmaması nedeniyle haksız davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ücretinin tespitine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2579, K. 2026/2532, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2579-e-2026-2532-k-6af97a073c37