Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/867 E. 2026/3138 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/867
- Karar No
- 2026/3138
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1334 E., 2025/2213 K. DAVA TARİHİ : 26.06.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/252 E., 2021/45 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.06.2012-16.12.2015 tarihleri arasında davalı Şirkette tünel inşaatında iş makinesi operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İnş. ve Tic. AŞ (... İnşaat AŞ) vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili Şirketin çalışanı olmadığını ve talep ettiği alacaklardan alt yüklenici olarak diğer davalının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... ve ... İnş. AŞ (...) vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacıya hak ettiği kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini, bordrolardan anlaşıldığı üzere fazla çalışmaları, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödendiğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 15.06.2012-07.12.20 13... .12.2013-16.12.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde işçi olarak çalıştığı, ... Şirketinin alt işveren, davalı ... İnşaat AŞ'nin asıl işveren olduğu, hükmedilen alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının karşılıklarının ödenmediği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... İnşaat AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ücretinin tanık beyanlarına ve banka kayıtlarına göre tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, çalışma süresinin birleştirilmesi ve feshe bağlı alacaklar olan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davacının son ücreti üzerinden hesaplanmasının yerinde olduğu, davacının tanık beyanları ile fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatillerinde çalıştığını ispatladığı, söz konusu çalışmaların karşılığının ödendiğinin ve davacının yıllık ücretli izinlerini tam olarak kullandığının davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçeleriyle davalı ... İnşaat AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... İnşaat AŞ vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli alacakları bakımından davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, 2. Davacının aylık ücretinin hatalı tespit edildiğini, 3. Davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını, bordrolardan anlaşıldığı üzere tüm alacaklarının eksiksiz ödendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın türü, davacının aylık ücretinin miktarı ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta yıllık ücretli izin alacağı bakımından, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 27.12.2022 tarihli ve 2022/6872 Esas, 2022/17896 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan söz konusu alacak bakımından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (2016/26476 E., 2020/7547 K.; 2022/5909 E., 2022/6892 K.; 2022/829 E., 2022/1542 K.) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... İnşaat AŞ vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.