Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/10228 E. 2026/2544 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10228
Karar No
2026/2544
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/17 E., 2025/386 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.03.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .. .. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.10.2007 tarihinde davalı ... bünyesinde bulunan Şirketlerin ...'daki değişik şantiyelerinde kalıpçı ustası olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin hiçbir gerekçe gösterilmeden 10.04.2015 tarihinde haksız yere sonlandırıldığını, son ücretinin net 2.100,00 Euro olduğunu, imzalanan İŞKUR sözleşmesinde çalışılan ülke mevzuatının uygulanması gerektiğinin belirtildiğini, haftanın yedi günü 07.30-21.30 saatleri arasında çalıştığını, çoğu kez çalışmasının 00.00 saatine kadar sürdüğünü, tüm ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını, prim alacağının bulunduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti, ücret, prim ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, alacakların zamanaşımına uğradığını, dava konusu uyuşmazlığa çalıştığı ülke mevzuatının uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucu davacının Türk hukukunun uygulanması gereken çalışma dönemi yönünden kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ile prim alacakları taleplerinin reddine, davacının ... Federasyonu İş Kanunu'nun uygulanması gereken çalışma dönemi yönünden ... Federasyonu İş Kanunu 392. madde nedeni ile taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 03.04.2024 tarihli kararı ile; Türk hukukuna göre yapılan değerlendirmede, davacının 27.12.2007-02.02.2013 tarihleri arasındaki aralıklı çalışmalarına ilişkin olarak dosyaya davacıya ait imzalı puantaj kayıtlarının sunulmadığı, davacı tanıklarının beyanları ile fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil çalışma iddialarının ispatlanamadığı, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatlarını hak etmeyecek şekilde sona erdiğinin işverence ispatlanamadığı, davalı yanca bu dönem yönünden davacının yıllık izin kullandığının yıllık izin defteri veya eşdeğer belgelerle ispatlanamadığı, hesaplanan yıllık izin ücreti alacağının ödendiğinin davalı yanca ispat edilemediği, ... Federasyonu İş Kanunu’nun uygulandığı dönem için ise ... Federasyonu İş Kanunu’nun 392. maddesinde belirtilen sürenin dava tarihi itibarıyla geçmiş olduğu, bu nedenle davacının ... Federasyonu İş Kanunu’nun uygulanması gereken çalışma dönemi yönünden alacak taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, somut uyuşmazlığa İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı sonrasında hukuk seçimi bulunan 23.07.2013-09.04.2015 tarihleri arasındaki dönem bakımından ... Federasyonu hukukunun uygulanması yerinde ise de, hukuk seçimi bulunmayan 27.12.2007-02.02.2013 tarihleri arasındaki dönem için daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olmadığı da anlaşıldığından mutad işyeri hukukunun uygulanması gerekirken bu dönem yönünden Türk hukukunun uygulanmasının hatalı olduğu gerekçesiyle sair yönler incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin 09.04.2015 tarihinde sona erdiği, davanın ise 17.11.2017 tarihinde açıldığı, dolayısıyla ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi uyarınca talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporuna itiraz süresi dolmaksızın verilen karar ile savunma hakkının ihlal edildiğini, 2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2023 tarihli ve 2022/873 Esas, 2023/424 Karar sayılı kararı ve Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2023/158 Esas ve 2024/187 Karar sayılı kararı dikkate alınmak suretiyle hukuk seçimi anlaşması bulunmayan dönem yönünden Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 3. Daha sıkı ilişkili hukukun da Türk hukuku olduğunu, 4. Emsal dosyalarda davanın kabulüne ilişkin kararlar verildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının tüm çalışma dönemi bakımından ... Federasyonu hukukunun uygulanmasına ve zamanaşımına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İlk Derece Mahkemesince; tüm çalışma dönemi bakımından ... Federasyonu hukukunun uygulanmasına yönelik bozmaya uyulmasına karar verilerek bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda davacının iş sözleşmesinin 09.04.2015 tarihinde sona erdiği, davanın ise 17.11.2017 tarihinde açıldığı, dolayısıyla ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi uyarınca talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle tüm çalışma dönemi bakımından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/10228, K. 2026/2544, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-10228-e-2026-2544-k-78478063118e