Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/8746 E. 2026/2545 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8746
Karar No
2026/2545
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/695 E., 2025/2070 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 54. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1042 E., 2023/699 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.03.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin ..'in çeşitli şehirlerindeki konut, hastane, ... vs. yapım işlerinde topograf olarak 25.07.2015- 01.03.2019 tarihleri arasında çalıştığını, son ücretinin aylık 3.000,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin işveren tarafından gerekçe gösterilmeksizin haksız olarak feshedildiğini, yılbaşı ile dinî bayramların ilk iki günü hariç ulusal ... ve genel tatil günleri ile ayda iki hafta tatili dâhil haftanın 6 günü 07.00-18.00 saatleri arası çalıştığını, ayrıca haftada üç gün 18.00’den sonra 3 saat daha sahada veya ofiste çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirketin yurt dışına işçi götürdüğü ve yurt dışında kurdukları organik bağlı şirket aracılığıyla faaliyette bulundukları, davalı ile temel unsurlar bakımından aynı adı taşıyan yurt dışı Şirketinin .. ülkesinde inşaat işini aldığı, davacının yurt dışı hizmet sözleşmesi olmaksızın çalıştırılmak üzere yurt dışına götürüldüğü, buna göre organik bağ ile asıl işveren alt işverenliğe ilişkin kurallar gereğince davalı Şirketin dava konusu alacaklardan sorumlu olduğu, davacının davalı işyerinde topograf olarak 3 yıl 7 ay 4 gün süreyle çalıştığı, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiği, tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığı, bir kısım hafta tatili günlerinde çalışma yaptığını ispatladığı; ancak ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalışıldığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ücreti alacaklarının kabulüne dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ile bağ içerisinde bulunan ..'de kurulu dava dışı .. .. Şirketi nezdinde topograf olarak 3 yıl 7 ay 4 gün süre ile en son aylık net 3.000,00 USD ücret ile çalıştığı, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeyecek şekilde sona erdiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, davacının yurt dışında tanıklarla birlikte çalıştığı dönemle sınırlı olarak fazla çalışma ve hafta tatili çalışması yaptığını ispat ettiği, alacaklara %30 oranında indirim uygulandığı, davacı tanıklarının davalı aleyhine davası bulunmakta ise de çalışmanın yurt dışında gerçekleşmiş olması ve tanık bulma güçlüğü dikkate alındığında tanık beyanlarına itibar edilmesinde bir hata olmadığı, uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması ve haftalık çalışma süresinin buna göre belirlenmesinde de isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Somut uyuşmazlığa mutad işyeri hukuku olan .. hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Davanın .. hukuku hükümlerine göre zamanaşımına uğradığını, bu nedenle reddi gerektiğini, 3. .. hukukunda kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığını, 4. Dosya kapsamında dinlenen tanıklardan bir tanesinin davalı işveren aleyhine davası bulunduğunu, diğer tanıkların ise davacı ile aynı şantiyede birlikte çalışmadıklarını, bu sebeple beyanlarına itibarla fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı, alacakların hesaplanması ile zamanaşımı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar davalı vekili cevap dilekçesinde somut uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması gerektiğini savunmuş ise de cevap dilekçesi yasal süresi içinde sunulmadığından ve ön inceleme duruşmasında taraflar hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olduğundan, somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/8746, K. 2026/2545, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-8746-e-2026-2545-k-331ce1ae0eb5