Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/801 E. 2026/2888 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/801
Karar No
2026/2888
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1271 E., 2025/530 K. DAVA TARİHİ : 16.06.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/141 E., 2025/86 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090.00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Sitede kapıcı (bahçıvan, özel güvenlik ve temizlik) olarak 14.11.2014 tarihinde çalışmaya başladığını ... 1. Noterliği'nin 16.03.2022 tarihli ve 2389 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin iş sözleşmesinin tazminatsız olarak haksız şekilde sona erdirildiğini, davalı Site Yönetiminin 22.02.2022 tarihinde değişmesi üzerine müvekkilinin yeni seçilen yönetim kurulundan ücretinde iyileştirme yapılmasını ve iş şartlarının değiştirilmesini talep ettiğini, müvekkilinin iş şartlarında iyileştirme yapılacağını umarken yeni seçilen Site Yöneticisi A.A.A'nın 14.03.2022 tarihinde müvekkilinden kendisine tahsis edilen konuttan çıkmasını ve asgari ücretle çalışmaya devam etmesini istediğini, müvekkili bu talebi kabul etmeyince iş sözleşmesinin gerçek dışı iddialar ile sona erdirildiğini, müvekkilinin davalı Sitede yaklaşık 7 yıl boyunca asgari ücret karşılığında çalıştığını, bu sürede müvekkili hakkında hiçbir şikâyet olmadığını, hakkında bir tutanak tutulmadığını, müvekkilinin haftalık 45 saati aşan şekilde aşırı çalıştırıldığını, buna rağmen fazla çalışma ücreti ödenmediğini, müvekkilinin davalı Sitede bahçıvan olarak işe başlatıldığını ancak sadece bahçıvan olarak çalıştırılmadığını, ortak alanların temizliği (spor salonu, havuz vb.) ve özel güvenlik olarak da çalıştırıldığını, bununla birlikte site giriş kapısı otomatik kumandalı olmadığı (GSM arama modülü) için müvekkiline site maliklerinin siteye giriş-çıkışlarında kapıyı açma görevi verildiğini, bu sebeple müvekkilinin bazen uykusundan bile uyandırıldığını, müvekkilinin haftanın yedi günü ile ulusal bayram ve genel tatiller ile resmî tatillerde de çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile hafta tatili ücretlerinin de ödenmediğini, yıllık izin kullandırılmadığı gibi yıllık izin ücretlerinin de ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Site sakinlerinin çoğunluğunun yabancı uyruklu kişiler olduğunu, belli dönemlerde Şitede kaldıklarını, davacının Siteye ait evde, işten çıkartılana kadar ücretsiz oturduğunu, elektrik ve su parası da ödemediğini, Site Yönetiminin önceki yöneticilerinden ve Site sakinlerinden edindiği bilgilere göre davacının, Site sakinlerinin yabancı olmalarından ve bilgisizliklerinden yararlanarak onların özel işlerine, görev tanımında olmadığı hâlde, yardımcı olduğu gerekçesiyle bu kişilerden haksız kazanç elde ettiğini, Sitede satılan evlerden aracı komisyonu almaya çalıştığını, davacının aldığı ücretin yanında bu türlü faaliyetlerden de yönetimin bilgisi dışında kazanç elde ettiğini, yeni Site Yönetiminin göreve gelince davacı ile görüşmek, iş tanımını ve çalışma programını planlamak ve Sitede var olan yanlışların düzeltilmesini sağlamak istediğini, davacının görüşmeye gelmediğini, kendisine verilen görevleri yerine getirmediğini, mevcut düzenin aynen devam etmesini istediğini, Site Yönetimi tarafından uyarıldığını, davacının ise ters davranmaya, söyleneni yapmamaya devam ettiğini, 13.03.2022 günü yaşananlardan sonra 14.03.2022 tarihinde öğle saatlerinde Site kamera sistemindeki sorunun giderilmesi için çalışıldığı esnada Site yöneticisinin Türkçe bilen tercüman aracılığıyla davacı ile görüşmek için yanına gittiğini, davacıdan bahçıvan olarak işine devam etmesini ancak oturduğu evi boşaltılmasını istediğini, kabul etmemesi hâlinde işe devam etmemesinin söylendiğini, davacının da bu sözler üzerine ''Beni kimse bu evden çıkartamaz, oturduğum evi de yakarım, beni çıkartan yöneticilerin evini de yakarım, yetmezse tüm siteyi yakarım.'' şeklinde sözler sarf ettiğini, yaşanan olaylar sebebiyle Site yöneticisi ve Site sakinlerinin davacının tehditleri, saldırgan ve korkutucu davranışları nedeniyle suç duyurusunda bulunduğunu, savcılıkta soruşturma yürütüldüğünü, bu olaylar sonrasında Site yöneticisi tarafından davacıya ihtarname keşide edilerek iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesi davalı işverence haklı nedenle feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığı, çalışma süresi ve davacının beyanına göre kullanmadığı 110 gün yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığının tanık beyanlarıyla ispat edildiği gerekçesiyle %30 indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince delillerin toplanmasında ve değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, delil ve ispat durumuna, dosya kapsamına uygun olarak yapılan vakıa ve değerlendirmeye, kanuni gerektirici sebeplere göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Uzun yıllar davalı Sitede çalışan davacı hakkında öncesinde hiçbir tutanak tutulmamışken son 24 saatte 4 tutanak tutulduğunu, tutanakların haksız olduğunu, depoya konulmak istenen temizlik maddelerinin 41... No.lu villa kiracısı B.D'ye ait olduğunu, köpeğin villa maliki F.A'ya ait olduğunu, yurt dışında olması nedeniyle Sitedekiler tarafından bakıldığını, başıboş olduğunu, Site elektrikleri arızalandığında çocuğunu hastaneye götürdüğünden evde olmadığını, en son Site yöneticisi tarafından sadece dışardan gelerek bahçıvanlık yapması ve evi boşaltmasının istendiğini, kabul etmemesi hâlinde işten çıkartılacağının ifade edildiğini, dışardan gelerek asgari ücretle bahcıvanlık yapmayı kabul etmediğinden iş sözleşmesinin o anda sona erdiğini, evi boşaltma ile ilgili olayların sonradan olduğunu, feshin haksız olduğunu, b. Yapılan indirimin fazla olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı ile fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine, B. Davacı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/801, K. 2026/2888, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-801-e-2026-2888-k-1f4673efb2be