Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/743 E. 2026/2914 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/743
Karar No
2026/2914
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3396 E., 2025/2777 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/7 E., 2024/221 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.04.2013-11.10.2021 tarihleri arasında davalılar nezdinde vinç operatörü olarak çalıştığını, müvekkili hakkında gerçeğe aykırı tutanaklar tutulduğunu, amiri ve başka kişilerin olumsuz davranışlarına maruz bırakıldığını, izin konusunda zorluk çıkarıldığını, sürekli yüksek sesli, sert tonlu ve haksız ihtarlar yapılarak mobbing (psikolojik taciz) uygulandığını iddia ederek kıdem tazminatı, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile manevi tazminat alacağının davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesi feshinin haklı nedene dayanmadığını, davalı işyerinde resmî tatillerde ve hafta tatillerinde çalışma yapılmadığını, davacıya psikolojik taciz uygulandığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ......... Şeker Fabrikaları AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının diğer davalının işçisi olduğunu, aralarında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davacının psikolojik taciz iddialarının gerçeği yasıtmadığını, puantaj kayıtları ve bordrolardan ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili çalışması yapılmadığının anlaşıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde vinç operatörü olarak çalıştığı, hizmet süresinin 8 yıl 6 ay 4 gün olduğu, iş sözleşmesinin davacı tarafından sona erdirildiği, dinlenen davacı tanıklarının işverene karşı kesinleşmemiş davalarının bulunduğu ve beyanlarına tek başına itibar edilemeyeceği, tanık beyanlarını destekler başkaca delil bulunmadığı, çalışma şartlarına ilişkin mahallinde yapılan keşifte davalı işyerinde iş sağlığı ve güvenliği yönünden özellikle vinç operatörlerini olumsuz etkileyen (ciddi ve yakın tehlike niteliğinde) herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı, davacının haklı fesih iddiasını ispatlayamadığı ve kıdem tazminatının reddine karar verildiği, manevi tazminat talebine yönelik olarak kişilik haklarına ilişkin saldırı niteliğinde herhangi bir durumun tespit edilmediği, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacakları bakımından ise tanıkların husumetli olduğu ve beyanlarının çelişkili olduğu bu nedenle beyanlara itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Özlük dosyasındaki tutanaklar ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının yaklaşık ispatta bulunduğunu, 2. Keşfin davanın açılmasından 2,5 sene sonra yapıldığını, keşif yapıldığı dönem ile davacının çalıştığı dönemdeki şartların aynı olmadığını, 3. Keşifte yapılan incelemenin yeterli olmadığını, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip edilmediği ile kıdem tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı, hafta tatili alacağı ve manevi tazminatı taleplerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/743, K. 2026/2914, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-743-e-2026-2914-k-fec53cbb5860