Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/698 E. 2026/2912 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/698
Karar No
2026/2912
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/252 E., 2025/2268 K. DAVA TARİHİ : 08.03.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/157 E., 2023/944 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.09.2005-17.02.2020 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde çalıştığını, davacının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullandığı iddiasıyla iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde feshedildiğini, açılan ceza davasında davacının beraat ettiğini, söz konusu iftira nedeniyle müvekkilinin organize sanayi bölgesinde iş bulamadığını ve mağdur olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, maddi tazminat ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tedarik zinciri bölümünde atık ve hurdalık alan işçisi olarak çalıştığını, hurdalık alandan 35... plakalı araca sevk irsaliyesinden 30 adet yazmasına rağmen fiilî sayımda 48 adet hurda yüklettiğini, ikinci araç olan 35... plakalı araçta ise sevk irsaliyesinde 35 adet yazmasına rağmen fiilî sayımda 17 adet hurda yüklettiğinin tespit edildiğini, şüphe üzerine kamera kayıtları incelendiğinde 35... plakalı araca 17 adetten daha fazla hurda yüklenildiğinden şüphelenildiğini ve kayıt altına alındığını, davacı tarafça irsaliye ve yükleme adetlerinde farklılık olmasına rağmen irsaliyelerin düzeltilmediğini, bu konuya ilişkin amirlerine gerekli bilgilendirmenin yapılmadığını, davacı tarafça verilen cevapların tatmin edici olmadığını, bu nedenlerle Disiplin Kurulu kararı ile iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, ceza davasında davacı hakkında beraat kararı verilmiş olsa dahi huzurdaki davanın ayrı bir dava olduğunu ve somut delillerin değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hizmet süresinin toplam 14... ay 14 gün olduğu, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiği, feshe konu ... ile ilgili davalı tarafça suç duyurusunda bulunulduğu, davacı hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, dosya kapsamında dinlenen taraf tanık beyanları, kesinleşen ceza dosyası, işyeri özlük dosyası tutulan tutanaklar görev tanım belgeleri gözetildiğinde davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne, şartları oluşmayan maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporunda kıdeme esas giydirilmiş ücretin hatalı tespit edildiğini, 2. Hizmet döküm cetvelindeki eksik gün bildirimleri hizmet süresinden dışlanmaksızın hizmetin belirlenmesinin hatalı olduğunu, 3. İş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet süresi ve giydirilmiş ücretin tespiti ile iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip edilmediği, buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ve sözü edilen tazminatların hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/698, K. 2026/2912, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-698-e-2026-2912-k-0f30a0d052aa