Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/679 E. 2026/2907 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/679
- Karar No
- 2026/2907
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1635 E., 2025/1549 K. DAVA TARİHİ : 15.05.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/151 E., 2021/224 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... AO (.......) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ......... kargo işlerini ihale yolu ile alt işveren şirketlere yaptırdığını, davalı Şirketin ihaleyi alan son şirket olduğunu, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu, davalı tarafça iş sözleşmesinin 19.06.2017 tarihinde davacının görevinde yetersiz olduğu gerekçesi ile feshedildiğini, davacının davalılara karşı işe iade davası açtığını ve işine iadesine karar verilerek kararın kesinleştiğini, davacının yasal süresi içerisinde başvurmasına karşın işe başlatılmadığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı THY vekili cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında istihdam ilişkisi olmadığını, davacının iş sözleşmesini diğer davalı Şirketle yaptığını ve müvekkili Şirketin işçisi olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kıdem tazminatı alabilmesi için iş sözleşmesinin kanunda öngörülen şartlarda sona ermesi gerektiğini, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımları kapsamında istihdam edilen işçilerin kıdem tazminatlarından asıl işverenin sorumlu olduğunu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, kıdem tazminatı hakkı bulunmadığını, yıllık izin talebinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 21.01.2000-19.06.2017 tarihleri arasında fiili olarak davalı THY'ye ait işyerinde diğer davalıya bağlı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin feshi üzerine Adana 8. İş Mahkemesinin 2017/157 Esas, 2018/264 Karar sayılı dosyası ile işe iade istemli tespit davası açtığı, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 17.01.20 19... /8875 Esas, 2019/114 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın kabul edildiği ve feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine kesin olarak karar verildiği, davacı vekilince yasal süresi içerisinde davalılara davacının işe başlatılması talepli ihtarname gönderildiği ancak davacının 1 aylık süre içerisinde işe başlatılmadığı, davacının işe iade kararı sebebi ile 4 aylık boşta geçen sürenin hizmet süresine eklenmesiyle davacının hizmet süresinin 17... ay 9 gün olduğu, giydirilmiş ücretinin ise aylık brüt 7.769,81 TL olduğu , davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu belirtilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 21.01.2000-19.06.2017 tarihleri arasında davalı işyerinde temizlik görevlisi olarak çalıştığı, davacının iş sözleşmesine işveren tarafından son verildiği, davacının yapmış olduğu işin niteliği ve sözleşme hükümleri göz önüne alındığında davalılar arasında 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 hükmüne uygun şekilde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulduğu, son alt işveren olan davalı Şirketin tüm çalışma süresinden doğan işçilik alacaklarından sorumlu olduğunun kabulünün yerinde olduğu, davacının kesinleşen işe iade davası neticesinde 1 aylık süre içerisinde işe iade edilmediği anlaşılmakla, kıdem ve ihbar tazminatının kabulünün yerinde olduğu, ispat yükü üzerinde olan davalı işveren davacının bakiye yıllık iznini kullandırdığını ya da fesihte ücretinin ödendiğini yazılı delille ispatlayamadığı, ancak Mahkemece "işe iade kararı sebebi ile 4 aylık boşta geçen sürenin hizmet süresine eklenmesiyle davacının hizmet süresinin 17... ay 9 gün olduğu" kabulü ile hüküm kurulduğu, davacının 21.01.2000-19.06.2017 tarihleri arasında 17... ay 28 gün kıdeminin bulunduğu, davacı vekilinin 06.11.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde 17... ay 28 gün üzerinde yapılan hesaplama yapılarak itiraz edildiği, usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak bu miktar üzerinden 58.837,75 TL kıdem tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davalı vekilince ıslah dilekçesinden sonra emsal bordro sunmuş olduğu anlaşılmakla, reddedilen miktar yönünden re'sen vekâlet ücreti verilmemesine karar verildiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı THY vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile aralarında istihdam ilişkisi bulunmadığını, davacının diğer davalının işçisi olduğunu, husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, husumet, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı THY vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.