Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3064 E. 2026/2899 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3064
Karar No
2026/2899
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/366 E., 2025/565 K. MAHKEMESİ : ... 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/174 E., 2021/154 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.02.2016-20.12.20 16... .01.2019-31.08.2019 tarihleri arasında alt işveren ... (...... Şirketi) olduğu ... Şirketine ait hastane inşaatında ve 27.09.2019-30.08.2020 tarihleri arasında yine ... Şirketinin asıl işveren, davalı ..... ise alt işveren olduğu işyerinde sıhhi tesisat ustabaşı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverenlerce iş bitimi nedeniyle sona erdirildiğini, müvekkilinin son net yevmiyesinin günlük 200,00 TL olduğunu, ücretin asgari ücret kısmının bankadan, kalan kısmının ise elden ödendiğini, yemeğin işveren tarafından karşılandığını, müvekkilinin 08.00-18.00 saatleri arasında haftanın 6 günü çalıştığını, haftada 3 gün mesainin saat 21.00’a kadar uzadığını, çalışmasının uzadığı günlerde sadece saatlik ücretinin ödendiğini fazlasının ödenmediğini, ..... Şirketinde çalıştığı dönemlerde ayda 2 pazar günü çalıştığını, yine ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, müvekkilinin 18 yaşından küçük 2 çocuğu bulunduğunu ancak asgari geçim indirimi ücretinin bekar çalışan olarak bordrolarda gösterildiğini, banka kanalı ile asgari geçim indirimi ödemesi yapılsa dahi elden ödemeler ile kesildiğini ve yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını iddia ederek müvekkilinin almaya hak kazandığı ancak işverenlerce ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatları ile asgari geçim indirimi, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; 03.09.2019 tarihli ihtiyari arabuluculuk son tutanağının müvekkilinin iradesi sakatlanarak müvekkiline imzalatıldığını ileri sürerek, davalı SFS Şirketi ile müvekkili arasında düzenlenen 03.09.2019 tarihli ihtiyari arabuluculuk son tutanağının ve anlaşma belgesinin iptalini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ..... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; 03.09.2019 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil alacağı, prim alacağı, ikramiye alacağı ve asgari geçim indirimi alacakları konusunda anlaşıldığını, davacının diğer tüm hak ve alacaklarından feragat ettiğini, işyerinde mesainin haftanın 6 günü 08.30 ilâ 18.00 saatleri arasında olduğunu, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerinde çalışma olmadığını, davacının aylık ücretinin bordrolarda belirtildiği gibi net 2.750,00 TL olduğunu, bordroların imzalı olduğunu, ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını, asgari geçim indirimi alacaklarının bordrolara yansıtılarak ödendiğini, davacının müvekkili Şirkette çalışmasının 1 yılı doldurmadığını ve bu sebeple kıdem tazminatı hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Asıl dosya davalısı ...... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... Şirketinin alt işvereni olduğunu, diğer davalı Şirket ile aralarında sözleşmesel bir ilişki bulunmadığını, ücretlerin banka kanalı ile ödendiğini, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, istisnai olarak yapılması hâlinde bordrolara yansıtılarak ödendiğini, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle sona erdiğini, davacının ihbar tazminatı hakkı bulunmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma olmadığını, asgari geçim indirimi alacaklarının bordrolara yansıtılarak ödendiğini, ... Şirketi ile yapılan sözleşme gereği konaklama ve yemeğin müvekkili Şirket tarafından karşılandığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Asıl dosya davalısı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; ihtiyari arabuluculuk ile anlaşılan alacak kalemlerine ilişkin olarak dava açılamayacağını, ... Kurumu kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığını, bu sebeple müvekkili Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili Şirketin ihale makamı konumunda olduğunu, davacının diğer davalılarda sıhhi tesisat işçisi olarak çalıştığını, herhangi bir usta belgesi bulunmadığını, 13.02.2020-22.08.2020 tarihleri arasındaki çalışmanın davalı ...... firması ile imzalanan sözleşme döneminde dahi olmadığını, davacının ücret iddiasının Türkiye İstatistik Kurumu verileri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası tarafından belirlenen rayiçler dikkate alındığında fahiş olduğunu, davacının ücretinin bordrolara yansıtılarak banka kanalı ile ödendiğini, feshe ilişkin olarak 03.09.2019 tarihinde arabuluculuk tutanağı düzenlendiğini, 27.09.2019-12.02.2020 tarihli çalışma döneminin diğer davalı Şirketin yönetim hakkı çerçevesinde sona erdiğini, son iş sözleşmesinin feshinin davacının devamsızlık yapması sebebiyle gerçekleştiğini, mesai saatlerinin haftanın 6 günü, 08.00-17.00 saatleri arasında olduğunu, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerinde çalışma olmadığını, davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını, kullanmadığı günlerin ücretinin banka kanalı ile ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli kararı ile; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 23.01.2025 tarihli kararı ile; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2025 tarihli kararının süresi içinde bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davaların birlikte görülemeyeceği, arabuluculuk anlaşma tutanağının iptaline ilişkin davanın tefrik edilerek bekletici mesele yapılması gerektiği yönündeki gerekçe ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak tefrik edilen arabuluculuk anlaşma tutanağının iptaline ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yürütülen arabuluculuk sürecinin hukuka uygun olduğunu, davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremeyerek irade fesadı hâllerini ispatlayamadığını, Mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arabuluculuk anlaşma belgesinin geçersizliğinin tespitine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3064, K. 2026/2899, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3064-e-2026-2899-k-e9aec45ba73c