Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/6372 E. 2026/5177 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/6372
- Karar No
- 2026/5177
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara 68. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/359 E., 2026/68 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum nezdinde Türkiye İş Kurumu atamasıyla 08.06.2020 tarihinde çalışmaya başladığını, işe başladıktan sonra 5 ay boyunca temizlik görevlisi olarak çalıştığını, daha sonra Hastane yönetiminin görevlendirmesi ile Elektrik Atölyesi Teknik Biriminde teknik personel olarak görevlendirildiğini, 16.11.2020 tarihinden 2022 yılının Ekim ayına kadar teknik personel olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Elektrik Atölyesi Teknik Biriminde tüm elektrik sistemleriyle ilgili her türlü tamiratı, bakımı, kurulumu yapmak gibi işleri ifa ettiğini, bu süreçte hiçbir zaman temizlik görevlisi gibi vasıfsız bir işte görevlendirilmediğini, ancak 2022 yılı Ekim ayında temizlik görevlisi olarak görevlendirildiğini, görevlendirmenin iptali için İdareye yaptığı yazılı başvuruya olumlu cevap verilmediğini, müvekkilinin çalışma koşullarında davalı İdare tarafından tek taraflı olarak esaslı bir değişikliğe gidildiğini, ... Sendikası ile ... Sendikası arasında imzalanan 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli ve 08.09.2021 imza tarihli işletme toplu iş sözleşmesinin "Görev Bölümü" başlıklı 29. maddesinde yer verilen “Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar." şeklindeki açık hüküm gereğince müvekkilinin vasıfsız işlerde çalıştırılamayacağını ileri sürerek toplu iş sözleşmesinin 29. maddesi gereğince müvekkilinin vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının sürekli işçi kadrosuna temizlik işçisi olarak atandığını, davanın usul yönünden reddi gerektiğini, işçilerin atandıkları hizmeti yürütmek üzere istihdam edilebileceklerini, davacının dava konusu dönemdeki puantajlarının temizlik personeli olarak düzenlendiğini, ilgili Hastane tarafından gönderilen yazıda davacının 1 yıllık süre şartını doldurmadığını ve teknik birimde temizlik personeli olarak görevlendirildiğinin belirtildiğini, davacının teknik ve vasıflı işte çalıştığı iddiasını kabul etmediklerini, davacının teknik birimde teknik hizmet yapmadığını, temizlik yaptığını, davacının iyiniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2024 tarihli kararı ile; davacının 09.06.2020 tarihinde davalıya ait işyerlerinde temizlik görevlisi olarak çalışmaya başladığı ve hâlen çalışmaya devam ettiği, davacının çalıştığı dönemde davalı işyerinde toplu iş sözleşmesinin yürürlükte olduğu, davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığı, davacının Başhekimlik tarafından 16.11.2020 tarihinde elektrik ve elektronik birimine görevlendirildiği, 28.10.2020 tarihinden itibaren teknisyen görevini icra ederek elektrik işlerini yapmaya başladığı, elektrik ve elektronik biriminde fiilen 14.09.2022 tarihine kadar nöbet tuttuğu ve elektrik işlerini yaptığı, elektrik ve elektronik biriminde teknisyen olarak 1 yıldan fazla fiili çalışmasının bulunduğu, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu, davacının bir yıldan fazla süreyle vasıflı işte çalıştırılması sebebiyle toplu iş sözleşmesinin 29. maddesi gereğince vasıfsız işlerde çalıştırılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesinin 10.04.2025 tarihli kararı ile; davacının 14.09.2022 tarihine kadar elektrik işlerini icra ederek teknik personel olarak çalıştığına ilişkin puantaj cetvelleri, nöbet listeleri, tanık beyanları ile (özellikle Hastanede oksijenlerin kontrolünü yapan teknik personel olarak çalıştığını belirten tanık R.A'nın dava dilekçe ekinde sunulan teknik personel çalışma listesinde hizmetli olarak gösterildiği anlaşılmakla) toplu iş sözleşmesi hükmü birlikte dikkate alındığında, davacının Hastanede elektrik ve elektronik biriminde teknisyen olarak 1 yıldan fazla fiili çalışmasının bulunduğu, vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine dair Mahkeme kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 10.04.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dosya kapsamında yer alan işyeri kayıtları ve tanık anlatımlarından davacının, toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü kapsamında bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışıp çalışmadığı net olarak anlaşılamamakla birlikte, davacının iddiası doğrultusunda 16.11.2020 ile Ekim 2022 tarihleri arası bir yılı aşkın dönemde teknik personel olarak çalıştırıldıktan sonra çalışma koşullarında esaslı değişikliğe gidilerek yeniden temizlik görevlisi olarak çalıştırılmaya başlandığı varsayılsa dahi, bu görevlendirmeye karşı makul süre içinde itiraz edilmediği, nitekim davacının Ekim 2022 tarihinden sonra makul kabul edilemeyecek kadar uzun bir süre herhangi bir başvurusu olmaksızın temizlik işinde çalışmaya devam ettiği, aradan geçen yaklaşık bir yıllık süre sonunda 30.11.2023 tarihinde dava açtığı dikkate alındığında; davacı işçinin değişikliğe uygun şekilde çalışmaya başlayıp makul kabul edilemeyecek kadar uzun bir süre geçtikten sonra 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesinde öngörülen şekil eksikliğini ileri sürmesi ve toplu iş sözleşmesinin anılan düzenlemesine dayalı talepte bulunmasının dürüstlük kuralına uygun düşmediği, şu hâlde Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının 2020 yılının Kasım ayından itibaren Ekim 2022 tarihine kadar teknik personel olarak vasıflı işlerde çalıştığı, bu durumun toplu iş sözleşmesinin 29. maddesi gereğince vasıfsız işte çalıştırılamayacağını, 2. Davacının vasıflı bir işten vasıfsız bir işe geçirilmesi, işçinin aleyhine esaslı bir değişiklik mahiyetinde olduğu ve bu değişikliğin toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü uyarınca vasıfsız bir işte çalıştırılmasının hukuka aykırı olduğunun tespitine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.