Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/6499 E. 2026/5314 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/6499
- Karar No
- 2026/5314
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/52 E., 2024/531 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek 01.01.2019-01.10.2019 tarihleri arasındaki 9 aylık döneme ilişkin fark ücret alacağının temerrüt tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan davacının kadroya geçiş sonrası ... tarafından karara bağlanan ve uygulamaya konulan toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) geçici 23. maddesinde; geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, ... tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin, anılan madde kapsamında yer alan İdarelerce sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde esas alınacağının düzenlendiğini, bu çerçevede belirlenen ücrette indirimin veya hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını, davacının 2018 yılı ücreti korunarak bunun üzerinden %4 oranında zam yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararı ile; davalı tarafça davacının ücret değişikliğini içeren yazılı belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı, ücretin asgari ücretin oransal fazlası üzerinden ve ayrıca 01.01.2019 yılı itibarıyla %4 oranında zam uygulanarak ödenmesi gerektiği, bu esasa göre yapılan hesaplamayı içeren bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve hüküm vermeye elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesinin 22.12.2022 tarihli kararı ile; Mahkemece hükmedilen faiz oranının usul ve kanuna uygun olduğu, dava konusu yapılan ücret farkı talebine esas hizmet süresi 2019 yılı Ocak ve Ekim ayları arasındaki döneme ilişkin olduğundan dava ve ıslah tarihlerine göre talep edilen alacakların zamanaşımına uğramadığı, dosyada bulunan davacı işçi ile ... arasında imzalanan iş sözleşmesinin 7. maddesinde, işçi ücretinin asgari ücretin % fazlası olacak şekilde ödeneceğinin düzenlendiği, tüm dosya kapsamına göre; davacının değişen alt işverenler işçisi olarak çalışmakta iken 696 sayılı KHK gereği 02.04.2018 tarihinde davalı Bakanlık nezdinde kadroya geçişinin yapıldığı ve hâlen çalışmakta olduğu, konuya ilişkin Yargıtay kararlarında, davacı işçinin kadroya geçişi aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde açıkça asgari ücretin ne kadar fazlasının ödeneceği kararlaştırılmış ise sözü edilen kuralın, her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağının kabul edildiği, buna göre davacı işçinin fark ücret alacağı talebinin yerinde olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; fark ücret dışındaki, dava dilekçesinde talep edilmeyen diğer alacakları da kapsar şekilde yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulması taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu, davalı Bakanlığın harçtan muaf olmasına rağmen karar gerekçesinde harcın davalı Bakanlıktan da tahsili şeklinde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Daire bozma ilâmına uyularak bilirkişiden yeniden rapor alındığı, dava dilekçesinde taleple bağlı kalınarak hüküm verildiği, davalının harçtan muaf olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı taleplerine ilişkin olarak Aile ve ... Bakanlığının 03.09.2018 tarihli ve 139440 sayılı görüş yazısında, kadroya alınan işçilerin mali haklarının bu işçilerin 01.01.2018 tarihi itibarıyla almakta oldukları ücret üzerinden tespit edileceğinin bildirildiğini, görüş çerçevesinde ödemeler yapıldığını, taleplerin mevcut ... düzenleme karşısında kabul edilebilir olmadığını, 2. Kararın hukuk ve usule aykırı olduğunu, 3. 696 sayılı KHK ile sürekli işçi statüsüne geçen personelin ücretlerinin, geçiş öncesinde ihale şartnamelerine göre hesaplandığı dönemde her çalışan için farklı oranlar belirlendiği ve asgari ücretin belirli oranlarda fazlası olarak tespit edildiği dilimler bulunduğu, kadroya geçiş itibarıyla bu tutarın işçinin brüt ücreti olarak kabul edildiği ve taban ücreti olarak esas alındığı, daha sonra bu miktar üzerine yalnızca %4'lük toplu iş sözleşmesi zamlarının uygulandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; alacakların hesaplanmasında taleple bağlılık ilkesine uyulup uyulmadığına ve harca ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.