Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/555 E. 2026/2863 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/555
Karar No
2026/2863
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2232 E., 2025/1522 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/406 E., 2022/140 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.12.2008-14.09.2019 yıllarında mutfak görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve kötüniyetli olarak feshedildiğini, 2019 yılına ait ücretinin asgari ücret olduğunu ve 600,00 TL'nin elden ödendiğini ancak 2019 yılı çalışma dönemi boyunca yalnızca Eylül ayına ait 18 günlük tutarın ödendiğini, diğer aylara ait 600,00 TL alacağının bulunduğunu, çalışma süresi boyunca fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam etmesine rağmen söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, yıllık izin hakkının eksik kullandırıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, ücret ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette 04.02.2010-18.09.2019 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin kalfa olarak çalışmakta olan diğer bir işçiye sataşması ve bıçak ile saldırması neticesinde haklı sebeple feshedildiğini, davacıya elden ödenen ücret olmadığını, çalışma saatlerinin haftalık 45 saati geçmeyecek şekilde planlandığını ve davacının ödenmeyen işçilik alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tanık beyanları ve görüntü kayıtlarına göre davacının başka bir işçinin üzerine bıçakla yürüyüp boğazını sıktığı anlaşıldığından davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığı, davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ise tanık beyanlarına göre ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı, yıllık ücretli izin alacağının da mevcut olduğu, ancak diğer alacak taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı sebebe dayanmadığını ve Mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, b. Ücretin eksik belirlendiğini ve elden ödemenin ispatlandığını, c. Fazla çalışma ücreti alacağında zamanaşımı başlangıcının hatalı belirlendiğini ve hükme esas alınan raporun eksik ve çelişkili olduğunu, d. Hafta tatili ücretinin ispatlanmasına rağmen hesaplanmamasının hatalı olduğunu, e. Uygulanan indirim oranının fahiş olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. Davacının hiçbir dönem fazla çalışma yapmadığının imzalı bordrolarla ve tanık beyanlarıyla ispat edildiğini, b. Ulusal ... ve genel tatillerde çalışma iddiasını destekleyen somut bir dayanak bulunmadığını, c. Yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, aylık ücret miktarı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispat ve hesaplanması noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/555, K. 2026/2863, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-555-e-2026-2863-k-599d09dc6e7f