Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3265 E. 2026/3098 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3265
Karar No
2026/3098
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/16 E., 2025/488 K.

DAVA TARİHİ : 04.10.2019

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın davacı Şirketin eski genel müdürü, ...'ın eski genel müdür yardımcısı, ...'ün eski işletmeler müdürü, ...'ın ise eski ticari işletmeler müdürü olduğunu, davalılar ..., ... ve ... tarafından 01.04.2015 tarihinde davacı Şirket adına, dava dışı H.H.C. ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 70104 ada, 1,2,3,4 numaralı parseller ile 701 05... , 6 ve 7 numaralı parseller ile 700 81... numaralı parselden oluşan yaklaşık 20.000 metrekarelik alanın fidan yetiştirme, depolama ve benzeri amaçlarla kullanılmasına yönelik on yıl süreli bir kira sözleşmesi imzalandığını, bu kira sözleşmesi kapsamında dava dışı H.H.C'ye 2015 yılında 240.000,00 TL, 2016 yılında 249.120,00, 2017 yılında 289.203,00 TL olmak üzere toplam 778.323,00 TL ödeme yapıldığını, kira sözleşmesinin 16.10.2017 tarihinde H.H.C'nin talebi üzerine 31.03.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere karşılıklı olarak feshedildiğini, müvekkili Şirket tarafından yapılan incelemeler neticesinde 70104 ada, 1, 2, 3, 4 numaralı parseller ile 701 05... , 6 ve 7 numaralı parsellerin depolama alanı olarak 2017 yılının sonuna kadar kullanılmaya devam edildiğini, söz konusu yere ait herhangi bir abonelik yapılmadığını, ancak 700 81... numaralı parselin herhangi bir şekilde kullanılmadığını, davalıların anılan kira sözleşmesini gerçek bir ihtiyaç olmadığı hâlde imzaladıklarını, sözleşmeyi üç yıl süre ile ayakta tuttuklarını, bu süre zarfında fahiş miktarda ödeme yaptıklarını, bu nedenle kusurlu eylemleri ile Şirketi zarara uğrattıklarının anlaşıldığını, ... Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanlığının 22.07.2019 tarihli 2019/03-04-04 sayılı teftiş raporunda da bu hususa değinildiğini belirterek müvekkilinin uğramış olduğu 778.323,00 TL zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, kira sözleşmesinin davacı Şirketin belirli bir ihtiyacı nedeniyle imzalandığını, özen yükümlülüğünün kira sözleşmesinin yapılmasını gerektirdiğini, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yeşil alanların bakımı, ağaç ve çiçek ekim ve dikimi, peyzaj çalışmaları, kaldırım, sert zemin gibi hizmetlerin tamamının davacı Şirket aracılığıyla yürütüldüğünü, davacı Şirketin dava konusu taşınmazlar kiralanmadan önce Kuzey ... Kentsel Dönüşüm alanı içerisinde bulunan şantiye binası ve depolama alanınını belirtilen amaçlar çerçevesinde kullanmaktayken söz konusu projenin sona yaklaşması, proje içerisinde mevcut yapılaşmanın ve bunun doğal sonucu olarak yaşam sirkülasyonunun artması nedeniyle anılan yeri tahliye etme zorunluluğunun gündeme geldiğini, yeni bir depolama alanının kiralanmasının zorunlu hâle geldiğini, bu sebeple davaya konu taşınmazların kiralandığını, kiralama işleminin Olağanüstü Genel Kurulda, Genel Müdüre verilen yetki dâhilinde yapıldığını, kiralanan taşınmazların kullanım amacına uygun olduğu gibi Şirket merkezinde ve tahliye edilen alana yakın olup kira bedeli olarak da piyasa şartlarına uygun olduğunu, ihtiyacın sona ermesi nedeniyle süresi dolmadan kira sözleşmesinin sona erdirildiğini, müvekkilinin ve diğer davalıların her biri için ayrı ayrı hangi sebepten dolayı özen borcuna aykırı davrandıkları dava dilekçesinde belli olmadığı gibi davalıların zararın her biri bakımından hangi nispette sorumlu olduklarının da belirtilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, kira sözleşmesinin davacı Şirketin belirli bir ihtiyacı nedeniyle imzalandığını, özen yükümlülüğünün kira sözleşmesinin yapılmasını gerektirdiğini, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yeşil alanların bakımı, ağaç ve çiçek ekim ve dikimi, peyzaj çalışmaları, kaldırım, sert zemin gibi hizmetlerin tamamının davacı Şirket aracılığıyla yürütüldüğünü, davacı Şirketin dava konusu taşınmazlar kiralanmadan önce Kuzey ... Kentsel Dönüşüm alanı içerisinde bulunan şantiye binası ve depolama alanınını belirtilen amaçlar çerçevesinde kullanmaktayken söz konusu projenin sona yaklaşması, proje içerisinde mevcut yapılaşmanın ve bunun doğal sonucu olarak yaşam sirkülasyonunun artması nedeniyle anılan yeri tahliye etme zorunluluğunun gündeme geldiğini, yeni bir depolama alanının kiralanmasının zorunlu hâle geldiğini, bu sebeple davaya konu taşınmazların kiralandığını, kiralama işleminin Olağanüstü Genel Kurulda Genel Müdüre verilen yetki dâhilinde imzalandığını, kiralanan taşınmazların kullanım amacına uygun olduğu gibi Şirket merkezinde ve tahliye edilen alana yakın olup kira bedeli olarak da piyasa şartlarına uygun olduğunu, ihtiyacın sona ermesi nedeniyle süresi dolmadan kira sözleşmesinin sona erdirildiğini, müvekkilinin ve diğer davalıların her biri için ayrı ayrı hangi sebepten dolayı özen borcuna aykırı davrandıkları dava dilekçesinde belli olmadığı gibi davalıların zararın her biri bakımından hangi nispette sorumlu olduklarının da belirtilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın ticaret asliye mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, dava dilekçesinde kira sözleşmesinin müvekkili dışındaki davalılar tarafından imzalandığının belirtildiğini, müvekkiline bu davada husumet yöneltilmesinin hiçbir yasal ve hukuki gerekçesi bulunmadığını, müvekkili yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kira sözleşmesinin davacı Şirketin belirli bir ihtiyacı nedeniyle imzalandığını, özen yükümlülüğünün kira sözleşmesinin yapılmasını gerektirdiğini, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yeşil alanların bakımı, ağaç ve çiçek ekim ve dikimi, peyzaj çalışmaları, kaldırım, sert zemin gibi hizmetlerin tamamının davacı Şirket aracılığıyla yürütüldüğünü, davacı Şirketin dava konusu taşınmazlar kiralanmadan önce Kuzey ... Kentsel Dönüşüm alanı içerisinde bulunan şantiye binası ve depolama alanınını belirtilen amaçlar çerçevesinde kullanmaktayken söz konusu projenin sona yaklaşması, proje içerisinde mevcut yapılaşmanın ve bunun doğal sonucu olarak yaşam sirkülasyonunun artması nedeniyle anılan yeri tahliye etme zorunluluğunun gündeme geldiğini, yeni bir depolama alanının kiralanmasının zorunlu hâle geldiğini, bu sebeple davaya konu taşınmazların kiralandığını, kiralama işleminin Olağanüstü Genel Kurulda Genel Müdüre verilen yetki dâhilinde yapıldığını, kiralanan taşınmazların kullanım amacına uygun olduğu gibi Şirket merkezinde ve tahliye edilen alana yakın olup kira bedeli olarak da piyasa şartlarına uygun olduğunu, ihtiyacın sona ermesi göz önüne alınarak kira sözleşmesinin süresi dolmadan kira sözleşmesinin sona erdirildiğini, müvekkilinin ve diğer davalıların her biri için ayrı ayrı hangi sebepten dolayı özen borcuna aykırı davrandıkları dava dilekçesinde belli olmadığı gibi davalıların zararın her biri bakımından hangi nispette sorumlu olduklarının da belirtilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı Şirkette Genel Müdür yardımcısı olarak çalıştığı süre boyunca büyük bir özveri ile görevini en iyi şekilde yapmaya çalıştığını ve her zaman davacı Şirketin menfaatlerini gözettiğini, müvekkilinin ve diğer davalıların yaptıkları dava konusu iş ve işlemlerin tamamının kanunlara uygun olduğunu, davacı Şirketin sahibi olan ortaklar kurulunun kararı, bilgisi ve onayı dâhilinde yapıldığını, dava konusu kira sözleşmesinin ... Büyükşehir Belediye Başkanlık Makamı Genelgesine ve Kiralama Yönetmeliği esaslarına uygun olduğunu, gerçek bir ihtiyacı karşılamak amacıyla ve ortaklar kurulunun talimatı ile yapıldığını, davacı Şirketin kullandığı alanın Kuzey ... Kentsel Dönüşüm alanı içerisinde kalması ve projesinin sonuna gelinmiş olması nedeniyle tahliye edilmesi gerektiğinden daha büyük bir alanın kiralanmasının elzem bir hâle geldiğini kira sözleşmesinin ortaklar kurulunun 06.03.2015 tarihli ve ... numaralı Olağanüstü Genel Kurul kararına istinaden yapıldığını, dava konusu kira sözleşmesinden hem ortaklar kurulunun hem de ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Genel Sekreterlik makamının bilgisi ve onayı olduğunu, kira bedelinin piyasa rayiçleriyle uyumlu olduğunu, kiralanan alanın sözleşme süresince amaca uygun olarak kullanıldığını, ihtiyacın sona ermesi ile müvekkili ile diğer davalı ... tarafından kira sözleşmesinin hemen feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda, kira sözleşmesine konu arsaların rayiç bedelleri üzerinden yapılan kira hesaplamasına göre davacı Şirket temsilcileri olan davalıların kiralama işleminde rayiç bedellerinin çok üzerinde bir bedel ile anlaşmaları nedeniyle davacı Şirketin 584.043,16 TL zarara uğradığının tespit edildiği, davalılardan Şirkette birinci derecede imzaya yetkili ... ve ... ile ikinci derece imzaya yetkin ...tarafından Şirket kaşesi üzerine atılan imzalar ile 05.04.2015 tarihinde Şirketi temsilen imzalanan kira sözleşmesi ile Şirketin borç altına sokulduğu ve bu davalıların zarardan sorumlu oldukları, davalı ...'ın ise kira sözleşmesinde imzası bulunmamakla Şirketin 06.03.2015 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararına göre Şirket için kira sözleşmesi yapılması yetkisinin Genel Müdürlük makamına verildiği anlaşılmakla bu davalının Şirketin zararından sorumlu olmadığı, davalılar hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2021 tarihli 2019/86542 soruşturma, 2021/12759 karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ve karara karşı davacı Şirket vekilince itiraz edilmesi üzerine ... 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 2021/6869 Değişik İş sayılı kararı ile müşteki vekili tarafından yapılan itirazın reddine 06.09.2021 tarihinde kesin olarak karar verilmiş ise de verilen bu kararın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 74. maddesi gereğince hukuk hâkimini bağlamayacağı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar bakımından ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 13.06.2024 tarihli kararı ile; davacı iddiası, davalı savunmaları, tanık beyanları, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde kira sözleşmesine konu arsaların rayiç bedelleri üzerinden yapılan kira hesaplamasına göre davacı Şirket temsilcileri olan davalıların kiralama işleminde rayiç bedellerinin üzerinde bir bedel ile anlaşmaları nedeniyle davacı Şirketin 584.043,16 TL zarara uğradığı, davalılardan Şirkette birinci derecede imzaya yetkili ... ve ... ile ikinci derece imzaya yetkin ...tarafından Şirket kaşesi üzerine atılan imzalar ile 05.04.2015 tarihinde Şirketi temsilen imzalanan kira sözleşmesi ile Şirketin borç altına sokulduğu ve bu davalıların zarardan sorumlu oldukları, davalı ...'ın ise kira sözleşmesinde imzası bulunmadığı, 06.03.2015 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararına göre Şirket için kira sözleşmesi yapma yetkisinin Genel Müdürlük makamına verildiği, bu nedenle bu davalının Şirketin zararından sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 03.09.2024 tarihli ek kararıyla; temyiz harcının süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle davalı ...'ün temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 13.06.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda; ... Belediye Başkanlığı web adresinde yer alan bilgilerden, dava konusu taşınmazların arsa metrekare birim değerleri belirlenerek 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 73. maddesi doğrultusunda taşınmazların kira bedelinin hesaplandığı, ne var ki yapılan bu hesaplama yöntemi, kiralanan taşınmazların piyasadaki gerçek kira bedelini tespite yeterli olmadığı, bu nedenle; bir emlakçı, sektörde taşınmazların kullanım amacına uygun faaliyette bulunan bir uzman, bir gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden de rapor alınmak suretiyle dava konusu dönemde kiralanan taşınmazların rayiç kira bedelinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda dosyanın gayrimenkul değerleme uzmanlarından oluşan bilirkişi kuruluna tevdii edilerek bozma ilâmı doğrultusunda kurul raporu ve itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alındığı, kira sözleşmesine konu arsaların yapılan kira hesaplamasına göre davacı Şirket temsilcileri olan davalıların kiralama işleminde rayiç bedellerinin altında bir bedel ile anlaşmaları nedeniyle davacı Şirketin zarara uğramadığının tespit edildiği, davalılardan Şirkette birinci derecede imzaya yetkili ... ve ... ile ikinci derece imzaya yetkin ...tarafından Şirket kaşesi üzerine atılan imzalar ile 05.04.2015 tarihinde Şirketi temsilen imzalanan kira sözleşmesi ile Şirketin borç altına sokulduğu ancak Şirketin zararının bulunmadığı, davalı ...'ın ise kira sözleşmesinde imzası bulunmadığı, Şirketin 06.03.2015 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararına göre Şirket için kira sözleşmesi yapılması yetkisinin Genel Müdürlük makamına verildiği, davalılar hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2021 tarihli 2019/86542 soruşturma ve 2021/12759 karar numaralı, Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği ve karara karşı davacı ... Şirketi vekilince itiraz edilmesi üzerine ... 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 2021/6869 Değişik İş sayılı kararı ile müşteki vekili tarafından yapılan itirazın reddine 06.09.2021 tarihinde kesin olarak karar verildiği, verilen bu karar 6098 sayılı Kanun'un 74. maddesi gereğince hukuk hâkimini bağlamayacak olsa da maddi bir zarar tespit edilemediğinden davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporunun Yargıtayın bozma gerekçelerine aykırı olduğunu, Mahkemenin bu raporu hükme esas alarak bozma kararına uymadığını, 2. Emlak ilanlarının gerçek piyasa verisi olarak kabulünün hatalı olduğunu, kullanılan emsaller ile dava konusu dönem arasında zaman uyumsuzluğu bulunduğunu, 3. Zarar kavramının yanlış kurgulandığını, 6098 sayılı Kanun'un 400. maddesi kapsamında müdürlerin sorumluluğunun hiç değerlendirilmediğini, 4. Resmî teftiş raporunun hiç değerlendirilmediğini, 5. Davalının sorumluluğunun sınırlandırılmasında usul hatası yapıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; kira sözleşmesi neticesinde davacının zarara uğrayıp uğramadığı ile davacı yararına usuli kazanılmış hakkın ihlal edilip edilmediğine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin bozma konusu 17.10.2023 tarihli ilk hükmü, davalılardan ... tarafından temyiz edilmediğinden, bu davalı yönünden sözü edilen kararda hüküm altına alınan miktar bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle bozma kararının sadece ilk kararı temyiz eden davalılar ... ve ... bakımından sonuç doğurması gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3265, K. 2026/3098, T. 06.09.2021, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3265-e-2026-3098-k-bd2d85b58ef3