Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2759 E. 2026/5312 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2759
- Karar No
- 2026/5312
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1031 E., 2025/1426 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/394 E., 2021/717 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait dolmuşta 2013 Nisan ayından itibaren şoför olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından aracın satılması sebep gösterilerek haksız olarak ve ihbar sürelerine uyulmadan 19.01.2018 tarihinde feshedildiğini, fesihten sonra müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatları ile sair işçilik alacaklarının ödenmediğini, müvekkilinin fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının müvekkiline ait 34... plakalı taksi-dolmuş statüsündeki araçta 19.10.2013-19.01.2018 tarihleri arasında değiştirmeci olarak fasılalı şekilde çalıştığını, söz konusu aracın müvekkili tarafından satılması üzerine davacı dâhil tüm çalışanların işçilik haklarının ödenerek iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının iddia ettiği çalışma şekli ve ücret iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin aracın satılması nedeniyle feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının 19.10.2013-19.01.2018 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığı, kullandırılmayan yıllık izinleri olduğu, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davalı tarafından sözleşmesinin feshedildiği tarihte 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, ödemenin hangi alacak kalemine ilişkin olduğu belirtilmediğinden yapılan ödemenin alacakların muacceliyet tarihlerine göre mahsup edildiği, bu nedenle davacının sadece fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bir kısmının ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, 2. Bölge Adliye Mahkemesince gerekçesiz şekilde karar verildiğini, 3. Davalı tarafından yapılan 50.000,00 TL tutarındaki ödemenin, hangi alacak kalemine ilişkin olduğunun açıklanmamış olması nedeniyle işçilik alacaklarından mahsup edilmiş olmasının işçi lehine yorum ilkesine aykırı olduğunu, 4. Müvekkilinin ücretinin hatalı tespit edildiğini, 5. Alacaklardan indirim yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet süresinin tespiti, ücretin miktarı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesabı ile yapılan ödemenin alacaklardan mahsubuna ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.