Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/5771 E. 2026/5320 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5771
Karar No
2026/5320
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/961 E., 2026/268 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.08.2015 tarihinde davalı Şirketin işçisi olarak Tataristan'da boru montaj ustası ünvanı ile çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini, ücretinin 1.900,00 Amerikan doları (USD) olduğunu, ... Ltd. Şti. ile davalı Şirket arasında organik bağ bulunduğunu, bu hususun davalıya karşı açılan emsal dosyalarla sabit olduğunu, davacının 07.30-22.00 saatleri arasında çalıştığını, hafta tatilini iki haftada bir kullanabildiğini, tüm genel tatillerde çalıştığını, yıllık izinlerin ise kullandırılmadığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ileri sürerek davacının ... Federasyonu Tataristan Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş olan ... ... Ltd. Şti.nin işçisi olduğunu ve bu Şirketin müvekkili Şirketten tamamen ayrı tüzel kişiliği bulunduğundan husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, bu hususta emsal kararlar bulunduğunu, davacının iddia ettiği ücret ve çalışma şeklinin gerçeği yansıtmadığını, sigorta primlerinin çalıştığı ülke kanunlarına göre Tataristan'da ödendiğini, taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğunu, bu nedenle uygulanacak hukukun Türk hukuku olmadığını, ... Federasyonu Tataristan Cumhuriyeti hukuku olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2020 tarihli kararı ile; dosyada mevcut davalı tarafça Anadolu 14. İş Mahkemesine sunulan beyan dilekçesinden iş görüşmelerinin davalı Şirketin adresinde yapıldığı, tanık beyanlarından çalışanların Tataristan'da kurulu dava dışı ... Şirketi çalışanı olduklarından haberdar olmadıklarının, emir ve talimatları davalı Şirketten aldıklarının anlaşıldığı, davalı tarafça sunulan sigorta primlerinin bireysel kaydı adlı belge ve tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde her iki Şirket arasında bağ bulunduğu, davacının davalıya ait işyerinde 07.08.2015-06.05.2017 tarihleri arasında 1 yıl 8 ay 29 gün süre ile çalıştığı, ücretinin aylık net 1.900,00 USD olduğu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, ödenmeyen yıllık ücretli izin ve diğer ücret alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesinin 09.07.2025 tarihli kararı ile; somut olayda davacı Tataristan ülkesinde çalışmış ise de yerleşim yeri ile sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı ülkenin Türkiye olduğu, yine işçiye daha yüksek standartta koruma sağlayan hukukun Türk hukuku olduğu, bu hâlde uyuşmazlığın Türk hukuku kurallarına göre çözümlenmiş olmasında usul ve kanuna aykırılık olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 09.07.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının çalışma döneminde hukuk seçiminin geçersiz olduğu, mutad işyerine nazaran daha sıkı ilişkili hukuk da bulunmadığından ilgili çalışma döneminde uyuşmazlığa mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda uyuşmazlığa Rus hukuku uygulanmak suretiyle davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı işçi için asgari koruma sağlayan hukukun Rus hukuku değil, Türk hukuku olduğunu, Türk hukukuna göre karar verilmesi gerektiğini, b. Yüksek mahkemenin köklü içtihat değişikliğinin sürpriz karar yasağına ve Mahkemeye erişim hakkına aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımından esastan reddine karar verildiği hâlde lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmediğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, zamanaşımı ve vekâlet ücretine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/5771, K. 2026/5320, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-5771-e-2026-5320-k-77dd198b8453